17 Ağustos 2013 Cumartesi

Action!!

Premier Lig 2013 sezonu 4 saat sonra başlıyor ve bir Arsenal taraftarı olarak çok heyecanlanamasam da, tarafsız bir futbol seyircisi olarak pek bir mesudum. 

Bu sene çok ilginç bir sezon olmaya aday. Ben ve benim yaşımdakiler, hayatlarında ilk kez Alex Ferguson'un olmadığı bir Premier Lig izleyecekler ve onun ayrılışından sonra Man Utd'ın nasıl performans vereceği bu sezonun en büyük soru işareti. Moyes, Premier Lig'i iyi tanıyan bir hoca ancak Everton ile ilk 6'ya oynamak ile Man Utd ile lig ve Avrupa şampiyonluğuna oynamak arasında zorluk derecesi açısından bir hayli fark var. Moyes'in şansı, elinde geçen sene ligi çok rahat kazanmış bir takım olması ve Fergie'nin hala kulüp yönetiminde söz sahibi oluşu. David Moyes'in, kadro ve sistem olarak devrim yapmasına gerek yok. Ligi tekrar kazanmak istiyorsa, ilk yapması gereken Fergie'nin mükemmel bir şekilde yaptığı "man management" olayı olacak. Eğer Moyes, kadro ahengini ve yıldız oyuncularının motivasyonunu üst seviyelerde tutabilirse, ilk sezonunda başarılı olabilir. Kadro ahengi deyince, ilk gözümüze çarpan sorun, United'ın bütün transfer döneminin tepesine bir kara bulut gibi çöken Rooney meselesi olmakta. Wayne Rooney, bundan 2 sene önce ilk kez yaptığı "Gitmek istiyorum" tribini, Fergie kapıdan çıkar çıkmaz tekrar sahneye koydu ve ligin başladığı bugün bile bu oyuncunun geleceği kesinleşmiş değil. Chelsea, kendisi için 2 kez, Manu'nun kapısını çaldı ancak United, Rooney'i şampiyonluk yarışındaki en önemli rakibine satmak istemiyor. Rooney'e, İngiltere dışından da bir teklif gelmediği için bu mesele biraz kördüğüm halini almış durumda. Dün, İngiliz basınında Arsenal'in tekrar Rooney ile ilgilendiği haberleri yazıldı. Ancak, haftalık maaşı, Arsenal'in en çok kazanan oyuncusunun 2 katından fazla olan bir oyuncuyu Wenger gerçekten ister mi bilmiyorum. Rooney meselesi dışında, United'ın hala çözemediği bir orta saha problemi de var. Moyes'in bu bölge için ilk adayı Fabregas idi ancak Cesc, Barça'yı bırakmayacağını açıkladı. United'ın Modric ve Fellaini isimleri üzerinde çalıştığı yazılıyor. Bu sene transferde bayağı bir sessiz kalan Manu, muhtemelen transferi orta sahaya takviye yapmadan kapatmayacaktır. 

Manchester'in mavi yakası da, aynı kırmızı yakada olduğu gibi hoca değişimiyle giriyor sezona. City'nin Pellegrini tercihinin ardında, Şilili hocanın yıldız oyuncuların egolarını yönetebilecek kişiliğe sahip olması yatıyordu. Balotelli ve Tevez gibi kımıl zararlılarından kurtulan takım, Pellegrini gibi daha rehabilite bir hoca ile çalışıp, geçen sene tamamen kaybettiği kadro ahengini tekrar kazanmaya çalışacak. Ben, Pellegrini'nin çok iyi bir hoca olduğunu düşünsem de, Premier Lig'in tepesine oynayabilecek tecrübeye sahip olup olmadığına emin değilim. İspanya'da, Malaga ve Villareal ile kısıtlı kaynaklarla çok iyi çıkaran Şilili, Real Madrid'in galacticos vizyonuna adapte olmakta zorlandı. Benzer bir yıldız oyuncu transferlerine dayalı kulüp olan City'de de, aynı sorunları yaşar mı bunu zaman gösterecek. Kulüp, zaten kalabalık olan kadrosunu Navas, Jovetic, Fernandinho ve Negredo ile takviye etti ve bütün bu oyuncuların Premier Lig'e nasıl adapte olacakları büyük bir soru işareti. Ben, hem bu adaptasyon konusu hem de geçen hafta Arsenal karşısında izlediğim City'i hiç beğenmemin etkisiyle, Manchester'ın mavi yakasının zor bir sezon geçireceğini düşünüyorum. 

Ligin tepesindeki bir başka hoca değişikliği de Chelsea cephesinde yaşandı ve The Special One tekrar Premier Lig'e teşrif etti. Mourinho, Benitez'den devraldığı kadroyu büyük ölçüde koruyup, şu ana kadar sadece Andre Schurrle takviyesini yaptı. Torres'den bütün camia umudu kestiğinden dolayı, Chelsea'nin transfer kapanmadan önce bir forvet daha alması ihtimali olduğunu söyleyebiliriz. Eğer forvet transferi gelmezse, bu, Mourinho'nun gözünde Lukaku'nun ilk 11'i zorlayabilecek kapasiteye geldiğinin bir habercisi olacak. Forvet mevkii dışında, Chelsea'nin kadro açısından çok sıkıntı yaşayacağını söyleyemeyiz. Rakiplerin değişim içerisinde olduğu bu sezonda, Mourinho gibi Premier Lig'i kazanmayı bilen bir hocayla çalışacak olan Chelsea, bana göre şampiyonluğun en güçlü adayı. Tabi ki, bu tahmini, Mourinho'nun daha ilk sezondan Abramoviç ile olan ilişkisini yıkıp dökmeye başlamayacağı varsayımıyla yapıyorum. 

Sp*rs cephesinde herkes Gareth Bale'in gözünün içine bakıyor ve Tottenham'ın sezonunun nasıl geçeceği, çok büyük ölçüde Bale'in performansına bağlı olacak. Şu an, Bale'in aklı Real tarafından çok fena karıştırılmış gibi gözüküyor ve Perez gerçekten kendisi için 100 milyon euro gibi bir teklif yaptı ve Levy bunu reddettiyse, Bale'in motivasyonunu tekrar toplaması zor olabilir. AvB, geçen sene iyi bir sezon geçirmiş gibi dursa da, Tottenham'ın aldığı 72 puanın 20 kadarı, Bale'in çok kötü giden maçları tek başına çevirmesi sayesinde geldi. Sp*rs, eğer kendisini kaybederse, transferin bitimine 2 hafta kala skora bu kadar direkt etki edebilecek bir oyuncuyu nereden bulur bilmiyorum. Daniel Levy, Bale meselesi, 2 ucu çoklu bir değnek halini almış durumda ve bu konuda alacağı karar kulübün önümüzdeki 5 yılının kaderini çizecek. 

Bale meselesine benzer bir dramayı Liverpool, Suarez ile yaşıyor. Geçen sene takımın hücum yükünü tek başına üstlenen Suarez, kulüpten ayrılmak istiyor. Liverpool'un Suarez'i satmaya yanaşmıyor olması gayet anlaşılabilir çünkü onun olmadığı bir Liverpool takımı fazlasıyla sıradan bir görüntü çiziyor. Rodgers, geçen seneyi "geçiş dönemi" kredisiyle stressiz geçirdi ancak bu sezon taraftarın ve yönetimin beklentisi biraz daha yüksek olacaktır. Liverpool'un tekrar ilk dördü zorlama zamanı geldi geçiyor ancak kulübün yaptığı transferlerin bu hedefe uygun olup olmadığından emin değilim. Kenny döneminde çarçur edilen £100m hala kulübün belini bükmekte ve John Henry, elini tekrar cebine atmak yerine, Rodgers'ın Swansea'de yaptığı gibi daha ucuz oyunculardan yahni yapmasını bekliyor. Bu istek ne kadar gerçekçi ve Rodgers'ın eldeki malzemeyi ilk 4'e sokacak kapasitesi var mı, tam emin değilim. Liverpool için bu sezonun gerçekçi hedefi 70 puan civarına gelmek olacak sanırım. 

Çok sansasyonel bir transfer dönemi geçirmedik ancak ligin tepesindeki hoca değişiklikleri önümüzdeki sezon, öngörmesi zor ve heyecanlı bir mücadeleye sahip olacak gibi gözüküyor. Tahmin yapmayı pek sevmiyorum ancak lig öncesi adettendir. 

1- Chelsea
2- Manchester United
3- Manchester City
4- Arsenal
5- Tottenham
6- Liverpool
7- Everton
-
18- Norwich City
19- Hull City
20- Crystal Palace

2 yorum:

  1. 4. sıraya koymuşsun Arsenal'i; bugünkü maçı izledikten sonra artık sakinleştiğime inanarak yazıyorum, bence Spuds'ı ya da Liverpool'u geçmemiz çok zor, kadrolarını korurlarsa Everton ve Swensea'yı da geçemeyiz ki bizde adı sanı duyulmamış, beş para etmez bir kaç takviyeden sonra ve tabiki Fenerbahçe'ye elendikten sonra tarihimizin en kötü sezonunu geçirip en iyi ihtimalle 8. oluruz!

    Galatasaraylılar tek çare Drogba diyorlar belki bizde tek çare Usmanov'u denemeliyiz.

    YanıtlaSil
  2. İyi oyuncu bulamıyorum diyor ya wenger tam dayaklık hem de ıslak odunla... Tamam hakem biçti ama defansif orta saha yoksa bir takımda sonuç bu olur işte.

    YanıtlaSil