17 Ocak 2013 Perşembe

Das Pep


Guardiola'nın, Premier Lig'in büyük kulüpleri yerine, Bayern Münih'i tercih etmesi bütün Avrupa futbol kamuoyunu şaşırtmışa benziyor. Oysa ki, kendisinin Chelsea ve Man City'e uymayacağı ve Arsenal ve Man Utd'ın da henüz hoca arayışında olmadığı ortadaydı. Sanırım herkes, Abramoviç veya Şeyh Mansur'un dolarlarının kendisini ikna edeceğine inanıyordu. Benitez'e "interim (geçici)" kontrat verilmesinin sebebi, Chelsea'nin Guardiola ile anlaşmayı ummasıydı. Ancak bana göre, Abramoviç, Di Matteo'yu kovduğu gün Guardiola'yı da kaybetmişti ve Pep, arabın, oligarkın ağız kokusunu çekeceğine, en az Barcelona kadar sağlam temellere oturmuş ve köklü bir futbol kulübünü tercih etti. 

Bayern Guardiola'yla, Barcelona'dan ayrıldıktan hemen sonra ilgilenmeye başlamış ve Jupp Heynckes, emeklilik kararını yönetime bildirdiği anda da, ciddi olarak teklif yapılmış. Zaten, yakın arkadaşı Raul'dan ve hem Barça'yı çok iyi bilen hem de şu an Bayern'deki teknik yönetim şablonunu kuran adam olan Van Gaal'den Alman futbolu hakkında olumlu bilgiler alan Pep, Bayern'in kendisine sunduklarından oldukça etkilenmiş. Öyle ki, Guardiola, Barça'ya atmadığı uzun süreli imzayı, Bayern'e, kontratını 3 yıllık yaparak attı.    Aslında, bu iş aralık ayı ortalarında sonuçlanmış ancak taraflar resmi açıklama için bugüne kadar beklemeyi tercih etmişler. 

Kağıt üzerinde Bayern Münih, sadece Pep için değil, dünya üzerindeki herhangi bir hoca için doğru tercih gibi duruyor. Hisselerinin çoğunluğu taraftarın elinde olan, kulübün içinden gelen adamların yönettiği, mali durumu ve altyapısı göz kamaştıran, stadı her maç dolu bir takımı çalıştırmayı kim istemez ki? Hani, yapı olarak Barcelona'ya en çok benzeyen kulüp belki de Bayern'dir. Pep, bu faktörlerin etkisiyle, çok az yapısal sorunu olan ve sadece futbola konsantre olabileceği bir camiayı tercih etti. Ama tabii ki gittiği kulübün kendisine sunduğu bu imkanlar, beklentilerin de en az Barça'daki kadar yüksek olması anlamına geliyor. 22 kere Almanya şampiyonu olmuş ve son 3 senede 2 kere Şampiyonlar Ligi Finali oynamış bir camia içerisinde, lig ve Avrupa'da zirveye oynamaktan başka bir beklenti olması düşünülemez. Üstelik Pep, kulüp tarihinin en iyi kazanan hocası olduğu ve daha kapıdan girmeden, Bayern'in %9'luk hissesine sahip olan Adidas tarafından €10m'lik bir sponsorluk anlaşmasıyla ödüllendirildiği bir ortamda, beklenti tabii ki "maksimum" olacak. 

Guardiola, yüksek beklentilere Barcelona'dan alışık bir teknik adam. Katalan kulübün başında kaldığı 3 senede kazandığı 14 kupa da, baskı altında başarılı olabildiğinin kanıtı zaten. Ancak hepimizin aklındaki soru, İspanyol futbol tarihinin en başarılı jenerasyonu ve Messi etkisinin onun başarılarında ne kadar katkısı olduğu. Villanova'nın ondan devraldığı bayrağı aynı hızla taşıyor olması, Pep'in başarılarını Barcelona'daki sisteme bağlayanların argümanlarını güçlendiriyor. Bu açıdan, onun Bayern tercihini, biraz fazla "risksiz" bulanların sayısı da az değil. Yerel ligini her halükarda domine eden bir süper güçten, aynı seviyedeki bir başka süper güce geçiş yapması, onun bir "proje" devralmasını bekleyenlerde biraz hayal kırıklığı yaratmışa benziyor. Eğer Guardiola, Premier Lig'e gelseydi Ferguson, Wenger, Mancini ve büyük ihtimal de tekrar Mourinho ile kurtlar sofrasına oturacaktı. Şimdi Almanya'da tek rakibi Klopp olacak. Mourinho'nun yakında Premier Lig'e dönecek olmasının, Pep'in Almanya'yı tercih etmesinde ne kadar rolü var merak ediyorum. Hani korktuğu için filan değil de, "Ya yine bu zevkle uğraşmayayım" demiş midir acaba kendi kendine. 

Öyle ya da böyle, Guardiola'yı kimse Avrupa'nın en güçlü camialarından birine imza attığı için suçlayamaz. Eğer, onun Barca'nın sistemi sayesinde başarılı olmuş "over-rated" bir adam olduğunu düşünüyorsanız, Bayern'in başındayken de bu fikrinizin değişmesi zor gibi. Çünkü Bayern'in, yapısal olarak Barcelona'dan pek aşağı kalır yanı yok. Bu transferin, taraflara ne getireceğini zaman gösterecek ancak popularitesi git gide artan Bundesliga için altın değerinde olduğu bir gerçek. 

2 yorum:

  1. Bayern'e gitmesi çok güzel oldu. Seneye Kloopp'ten bir kaç hocalık dersi alır artık :)

    YanıtlaSil
  2. Bence iyi bir gelişme değil,her zaman Wenger'den sonra Guardiola'nın takımın başına geçmesini istemişimdir

    YanıtlaSil