13 Şubat 2014 Perşembe

Golsüz, Golcüsüz

"Bana göre, dünkü maç, Arsenal'in sezonu sadece Giroud ile bitiremeyeceğinin de çok açıkça ortaya çıktığı bir 90 dakikaya sahne oldu. Umuyorum, Wenger mesajı almıştır da, Ocak'ta bu konuda gereğini yapar." 15/12/2013

Eğer buraya eskisi kadar sık yazı yazmıyorsam, bunun sebeplerinden biri de, deli hallenmiş gibi aynı şeyleri tekrar etmekten bıkmış olmamdır. Öyle bir durumdayız ki, bugün ben yazı yazmasam ve siz açıp geçmişte takımın puan kaybettiği herhangi bir maçın yazısını okusanız gayet de tatmin olursunuz diye düşünüyorum. RvP kulübün kapısından çıktığından beri kaç kere golcü lazım yazdım buraya hiç bir fikrim yok. Ama buyrun bir daha yazayım.

Liverpool maçından sonra da bahsettim, dün sahaya çıkan kadroya bakınca da açıkça görülüyor ki, Flamini, Ramsey ve Walcott'un yoklukları, Arsenal kadrosunun kimyasını tamamen bozmuş durumda. United karşısındaki 11'e baktığımız zaman, Giroud ile defans arasında 5 tane birbirine çok benzer özelliklere sahip yaratıcı orta saha oyuncusu görüyoruz. Ancak, bu kadar yaratıcı oyuncuya rağmen, Arsenal pozisyon yaratmakta çok zorlanıyor. Çünkü, futbolda, ne kadar fazla yaratıcı orta saha oyuncunuz varsa o kadar fazla pozisyon üretirsiniz diye bir denklem yok. Wenger'in kafasında böyle bir ütopya vardır belki ama bizim burada bahsettiğimiz işin realitesi. Gerçek şu ki, Flamini ve Ramsey'in yoklukları Arsenal orta sahasındaki bütün fizikselliği ve savaşma gücünü alıp götürmüş durumda. Dün daha 2. dakikada, Arteta'nın çok ağır kaldığı için RvP'ye hediye ettiği pozisyon gol olsa, bugün hücumu değil, orta sahayı yerden yere vuruyor olacaktık. Neyse ki, Moyes, Liverpool maçını izlememiş olsa gerek ki, kendi sahasında yediği presin Arsenal'i ne kadar bozduğunu pek anlayamamış. United'ın puan kaybına tahammülü olmadığı bir günde, oyunu tamamen kendi yarı alanında kabul edip rakibin zayıf noktasını vurma yoluna gitmeyişini başka türlü açıklayamıyorum. Gerçi, kendisinin çok da hakkını yemeyelim, Ferguson da, Emirates'e hep benzer bir taktikle çıkar, Arsenal'i kendi sahasına yerleşmesine izin verip, şok kontralarla sonuca giderdi. Dün de, RvP'nin kafası gol olsa, klasik bir United galibiyeti ortaya çıkacaktı ve Wenger bu sezon her iki United maçını da karbon kopya bir şekilde kaybetmiş olacaktı. Neyse ki, Robin insaflı günündeydi.

Liverpool maçından sonraki yazıda, hücumdan hiç bahsetmedik çünkü zaten Arsenal ilk hücumunu geliştirene kadar 4 gol yemişti. O yüzden, burda kalkıp sahada ruh gibi dolaşan Giroud'yu eleştirseydim, abesle iştigal etmiş olurdum. Ancak, dünkü maç bambaşkaydı. Topa hakim olan taraf bu sefer Arsenal'di ve oyunun kaderini değiştirmek Arsenalli oyuncuların elindeydi. Moyes, oyunu kendi sahasında kabul edip, iki 4'lü hattı birbirine yakın tutarak, rakibe boş alan bırakmama yoluna gitti ve bunda da büyük ölçüde başarılı oldu. Ancak, Arsenal orta sahası kanatlara açılarak, özellikle de bekler ve Mesut üzerinden forvetine yeterli pozisyonları üretti. Yeterli derken, bu tip bir maç için yeterli diyorum tabi ki. Ancak, bu noktada, sezon başından beri kafamdaki saçların önemli derecede azalmasına neden olan Giroud devreye girdi.

Giroud'yu eleştirmeye başlamadan önce buraya yazacaklarımın aslında Wenger'e yöneltildiğini hatırlatmak isterim. Bana göre, Giroud iyi niyetli bir oyuncu ve son 1,5 yılda gelişme de kaydetti. Ancak, kendisi, Premier Lig'in tepesindeki bir takımın alternatifsiz forveti olacak kapasiteye sahip değil. O yüzden, ben kızım Giroud'ya laf söylerken, aslında gelinim Wenger'e laf sokmaya çalışıyorum diyebilirim.

Wenger'e ne zaman Giroud sorusu sorulsa, cevabı hep "O, bize ihtiyacımız olan fizikselliği kazandırıyor" oluyor. Arsenal'in her biri yerden bitme orta saha ve hücumuna baktığımızda, bu argümanın yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Giroud'nun hücuma olduğu kadar, duran top savunmasına da et but kazandırıyor ve Arsenal'in böyle bir oyuncuya ihtiyacı olduğunu söylemek, yanlış olmaz. Ancak, Arsenal'in ihtiyacı olan başka bir şey de, hücumdaki "bitiricilik" ve Giroud'da bu neredeyse hiç yok. Dünkü maçta, 2 pozisyonda kale sahası içerisinde alda at dercesine toplar aldı ve zor olanı yapıp her iki pozisyonu da dışarı attı. Bunlara ek olarak, daha az müsait durumda olduğu 3 topu da yine auta yolladı.

Giroud'nun, Arsenal hücumundaki görevi pivotluk. Yani, orta sahadan aldığı topu tutarak, takımın hucumuna servis etmesi ya da topla/topsuz kenarlara devrilerek açıklara/orta sahadan bindirenlere boşluk yaratması. Tabi ki bir forvet olmasından dolayı, gol atması da kendisinin görev tanımında yer alıyor ancak ilk iki görevini iyi yaparak arkadaşlarına pozisyon yarattığı sürece kimse kendisini gol atamıyor diye eleştirmeyecektir. Zaten, problem Giroud'nun pivotluğu iyi yapıp yapmayışı değil, Arsenal hücum kimyasının bir pivot forveti kaldırıp kaldıramayacağı.

Varmak istediğim noktayı basit bir soru ile açıklayayım: "Eğer Arsenal'in ileri ucunda tek başına oynayan adamın görev tanımında "gol atmak" ikinci planda kalacaksa, bu takımda "bitiricilik" işini kim yapacak?"

Bu sene Premier Lig'in en iyi pivot forvet kullanımını bana göre Pellegrini yapıyor. Özellikle Negredo, rakip savunmaları dağıtarak Aguero'yu pozisyona sokma konusunda kitap yazdı resmen. Pivot işi, Pellegrini'nin sisteminde işliyor çünkü orada "bitirici" görevini üstlenmiş oyuncunun kimliği belli. Aynı şeyi, eski hızı kalmayan Eto'o'yu daha pivot gibi kullanan Chelsea'de Hazard'ın bitiriciliğe soyunmasında da görebiliyoruz. Real'de, Ronaldo'nun, Bayern'de Ribery'nin görevleri de buraya örnek verilebilir.

Demek istediğim şu ki, eğer bir pivot forvet kullanacaksanız, takımınızda bitirme işini yapacak birilerinin olması gerekiyor. Arsenal kadrosuna baktığımızda, Cazorla, Ox, Wilshere istikrarlı skorerler değiller vs Ramsey'in de pozisyonu itibariyle bitiriciliği ana görev olarak üstlenmesi mümkün değil. Bu sezon gol makinasına dönüşmesi, tamamen kendisinin ekstra oynamasıyla ilgili. O zaman "bitirici" diyebileceğimiz 2 oyuncu kalıyor: Podolski ve Walcott.

Podolski'nin yıldızı Wenger ile bir türlü barışmadı ve dün takım gole muhtaçken 10 dakika bile forma bulamayışı kendisine olan güven konusunda çok şey söylüyor. İster Wenger kendisini kullanamamış olsun, ister Podolski performans verememiş olsun, onun bu takımda "bitirici" rolünü üstlenmesi mümkün görünmüyor. Bu da geriye sadece Walcott'u bırakıyor ki, kendisi sezonu kapattığı için burada ondan uzun uzun bahsetmeyeceğim.


Yani anlayacağınız, durumun özeti şu, Arsenal takımında, şu an bitirici görevini üstlenecek hiç kimse yok ve bu özellikle büyük maçlarda inanılmaz sırıtıyor. Arsenal'in, daha zayıf takımlarla yaptığı ve rakip yarı sahaya tüm oyuncularıyla yerleştiği maçlarda, bitirici oyuncu yokluğu problem haline gelmiyor çünkü o maçlarda orta saha ve bekler daha maceraperest oynayıp Giroud'nun çevresinde ihtiyacı olan kalabalığı yaratabiliyorlar. Zaten bu sene Ramsey'in patlamasının sebebi de bu. Giroud, sırtı dönük oyunu iyi oynuyor ve takımda dünyanın en iyi 10 numarası var. İleri yapılan her bindirme ya Giroud ya da Mesut tarafından ödüllendiriliyor. Zaten sorun, ligin tepesindeki takımlara karşı ortaya çıkıyor.

Yukarıdaki tablo, Arsenal kadrosundaki 10+ gollü oyuncuların attıkları gollerin önemine göre dizilişini gösteriyor. Gördüğünüz gibi %4'lük "winner" yani maç kazanan gol ortanıyla Giroud oldukça aşağılarda yer alıyor. Giroud'nun gollerinin yarısı takımın önde olduğu maçlarda farkı açan goller olarak gelmiş ki, bu kendisinin büyük maçlarda tamamen etkisiz kalması görüşümü destekliyor. Zaten, bu sezon Giroud'nun ligin ilk 5'indeki takımlara karşı attığı gol sayısı sadece 1.

Uzattım da uzattım ama sanırım siz ne demek istediğimi anladınız. Arsenal hücumunda önemli bir bitirici oyuncu eksikliği var ve bu Walcott ve Ramsey'in varlığında o kadar da ortaya çıkmıyordu. Bu iki oyuncu ortada olmayışı, Giroud'nun bitiriciliğinin ne kadar zayıf olduğu gerçeğini kabak gibi ortaya çıkardı. Ama daha önce dediğim gibi, bunun suçlusu kendisi değil, bu meseleye zamanında müdahele etmeyen Arsene Wenger. Belki maç yazısı olarak pek doyurucu olmadı ama hücumdaki bu problem hakkında çoktandır yazmak istiyordum. İyi oldu, içimi boşalttım.

5 yorum:

  1. giroud'un arsenal'in santraforu olmadığını bugün bir boca juniors taraftarı bile anlamış vaziyette artık. hali hazırda kendisine neler söylesek, yetersizliklerinden bahsedip forvet transferi diye diye şekilden şekle girsek dahi transfer sezonu kapandı ve wenger elindekilerle şampiyonluğa uzanmalı.

    dünkü maçta ben şunu gördüm. giroud'u da ilerde ne kadar işe yarar olduğunu biliyor gibi. yani bence sorun tekli forvet oynuyor oluşumuzdan kaynaklanıyor. giroud'un hava toplarında iyi olduğunu, takıma fizik gücü kazandırdığını yazmışsın zaten, ee wenger de tüm bunların farkındaysa, ikili forvete geçip daha çok skor bulabilecek yeni bir taktiği neden istemiyor? podolski gibi rahat skor üretebilen bir oyuncu ilk 11'de kalmalı. dünkü maçta en sinir bozucu şeylerden biri, tek bir değişiklik yapılması, bunun yine 75'li dakikalarda yapılması ve fizik gücü belli, skora katkısı belli, oxlade chamberlain olması.

    dünkü maç, gelecek maçların da habercisi. man. city, chelsea, bayern münih, maçlarında da görüntü yine aynı olacak. artık söylemekten bıkmaya başlasam da, podolski giroud forvet hattı daha çok gol bulmamızı sağlar.

    ccc in arsene ı still trust ccc

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel yazmışsın. Eline sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Ramsey ve Theo nu yokluğunda
    ÇARE PODOLSKİ!

    YanıtlaSil
  4. kendimiz çalıp kendimiz oynayacağız tabi. sene sonuna kadar kanser olmaya devam edeceğiz. Mou ne güzel söylemiş wenger için:başarısızlık uzmanı

    Wenger in başarı gibi bir derdi yokki....

    YanıtlaSil
  5. Yazı çok yerinde hocam. Maçı izlerken kafamdan tam da bunlar geçiyordu.

    Bence geçen haftaki maç bu takımın çelsi deplasmanında fark yiyeceğini göstermişti

    Bu haftaki maç ta arsenal in içerde city yi asla yenemeyeceğini gösterdi. Tahminim dışarda çelsi bizi dörtler, city ye de sinir bozucu bir maç sonucu 1-0 kaybederiz.

    Gene de iki rakibimizde çok puan kaybediyor. Flamini ve ramsey in de dönüşüyle küçük takımlarla yaptığımız her maçı alırsak bir şansımız olabilir. Bir arsenalli olarak beklentimi minimum seviyede tutmam gerektiğini öğrendim tabi ki :)

    YanıtlaSil