4 Mart 2013 Pazartesi

Dördüncülük Kupası'na da Elveda


Sp*rs 2 - 1 Arsenal
Farklı bir sonuç çıkmasını bekleyen var mıydı? Sanırım en iyimser Gooner bile dünkü maçtan berabere ayrılmaya razıydı. Ancak, takımın artık bunu yapacak hali bile yok. Arsenal için bundan daha acı bir şey var mıdır bilmiyorum.

Arsenal taraftarı arasında kulübün gidişhatından memnun olan hiç kimse kalmadı ancak, hala hatırı sayılır bir kitle, sürekli geri gidişten Wenger'i değil, yönetimi sorumlu tutuyor. Futbolla ilgili tüm kararları alan adamı, futbol takımının başarısızlığından sorumlu olmadığını düşünmek nasıl bir aymazlıktır bilmiyorum, ama, dünkü maç Wenger'i taktiksel anlamda ne kadar bitik bir hoca olduğunun çok net bir göstergesiydi.

Mesela forvet konusuyla girelim olaya. Şimdi, sezon başından beri Wenger'in forvette kullandığı 2 adam var. Walcott ve Giroud. (Bu arada Podolski bu bölgede neden denenmiyor onu anlayan beri gelsin). Eldeki 2 forvetten birisi, fizik gücü kuvvetli, kaleye sırtı dönük oyunu iyi oynayan ancak yüzü kaleye dönükken ağır kalan ve son vuruşları bir türlü istenilen seviyeye ulaşamayan Giroud. Diğeri ise, rakibin defansının arkasına yaptığı koşularla etkili olan, süratli ancak derinde pozisyon alan savunmalara karşı pek de etkili olamayan Walcott. Önünüzde, kendi sahanızda Bayern ve deplasmanda Tottenham maçları olsa, bu forvetlerden hangisini, hangi maçta tercih ederdiniz?

Deplasmana gelen, kontra atak futbolunu çok iyi oynayan ve savunmasını geride kuracağı belli olan Bayern'e karşı, fiziği ve sırtı dönük oyunuyla etkili olabilecek Giroud'yu ve kendi sahasında üzerinize geleceği belli olan Tottenham'a karşı da, rakip defansın arkasına sarkacak bir Walcott'u tercih etmez misiniz? Mantık bunu gerektirmez mi? Walcott'un, yerleşmiş Bayern savunmasının arkasına koşu yapmasını ummak ve Giroud'nun, savunmasını orta sahaya yakın kuran Tottenham karşısında pivot oyunuyla etkili olacağını zannetmek, gaflet değildir de nedir? Bu kadar bariz bir tercihi doğru kullanamayan hocaya, Premier Lig'in en yüksek maaşını ödemek nasıl bir aymazlıktır peki? Dünkü maçın başında, Cazorla'nın Giroud'ya attığı mükemmel derin topa bakın mesela. Giroud, o kadar ağır kaldı ki, 2 metre geriden kopup gelen Verthogen araya girerek golü önledi. O pozisyonda Walcott olsaydı, sonuç ne olurdu acaba?

Hücumdan daha derinlemesine bahsetmek isterdim ancak Arsenal'in asıl derdi maalesef o değil. Bu takımın, son 6 senedir en büyük problemi, savunma yapamayışı. Wenger, bu konuyu çözmeyi geçtim, henüz bir ilerleme bile kaydedebilmiş değil. Buyrun Chelsea maçına bakın, saçma sapan yenilen 2 gol. Man Utd maçı, rakibe hediye edilen gol. Arsenal'in son 6 senede yediği saçma sapan golleri buraya yazmaya kalksam; yemin ediyorum internet biter.

Sp*rs'ün ilk golü öncesi
Sp*rs aynı golü bir daha atıyor

Dünkü maçta yenilen gollere bakın. White Hart Lane'de oynuyorsunuz, rakipte Lennon ve Bale gibi ligin en süratli 2 adamı var ve top rakibin ayağındayken, defansınız kaleye 30 metre uzaklıkta pozisyon almış durumda. Eğer adınız Barcelona ise ve orta sahada yaptığının presle rakibin kafasını kaldırmasına izin vermiyorsanız; bunda hiç bir sakınca yok. Ancak, orta sahasında "defansif" adam bulunmayan ve savunma disiplininden nasibini almayan bir Arsenal iseniz, yaptığınız intihar girişiminden başka bir şey değil. İlk pozisyonda Sigurdsson, ikincide de Parker, topla beraber Arsenal kalesine yaklaşıyor ve onlara basan hiç kimse yok piyasada. En yakın Arsenal oyuncusu 5 metre mesafede. Sezon başından beri, biz boşuna "Bir DM alın!" diye kendimizi yırtmıyoruz. Arsenal orta sahası bu kadar intihar eğilimli pozisyon almışken, üzerlerine bindiren Lennon ve Bale'i durduramayan stoperlere mi kızayım şimdi ben? Yoksa, elindeki tek DM'i kontratı devam ederken satan, onun yerini doldurmayan ve bu kadar fahiş bir savunmayı her hafta sahaya süren Wenger'e mi kızayım? Yoksa, tribündeki Gazidis'te mi arayayım suçu?

Artık, uzun uzun irdeleyesim de yok. Yapılan bütün transfer yanlışlarına rağmen, sahadaki oyuncu grubu bu kadar aciz futbol oynayacak kadar kötü değil (Ramsey hariç). Arsenal'in sorunu oyuncular değil; Wenger. Çok basit taktiksel tercihleri doğru kullanamayan, aynı hataları yapmaktan bıkmayan, öngörülebilir ve eskimiş kafasını değiştirmeye yanaşmayan, oyuncularını adam gibi motive edemeyen ve sahadaki rezaletin sorumluluğunu üzerine almayan Wenger bu takımın başında olduğu sürece, Arsenal'in gerilemesi devam edecek. Bunu 8 senedir anlamayan kaldıysa, bu sezon artık anlamıştır sanırım. Umuyorum, Arsenal'in yönetimindeki 5 para etmez adamlar da bir an önce akıllanır. Kulüp, bütün yıldızlarını satıp, ligin orta sıralarına doğru yelken açmadan önce akıllarını başlarına alsalardı; herkes için daha hayırlı olurdu. Ama, zararın neresinden dönülse kardır. Arsenal, bir an önce Wenger yükünü üzerinden atıp yeni hocasının kim olacağına karar vermelidir. Bunun ertelendiği her gün, kulübe tamiri çok zor olan zararlar verecektir. 

2 yorum:

  1. "rakipte Lennon ve Bale gibi ligin en süratli 2 adamı var" demişsiniz, karşı gelmek için değil sadece bilgim olmadığı için soruyorum; Agbonlahor ve Walcott değil miydi bu ikili?

    YanıtlaSil
  2. walla yukaridaki "istatistiksel" bir veriden daha cok, bu adamlarin cok suratli olduguna vurguda bulunmak icin yazilmi$ti.

    bir kac sene once Castrol yaptiydi boyle bir calismayi ve Walcott en hizliydi. Agbonlahor bu aralar eski formunun cok cok uzaginda.

    kimin en hizli oldugu pek de onemli degil zaten. Yazida vurgulanmak istenen bu adamlarin hizina alinmayan onlem..

    YanıtlaSil