24 Mayıs 2013 Cuma

Sezona Bakış: Defans


Genelde Arsenal'in en problemli bölgesi olan defansta, bu sene nispeten istikrarlı bir sezon izledik. Arsenal'in yediği gol seviyesi, son 5 yılın en düşük noktası olan 37'e geriledi ki, bu geçen seneyle kıyaslandığında %25'lik bir azalmaya tekabül ediyor. Bu gelişmenin temel sebepleri Steve Bould, istikrarlı geri dörtlü seçimi ve takımın bu sene daha temkinli oynaması olarak gösterilebilir. Özellikle duran topların savunulmasında bu sezon  büyük gelişme kaydedildi ki, bunda Bould'un katkısı çok büyüktü. Arsenal, maç başına kazanılan hava topu mücadelesi istatistiğinde, ligin tepesindeki beşlinin en iyisiydi. Takımın, kurtulamadığı tek alışkanlığı ise bireysel hatalardan yenilen gollerdi. Bu yolla yediği 14 gol, Arsenal'i, bu kategoride Wigan'ın ardından 2. sıraya yerleştiriyordu.

Bireysel olarak bakmak gerekirse,

Arsenal defansının bu sezonki en iyi oyuncusu şüphesiz Per Mertesacker idi. İlk alındığında, Vermaelen ve Koscielny ikilisinin ardında yedek beklemesi beklenen BFG (Big F*cking German), bu sezon gösterdiği performansla formayı kapmakla kalmadı, bana göre Wenger'in vazgeçilmezlerinden biri haline geldi. BFG, yıllardır panik halinde savunma yapmaya alışmış Arsenal geri dörtlüsüne belli bir sakinlik getirdi. Mertesacker, belki dünyanın en süratli stoperi değil ancak iyi pozisyon alışı ve yüksek konsantrasyon seviyesiyle bu açığını kapatmasını biliyor. Takımın sezon sonu attığı deparda, Koscielny ile yakaladığı uyumun katkısı çok büyüktü. 33 maçta 2938 dakika sahada kalarak, takımın en çok forma giyen defans oyuncusu olan BFG, bu süre içerisinde gole neden olan herhangi bir bireysel hata yapmadı ve defanstan uzaklaştırılan top sayısında takımın uzak ara lideriydi ve attığı 3 gol oldukça kritik zamanlarda geldi. Alman oyuncunun ağır olması şu an için tek eksiği gibi gözüküyor ancak Koscielny, Gibbs ve Sagna gibi süratli defans adamlarının olduğu bir takımda bunun kapatılması çok da zor değil.

Laurent Koscielny için sezon sakatlıkların da etkisiyle sıkıntı başladı. Geçen sene büyük gelişim gösteren Fransızdan, bu sezon da iyi bir performans bekleyenler tam hayal kırıklığına uğruyordu ki, sezonun ikinci yarısında Vermaelen'den formayı kapmasıyla beraber Koscielny, geçen seneki formuna geri döndü. Mertesacker ile oynadığında çok daha iyi performans veren Kozzer, ikili mücadele kazanma yüzdesinde Arsenal defansının en iyisiydi. Gelişimine devam etmesi halinde, Mertesacker ile birlikte uzun yıllar bu takıma hizmet edecek bir stoper ikilisinin parçası olabilir.

Bu sezonun Arsenal açısından en büyük hayal kırıklığı hiç kuşkusuz Thomas Vermaelen oldu. Geçen sene de form tutmakta zorlanan Vermaelen'in, bu sezon kendini bulması ve defansın liderliğini üstlenmesi bekleniyordu. Wenger'in kendisine kaptanlığı vermesi de, bu beklentinin bir eseriydi. Ancak Verminatör, sezona üstüste hatalar yaparak, rakibe saçma sapan frikikler vererek ve Wenger'e bile saç baş yoldurtacak şekilde başladı. Koscielny'nin iyileşmesinden sonra Wenger, tek bir maç (Chelsea) Mertesacker'i kenarda tutup, stoperde TV5-Kozzer ikilisi ile başladı ki, o maç sezonun defansif olarak en berbat maçlarından biri olarak kayda geçti. O günden sonra Koscielny-BFG ikilisi stopere yerleşti ve Arsenal sezonun sonunu defansif kriz olmadan oynadı. Vermaelen, gösteremediği performansla, Wenger'in kaptanlık konusunda yaptığı hatalar kervanına eklenen son isim oldu. Şimdi, kulüp ilk 11'e giremeyen bir kaptana tahammül etmek ile kaptanlığı kendisinden alıp başka bir kriz yaratmak arasında karar vermeye çalışıyor.

Arsenal'e geldiğinden beri istikrarlı olarak her sezonu en iyi defans oyuncusu olarak bitiren Bacary Sagna kendi standartlarının altına bir sezon geçirdi. Kontratının son yılına giriyor olması ve Arsenal ile anlaşmaya varamaması yüzünden kafası sezon boyunca rahat değildi ve bu oyununu da olumsuz etkiledi. Çok fazla hata yaptı ve gole neden olan bireysel hata sayısında kaptanın ardından ikinci sıradaydı. Bir türlü geliştiremediği ortaları bu sene de felaketti. İlginç olan, kendisinin vasat haliyle bile hala iyi bir sağ bek olmasıydı. Sunderland maçında stopere geçtikten sonraki oyunu, yılın en iyi defansif performanslarından birisiydi. Sagna'nın geleceği, Wenger'in bu yaz çözmesi gereken en önemli sorunu oluşturuyor. Her ne kadar ayrılmasını istemesem de, büyük ihtimalle, PSG ya da Monaco tarafından aklı çelinecek. Umarım yerine yapılacak transfer Santos kalitesinde olmaz.

Kieran Gibbs, bu sezon yine kendi klasiğini konuşturup, hem gelişimine devam etti hem de araya kritik bir dönemde geçirdiği sakatlığı sıkıştırdı. Sezon ortasındaki sakatlığı, Wenger'i Monreal'i almak zorunda bıraktı. Onun dışında pefromansıyla göz doldurdu. Oyununun hem defansif hem de ofansif yönünü geliştirdi ancak aynı Sagna gibi orta yapma konusunda sıkıntı yaşadı. Podolski ile pek anlaşabildiğini söyleyemem ancak ligin sonuna doğru sol açığa taşınan Cazorla ile olan uyumu tatmin ediciydi. Kronik sakatlıklarından kurtulabilirse, uzun süre bu kulübe hizmet edebilir.

La Liga'dan Premier Lig'e devre arası gelip ayağının tozuyla ilk 11 başlamak, Nacho Monreal için zorlu bir sınavdı. İspanyol oyuncu tecrübesini konuşturup, bu sınavı başarıyla verdi ve kritik bir dönemde Arsenal'in imdadına yetişti. Önümüzdeki sezon Gibbs ile girişeceği rekabet, hem genç takım arkadaşına hem de Arsenal'e yararlı olacak.

Carl Jenkinson, sezon başında sakat olan Sagna'nın yerini başarıyla doldurdu ve Arsenal'in bu sene en çok gelişme gösteren oyuncularından birisiydi. Sagna geri döndükten sonra tekrar kulübeye hapsoldu ve ikinci yarıda oynadığı birkaç maçta biraz düşüş gösterdi. Genç bir oyuncunun bu tip iniş çıkışlar yaşaması tabi ki normal. Henüz Sagna'nın pozisyonunu devralacak olgunlukta değil ancak önümüzdeki sezon Fransız'a ya da onun yerine alınacak sağ beke ciddi rakip olması mümkün. 

Andre Santos şaka gibiydi. RvP'nin formasını istediği devre arasında Arsenal kariyeri bitti. Bize uzak, Brezilya'ya yakın kalsın.

Johan Djourou ve Sebastian Squillaci, bu sezon yoruma değecek bir katkı yapmadılar.

Defanstan bahsederken, kaleciler için de bir pragraf açmak istiyorum.

Wenger'in anlayamadığım birçok özelliği var da, şu kaleci meselesini çözmemekteki ısrarı, benim için tam bir muamma. Arsenal, belki kaleci hatalarının damga vurduğu bir sezon geçirmedi ancak yine bütün sezonu diken üzerinde oynamak zorunda kaldı.

Rekabetsiz ortamda kendini bulan her genç oyuncu gibi, Wojciech Szczesny de gelişim göstermeyi bu sezon bıraktı ve hatta geriye gitti. Genç kaleci, çok büyük hatalar yapmadı ama Arsenal seviyesindeki bir takımın kalecisinin kurtarması gereken birçok gol yedi. Sezon ortasında, babasının Wenger'i hedef alan konuşması zaten zorlanan Szcz'nin işini pek kolaylaştırmadı. Wenger, kendinden beklenmeyen bir hareket yaparak, Szcz'yi kenara çekip formayı sakatlıktan dönen Lucas Fabianski'ye verdi. Fabianski, tekrar sakatlanmasa, belki formayı sezon sonuna kadar geri vermeyecekti. Vito Mannone, sezon içerisinde kritik bir dönemde forma şansı buldu ve çok hayati bir hata yapmadan oynamayı başardı. Mannone ve Fabianski'nin, Arsenal'de herhangi bir gelecekleri yok ancak Wenger 3-4 senedir bu gerçeği görmezden geliyor. Szczesny'nin tekrar gelişim göstermeye başlaması için rekabet edeceği birisi gerekiyor.

Gelecek sezon için ne lazım?
Eğer Sagna gidiyorsa en sağlamından bir sağ bek. Szczesny'e tecrübe kazandıracak tecrübeli bir kaleci (Julio Cesar ve Rene Adler'in adı geçiyor) ya da Szczesny ile kafa kafaya rekabet edecek genç bir kaleci (Begoviç, Krul, Mignolet). Yedek stoper olarak gelecek vaadeden genç bir isim (Mümkünse İngiliz). 

1 yorum:

  1. Monaco hazır paraları saçarken bir kıyak da bize geçse güzel olur. Gidecekse güzel bir paraya gitsin Sagna.

    YanıtlaSil