6 Eylül 2013 Cuma

Transfer Monologları: Arsenal

Transfer dönemi kapanmış, Arsenal son 10 senenin en heyecan verici transferini yapmış, herkes Mesut'u sahada görmeye sabırsızlanıyor, hop, milli maç arası. Bu aralara ne kadar gıcık olduğumu blogu uzun süredir takip edenler bilir. Bilmeyenler için 2009'daki bigboned'a kulak verelim:
"Liglere yine milli takım arası verildi sinirlerim tepemde. Hayatı boyunca aralara gıcık olmuş bir adamım ben. 3 tane dallama sigarasız 1,5 saat oturamıyor diye filme ara koyan sinemaya gıcığım. 10 dakika çalışıp 15 dakika ara veren memura kılım. Çok yoruluyormuş gibi 6 hafta ara yapan Türksel Süper Ligi'ne illet oluyorum. Çocukken sömestr tatiline gıcıktım misal, 15 gün ne tatil denecek kadar uzun, ne de tatil havasına girmeyecek kadar kısa. 15 dakika maç arasında ne yapacağını bilemeyen biriyim. O yüzden maçları 15 dakika gecikmeyle, TiVo'dan izliyorum ki ara olduğunda ileri alabileyim. Uçakta iki adamın arasına düşersem bitmez o yolculuk bana. Bir iş yapıyorsam ara vermem, hele ki bu işin adı Diablo, Starcraft, Baldur's Gate falansa klozeti sökerim, odama getiririm. İçerden "Oğluuuum hadi ara ver artık ona" diyen annemi duymam zaten kulaklıklar kafamda..
Tam çok eğlenceli bir Premier Lig izliyorduk ki cart diye bu ara geldi yine. Neymiş milli takım arası. Brezilyalı değiliz ki anasını satayım milli takım arası bize eğlence olsun. Halimize bak. Önümüzdeki hafta teknik direktörümüz istifa edecek. Giderken kendisi hariç tüm futbol camiasını başarısızlığın sorumlusu ilan edecek. Olan Haziran'da Dünya Kupası zevkinin içine edilmiş 70 milyona olacak. Bizim milli takım 70 senede yüzümüzü 2 kere güldürdü, gerisi hep çile zaten. Vermeyin bir daha bunlara ara falan! Ağzımızın tadıyla lig izleyelim." (8/10/2009)
Milli takım hocasının istifasının 1 ay erken gelmesi dışında değişen pek bir şey yok. Türk Milli Takımı hala adam olmadı. Ben aralara hala gıcığım. 

Ortada konuşacak futbol yok. O yüzden, biraz daha transfer muhabettine devam edesim var. Arsenal açısından transferin ilk 93 günü berbat geçti. Taraftar tam cinnet düğmesine basıyordu ki, kulüp bizi birden Mesut ediverdi. Arsenal, her ne kadar Mesut transferiyle büyük iş yapmış olsa da, yazın büyük bölümünü, özellikle golcü meselesi konusunda saçma sapan işler yaparak geçirdi. 

Daha nisan, mayıs aylarıydı, golcü transferiyle ilgili ilk haberler Jovetiç ile öz sözleşme imzalandığı iddialarıyla gelmeye başladı. Geçen sene Podolski'de olduğu gibi erken bir transfer yapılacağını düşünüyorduk ki, o haberler bir anda duruverdi. Sonradan gördük ki, Arsenal'in bu transferden vazgeçmesinin sebebi, Jovetiç'e doğru fırlatılan Arap milyonlarıymış. City araya girince, Wenger "buyrun sizin olsun" demiş. Çok üzüldüğümü söyleyemem nitekim Jovetiç'in £26m'lık adam olduğunu düşünmüyorum. Jovetiç'ten sonra, geçen ocak transfer döneminde Wenger'in almaya çalıştığı David Villa ismi biraz yazılır gibi oldu ancak kısa süre içerisinde Arsenal'in asıl hedefi ortaya çıktı: Gonzalo Higuain. Arsenal, yaz başında Higuain ile ilgilenmeye başladığında, daha Napoli Cavani'yi satmamış ve Benitez'i de takımın başına getirmemişti. İspanya'ya giden Dick Law, Perez ile £25m civarı bir fiyata anlaştı. Yine aynı günlerde, Arsenal yönetimine Pep Guardiola'nın biraderi Pere'den bir telefon geldi. Luis Suarez'in menejeri olan Pere Guardiola, bizimkilere "Hacım bizim oğlanın sözleşmesinde £40m getirirse serbest kalır maddesi var" oltasını attı. Arsenal'in başındaki 3 kafadar, Pere'nin lafıyla hareket edip dikkatlerini Suarez'e çeviriverdi ve bu sırada Cavani'yi satıp cebini dolduran Napoli, Perez'in kapısını hayırlı bir iş için çaldı. Napoli'nin araya girmesiyle, Higuain'e £30m'un üzerinde ödemek zorunda kalacak olan Wenger, aradan çıktı ve Benitez ile Higuain davullu zurnalı bir düğünle dünya evine girdi. Bu sırada Arsenal, o meşhur £40,000,001'lık teklifini Liverpool'a yolluyor ve karşılığında, (o))) şeklinde bir faks alıyordu ve Suarez'in sözleşmesinde "serbest kalır" diye bir madde olmadığını, Wenger, Gazidis ve Law acı bir şekilde öğreniyordu. Söz konusu madde sadece £40m üzeri bir teklif geldiği takdirde, Liverpool'u bundan Suarez'i haberdar etmekle yükümlü kılıyordu. Menajer lafıyla yapılmış bu 40+1'lik çakal teklif, Liverpool yönetiminin komple tepesini arttırdı ve Suarez transferini o andan itibaren imkansız hale getirdi. Higuain ve Suarez işlerini yüzüne gözüne bulaştıran Arsenal için, aslında forvet transferi defteri kapanmıştı ama basın bir süre daha isim üretmeye devam etti. Rooney'in adı bütün yaz Arsenal ile de anıldı ancak Wenger için o konu da yaz başında kapanmıştı. Mourinho, İngiltere'ye ilk geldiği hafta Wenger ile bir akşam yemeğine çıktı ve ikili sözlü bir centilmenlik anlaşması yapıp, birbirlerinin hedefindeki oyunculara teklif götürmediler. Arsenal Rooney'den, Chelsea de Higuain ve Suarez'den uzak durdu. Wenger, transferin son gününde, Demba Ba'yı kiralamak için Mourinho'yu aradı ve olacak gibi duran bu transfer, Mourinho'nun Mesut transferini duymasıyla suya düştü. Mourinho, transferi veto ettiğini basına "Ba'yı, Mesut'un asistleri yüzünden Arsenal'e göndermedim" diyerek açıkladı. 

Wenger'in transfer yapmak istediği bir başka yer defansif orta saha bölgesiydi. Arsenal, temmuz ayında, Lars Bender için £20m'luk bir teklif yaptı ancak Bayer Leverkusen tarafından reddildi. Birçokları, daha yüksek bir ikinci teklifin geleceğini bekliyordu ancak bu olmadı. İlkay Gündoğan için Dortmund bir yoklandı ancak Klopp'un kimseyi satmaya niyeti yoktu. Bu sırada Wenger, Flamini'nin kulüple antremanlara çıkma isteğini kabul etti ve Arsenal dikkatini Luiz Gustavo ve Johan Cabaye'a çevirdi. Gustavo transferinin olmamasının sebebi, oyuncunun istediği ilk 11 garantisinin Wenger tarafından verilmemesiydi. Gustavo, bu garantiyi veren Wolsburg'u tercih etti. Arsenal, transferin bitimine 1 hafta kalan Cabaye için £10m'luk resmi bir teklif yaptı ve Fransız oyuncu da transferi çözülene kadar maça çıkmayacağını kulübüne bildirdi. Newcastle United, Cabaye için kapıyı £25m'dan açtı. Ancak Arsenal'in bu seviyede bir teklif yapması imkansızdı. O hafta Mike Ashley ile telefonda görüşen Dick Law, pazarlığın bir yerinde "Yedekte oturacak oyuncu için £25m çok" demiş ve Ashley de o sırada yanında bulunan Cabaye'a bunu telefonun hoparlöründen dinletmiş. Zaten o görüşmeden sonra, Cabaye hafta sonunda Newcastle United formasını giydi ve bu transfer de o noktada kapanmış oldu. Wenger'in, Cabaye için teklifi arttırmamasının en önemli sebebi, Flamini'nin antremanlarda, beklediğinden iyi performans vermesiydi. Wenger, Arteta'nın yedeği olarak Flamini'yi yeterli gördü ve Cabaye için çok fazla para harcamak istemedi. Bu konuda kendisine hak vermediğimi söyleyemem. Ancak Bender için iyileştirilmiş bir teklif yapılsa, fena olmazdı. Ocak ayında böyle bir şey olmasını bekleyebiliriz. 

Wenger'in bu yaz yaptığı en acaip iş, Emiliano Viviano'nun kiralanmasıydı sanırım. Yaz başında, Arsenal'in, Julio Cesar ile kesin olarak anlaştığı bayağı bir yazıldı ancak sanırım bu transfer, Wenger'in Szczesny'i korumak istemesi nedeniyle rafa kalktı. Wenger'in kaleci konusundaki icraatleri malumunuz, Julio Cesar gibi tecrübeli bir isim, Szczesny'e yararlı mı olurdu yoksa zararlı mı bunun değerlendirmesini size bırakıyorum. Bir ara Begoviç ismi Arsenal ile anıldı ama Stoke City'nin istediği fiyat Wenger'in işine pek gelmedi. Zaten şu an Premier Lig'in en iyi kalecisi olan Boşnak kaleci Arsenal'e gelseydi, Szczesny'den formayı alır bir 10 sene de geri vermezdi. O yüzden Wenger'in Begoviç'i gerçekten isteyip istemediği konusunda şüphelerim var. Bana göre, Wenger sadece bir 3. kaleci istiyordu ve aradığını da Viviano'da buldu. Hakkında tek olumlu yazı okuyamadığım ve kendisiyle ilk defa bu maçta tanıştığım bu kardeş, büyük ihtimal seneye ülkesine geri yollanacak. 

Arsenal'in transfer yapmak istediği bir nokta da stoperdi aslında ama bu yaz bu konuyla ilgili çok az haber okuduk. Arsenal'in somut olarak ilgilendiği tek isim Swansea'nin kaptanı Ashley Williams idi ancak Wenger, 4. stoper olacak oyuncuya £10m bayılmak istemedi. Sagna'nın stoper mevkiindeki başarılı performansları da bu kararda etkili oldu sanırım. Hatta, kendisi, "En kötü ihtimal Flamini oynar" diye de düşünmüyorsa ben de gooner değilim. 

Başta dediğim gibi, Arsenal neredeyse felaket bir transfer dönemi geçiriyordu ki, Perez-Ancelotti ikilisi sağolsun, son dakikada her yer pembeye boyandı. Bu arada, son 3 güne kadar Arsenal'in Mesut'u mu yoksa Angel Di Maria'yı mı transfer edeceğinin belli olmadığını da hatırlatayım. Bale'e €100m bayılan Perez, bu paranın yarısını çıkaracağını bildiği için Mesut'u satmak istiyordu ve transferin bitimine 3 gün kala yaptığı toplantıda bu kararını Ancelotti'ye iletti. İtalyan teknik adamın ne kadar "hayır" deme şansı vardı bilmiyorum ama o görüşmeden sonra, Mesut transferi için Real'den yeşil ışık geldi. Perez, €50m'i cebine indirdi ama başta Ronaldo ve Ramos olmak üzere bütün oyuncularını üzmüşe benziyor. Madridli oyuncular, Mesut'un ayrılışına olan tepkilerini açıkça dile getirdiler. Taraftar da, bu işten pek hoşlanmamıştı ve hatta Bale'in taraftara tanıtılma töreninde, Barnebau'da "Özil'i satmayın!" tezahüratları vardı. Wenger ve Gazidis, Perez gibi bir adama güvenip büyük kumar oynadı ama çok şükür bu sefer şansları yaver gitti. 

Wenger'in, Suarez ile ciddi olarak ilgilenmesi ve Cabaye gibi ortalama oyunculara büyük paralar ödemekten kaçınması, aslında umut verici. Mesut transferiyle ilgili yazıda belirttiğim üzere, Arsenal, transferdeki mentalitesini nihayet değiştiriyor olabilir. Arsenal'i, Ocak ayında pahalı bir forveti kovalarken görürsek şaşırmayalım. 

Yarın da, Arsenal'e benzer bir transfer dönemi geçen Man Utd'dan biraz bahsetme niyetindeyim ama kendimi alkole vurup sözümde duramayabilirim. Dur bakalım. 

7 yorum:

  1. Abdullah
    Ellerinize sağlık çok güzel yazı olmuş.Ancak bence Arsene Wenger asla ve asla Ocak ayında önemli bir trasnferin peşinden koşmaz.
    Birde Cavani ile ilgili neden ilgilenilmedi diye ded merak etmiyor değilim. Ancak geçen yıl Ocak ayında vazgeçilmiş glaiba tamamen, vazgeçilme sebebini biliyor musunuz?

    YanıtlaSil
  2. Abdullah
    Ayrıca alkolün yazıyı okumamıza engel olmamasını temenni ediyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. arap ve rus sermayesi olduğu sürece cavani, falcao gibi adamların arsenala gelmesini beklememek lazım. mesut transferi tam anlamıyla "transfer"di. büyük bir kumar oynandı ve tuttu. eğer tottenham, bale'i daha önce satsaydı madrid'e, mesut da çok büyük ihtimal arsenaldan farklı bir takıma giderdi. yani totnım bir nevi bize çalıştı. :)

    YanıtlaSil
  4. Arsenal su anki transfer politikasi geregi, diger kuluplerle acik arttirma savasina girmiyor. Bunu Higuain ve Jovetic orneklerinde acikca gorduk. Wenger'in kafasinda her oyuncu icin bictigi bir deger var ve bir baska kulup bu fiyati yukari cekerse, Arsenal masadan kalkiyor. Mesut, transferi 72 saat icerisinde gerceklestigi icin hic bir kulup araya girecek vakti bulamadi. hatta, arsenal yonetimi, hedef sasirtmak icin draxler ismini basina sizdirdi.

    Cavani, Falcao gibi herkesin gozdesi adamlarin Arsenal'e gelmesi zor anlayacagin.

    YanıtlaSil
  5. parayi verdikden sonra birak falacayo cavaniyi Ronaldo bile gelir bos bos yorum yazmayin

    YanıtlaSil
  6. la mamed buraya da mı geldin ruh hastası seni hadi kaybol

    YanıtlaSil