9 Şubat 2014 Pazar

Pazar Nooooo


Yok, 3 aydır balayında değildim. "Ne bitmez balayıymış git bir duş al abi" diyenler vardı, o yüzden açıklamak zorunda hissettim. Çoluk çocuğa da karışmadım ama o da gelir herhalde başımıza yakın gelecekte. Şimdilik bana uzak, geleceğe yakın olsun da. Amatör blog olayının dezavantajı bu işte. Yazan adam meşgul olunca herşey duruyor. Yok ki şurda bir stajer, Hıncal misali yazdıralım biz de oturduğumuz yerden. Modaya uyup komple mikro-bloga mı döksem acaba diyorum bazen, uğraşmam hep sayfalarca yazıyla. 160 karakter ile ahkam keser, desteksiz atarım. Neyse, dur bakalım gelecek ne gösterecek. 

Liverpool 5 - 1 Arsenal
Dünkü maçla ilgili yazacağım ama önce başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz ki, Arsenal neredeyse bütün sezonu ligin tepesinde geçirdi. Ama buna rağmen, ne bahis sitelerinin şampiyonluktaki favorisi olabildi, ne de spor yazarlarının. Hatta, Arsenal taraftarının büyük çoğunluğu (ben dahil), takımın bir noktada düşüşe geçeceğinden emindi. Bu karamsar bakış açısının sebebi tabi ki, son 10 senede tekrar, tekrar, tekrar yediğimiz temcit pilavı idi. Premier Lig'i, takip eden herkes az çok bilir ki, Arsenal iyi futbol oynar ama sonuç almayı başaramaz. Bu yüzdendir ki, müzesine giren son kupanın üstünden 9 sene geçmiştir. 

Hadi diyelim, ben ve bütün spor medyası çok karamsarız ve bu takıma haksızlık ediyoruz. O zaman ben size Arsenal'in şampiyon olabileceğine inanmayan birisinin adını vereyim: Arsene Wenger. 

Evet, Wenger. Dün izlediğimiz ruhsuz tablo, Wenger'in bu takımın şampiyon olabileceğine inanmayışının sonucu. Çünkü, gerçekten şampiyonluğa gidildiğine inanan bir hoca, çok önemli oyuncuları ligin en kritik dönemine sakat girerken, ara transfer dönemini dalga geçer gibi kullanmazdı. Arsenal'in bu sene biraz farklı olmasını sağlayan en önemli iki oyuncu Ramsey ve Flamini bana göre ve onların enerjisinin yokluğunda Arsenal'in sıkıntı yaşayacağı aşikardı. Peki, bunu engellemek için Wenger ne yaptı? Sakat olduğunu ve Mart ayına kadar oynayamayacağını bile bile, gidip ahı gitmiş vahı kalmış Kalström'ü transfer etti ve sonra da bizimle dalga geçercesine "Başka oyuncu yoktu" diye açıklama yaptı. Aynı orta saha gibi, hücum hattındaki sorunu da görmezden geldi ve oraya da takviye yapmayı aklına bile getirmedi. Eğer, bu takımın başında, Arsenal'in şampiyon olabileceğine gerçekten inanan bir hoca olsaydı, "Şubat ayına ligin tepesinde geldim, aman ne gerekiyorsa yapayım da şampiyon olmak için elime geçen bu fırsatı kaçırmayayım" derdi. Ama, Wenger ne diyor? "Geçen sene zar zor 4. olmuştuk, bu sene ligin yarısını lider geçtik, bu noktadan sonra en kötü 3. bitiririz ve bu zaten başarıdır". İşte, bu kafa yapısından dolayı, Arsenalli oyuncular dün sahada ruh gibiydiler. Gidin, geçen hafta, City'i yenen Chelsea'nin ortaya koyduğu mücadeleye bir bakın, sonra dünkü Arsenal'i izleyin. Bana göre, her iki takımın kadrolarında yetenek açısından çok büyük bir fark yok. Ama Chelsea'nin başında "kazanma azmi" ile dolu bir hoca varken, Arsenal'in başında "rehavet" ile dolu olan birisi var. Hocaların mantaliteleri sahaya aynen yansımakta. 

Sadece mantalite de değil sorun. Senelerdir, Arsenal "büyük" ve "önemli" olarak nitelendirilen bütün maçları kaybediyor. Wenger, bu sene ligin tepesinde olabilir ama ligin ilk 7 takımı ile yaptığı maçlardan sadece Tottenham'a karşı galibiyet alabildi. City ve Liverpool tarafından da bozguna uğratıldı. Bu problemin altında yatan neden yukarıda bahsettiğim "mantalite" sorunuyla da alakalı. Arsenal'in sadece tek bir oyun planı var ve başında kurt hoca olan kaliteli takımlar bu planı "yemiyorlar". Olay bu kadar basit. 

Arsenal'in, City bozgunundan beri ligde oynadığı 9 maçın, 8'inin ortak özelliği, Arsenal'in ilk yarıda gol atamayışı. Wenger, her maça aynı "al gülüm ver gülüm" anlayışıyla başlıyor. Rakibe basmayan, canını dişine takmayan ve sadece topu ayağında tutmak için sahaya çıkan bir Arsenal izliyoruz hep. İkinci yarılarda da, hep bir oyuncunun ekstra gayreti uyandırıyor Arsenal'i. Geçen hafta Ox, Fulham maçında Cazorla, West Ham maçında Walcott, Cardiff maçında Bentdner'in son dakika golü. 

Dünkü maça çıkarken, Rodgers, karşısında son derece gayretli, mücadeleci bir Arsenal bulmayacağından emindi. Biliyordu ki, Wenger sahaya rehavetle çıkıp top dolaştırmaya çalışacaktı. Buna karşılık, Liverpool, maça sahanın her noktasında pres yaparak başladı ve 19 dakika 6. viteste oynayarak Arsenal'i sahadan da, yeryüzünden de sildi. Dün sahaya iki takım çıkmıştı ama sadece 1 takımın bir stratejisi ve planı vardı. Diğeri, "hele bir top dolaştıralım da, sonrası kısmet" diye sahadaydı. 

Arsenal'in topa hakim olma yeteneğini küçümsediğimi zannetmeyin. Tersine, Barça ve Bayern gibi takımlara bakarsanız, bu yeteneğin dünyanın en iyi takımlarına ait bir şey olduğunu görürsünüz. Zaten, takım bugün ligin tepesindeyse, bunu da oyuna hakim olma yeteneğine borçlu. Ancak, ortada şöyle bir problem var. Arsenal'in kadrosu Barça ve Bayern gibi "karşımızdaki kim olursa olsun kendi oyunumuzu oynarız" diyebilecek kapasitede değil. Arsenal, orta ve alt sıralardaki rakiplerine kendi oyununu kabul ettiriyor ve sahadan sonuç almayı başarıyor. Ancak, Wenger, ligin tepesindeki takımların karşısına, rakibe hiç bir önlem almadan ve taktiksel olarak hiç bir değişiklik yapmadan çıktığında hep hüsrana uğruyor. Kendisi hangi hayal aleminde yaşıyor bilmiyorum ama Arsenal'in futbol seviyesi City, Liverpool gibi deplasmanlara gidip maçı domine edecek noktada değil. Ama Wenger bunun farkında değil ve bu yüzden yarın Bayern karşısına da aynı kafayla çıkıp hüsrana uğrayacak. 

Dünkü maçtan önce Wenger'e, Suarez ve Sturridge'ı nasıl durdurmayı planladığı soruldu ve cevabı "onlara giden servisi keseceğiz" oldu. 

Şimdi, bana dünkü Arsenal takımında, "servis kesme" yetisine sahip bir oyuncu gösterin. Arsenal'in kadrosunda, rakip orta sahaya amansız pres yapma kapasitesine sahip 2 adam var: Ramsey ve Flamini. Eh, onlar da olmadığına göre, bu servis kesme işini kim, nasıl yapacak? 

Wenger'in sahaya çıkardığı onbirde göbekte yer alan üçlünün ikisi hücuma yönelik orta saha oyuncusu olan Mesut ve Wilshere. Takımın DM'i bu sene kendisi inanılmaz ağırlaşıp formayı Flamini'ye kaptırmış durumda olan eski bir AM, Arteta . Bu üçlünün önünde iki AM daha var. 5 AM'li orta sahayla hangi servisi, nasıl keseceksin? 

Wenger'in servis kesme açıklaması aslında şunu demek istiyor. "Biz topa hakim olacağız ve dolayısıyla rakip hücum edemeyecek". İşte, Arsenal'in büyük maçlardaki hüsranlarının altında yatan sebep bu. Yukarıda bahsettiğim, Wenger'in, rakip kim olursa olsun oyunu domine edebileceğine olan desteksiz inancı. Arsenal'in son 10 senesini çöpe atan, Wenger'in hala inatla, inatla, inatla ve inatla bu takıma fizikselliği, mücadeleyi ve defansif disiplini kazandırmayışı. Elinde fırsat ve para varken, buraya adam gibi takviye yapmak yerine, Rus ligi 3.'sünün orta sahasında oynayan, en iyi yıllarının üzerinden 5 sene geçmiş bir oyuncuyu SAKAT SAKAT kiralamayı tercih etmesi. Arsenal, ligin yarısını lider geçmişken kimse tarafından şampiyonluk adayı olarak görülmüyor ise, bunun sebebi de bu zayıflık zaten. Buradan, Wenger'e, son kazandığı kupanın finalini tekrar açıp izlemesini tavsiye ediyorum. 2005'te, Milennium Stadı'ndaki finali, oyunu domine ederek mi kazanmış, yoksa 120 dakikanın hakimi United iken, mücadele ederek maçı penaltılara götürmek zorunda mı kalmış?

Peki, buradan sonra Arsenal'in sezonu nereye gidecek? Takımın önümüzdeki 2 aydaki maçlarına bir bakın. 

Man Utd - EPL
Liverpool - FA Cup
Bayern - CL
Sunderland - EPL
Stoke (d) - EPL
Swansea - EPL
Bayern (d) - CL
Tottenham (d) - EPL
Chelsea (d) - EPL
City - EPL
Everton (d) - EPL

Yukarıdaki maçların sadece 3 tanesi, Arsenal'in kendi oyununu rakibe kabul ettireceği mücadelelere sahne olacak. Geri kalan 8 maçı kazanmak için Wenger'in cebinden B,C,D,E,F planlarını çıkarması gerekecek. 10 senedir bu takımı izleyen bendeniz, Wenger'in cebinde hiç bir şey olmadığından eminim. O yüzden, bu 11 maçtan sonra, Arsenal hala ilk 4'te ise, ben büyük bir oh çekeceğim. Bana ister karamsar diyin, ister felaket tellalı.  

Not: City ve Liverpool maçlarından sonra yazı yazdım ama bu birşeyler yazmak için Arsenal'in kaybetmesini bekledeğimden değil. Büyük maç sonrası yazısız geçmesin diyorum ve Arsenal bütün büyük maçları kaybediyor. Olay bundan ibaret. 

10 yorum:

  1. Çok şükela bir yazı olmus efenim, elinize sağlık? Birşey sormak istiyorum, konu dışında; Gnabry kardeşimizi nasıl buluyorsunuz? Size ümit veriyor mu? Çünkü hem fizikselliği olan hem de pres için kondisyona sahip birisi gibi görünüyor. Sizin düşünceniz nedir?P

    YanıtlaSil
  2. Şu an takımın başındaki hoca 64 yaşında ve birkaç sene içinde öyle ya da böyle bırakacak. Peki sizce onun yerine kim geçmeli? Bir yazınızda Moyes'ten bahsetmiştiniz ancak onun da ManU'daki hali ortada. Ya da hiç hoca değişikliği olmadan takım kupaya ulaştırılabilir mi? Mesela Javi Martínez ve Jackson Martinez gibi oyuncularla. Tabi ben de hocanın değişmesinden yanayım.

    YanıtlaSil
  3. Ben genc oyunculari 3-4 mac izleyip ovmeyi pek sevmedigim icin Gnarby konusunda biraz daha temkinliyim.. Oynadigi maclarda, kendini verdigi zaman oyunun her iki yonunu de oynayabilen akilli bir oyuncu gibi gozuktu. Ancak, ayni maclarda, Walcott'a benzer bir sekilde, macin uzun bolumlerinde kayboldugu da oldu.. Biraz daha duzenli oynamaya basladiginda daha saglikli bir yorum yapariz..

    Wenger, kendisine onerilen 3 yillik kontrati imzalarsa, 2017'ye kadar bu takimin basinda kalacak.. O yuzden, yeni hocanin kim olacagina dair yapacagim yorum spekulasyondan oteye gitmez.. Zaten, Arsenal'in kupa kazanmak icin hoca degistirmesine de gerek yok.. Kulubun icerisinde, su anki hocasina laf dinletecek futboldan anlayan bir kac yonetici olsa bile yeter.. Ama maalesef o da yok..

    YanıtlaSil
  4. wenger'in podolski'yi neden ilk 11'de başlatmadığını tam olarak çözemiyorum. ileride giroud çok yetersiz kalıyor. liverpool maçında orta sahada habire top çevirmemizin bir nedeni de giroud faktörü bence. topları çok kolay kaybediyor, şutları etkili değil fakat fizik konusunda sıkıntısı yok. giroud podolski ikili forveti skor bulmakta daha çok kolaylık sağlar diye düşünüyorum. ayrıca sakatlıklar büyük bir bela. ramsey'i arıyor gözler.

    YanıtlaSil
  5. Giroud konusunda bir yazi geliyor zaten kisa zamanda..

    Podolski'nin kadroya girememesinin sebebi, Wenger'in sisteminin hic bir yerine tam olarak oturmayan bir adam olmasi.. Poldi, hayati boyunca, 2. forvet oynami$ bir adam ve ekmegini hep ceza saha cizgisi uzerinden cektigi sutlardan cikarmis.. Arsenal, ne 2. forvet pozisyonuna sahip, ne de $ut ceken bir takim. Poldi, buyuk ihtimal degeri cok du$meden bu yaz sepetlenir..

    YanıtlaSil
  6. podolski yi kullanamayışımız yazık. Ceza sahası çizgisinde bırak poldi nin önüne topu, %70 gol. ama podolski oynayacak diye 4-4-2 ye geçemeyiz. A planında olmasa da maçların 2.yarılarında katkı verebilir bize

    YanıtlaSil
  7. manu maçından sonra da yazını bekliyoruz hocam :)

    transfer olsaydı bu seneden ümitliydim gerçekten. flamini nin dönmesi takımı çok rahatlatmış,düşmemizi engellemişti.ramsey-szcheny-giroud unun ekstra performansları da cabası. transfer olmadı sezon güme gitti....

    YanıtlaSil
  8. wenger, podolski'yi istemiyor. bu çok net. poldi'nin arsenal formasıyla 90 dakikayı tamamladığı son maçı bulmak için bir sene geriye gitmeniz gerekiyor, 30 ocak 2013'teki arsenal liverpool maçına. peki istemediği, verim alamadığı, oynatmadığı bu adamı niye transfer etti? bunun cevabını wenger bile veremez sanıyorum.

    bu "imkansız fikstür" başlamadan önce ekşi'de bi entry yazmıştım: https://eksisozluk.com/entry/40200623
    arsenal'ın kronik problemleri var ve bunun en büyük sebebi de wenger. o, kulübede olduğu sürece, mesut gelmiş, ramsey parlamış, jack patlama yapmış, sonuç hep hüsran olacak arsenal taraftarı için.

    YanıtlaSil
  9. Ben kalibimi basarim ki Podolski'nin alinma sebebi adamin ucuza gelmesi.. Koln kume du$unce fiyat du$tu ve Wenger'de "Ya tutarsa" diyerek aldi..

    Ayni $ey Cazorla'nin, ekonmik kriz icerisine giren Malaga'dan alini$inda da var..

    YanıtlaSil
  10. Uzun süreli arsenal taraftarı ve takipçisi olarak Kabul görür mü bilmiyorum ama blogunuzda izniniz olursa size yardımcı olmak yazmak isterim kabul görür veya denemek isstersenuz haberleşebilirz : ibrahimsagdic91@outlook.com

    YanıtlaSil