20 Mayıs 2013 Pazartesi

Bir Sezonun Ardından: Hoşgeldin Sıtma

Premier Lig'de bir sezonun daha sonuna geldik. Şimdi, her kulüp için şapkayı masaya koyup değerlendirme yapma zamanı. Arsenal için kadrosal ve taktiksel bir değerlendirmeyi önümüzdeki günlerde yaparız ama bugün biten sezona şöyle genel bir bakış atalım isterseniz.

Hepimizin bildiği üzere, £150m'un üzerindeki maaş ödemeleriyle Arsenal, Premier Lig'in en pahalı 4. kadrosunu besliyor ve buna bağlı olarak da, kulübün ligdeki minimum hedefi dördüncülük ve Şampiyonlar Lig'i bileti. Bugün geldiğimiz noktaya bakıp, hedefe ulaşıldığını ve takımın iyi bir sezon geçirdiğini söyleyebilirsiniz. Ancak büyük ihtimal, ligin bitmesine 45 dakika kala hala 4.'lüğü garantilenemediğini ve kulübün kupa orucunun 9. yılına girdiğini görmezden geliyorsunuzdur. Arsenal'in şu anki durumunun değerlendirmesi, bardağın ne tarafını görmek istediğinize göre değişebilir.

Bardağın boş tarafına bakmak isteyenler, kupa orucunun devam edişine, kulüp tarihinin en kötü başlangıçlarından birine, yapılmayan transferlere, birer birer elden kaçan yıldızlara, beş para etmez adamlara verilen astronomik kontratlara, Bradford ve Blackburn facialarına, Schalke'ye kaptırılan grup liderliğine, Diaby'nin yine 6 ay sahalardan uzak kalışına ve Gervinho'ya bakabilirler. Bütün sezon, burada bu olumsuzluklardan uzun uzun bahsettiğim için tekrar kafanızı şişirmek istemiyorum. Ancak dikkat çekmek istediğim tehlike, bu olumsuzlukların varlıklarından çok, yukarıdaki maddelerin çoğunun kronik hale gelmesiyle ilgili. Arsenal'in sezonları, endişe verici şekilde hep aynı sorunlar yüzünden baltalanıyor ve takım her geçen sezon ligin tepesinden yavaş yavaş uzaklaşıyor. Ligi her sezon liderin 15+ gerisinde bitiren Arsenal için artık "Şampiyonluk" lafının bir hedef olarak ne kadar gerçekçi olduğu tartışılır.  Finansal sonuçların, sportif başarının önünde konduğu yönetim anlayışının takımın, "winner" karakterini tamamen silip attığı ortada. Arsenal, eskiden şampiyonluk hedefi ile sezona başlar ve ilk 4'ü teselli ikramiyesi sayardı, şimdi camia ilk 4 hedefiyle başlıyor ve her geçen sezon bu hedefe biraz daha zorlanarak ulaşıyor. Son 2 sezonda, takım birbirinden berbat başlangıçlar yaptı ve ancak diğer 3 kulvardan elendikten sonra ligde istenilen performansa yaklaşabildi. Hele bu sezon, RvP'nin boşluğu doldurulmayarak büyük bir kumar oynandı ve Arsenal, ligi, kendisinden £50m daha az maaş ödeyen Tottenham'ın 1 puan önünde bitirebildi. Arsenal, son 2 sezonda lig sonunda yaptığı sprintlerle ilk 4'e kapağı atmayı başardı ve bir nevi kronik sorunlarının kulübe mali olarak zarar vermesini önledi. Ancak bu kısır döngünün kırılması ve kulübün tekrar ligin tepesini hedefler hale gelmesi gerektiği ortada.

Bu noktada, olumsuzluklarla içinizi daraltmayı bırakıp, biraz da bardağın dolu tarafından bahsetmek istiyorum.

Arsenal için ilk olumlu haber, kulübün mali durumunun önümüzdeki 2 yıl içerisinde çok daha iyiye gidecek olması. Gelir bakımından yıllardır Arsenal'in belini büken ticari kontratların yenilenme zamanı geldi ve Arsenal, Emirates'ten aldığı parayı önümüzdeki sezondan itibaren 3'e katlıyor. Forma üreticisi için Puma ile İngiltere rekoru bir ücrete anlaşılmış durumda ve 2014'ten itibaren o anlaşma da devreye giriyor. Premier Lig TV gelirlerinde %70'lik bir artış olacak ve Arsenal, nihayet, Asya ve Afrika gibi yeni pazarlarda kendini göstermeye başladı.

Gelir artışına ek olarak, son 5 yılda yapılan hatalı transferler yüzünden şişen maaş ödemelerinde de bir takım gelişmeler bekleyebiliriz. Arshavin, Squillaci ve Fabianski'nin kontratı bu ay sonunda bitiyor ve Chamakh, Bendtner ve Denilson da son senelerine giriyorlar. (Diaby, Santos ve Park'ın 2'şer yılları daha var) Kulüp, bu sene transferde çok bariz bir hata yapmadı ve gelen 4 oyuncudan da uzun dönemde faydalanabilecek.

Son yayınlanan mali tablolar, Arsenal'in bankadaki nakitinin £120m civarında olduğunu gösteriyordu. Bu, meblanın £50m kadarının çalışma sermayesi olduğunu kabul etsek bile, Arsenal'in hiç borç almadan ve hiçbir gelirini ipotek etmeden harcayabileceği £70m'luk bir transfer bütçesi olduğunu görüyoruz. Öyle ki, bu rakama, yukarıda bahsettiğim gelir artışları henüz dahil olmadı. Yani Wenger, bu yaz, gidip rahatlıkla £100m harcayabilir. Zaten Arsenal yönetimi de son 2 yılda sürekli "Paramız var" diyip durdu. Arsenal'in bankada yatan potansiyeli, artık kulübe yatırım olarak değerlendirmesinin vakti geldi de geçiyor bile.

Arsenal, bu yaz, nihayet iç transferde huzurlu bir dönem geçirecek. Elde ne var ne yok son 3 senede satıldığı için, bu yaz "Arsenal'den ayrılmak istiyorum" dramasını oynayacak kimse kalmadı. Wenger'in, üzerinde karar vermesi gereken tek oyuncu önümüzdeki sezon kontratı biten Bacary Sagna. 2 sene önce Nasri ve Cesc, geçen sene de RvP ve Song'un ayrılıklarıyla, kemik kadrosunda önemli değişikliklere giderek sezon açmak zorunda kalan Wenger, önümüzdeki sezona büyük ihtimal benzer bir iskelet ile girecek ki, umuyorum, bu istikrar son 2 senedeki berbat başlangıçların ilacı olacak.

Önümüzdeki sezonun bir başka özelliği de, ligi Arsenal'in tepesinde bitiren 3 takımın da yeni hocayla sezona girecek olması. Moyes, Pellegrini ve Mourinho üçlüsünün adaptasyon dönemleri, Premier Lig'in en uzun süredir görevde olan teknik adamı Wenger için bir fırsata dönüşmeli ve Arsenal bundan faydalanmalı. Bana göre Ferguson'un ayrılışı, United'ın 20 yıl süren dominasyonun da sonunu temsil etmekte ve doğru yönetildiği takdirde, Arsenal'in 10 sene önceki etkinliğini tekrar bulması çok da hayal ürünü olmaz.

Sonuç olarak, Arsenal'in son 3-4 yılda yaptığı teknik ve idari yönetim yanlışlarının sonuçlarını gördüğü 2 sezonu geride bıraktığımızı ve önümüzdeki sezondan itibaren kulübün aynı hataları yapmayarak yükselişe geçmesinin mümkün olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada, çözülmesi gereken en önemli sorun, Wenger'in önümüzdeki sezon bitecek olan kontratının ne olacağı meselesi. Bana göre, Arsenal yönetimi, 2014'ten sonra Wenger ile devam edip etmeyeceğine bu yaz karar vermek zorunda. Çünkü, sözleşmesinin bitmesine 1 yıldan az bir süre kalmış bir hocanın eline £100m'luk transfer bütçesi vermek tamamen abesle iştigal olacak. Arsenal yönetimi ya Wenger'in kontratını bu yaz uzatmalı ya da kendisiyle yollarını bir an önce ayırıp yeniden yapılanmanın düğmesine basmalı. Şu an gidilen "ne şiş yansın ne kebap" yolu, ne kulüp, ne de Wenger açısından pek hayırlı olmayacak.

Gazidis ve Kroenke, Wenger'in büyük hayranları olduğundan dolayı, Arsenal yönetiminin Wenger'i istememesi gibi bir ihtimal yok. Bana göre, kontrat meselesini askıda bırakan taraf Wenger. Kendisinin, ailevi sebeplerden dolayı Fransa'ya geri dönmek istediği çoktandır yazılıp çiziliyor. Wenger'in sezon içerisinde kendi kontratının uzatılıp uzatılmayacağı ile ilgili sorulara agresif cevaplar verdiğini düşünürseniz, ortada bir bit yeniği olduğunu anlıyorsunuz. Eğer Wenger, 2014'ten sonra Arsenal'in başında kalmayı düşünmüyorsa, bana göre hemen istifasını vermeli. Son 8 yılın tekrarı olarak geçecek bir başka vasat yıla kimsenin tahammülü kalmadı. Hazır PSG de hoca arıyorken, bana göre Le Prof bırakmalı. Bunu Wenger'i istifaya davet olarak algılamayın. Benim istediğim, bu konunun öyle ya da böyle bir çözüme kavuşması. Çünkü, yukarıda saydığım sebepler yüzünden, önümüzdeki sezondan itibaren Arsenal'in tekrar çıkışa geçebileceğine gönülden inanıyorum ve kulübün böyle kritik bir sezona kontratı biten hoca belirsizliğiyle girmesini istemiyorum.

Sezonun olumsuz değerlendirmesini bütün sene burada okudunuz; olumluları da yukarıda özetlemeye çalıştım. Benim isteğim, Wenger belirsizliğinin çözülüp transfere ayrılan bütün naktin yatırıma dönüştürülmesi ve eski büyük oynayan Arsenal'in yavaştan diriltilmesi. Ancak ben Arsenal yönetimini biraz tanıyorsam, bu yaz, geçen yaza benzer bir transfer dönemi geçirilip Wenger'in de kontratının son yılına girmesine göz yumulacak. Wenger, değeri £10-20m arası değişen 2-3 oyuncu alarak ve önümüzdeki sezon yine ilk 4 hedefiyle sahada olacak. Bundan daha ötesine gidilme umudu olup olmadığını sizin değerlendirmenize bırakıyorum. 

4 yorum:

  1. Son paragrafta yazdığın şeyi ben söylemeyi düşünüyordum yazıyı okurken. Sonra senin yazdığını gördüm. Kesinlikle öyle olacak. Wenger gitmez, kontrat da uzatılmaz. Boşu boşuna geçirilen bir sezon daha olur bizim için.

    YanıtlaSil
  2. EMRE

    Wenger taktiksel olarak o kadar akıllı değildir biraz cimridir ama bu kulübün geleceğini düşünen bir insan. Ben gidecek olsa da kalacak olsa da wengere 100 milyon bütçenin sonuna kadar verilmesi taraftarıyım. Onun son sezonu olsa bile yapacağı transferler nasıl diyim mesela fergusonun rvp yi alması gibi olmayacaktır. Yine mümkün olduğunca genç oyuncuları alacaktır. Ya da villa transferi gibi yaşlı transfer yapacaksa zaten makul bir ücret ödeyecektir. Alacağı genç oyuncuları da yeni gelen hoca kullanacak, kullanabilecektir.

    YanıtlaSil
  3. boşa geçen sezonlardan usandık. benim korkum bu seneki transfer bütçesinin 2011 yazında olduğu gibi saçma sapan adamlara harcanmasıve önümüzdeki sezonlar için elimizin daralması. klupteki akıl tutulmasına anlam vermek mümkün değil sen dünyanın en değerli 4.klubusun ,ingilteredeki 4.lüğü başarı olarak görüyorsun.yemişim sizin CL biletinizi. keşke şu beş para etmez yönetimden de teknik direktörlük yetilerini kaybeden wenger den de bir an önce kurtulsak. Wenger için böyle şeyler yazmak beni üzsede yarın görevi bıraktığını açıklasa bayram ederim

    YanıtlaSil
  4. moyes un başarısız olma ihtimalini çok yüksek görmüyorum. belki fergi donemindeki dominasyonları göremeyiz ama united yine şampiyonluğun 1. numaralı adayı olur. 10 yıldır evertonla 4-5-1 in kitabını yazan adam 20 kusur yıldır 4-4-2 ve varyasyonlarını oynayan takımda neler yapacak onu da merak ediyorum. Keşke moyes bize gelseydi.adam sempatik,başarılı,tutumlu hem de baya tutumlu(tamam burası bizim için dezavantaj :)) ve saygın bir teknik direktör.

    YanıtlaSil