26 Şubat 2014 Çarşamba

Maçın Anahtarı: Chelsea'yi B Planına Zorlamak

Her iki takımı da iyi tanıdığımızdan, uzun uzun maç analizi yapmak istemiyorum. Ancak Galatasaray - Chelsea maçıyla ilgili birkaç satır yazasım var. 

Eğer Mourinho'yu biraz tanıyorsak, maça temkinli başlayacağını söyleyebiliriz. Galatasaray, ilk 15 dakikada seyircisinin de destegiyle maça gazla cikacak ki, Chelsea, bu süre içerisinde bir gol yiyerek rakibi ümitlendirmek istemeyecektir. Zaten Mourinho’nun, dar alanda etkili olan iki adam Oscar ve Eto'o'yu kenarda tutup, boşluk buldugunda etkili olan Schurrle ve savunma arkasına koşular yapmayı seven Torres ile maça başlayacak* olmasının sebebi de oyunu kendi yarı alanında kabul etmekten memnun olması. Chelsea'nin bu akşamki A planı, çok iyi adam eksilten ileri dortlusunu, kontralarda Galatasaray savunma oyuncularıyla bire bir bırakmaya çalışmak olacak.

Bu noktada, rakibinin üzerine kontrolsüz giden bir Galatasaray’ın, Terim’in Eylül ayında Real Madrid’e karşı yaşadığı felakete benzer bir skor alacağının hepimiz farkındayız sanırım. Bunu iyi bilen Mancini’nin, ilk 10 dakika bir şok golü aradıktan sonra, hemen savunma disiplinini ön plana çıkaracağını umuyorum. Galatasaray, savunma ve orta saha hatlarını birbirine yakın oynatarak, Chelsea hücumcularına istedikleri boşlukları vermeden oynamak zorunda. 1 ay once Stamford Bridge'de, West Ham'in cok iyi kapanarak Mourinho'yu sinir ettiği maçı hatırlayın. Bireysel yetenek olarak çok kısıtlı olan West Ham savunması, ekstra savunma gayretiyle Chelsea’yi tamamen durdurmayı başarmıştı. 

Galatasaray’ın kendi sahasında “Çanakkale geçilmez” oynaması gerektiğini söylemiyorum ancak Mancini'nin elindeki takımın “transition”, yani hücum ederken savunmaya dönebilme konusunda son derece zayıf olduğunu da kabul etmek gerekir. Mourinho, bugün sahaya 4 tane kontra atak seven hücum oyuncusuyla çıkıyor ve Galatasaray'ın kontrolsüz hücumlarına cezayı anında kesmeye hazır. Galatasaray, bu akşam, oyunu rakip sahaya yıkmaya çalışıp, beklerine ve orta sahasına macera aratırsa, Hazard, Schurrle ve Willian'ın başlatacağı bir kontraya yetişmeyi bıraktım, daha ne olduğunu anlayamadan kalesinde golü görecektir. 

Mancini, bugün sahaya oldukça savunma ağırlıklı bir taktikle çıkarsa, medyamiz buyuk ihtimalle kendisini korkaklikla suclayip, asmaya kalkacak. Ancak bana göre başka çıkar yolu yok. Galatasaray, önce savunmasını oturtup sonra yetenekli hücumcularının bireysel yeteneklerine bel bağlamak zorunda. Yıllardır Mourinho'ya karşı oyunu kontrol edip hüsrana uğrayan kaç tane takım gördük. Bu sene Pellegrini, ligdeki her iki maçta da oyunu kontrol etti ama her ikisinde de sonuç hüsran oldu. Buna karşılık, iyi savunma ve akıllı kontra oynayan Basel, bu Chelsea'yi her iki maçta da devirmeyi başardı. 

Bugün, Galatasaray'ın da yapması gereken, 10 oyuncuyla topun arkasına geçip, Chelsea'yi oyun planını değiştirmeye zorlamaktır. Bu sene izlediğim Chelsea, kapalı savunmaya hücum etmeyi hiç sevmiyor çünkü forvet alternatiflerinin üçü de formsuz. Eğer savunma anlayışı Galatasaray'ın etkili hücum etmesine engel olur ve bugünkü maç 0-0 biterse, hiç zararı yok. Zaten Galatasaray'ın amacı bu 180 dakikayı gol yemeden çıkarmak olmalıdır. Bugün rakibi kitleyebilen Galatasaray'ın, aynı şeyi Stamford Bridge'de yapmaması için hiçbir neden yok. Ancak bugün gol yiyen bir Galatasaray'ın, Londra'da bazı şeyleri telafi etmesi çok çok zor olacak. 

Formda bir ceza sahası içi forveti olmayan Chelsea karşısında, maçı gol yemeden bitirmek gerçekten imkansız değil. Zaten Chelsea'nin öldürücü olduğu maçlar, A Planı'nın başarıyla uyguladığı maçlar. Galatasaray, bugün Chelsea'ye istediği boşlukları vermezse, Mourinho B Planı'na dönüp, Torres-Eto'o ve Schurrle-Oscar değişikliklerini yapmak zorunda kalacak. Eto'o, şu an Chelsea'nin elinde pivot forvet işlevi görebilecek tek adam, Oscar ise klasik 10 numara özelliklerini taşıyor. Chelsea'nin B Planı, Eto'o'nun tepesinde olduğu üçgenlerle, kapanan Galatasaray savunmasını aşmaya çalışmak olacaktır ki, bu planın, A Planı kadar etkili olacağını söylemek zor olur. Zaten Londra'da işi bitireceğini düşünen Mourinho, Galatasaray'ın üzerine çok gelme riskini almaz. Galatasaray, ilk 135 dakikayı gol yemeden geçirmeyi başarırsa, işte o zaman Chelsea'nin risk almaya başladığını görebiliriz ki, Mancini'nin de planı rakibi bu noktada yıkmak olmalıdır. 

Sonuç olarak, Galatasaray'ın bugün oyunu rakip sahaya yıkarak sonuç aldığını görmek beni şaşırtacak. Ben, turun ancak Chelsea'ye boş alan bırakmayarak geçilebileceğini düşünüyorum ve bu, Galatasaray'ın Terim döneminde hiç yapamadığı bir iş olan 'topsuz oyun'u iyi oynamak zorunda olduğu anlamına geliyor. Mancini'nin takımın başında kaldığı kısa süre, Galatasaray'a böyle bir eşleşmeyi gol yemeden atlatacak savunma disiplinini vermiş midir, bilmiyorum. Bunun cevabını bu akşam hep beraber göreceğiz.

*Dün, basına yansıyan kadronun değişmeyeceğini varsayıyorum.

1 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsınız. Helal olsun. Aynen böyle düşünüyorum.
    Mancini'nin topla tüfekle saldırmayacağı açık bence, iş ki bireysel hatalarımızla ön plana çıkmayalım. Muslera'nın da üzerine düşeni yapacağına eminiz, yapamazsa da canı sağolsun. Onun kredisi bitmez. "135 dakika gol yememek" ise biraz düşündürücü. Bu duaya amin denmez bence. Yeriz biz. Sonuçta Galatasaray antin kuntin yol yeme generator'ı bir takım. Rakibin atası olmasa, biz ille attırırız (Şu Antalya'dan yediğimiz 2. golü düşününce). İlle de bir şeyler sıkıştırmalıyız, ama Burak'la, ama Melo'yla... Deplasmanda gol atmadan hiçbir şansımız yok. Burada maçı düşük skorlarda tutalım, turu ilk maçta bırakmayalım, ikinci maça ümitli çıkalım, gerisine Allah büyük.

    YanıtlaSil