10 Şubat 2013 Pazar

Pazar Notları



Sunderland 0 - 1 Arsenal

Son 5-6 maçtır, Arsenal'i, ilk yarıları kötü oynadığı için eleştiriyorduk. Nihayet, takımın maçın başından itibaren iyi oynadığı bir maça denk geldik derken, Arsenal, bu sefer de ikinci yarıya çok kötü başladı ve 3 puanı korumak için ikinci yarı canını dişine takmak zorunda kaldı.

Maç öncesi, Arsenal açısından en büyük soru işareti, Vermaelen'in yokluğunda, Koscielny'nin maça yetişip yetişemeyeceğiydi. Koscielny, sabah yapılan testte hazır görünüyordu ve ilk Arsenal'in ilk açıklanan 11'indeydi ancak ısınma hareketleri sırasında tekrar sakalanınca Wenger'i defansta zor bir tercih yapmaya itti. Arsene, yedek stoperler Miquel ve Squillaci'den birini takıma monte etmek yerine, Sagna'yı stopere koyup, Jenkinson'u sağ bekte başlatarak sahaya çıktı. Sagna açısından bu tercih iyi sonuç verse de, Jenkinson, sol tarafta Rose ve Sessegnon karşısında çok zorlandı.

Maçın ilk 15 dakikasında her iki taraf da çok iyi top yapamadı ve karşılıklı top kayıpları her iki kalede de bir kaç pozisyona neden oldu. Lee Cattermole'un, 80. saniyedeki uçan tekmesi, Sunderland'ın ne tür bir oyun oynayacağının işaretini verir gibiydi. Premier Lig'in en bozuk zeminlerinden biri olan Stadium of Light, Sunderland'in sert oyunuyla birleşince ayakta kalmanın çok zor olduğu bir yer halini alıyor. Geçen sene Mertesacker, burada sezon kapatmıştı; dün de Wilshere sakatlandı. İlk 15 dakikadaki kaotik oyundan sonra, Arsenal yavaştan sazı eline aldı ve topun kontrolünü tamamen eline geçirdi. Özellikle sol açık oynayan Cazorla ile göbekten sürekli ileri bindiren Wilshere'ın kombinasyonları Sunderland savunmasına zor anlar yaşattı. Zaten gol de, böyle bir pozisyonda geldi. Arsenal ilk yarının son 20 dakikasında 3-4 tane pozisyon buldu, ancak, Mignolet'in üstüste kurtarışları skorun daha farklı olmasını engelledi. Özellikle, 45+1'de, Ramsey'in kale sahası içerisinden kaçırdığı pozisyon saç baş yolduran cinstendi.

İkinci yarı, Arsenal açısından sürprizlerle başladı. Önce Wilshere sakatlandı; sonra da Jenkinson oyundan atıldı ve takımın gardı bir anda düştü. Martin O'Neill, Cattermole'un yerine Larsson ile başladı ve Larsson kaptanından aldığı bayrağı çok iyi taşıdı. Önce, Ramsey'in bileğine bastı; sonra gitti Arteta'nın baldırına tekmeyi oturtu. Ancak, hakem, kendisine Jenkinson'a olduğu kadar cömert değildi. Danny Rose'un Walcott'a attığı tokat ve Bramble'ın Giroud ile maç boyun güreşmesi kendisinin gözünden kaçan detaylardan yalnızca birkaçıydı. Arsenal 10 kişi kaldıktan sonra, Wenger, Miguel'i sahaya sürmek yerine, Ramsey'i sağ beke kaydırmayı tercih etti. Cazorla, orta sahaya geldi ve Giroud ileride tek başına kaldı. Oyunun kontrolü Sunderland'e geçmiş olsa da, Arsenal ikinci yarıda tehlikeli kontra ataklar üretmeyi başardı. Walcott, direkten döndü, Giroud ve Cazorla'nın müsait pozisyonlardan vurduğu ikişer şut auta gitti. Buna karşılık Martin O'Neill, Danny Graham'i oyuna sokarak, ikiz kulelere top doldurma taktiğine döndü. Arsenal, genelde çok zorlandığı yan toplara karşı, dün ikinci yarıda iyi bir sınav verdi. Bu sezon takımın en çok kafa topu alan savunmacısı olan Sagna, stoper mevkiini hiç yadırgamadı ve çok iyi bir 90 dakika oynadı. Partneri Mertesacker, istikrarlı oyununu devam ettirdi ve kalede Szczesny, ikinci yarıda çok kritik 3 kurtarışa imza attı. Fletcher'in topu eliyle alıp girdiği pozisyonda kalesini çok süratli terketti ve mutlak golü engelledi. Daha sonra aynı oyuncunun 90'a giden kafasını muhteşem çıkardı. Arsenal, 10 kişi kaldıktan sonra en sevmediği iş olan "baskı altında skoru korumak için oynamak" zorundak kaldı ve bunu başararak önemli bir 3 puan almış oldu.

Sonuç olarak, Arsenal, oyun olarak iyi bir 45 dakika ve mücadele olarak iyi bir 45 dakika oynadı. Özellikle ikinci yarı ortaya konan mücadele kayda değerdi. Eğer, Giroud ve Ramsey kale önünde biraz daha dikkatli olsa, Arsenal, bu kadar zorlanmayacaktı. Yine de, bozuk zemin, sert rakip ve şanssızlığa karşı alınan bu galibiyet, Sp*rs ile puan farkının korunması açısından çok önemliydi. Arsenal, sezonun en kritik dönemine giriyor ve haftaya Blackburn ile yapacağı kupa maçını takiben, 20 gün içerisinde Villa, Bayern x2, Sp*rs (d) ve Everton ile oynayacak. Wenger'in takımı, önümüzdeki 1 ay varını yoğunu ortaya koyup, bu sezonu kurtarmak zorunda. Bu virajı dönecek potansiyelin bu takımda olduğuna inansam da, geminin kaptanına pek güvenmediğim hepinizin malumu. 15 Mart sabahı, umuyorum burada "İstifa!, Yeter!" temalı yazılar yazıyor olmam.

2 yorum:

  1. Sp*rs derken oradaki anlam nedir? Spurs oldugunu biliyorum da manasi nedir?

    YanıtlaSil
  2. Agza alinmayacak kadar kotu bir kelime oldugundan sansurlemek gerekiyor..

    YanıtlaSil