3 Mart 2013 Pazar

Araplar Kuzey Londra Yolunda (Mı?)

Arsenal taraftarının nefeslerini tutup Kuzey Londra derbisini beklediği bu Pazar gününde, Daily Telegraph, pek de beklenmedik bir "özel haber" yayınladı. Buna göre, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli şirketlerden oluşan bir konsorsiyum, yakın zamanda, Stan Kronke'ye reddedemeyeceği bir teklifle gelmeye hazırlanıyor. Şu an için konuşulan rakam, hisse başına £20000 civarında ki, bu da kulübün 62 bin hissesinin 41500'ünü elinde tutan Kroenke'ye £830m teklif edileceği anlamına geliyor. Amerikalının, şu ana kadar elindeki hisselere £430m harcadığını düşünürseniz, Kroenke'nin £400m nakit karı elinin tersiyle itmesinin zor olduğunu tahmin etmeniz zor değil. Arsenal'in kontrolünü ele geçirmeyi çok istediğini her fırsatta belirten Usmanov bile, böyle bir teklife hayır diyebilir mi, bilmiyorum. 

Telegraph'ın haberine göre Araplar, kulübün bütün borçlarını da (£250m) kontrolü ele geçirir geçirmez ödemeyi düşünüyorlar ki, bu da toplam yatırımı 1,5 milyar pound seviyesine çekiyor. Bu, Şeyh Mansur'un Man City'i satın alırken ödediği paranın neredeyse 2 katına tekabül ediyor. 

Telegraph, bu boyutta bir haberi, hiçbir temeli olmadan "özel haber" olarak servis edecek kadar kendini bilmez bir gazete değil. O yüzden, kesin olmasa da, böyle bir teklifin yakın gelecekte gerçekleşmesi çok da şaşırtıcı olmaz. Arsenal, geleneği, sadık taraftarı, bulunduğu yer, stadyumu, finansal gücü ve global markasıyla, dünyanın en cazip ve en değerli futbol kulüplerinden birisi. Eğer, Arabın milyarlarını, City gibi vasat bir kulüp bile çekebiliyorsa, Arsenal'in böyle bir teklifin hedefinde olması gayet normal. Nitekim, Finansal olarak zaten sağlam durumda olan ve Avrupa'nın en büyük kulüplerinden sportif olarak çok da uzakta olmayan Arsenal'i, en tepeye çıkarmak için, trilyonlar harcamaya gerek yok. 

Konsorsiyumun kimliği henüz açıklanmış değil ancak haberin Sp*rs maçından hemen önce patlaması manidar. Bu akşam alınacak kötü bir sonucun, zaten gergin olan Arsenal taraftarını iyiden iyiye çileden çıkaracağının herkes farkında ve senelerdir geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan camianın, kulübün Arap sermayesinin kontrolü altına girmesini çok hoş karşılamayacağını tahmin etmek güç değil. Belli ki, konsorsiyum, taraftarın negatif enerjisini, kendi tekliflerine destek olarak kullanmak istiyor. Zaten haberin içeriğinde de, kulübün gerilemesi ve 8 yıllık kupa hasretinden kabul edilemez olarak bahsediliyor ve taraftarın ağzına "Borçlar ödenecek, transfer yapılacak, bilet fiyatları ucuzlayacak" balları çalınıyor. Konsorsiyumun dikkat çeken bir başka açıklaması da, bu teklifin "şu anki şartlar içerisinde" geçerli olduğu ve kulübün gerilemeye devam etmesi halinde, bu kadar yüksek bir teklifin sunulmayacağı cümlesi. Yani, Araplar, Kroenke'ye "Ya şimdi kabul et ya da işler kötüye giderse bu teklifi rüyanda görürsün" diyorlar ve bana göre Amerikalının elini kolunu bağlıyorlar. 

Böyle bir teklifin gerçekleşmesi, bendenizi karmaşık duygulara sürükleyecek. Bir yandan kulübün ne kadar kötü yönetildiğinin farkında olan birisi olarak, Arsenal yönetim kademelerinde bir devrimin gerçekleşmesini çok istiyorum. Ancak bir yandan da, "sugar daddy" kontrolüne girmeyi içime sindiremiyorum. Arsenal, City gibi, Chelsea gibi vasat bir kulüp değil ki, başarılı olmak için böyle bir yatırıma ihtiyaç duysun. Doğru kişiler işin başında olduğu zaman, kulübün neler yapabildiğini yakın geçmişte gördük. Bu kulübün, milyarlarca pound yatırıma değil, işini bilen bir yönetime ihtiyacı var. Ancak Kroenke denilen vizyonsuz herif, bu kulübün yönetimini elinde tuttuğu sürece, Arsenal hep "Pazarlamacılar" tarafından yönetilecek ve hak ettiği yere hiçbir zaman ulaşamayacak. İki ucu aromalı değnek anlayacağınız. Hangi ucun daha cazip olduğuna henüz karar vermiş değilim. Bu konuda daha uzun bir değerlendirmeyi, bu teklif kesinleşirse yaparız. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder