15 Eylül 2013 Pazar

Pazar Nötları

Sunderland 1 - 3 Arsenal
Mesut aslında ilk 11'de başlamayacaktı. Milli takımdan hasta dönmüştü. Ama Cazorla'nın sakatlığı yüzünden kulübede kimsesi kalmayan Wenger, onu ilk 11'de sahaya sürdü. Hasta ve hazır olmayan Mesut, daha ilk 40 dakikada Sunderland'i çökertiverdi. Eğer Walcott gününde olsaydı ilk yarı Mesut'un 3 asistiyle 4-0 bitebilirdi. Arsenal ilk yarıda yakaladığı fırsatları gole çeviremeyince ikinci yarıda maçı zora sokar gibi oldu ama gol makinesi Ramsey sağolsun, bu haftayı kayıpsız kapatmayı başardı. 

Daha ligin 4. maçında sakat sayısı 8'e ulaşan Arsenal'in maça başladığı onbirde herhangi bir sürpriz yoktu çünkü, Wenger'in elinde oynatacak başka oyuncu kalmamıştı. Mesut'un sahadaki varlığı ne kadar sevinç vericiyse, Vermaelen, Monreal, Akpom, Frimpong, Miyaichi, Gnarby ve Fabiansky'den oluşan yedek kulübesi de bir o kadar korkutucuydu. Mesut, kağıt üzerinde Cazorla'nın bölgesi sol açıkta sahaya çıkıyordu ancak aynı İspanyol oyuncu gibi sahada istediği yerde pozisyon alma özgürlüğü kendisine verilmişti. Bu seneki maç yazılarında, Arsenal'in hücumdaki A planının 4-2-2-2 şeklini alarak kontradan gol aramak olduğundan bahsetmiştik. Her ne kadar, dün ilk yarıda %73,5 oranında topla oynamış olsa da, takımın set hücumundan pozisyon ürettiğini göremedik. Arsenal'in ilk 45 dakikada yarattığı 4 pozisyon da kontra ataklardan geldi. Arsenal, zaten boşluk bulduğunda tehlikeli hale gelen bir takımdı ve Mesut'un katılımıyla buradaki potansiyel daha da artmış oldu. 

İlk yarıdaki performans oldukça etkileyici olsa da, benim bu maçta asıl yüzümü güldüren, ikinci yarıda set hücumundan gelen Ramsey golleri oldu. Galli oyuncunun attığı ilk gol klasik bir RvP volesiydi ve Arsenal'in ceza sahasında bu tip bir bitiriciye ne kadar ihtiyacı olduğunu bizlere tekrar hatırlattı. Giroud'nun gelişimine ve attığı gollere diyecek hiç bir şeyim yok. Ancak, onun oyun stili set hücumundan gol bulmaya pek uygun değil. Arsenal kontra atağa kalktığında Giroud ya ön ya da arka direğe koşu yapıyor (Dün ve Sp*rs'e attığı goller), Arsenal set hücumundayken de Fransız kaleye sırtı dönük oynuyor (Dünkü 3. goldeki asisti). Takımın set hücumunda pivot oyununu iyi oynayan bir golcüsü olması güzel de, Giroud sırtını kaleye döndüğünde skor üretme işini yüklenecek oyuncunun kim olduğu hala bir soru işareti. Fulham maçında, bu işi Podolski yaptı; Fenerbahçe maçlarında ve dün, Ramsey bu madeni işledi. Bu işi asıl yapması gereken adam Walcott ise, Arsenal formasıyla 8. sezonunda hala set hücumunu nasıl oynaması gerektiğini öğrenebilmiş değil. Sunderland ve Fenerbahçe karşısında Ramsey, bu ekstra hücum katkısını yapabildi, çünkü her iki rakip de birbirinden kötü hücum ediyordu. Bu da genç oyuncunun defansif görevlerini fazla düşünmeden rahatlıkla macera arayabilmesi anlamına geldi. Yarın, Arsena, Dortmund'a, Chelsea'ye karşı oynarken Ramsey bu kadar rahat hücuma çıkamayacak ve o maçlarda bu görevi Walcott, Poldi ve Cazorla'nın yüklenmesi gerekecek. 

Dünkü maçı çok uzun uzun irdelemeye gerek görmüyorum çünkü her iki takım arasında dağlar kadar kalite farkı vardı. Sezon başı tahminimde Norwich'i kümeye düşürmüştüm ama Sunderland'in ilk 4 maçını izledikten sonra fikrim değişti. Sunderland'in içeride oynayacağı önümüzdeki 6 maç Liverpool, Man Utd, New Utd, Man City, Chelsea ve Sp*rs şeklinde ve Di Canio, Kasım ayında hala bu takımın başında olursa şaşırırım. 

Bunların dışında dün hakemin de maçın skoruna etki ettiğini söylemeden edemeyeceğim. Geçen sene, Thomas Vermaelen, yaptığı akıl almaz uçan müdaheleler yüzünden kendisini yedek kulübesinde bulmuştu. Bu sene de Koscielny sezonu benzer bir form grafiğiyle açtı. Teknik kadrosunda, futbolculuk kariyerini defans oyuncusu olarak tamamlamış 4 hoca bulunduran Arsenal'in stoperlerinin böyle aptalca müdaheleleri neden yaptığını anlamak zor. Koscielny, Villa maçında Agbonlahor'a verdiği penaltının aynısı dün Johnson'a hediye etti. Bana göre, dünkü müdahale penaltı değildi ancak, bu, Fransız'ın, dip çizgiye doğru inen ve top zayıf olan sağ ayağında ulan Adam Johnson'a yaptığı müdahelenin aptalca olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Wenger'in bu saçmalığa bir dur demesi gerekiyor çünkü Arsenal ilk 4 maçında rakiplerine 3 penaltı hediye etti bile. Koscielny'nin penaltısını tartışabiliriz ancak hakemin Sunderland'in buz gibi golünü iptal ettiği gerçeğini tartışamayız sanırım. Atkinson, Sagna ve Altidore'un güreş tuttuğu pozisyonda düdüğünü çok erken çaldı ve avantaj oynatmayarak Amerikalı'nın golünü yemiş oldu. 

Arsenal iyi bir futbol ile önemli 3 puan aldı ancak galibiyete ve Mesut'a mı sevineyim yoksa sakatlıklara mı üzüleyim bilemedim. Dün, Giroud, oyunu 90. dakikada dizinden sakatlanarak terketti ve eğer onun durumu ciddiyse, Wenger'i, Higuain transferini bitirmediğine pişman olacağı zorlu günler bekliyor. Umuyorum, bu hafta sakatlar konusunda bir kaç iyi haber alırız. 

3 yorum:

  1. EMRE

    Admin boş ver aslında Arsenal kaç yıl sonra maç fazlası ile de olsa lider tadını çıkar :D

    YanıtlaSil
  2. EMRE

    Kadro yaşlı değil bir rosicky var yaşlı. Seneye yapacağımız 2 transferle şampiyon oluruz. Bak şampiyonluğa oynarız demiyorum Şampiyon oluruz diyorum.

    YanıtlaSil
  3. EMRE

    O yüzden mutlu sona yaklaşırken zevkini çıkar :D Mesutun gelişi gerçekten takımı seviye atlattı ama. Sözleşme imzalasın dediğim wallcotta pişmanım açıkçası.

    YanıtlaSil