20 Ağustos 2013 Salı

Aklın Yolu 2.0


Dünkü AST'nin basın açıklamasından sonra, Villa maçından sonra bir başka Arsenal taraftar grubu olan Black Scarf Movement'ın kulübün CEO'su Ivan Gazidis'e yazdığı açık mektubu buraya aktarmak istedim. Bu blogu bir süredir takip edenler için pek yeni bir şey yok ve bütün eleştiriler yönetime doğru yöneltilip Wenger es geçilmiş, ancak, Arsenal taraftarının her kesiminin artık tepki verir hale geldiğini görmek sevindirici tabi

***
Sevgili Ivan,

Sana, Arsenal'in en büyük ve en hızlı büyüyen taraftar grubu olarak, kulübün şu anki durumu hakkındaki endişelerimizi ifade etmek için yazıyoruz. 

Haziran ayında, yani kombine yenileme döneminde, yaptığın basın toplantısında, kulübün finansal gücünden ve ileriye yönelik başarılı olma arzusundan bahseden açıklamaların basının geniş bir bölümünde yer aldı. Bir çok Arsenal taraftarı, bunu, kulübün yeni stadyumun getirdiği yükten kurtuluşu olarak algıladı. Yeni ticari anlaşmalar yapılmaya başlamıştı, kulübün banka yüklü miktar nakti vardı, Queensland Road projesinden kar elde edimişti ve Premier Lig'in yeni TV anlaşması buradan gelen geliri önemli miktarda arttırıyordu. Highbury'den yeni stada taşınıldığından beri yerinde sayan kulüp, nihayet atılım yapacak gibi görünüyordu. 

Ancak, o dönemden bugüne dek yaşananlar rezaletten başka hiç bir şey değil. 

Bir süredir, kulübün içerisinden transfer piyasasının yavaş olduğu, diğer kulüplerin de pek bir şey yapmadığı ve kaliteli oyuncu transferinin zaman aldığı gibi sesler geliyor. Bize göre bunlar çok zayıf bahaneler ve kulübün yetersizliklerini gizlemek için tasarlanmış durumdalar. 

Bu yazın tek olumlu noktası, kulübün bir çok işe yaramaz futbolcudan kurtulmuş olması oldu. Bu, doğal olarak kulübe yeni yatırımlar için yer açmış oldu. Ancak, bu oyuncuların ayrılışı ve tersi istikamette hiç bir hareketin olmayışı, futbol takımını çok kısıtlı ve çok tecrübesiz bir kadroya mahkum etmiş durumda. Geçen hafta, Şampiyonlar Ligi için UEFA'ya yollanan kadro, genç takım oyuncularıyla takviye edilmek zorunda kaldı. 

Biz, grup olarak, bir süredir, yönetim kurulunun, Arsenal'in kar amaçlı bir şirket değil, bir futbol kulübün olduğu gerçeğini tamamen gözden kaçırdığını düşünüyoruz. 

Geçen sezon sonunda yaptığımız anketin sonuçlarını görmüşsündür. Ankete katılanların %70'i, Wenger'in transfer görüşmeleri ve maaş sistemi konusunda çok fazla gücü elinde bulundurduğunu, %87'si yönetim kurulunun taraftarın görüşlerini dikkate almadığını ve %73'ü yeni stadyuma geçildiğinden beri daha değersiz hissettiği görüşünü bildirmişti. 

Bize göre, Arsenal yönetim kurulunu oluşturan bireyler, futbol takımının rekabet edebilme yetisi konusunda biraz fazla rahatlar. Onlara göre, lig dördüncülüğü yakalandığında görev tamamlanmış oluyor. Bu anlayış kabul edilemez ve aynı şekilde biten her sezonun ardından, sen de bundan memnun olmadığını belirtmene rağmen, değişen hiç bir şey yok. 

Haziran ayında yaptığın açıklamalardan sonra bir çok taraftar tekrar umutlanmıştı ancak o günden beri ne oldu? Bir kez daha, bütün yazı kararsızlıkla geçirdik ve bütün rakiplerimiz bu sürede kadrolarını güçlendirdi. Bir kez daha, sezona diğerlerini yakalamaya çalışarak giriyoruz ve transfer döneminin bitişinden önce oynanacak 5 maçta alacağımız kötü sonuçlar, önümüzdeki sezonu çok erkenden baltalayabilir. 

Şu anki durumumuz, Man Utd'a 8-2 yenilip transferin son gününde panik içerisinde takımı takviye ettiğimiz 2011'in bir karbon kopyası gibi. Arsenal'in tekrar bu durumda olması kabul edilemez ve bunun son 3 yılda 2 kere olmuş olması affedilemez. 

Arsenal yönetiminin, kulübün bir çalışanı olan teknik direktörü yönetme görevini layıkıyla yapması çok önemli. Arsene Wenger'in, hedefleri ve başarı kriterleri nelerdir? Yönetim kuruluna hesap verir mi? Yoksa kulüp kar ettiği sürece her istediğini yapabilir mi? Transferler konusundaki kararları tek başına mı alıyor? Bu konuda kendisine destek önerildi mi? Bunu kabul etti mi? Kulübün bu konulara bir açıklık getirmesi gerekiyor çünkü transferler konusunda bir şeylerin doğru gitmediği ortada. 

Haziran ayındaki basın toplantısında Arsene Wenger'i yine herşeyin merkezine koydun. Ancak, transfer döneminin sonuna kadroya ihtiyacı olan takviyelerin hiç biri yapılmadan gelinmesine rağmen, taraftarların kendisine doğru soruların sorulup sorulmadığı konusunda hiç bir fikri yok. Yönetim kurulu şu ana kadar iyi bir yaz dönemi geçirdiğimizi mi düşünüyor? Çünkü, ligin ilk maçını evimizde kaybettik, kadro şimdiden sakatlarla doldu ve tribünlerdeki gerginlik yumruklaşmaya kadar vardı. Bir yönetim kurulu üyesi olarak, bütün bunlardan rahatsız mısın?

Eğer elimizdeki kaynakları kullanıp kaliteli oyuncuları kadromuza katar ve katıldığımız turnuvaları kazanmak için oynarsak, daha iyi ticari anlaşmaları kulübe çekebilirdik ve sen de iş adamlarını tekrar stadyuma doldurmak için bu kadar uğraşmak zorunda kalmazdın. Doğal olarak, başarımız arttıkça, kulübe gelmek isteyen oyuncuların da kalitesi artardı. Yönetim kurulu bu basit gerçeği göremeyecek kadar kör mü?

Rekabet gücü olan bir takım, ligin son gününde 4.'lüğü zorla garantileyip, kupalardan da alt lig ekipleri tarafından elenen bir ekip değildir. Taraftarın bunun farkında olduğunu bilmen gerekir. Eğer Şampiyonlar Ligi'nden gelen kaynaklar kullanılmayacaksa, ligi Şampiyonlar Ligi pozisyonda bitirmek taraftarı neden sevindirsin ki?

Kulübü çok uzun süredir takip eden bireyler olarak, yıllar içerisinde bir çok kötü Arsenal takımı gördük. Kupa kazanmak bizim için herşey demek değil ve bu kulübü ona aşık olduğumuz için destekledik ve destekleyeceğiz. Ancak, Emirates'in müdavimleri stadyumu terketmeye devam ediyor. Kimse, binbir güçlükle kazandığı parayı, kendisine yalan söyleyen bir yönetim için harcamak istemiyor. Biz, futbol dünyasındaki en yüksek bilet fiyatlarını ödüyoruz ancak bize satılan bir rüyadan başka bir şey değil. Bir çok taraftar artık bu oyunun farkına varmış durumda. 

Artık yeter!

Eğer yönetim kurulu Arsenal'i tekrar başarılı bir futbol gücü yapmak istiyorsa, değişim yapmak zorunda. Arsene Wenger efektif bir şekilde yönetilmeli ve kendisine özellikle transfer konularında yardım edecek kalifiye destek sağlanmalı. 

Yok, eğer Arsenal yönetimi, sadece Arsenal markasını sömürüp para kazanmak istiyor ve takımın gerilemesine aldırmıyorsa, Emirates'teki bilet fiyatları da aynı şekilde gerilemeli. Yıllardır bu yükü taşıyan sadık Arsenal taraftarı artık bu yükten kurtarılmalı. 

Şüpheniz olmasın ki, eğer önümüzdeki bir kaç hafta içerisinde futbol takımına çok önemli takviyeler yapılmazsa, tribünlerdeki süratle artan öfkeyi dindirmek çok zor olacak. Arsenal camiasında son 30 senedir hiç bir dönemde bu kadar zehirli bir atmosfer olmadı ve Arsenal yönetimi hiç bir zaman kötü gidişhata bu kadar seyirci kalmadı. Senin de anlayabileceğin gibi, bunun böyle devam etmesi düşünülemez. 

Cevabını merakla bekliyoruz. 

Black Scarf Movement
***

1 yorum:

  1. EMRE

    İki bildirinin altına da imzamı atarım. Taraftarın bu bildirileri yayınladığını gördükçe Arsenal'in büyüklüğünü görüyorum açıkçası. Ayrıca bu iki bildiriyi de paylaştığın için teşekkürler admin. Sen paylaşmasan ben (abartmıyorum ciddiyim) bu bildirileri ancak bir kaç yıl sonra filan bulurdum muhtemelen.

    YanıtlaSil