7 Eylül 2013 Cumartesi

Transfer Monologları: Manchester United


Arsenal'in transfer macerasını dün özetledikten sonra, bugün de Man Utd'dan bahsetmek istiyorum. United, bu transfer döneminde sadece Marouane Fellaini ve Guillermo Varela'ya imza attırdı ve Moyes dönemine birkaç yıldız transferi ile başlamayı bekleyen taraftarlarını bayağı bir hayal kırıklığına uğrattı. United için bunun yeni bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Kulübün bir süredir gırtlağa kadar gelen borçlarını eritme modunda olduğunu biliyoruz. United, bir ara çok tehlikeli borç seviyelerine doğru sürüklenmiş ve bu neden dolayı Ronaldo'dan gelen kamyon yüküyle parayı yatırıma dönüştürememişti. Ronaldo'nun satıldığı 2010'dan bu yana, United ekonomik durumunu iyileştirdi ancak Glazerların yönetimi altında, transferdeki etkinliğini yavaş yavaş kaybetti. Transferdeki gerileme, lig performansına Fergie sayesinde yansımamış olsa da, United, Avrupa sahnesinde Real, Barça ve Bayern gibi takımların gerisinde kalmaya başladı. Vidic ve Evra transferlerinin yapıldığı 2005/06'dan beri Man Utd transferde hep zorlandı. Hatta o dönemden RvP transferine kadar geçen 6 yılda, United'ın verdiği paraya deydi diyebileceğim bir tek Javier Hernandez var diyebilirim, kassam belki Da Gea'yı da eklerim oraya. United'ın son yıllardaki transferlerinin performansını tartışılır ama tartışılamayacak bir gerçek var ki, Manu, Rooney ile RvP arasındaki dönemde kadrosuna dünya çapında bir yıldızı ekleyemedi. Hatta, Man City ligi şampiyon bitirmeseydi, büyük ihtimal RvP transferini de görmeyecektik. RvP, Fergie'nin Manchester'daki dengelerin tamamen City'nin lehine kaymasını engellemek için attığı adımdı ve United, RvP farkıyla şampiyonluğu tekrar geri aldı.

Bugün geldiğimiz noktada United, son 26 yıla damgasını vuran Ferguson'u kaybetmiş durumda ve takımın başında, en üst seviyede hiçbir tecrübesi olmayan David Moyes var. Ferguson, belki daha düşük profil transferlerle takımı ligin tepesinde tuttu ancak aynı başarıyı Moyes'den beklemek ne kadar gerçekçi olur, orası tartışılır. Bunun farkında olan United taraftarı, bu yaz kulüp yönetiminin çoktandır ertelediği yıldız transferlerini yapmasını bekliyordu ancak sonuç yine hayal kırıklığı oldu. Şampiyonluk yarışındaki rakipler Chelsea ve Man City'nin toplam £160m; onların arkasından gelen Arsenal, Tottenham ve Liverpool'un ise £180m harcadığı bu transfer döneminde United, sadece Fellaini'yi kadrosuna katarak, Moyes'in üzerindeki baskıyı iyiden iyiye arttırmış oldu. United için asıl endişe veren, harcanan meblanın azlığından çok, yaz boyunca transfer işlerinin çok acemice yürütülmesiydi.

Biliyorsunuz, Fellaini'nin kontratında 31 Temmuz'da sona eren £23m'luk bir serbest kalma maddesi vardı. United, Temmuz ayı içerisinde bu transferi bitirmeyince, birçokları, Moyes'in daha yüksek profil hedeflere yöneleceğini ve Belçikalı ile ilgilenmediğini düşündü. Ancak Ağustos ortasına doğru United, Fellaini ve Baines ikilisi için Everton'a £28m'lik bir resmi teklif yaptı. Moyes, ne düşünüyordu bilmiyorum ama eski patronu Bill Kenwright, United'ı geri çevirmekle kalmadı, üstüne bir de kulübün resmi sitesinden yaptığı açıklamada bu teklifi 'aşağılayıcı' olarak tanımladı. United'ın sonra teklifini £35m seviyesine çıkardığı haberleri geldi ama Everton en iki oyuncusunu blok halinde satmaya yanaşmıyordu.

Fellaini hevesi biraz olsun sönen Moyes, orta saha takviyesi için dikkatini İspanya'ya çevirdi. İlk hedef, Barçalı Thiago Alcantara'ydı ve United kurmayları, Barcelona'ya gidip genç oyuncu ile prensip anlaşmasına vardı. Ancak Thiago'nun United yolunda olduğunu duyan Pep Guardiola devreye girince işler bir anda değişiverdi. Alcantara, eski hocası ve mentoru Guardiola'dan teklif aldığı anda United defterini kapattı ve Münih'e taşınmak için bavullarını toplamaya başladı.

Transferdeki ilk hayal kırıklığını tadan Moyes, olmayacak bir başka duaya amin demek için bu sefer Cesc Fabregas'a doğru yöneldi. United'ın, Barça'ya ilk resmi teklifi £26m civarındaydı ve Barça bu meblayı çok çabuk reddetti. United'ın £30m'luk ikinci teklifinin de sonu ilkiyle aynı oldu. Man Utd'ın, bu tekliflerini garip yapan nokta, Fabregas'ın kontratındaki Arsenal'e ilk satın alma hakkı veren maddeydi. Barcelona, Cesc'i satma kararı alması halinde, Arsenal'e öncelik vermek zorundaydı ve bu da United'ın tekliflerini anlamsız hale getiriyordu. Çünkü United'ın önerdiği meblayı masaya koyması halinde Cesc'in transferini bitiren taraf Arsenal olacaktı. Zaten Manu'nun ilk teklifinden sonra Wenger, Fabregas arayarak transfer ihtimalini konuştu ancak Cesc, bu görüşmede Wenger'e Barça'dan ayrılmak istemediği bildirdi. United'ın bu transferi gerçekleştirmesi ancak Arsenal'in ulaşamayacağı astronomikliteki bir teklifle olabilirdi. Ancak sonradan gördük ki, Wenger kesenin ağzını açmaya hazırdı ve United, Cesc için vaktini boşuna harcamıştı.

Moyes'in İspanya'daki orta saha oyuncusu avının 3. durağı Atletic Bilbao'lu Ander Herrera oldu. Kulüp, genç oyuncuyla yıllığı 5 milyon euroluk, 5 senelik kontrat üzerinde prensip anlaşmasına vardı. Bilbao'ya yapılan resmi teklif de €25m oldu. Ancak Atletic Bilbao'nun bu teklife cevabı, sözleşmedeki serbest kalma maddesindeki miktar olan "€36m getirin" oldu. United'a gitmeyi çok istemiş olacak ki, Herrera, kendine önerilen yıllık ücrette indirime gitti ve yılda €4m'a razı oldu. United, buradan gelen €5m'i ilk teklife ekledi ve Bilbao'ya ikinci resmi teklifini €30m ile yaptı. Ancak Bilbao'nun buna cevabı yine aynı oldu. United için La Liga yönetimine €36m'luk bir çek göndermekten başka çıkar yol yok gibi görünüyordu. Bu noktada, garip bir şey oldu ve transferin son gününde daha önce Bayern ve Arsenal'i de temsil etmiş olan bir İspanyol hukuk bürosundan 3 avukat, La Liga yönetim binasına giderek, United'ı temsil ettiklerini açıkladılar. Ancak beklenildiği üzere, €36m'luk çeki yatırmak yerine, saatlerce telefon bekleyip sonrasında da binayı terk ettiler. Ertesi gün, hem Man Utd hem de Bilbao cepheleri, bu olaydan haberleri olmadığını açıkladı. Ancak ortada bir bit yeniği olduğu aşikardı. Öyle ya da böyle, United, Herrera'nın serbest kalma maddesini kullanmaya yanaşmamıştı ve bu transfer de şimdilik rafa kalmış oldu.

Transferin son haftasında, United biraz panik moduna bağlayıp Sami Khedira için Real'e ve Daniela De Rossi için de Roma'ya tekliflerde bulundu. Ancak her iki kulüp de, gelen teklifleri kabul edilemez oldukları gerekçesiyle reddetti. Bu arada, Bülent Tulun da, Man Utd'ın Wesley Sneijder ile ilgilendiğini açıkladı ama bu cephede de herhangi somut bir gelişme olmadı. Real'in satma kararı almasından sonra Mesut Özil'in babasının United'ı telefonla arayarak durumu bildirdiğini ancak Manu'nun Mesut için €50m ödemeye yanaşmadığını da ekleyeyim.

Orta saha oyuncusu için elini attığı bütün dalları kurutan Moyes, en sonunda kürkçü dükkanına dönüp Fellaini için tekrar Everton'ın kapısını çaldı. İki kulüp, United'ın Fellaini ve Baines ikilisi için ilk yaptığı teklif olan £27,5m rakamında anlaştı ama transfer olan sadece Fellaini idi. Transferin son gününde Moyes, nihayet orta sahaya takviye yapmış oldu. Bu transferde biraz utanç verici olan, bir ay önce £23m'a serbest kalacak oyuncuyu, United'ın £27,5m'a almış olmasıydı. 30 günlük kekeleme, Moyes'e £4,5m ve United'a da bir sürü itibar kaybettirdi.

Transferin son gününde, Man Utd'ın berbat geçen yazının üstüne tüy diken bir olay daha yaşandı. Leighton Baines'i alamayacağını anlayan United, Real ile Fabio Contreao'nun bir yıllık kiralanması için el sıkıştı ve her iki kulüp de gerekli prosedürü hazırlamaya başladı. Ancak aynı gün içerisinde, Real'in Contreao'nun yerine düşündüğü isim olan Guilherme Siqueira, Benfica'ya imza attı ve Ancelotti, Contreao'nun gidişini bundan dolayı veto etti. 

Tüm bu dramanın sonunda United transferi Fellaini ve genç Uruguaylı Varela'yı kadrosuna katarak kapatmış oldu. Geçen yılı ligin şampiyonu olarak kapatmış bir takımın transferde çok aktif olmamış olmaması belki dünyanın sonu değil. Ancak Fergie'nin ayrılışını, Mourinho faktörünü, diğer kulüplerin güçlenişini, Rooney meselesini ve United'ın lige çok tutuk başladığını hesaba katarsanız, Manu taraftarının neden mutsuz olduğunu anlıyorsunuz. Fellaini tercihinin doğru olup olmadığını, United'ın €5m için Herrera'yı bitirmediğine pişman olup olmayacağını ve Moyes'in eldeki malzeme ile neler yapacağını önümüzdeki günler gösterecek. Kesin olan tek bir şey var ki, işler Ferguson dönemindeki gibi kolay olmayacak. 

2 yorum:

  1. Zaha daha önceden transfer edilmişti ama o da yeni sezonda kadroda olacak, değerli bir isim.

    YanıtlaSil
  2. Elinize sağlık, birde Fellaini transferine sportif açıdan değinseydiniz daha mutlu olurduk :)
    Ayrıca birde Liverpool yazısı gelir mi acaba? :)

    YanıtlaSil