21 Şubat 2013 Perşembe

Hücumda Defansif; Defansta Ofansif


Galatasaray 1 - 1 Schalke 04
Maçla ilgili detaylara girmeden önce söylemem gereken bir şey var. Galatasaray, TT Arena'nın zeminini daha 1 ay önce yeniden yaptırdı. Yönetim gitsin parasını geri istesin. Bu ne rezalettir böyle? Galatasaray, Avrupa'nın en iyi pas yapan oyuncularından birine bir kamyon dolusu para harcadı ama adamı 3 metre pas atmanın imkansız olduğu bir patates tarlasına çıkarıyorlar. Bu tip zemin, Avrupa'da 80'lerde filan vardı. Şu an, bütün Avrupa bunu çözmüş durumda. Galatasaray'ın da, çok şükür, bu işi iyi yapan firmaları getirecek parası var. Peki nasıl oluyor da, takım bu rezil zemine mahkum ediliyor? Bakın, benim bu konuda teknik bilgim pek yok. Eğer böyle olmasının açıklanabilir bir sebebi varsa, bir zahmet beni de aydınlatın. Ama yok, Galatasaray yönetimi, bu zemini gidip eşe dosta peşkeş çekti ve işi bilmeyen adamlardan tarafından kazıklandıysa, bir zahmet yönetimin zeminden sorumlu adamı istifasını versin. Cluj maçını havuzda oynattınız, Schalke maçını patates tarlasında; yazık ediyorsunuz hem kendi takımınıza hem de buraya gelip futbol oynamaya çalışan misafirlerinize...

Galatasaray Sneijder'ı ilk aldığında, burada, olası taktiksel değişikliklerden bahsettik. O yazıda, ben, Fatih Terim'in, kendisini sol kanatta oynatacağını zannetmediğimi söylemiştim. Ancak Terim'in 4-4-2'ye olan bağı, benim tahmin ettiğimden de güçlüymüş. Nitekim Galatasaray, Schalke karşısına, klasik 4-4-2'sini bozmayarak Sneijder'ın solda oynadığı bir formasyon ile çıktı. Hollandalı'nın bu bölgede oynadığını daha önce de birkaç kere gördük ve Terim'in bu hamlesini çok radikal olarak nitelendirmek doğru olmaz. Ancak dün sahadaki problem, Sneijder'ın nerede oynadığından daha çok, hangi mentalite ile oynadığıyla ilgiliydi. Hollandalı, sol kanada konmuştu ancak ben kendisini sol açıkta gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Sneijder, belki kendisine verilen direktif doğrultusunda, belki de yılların içgüdüsüyle sürekli göbeğe yanaşarak oynadı. Bunun sonucunda da, Galatasaray'ın solunda Farfan ve Höger tarafından değerlendirilecek bir sürü boşluk bıraktı. Onun, göbeğe yakın oynamasının meyvesini Galatasaray orta sahada iyi top yaparak toplayabilirdi ancak ilk yarıda Schalke'nin yaptığı pres, takımı tek kelimeyle dağıttı.

Bu sezon Galatasaray'ın 7. Şampiyonlar Ligi maçını izledik ve takım henüz orta sahada pas yaparak organize olmayı başarabilmiş değil. Bu, Galatasaray'ın kendi oyununu rakibe kabul ettirmesinin önüne geçen bir problem ve özellikle içerdeki maçların çok sıkıntılı geçmesine neden oluyor. Grup maçlarında, Galatarasaray'ın içeride Cluj ve Braga'yı yenemesinin sebebi de bu zaten. Dün de gördüğümüz üzere, takımın hücum planı orta sahada ani presle kapılan topları defansın arkasına kaçan Burak'a yollamak üzerine kurulu. Galatasaray'ın dünkü golü, bu taktiğin klasik bir örneğiydi. Sneijder'ın Neustadter'den kaptığı top, Drogba ve Selçuk tarafından hızla Burak'a ulaştırıldı ve o da güzel bir gole imza attı. Galatasaray, benzer bir organizasyonu Hamit'in direğe takıldığı pozisyonda da yaptı. Bu plan, şu ana kadar özellikle deplasmanlarda iyi sonuç verdi. Ancak Fatih Terim'in iç saha maçları için, topun hakimiyetine dayalı bir oyunu takıma kazandırması da şart. Çünkü dün Schalke, ilk yarıda risk alarak rakip yarı sahada pres yapınca, Galatasaray bir anda kendini deplasman takımı gibi oynar buldu ve bunun sonucunda pozisyonlara girdi. Ancak ikinci yarıya Schalke geriye yaslanarak çıkınca, Galatasaray'ın topla ne kadar etkisiz olduğu daha net ortaya çıktı.

Dün, ilk yarıda çok daha iyi oynayan taraf Schalke idi. Orta sahadaki 5 oyuncuyla çok iyi pres yapan Almanlar, Galatasaray'ın topla çıkmasına neredeyse hiç izin vermediler. Galatasaray'ın 4-4-2'sinde Drogba ve Burak, kendi yarı sahalarına adım atmadılar ve göbekte oynayan Melo ve Selçuk ile onlara yakın pozisyon almaya çalışan Sneijder, bu bölgede 45 dakika boyunca hep azınlıkta kaldılar. Fatih Terim, topla çıkamama sorununa, Sneijder veya Selçuk'u, stoperlere yanaşıp top almaya yollayarak müdahele edebilirdi ama maalesef böyle bir direktif göremedik. Bu noktada, geriden top alan bir Sneijder, aynı Inter günlerinde olduğu gibi, kendi sahasından yaptığı servisle takımı rahatlatabilirdi. Galatasaray, geriden defans oyuncularını kullanarak çıkmakta ısrar etti ve orta saha oyuncularını marke edilmiş halde gören Galatasaray stoperleri, ya iyice sağa açılmış ve gidecek pek bir yeri kalmayan Hamit'i ya da uzun oynayarak Drogba'yı bulmaya çalıştılar. Bu, Schalke'nin ekmeğine yağ sürdü ve Galatasaray'ın kaptırdığı toplar Almanların baskıyı daha da arttırmasına neden oldu.

İlginç olan, Almanların baskıyla Galatasaray'ı kendi yarı sahasına hapsettikleri bölümde golü bulamamış olmasıydı. Schalke'nin en net iki pozisyonu, Galatasaray'ın çok adamla çıktığı ender bölümlerde gelişen kontralardan geldi. Galatasaray, rakibin üzerine giderken pozisyon disiplinini tamamen kaybetmesinin faturasını, Huntelaar'ın, Riera tarafından durdurulduğu kontrada az daha ödüyordu. 5'e 3' yakalanılan o pozisyonda, Huntelaar'ın bencilliği Galatasaray'ı kurtardı ancak aynı hatayı gol pozisyonunda Farfan yapmadı ve bomboş pozisyondaki Jones'u buldu. Schalke'nin golünde topu sektiren Dany'i suçlayabilirsiniz ancak, o pozisyonda o topu karşılaması gereken bu takımın DM'i Melo'dur. Schalke gibi, çok süratli 3 adamı orta sahasında barındıran bir takım karşısında stoperleri kaleye 60 metre mesafede konuşlandırmak, taktiksel bir hatadır. Fatih Terim'in, Melo'nun maceraperest oyununa ligde göz yumması hoş karşılanabilir ancak bu tip maçlarda Galatasaray'ın çok disiplinli bir DM'e ihtiyacı var. Maalesef Melo, bu sezon ne savunmada yeterli gayreti gösteriyor, ne de aradığı maceralardan sonuç alabiliyor. Galatasaray orta sahasının işlememesinin sebeplerinden birisi, Brezilyalı'nın oyunun her iki yönünü de oynamaya çalışıp, hiçbirini adam gibi yapamayaşı bana göre. Artık takımda Sneijder ve Selçuk gibi 2 adam varken, artık Melo'yu daha geleneksel bir DM'e döndürmenin vaktidir. Galatasaray savunmasının, önlerinde rakibi karşılayacak bir DM'e çok ihtiyacı var.

İlk yarıdan uzun uzun bahsettik çünkü maç ikinci yarı 180 derece dönüp çok sıkıcı bir hal aldı. Keller, ikinci yarının son dakikasında attığı golden ve takımının kontradan yarattığı tehlikelerden memnum olmuş olsa gerek ki, Schalke ikinci yarıya oyunu kendi yarı sahasında kabul ederek başladı. Buna karşılık Terim, Sneijder'ı daha iyi değerlendirebileceği bir formasyon değişikliği yerine, Hollandalı'yı oyundan alıp sol kanada Amrabat'ı yerleştirdi. Terim, Schalke'nin göbeği çok iyi kapattığını gördüğü için, takıma genişlik kazandırmak adına bu değişikliği yaptı. Ancak Schalke'nin ikinci yarıda daha temkinli oynaması, Galatasaray'ın oyunu açma planının işlemesine mani oldu. Üzerlerinden 5 kişinin presi kalkan Selçuk ve Melo daha çok topla oynamaya başladılar ancak bu sefer de, iyice patates tarlasına dönen zemin Galatasaray'ın top yapmasına engel olmaya başladı. Galatasaray, gerek kalabalık Schalke savunmasının etkisiyle, gerekse zeminin berbatlığından dolayı, topları Drogba'ya doğru şişirmeye başladı ancak Drogba'ya ihtiyacı olan desteği vermekten acizdi. Hamit sağ çizgide, Amrabat sol çizgide ve Melo ile Selçuk ceza sahası çizgisi üzerinde oynamaya devam ettiler ve rakip yarı sahanın ortasında Drogba'yı kaderine terk ettiler. Buna rağmen, Galatasaray'ın ikinci yarıdaki tek net gol şansı, Drogba'nın kafa ile Burak'ı bulduğu bir pozisyonda geldi. Bu arada Schalke de, yine ani kontralarından birinde Draxler ile gole yaklaştı. Bana göre, ikinci yarıdaki oyun her iki teknik adam açısından da hatalıydı. Keller, ilk yarı çok iyi çalışan presi devam ettirseydi, Galatasaray'ı zor durumda bırakabilirdi. Buna karşılık Terim, Sneijder'dan yararlanarak pas yapmayı denemek yerine, top şişirme oyununa dönmeyi tercih etti.

Burayı biraz takip ediyorsanız, benim "4-4-2 olmaz 3-5-2 olması lazım" türünden, gerzek spor yazarı yorumları yapmayı hiç sevmediğimi biliyorsunuzdur. Bana göre formasyon, bir takımın oyun anlayışının sadece bir parçasıdır ve kötü diziliş diye bir şey yoktur; kötü strateji vardır. Eğer takım kötü oynuyorsa, hatayı dizilişin kendisinde aramak çok doğru değil bana göre. United deplamanına 4-4-2 çıkmak her babayiğidin harcı değildi mesela ama Terim biraz şanslı olsa oradan puanlarla dönecekti. O yüzden, "4-4-2 artık bitti" türünden bir eleştiriyi Fatih Terim'e yöneltmeyeceğim. Kendisini eleştireceğim nokta, Galatasaray'ın defansif bir takım gibi hücum edip, ofansif bir takım gibi savunma yapması konusu olacak. 

Sezon başından beri takım, topa hükmederek rakibine oyununu kabul ettirme yetisini kazanamadı ve bir türlü defansif disiplinini oturtutamadı. Galatasaray'ın hücum planı, tamamen orta sahada şok presle top kazanıp, bu topu forvetlere direk oynamaya dayanıyor. Bu plan, oyunu kendi sahasında kabul edip kontraya çıkan bir takım için ideal. Zaten, şu ana kadar, deplasman maçlarında daha iyi sonuç verdi çünkü takım deplasmana gittiğinde açık oyuncuları daha defansif pozisyon alıyorlar. Ancak İstanbul'a gelen bütün rakipler, orta sahanın göbeğini kalabalık tutarak Galatasaray'ı durdurmayı başardılar. Galatasaray'ın ne yapmak istediğine karar vermesi gerekiyor. Eğer, oyunu kendi yarı sahasında kabul edip kaptığı toplardan gelişen kontralarla hücum etmek istiyorsa, savunmayı çok disiplinli yapmak zorunda. Yani Melo, Selçuk ve hatta bir 3. orta saha oyuncusunun son derece temkinli olması gerekiyor. Yani, ben hem oyunu kendi sahamda kabul edeyim hem de sürekli pozisyonunu kaybeden bir Melo ile bir dolu ofansif görevin yüklendiği Selçuk'la orta sahayı tutayım diye bir şey yok. Eğer kontra-atak futbolu oynayacaksanız, göbekteki savunmayı sağlam kurmak zorundasınız. 

Ha, defansif oynamak istemiyor ve "Ben rakibin üzerine gitmek istiyorum" diyorsanız. O zaman Drogba'nın, Elmander'in kafasına ya da Hamit ve Amrabat'ın koşu yoluna şişirilen toplarla hücum etmeyi bırakacaksınız. Galatasaray, oyunu rakibin üzerine yıkmak istiyorsa, önce topu stoperlerinin ayağından bir "derin oyun kurucu" ile alacak ve bunu hücum bölgesine adam gibi servis edecek. Bunu yapmak için ideal sistemler 4-2-3-1 ve 4-3-3 de olsa, 4-4-2 ile de bunu yapmak mümkün. Eğer Galatasaray 4-4-2 oynayacaksa, o 2 forvetten birinin, mutlak surette orta sahanın bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Eğer Terim, kendisine örnek arıyorsa, Rooney'nin United dizilişindeki yerine bakabilir. İleride izole oynayan 2 forvetle orta sahayı domine etmek diye bir şey yok. 10 yıl önce herkes 4-4-2 oynarken vardı. Ama artık 4-2-3-1'in en yaygın sistem haline geldiği modern futbolda yok. Zaten bu bir taktik meselesi değil, bir matematik problemi. Rakibin 5 kişiyle doldurduğu orta sahayı, 2 kişiyle domine etmeniz imkansız. Galatasaray da bunu yapamıyor zaten. O zaman Terim bir tercih yapacak. Ya defans sağlam tutulup, uzun toplar ve ani ataklarla gol aranacak ya da orta saha hakimiyeti için o forvetlerden birisi orta sahaya yakın oynayacak ya da hepten feda edilecek. İkisi bir arada olmuyor, olmayacak. 

Her ne kadar eleştirel bir yazı da olsa, Galatasaray için tur kapısının kapandığını düşünmüyorum. Şu ana kadar Şampiyonlar Ligi'ndeki 3 deplasmanda da iyi performans gösteren bir takım izledik ve bunun Veltins Arena'da da tekrarlanmaması için bir neden yok. Galatasaray, deplasmana "temkinli" çıkacak ve bu, yukarıda bahsettiğim ikilemin yaşanmasını engelleyecek. Takımın defansif oyunu daha konsantre oynamasını ve dün akşamki dağınık görünün tekrarlanmaması ummak çok da hayalci olmaz. O maça da yoğun presle çıkan bir Schalke izleyeceğiz ve Galatasaray'ın aynı dün yaptığı gibi, orada da kontradan bir gol bulması tur ibresini kendi yönüne çevirmesi mümkün. Yeter ki, bir hücum takımı gibi defans yapmaya çalışmasın. Kontra atak futbolu oynamak için sahaya çıksın ve bu plana sadık kalsın. 

4 yorum:

  1. çok güzel bir yazı olmuş. fatih terim hala formasyon bulamamış. yeni transferler bu açıdan hocayı zora sokuyor bence. oynatmak zorunda hissediyor tabi. ama söylediğin gibi 4-2-3-1 şart. ayrıca fatih terim bence schalkeyi izlememiş. izlemişse de anlamamış. sabri ve hamitli sağ kanat ile sneijder ve rieiralı sol kanat kevgire döner çok net.

    YanıtlaSil
  2. Emre

    Sabri ile Hsmitli sağ kanat iyidir bence. Bu maça 4-2-3-1 le çıksaydı Galatasaray bence kazanırdı. Sneijder solda sağda ortada oynar ama onun esas mevkisi forvet arkası 4-4-2 ye bağlı kalırsa Schalke bence eler Galatasaray'ı. Güzel bir yazı olmuş admin ama bir konuya da değinmeni beklerdim. Burak son vuruşları iyi bir forvet olabilir ama çok ofsaytta kalıyor. Ben geçen sene de aynı problemi gördüm Terim'in buna da müdahale etmesi lazım. Galatasaray'ın bu maçta net 1 golünü engelledi ofsaytta kalarak.

    YanıtlaSil
  3. Bence en önemli sorun yerlesim. Gecen sene eldeki kadroya cuk oturan yerlesim biraz da denk gelerek bulunmus, bu sekilde saglam savunma yapilmisti. Yoksa o takim da mukemmel degildi. Simdi, eldeki kadro nasil en iyi yerlesir o bilinmiyor. Sezon basi olsa deneye deneye bulursun ama simdi CL macinda ilk denemeyi yapmak gibi sacma bir durum var.
    Tek forvet oynanan 4-5-1 gibi yerlesimler orta saha kalabalıklığı ile savunmayi iyi gosteriyor ama Drogba-Burak ikilisi (ki gayet iyiydiler bence) oynayacaksa bir sekilde arkalarinda Sneijder'i oynatip kanatlari da bos birakmayacak bir yapi lazim.
    Bence disarida kalan Hamit olur. BJK maci gibi 10 kisi olup topu ezmek gerekmeyen her mac agir oyun tarzi ile fren vazifesi goruyor. Ayrica direk sanssizligi da biktirmaya basladi. Gol sansi olan adam istiyor taraftar, ona buna carptirip atsin ama atsin; mac kazandirsin.

    YanıtlaSil
  4. Bu zeminin istenen düzeye bu dönemde gelmesi pek mümkün değil zaten kışın ortasında yapılan ve Ali Dürüst ünde bir kaç gün önce yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere bu zemin ilk bahar hatta bana kalırsa yazdan önce adam olması zor. Çünkü arene yeterince ışık almıyor ve kışın ortasında zaten almasıda beklenemez bence asıl mesele bu zeminin berbat durumda olduğu çok net ortadayken geçen yaz bu işin halledilmemesi yadeyse belki dünyada bu işi en iyi yapan firmalardan biriyle çalışıldı. İşin aslı bu bilgiler biraz kendi düşüncelerim birazda haberlerden ve klübün sitesinden öğrendiklerim doğrulukları tartışılır ama yıl 2013 ve zemin bu haldeyse hiçbir bahanenin arkasına saklanılamaz...

    YanıtlaSil