21 Ekim 2012 Pazar

Pazar Notları


Norwich 1 - 0 Arsenal
Tablo o kadar tanıdık ve o kadar sinir bozucu ki, uzun uzun taktiksel analiz yapasım yok. Öngörülebilir, pas yapmayı bir araç değil bir amaç zanneden ve ligin en çok gol yemiş 2. takımına karşı pozisyon bile üretemeyen bir takım; yapılmayan kaleci transferi yüzünden, sezon başı gözden çıkarılmasına rağmen kendini ilk 11'de bulmuş beceriksiz bir kaleci ve rakibe hediye ettiği gol; işler iyi gitmemesine rağmen maçı senin benim gibi izleyen teknik direktör; taktiksel varyasyondan haberi olmayan, ezbere değişiklik yapan, sahanın en kötü oyuncusu Gervinho'ya yine 90 dakika katlanan Wenger; daha 8 maçta liderin 10 puan gerisine düşüp şampiyonluğu yine mucizelere bırakan bir Arsenal... Aynı temcit pilavını daha kaç kere yiyeceğiz bilmiyorum. Yemin ediyorum size, "Wenger'i kovacağız, yerine Bülent Uygun gelecek" deseler kabul ederim. Çünkü artık aynı şeyi izlemekten tiksindim yahu. Kadrolar değişiyor, bir dolu oyuncu gidiyor, geliyor; Arsenal hala aynı yerde sayıyor. Çünkü takımın bir arpa yol almamasının sebebi, Adebayor, Hleb, Nasri, Clichy, Toure, Fabregas, Eboue, RvP, Song, Arshavin, Bendtner, Podolski, Cazorla, Girroud, Arteta değil; bu kadar oyuncu sirkülasyonuna rağmen hiçbir sonuç alınamamasının tek sebebi Wenger ve onun sonuç almaya değil, bir filozofiyi tatmin etmeye dayalı oyun anlayışı. Zaten benim Wenger'i istemememdeki en önemli neden, Arsenal'in, sahaya çıkan takım ne olursa olsun son derece lineer ve öngörülebilir olması ve futbolun bazı temel niteliklerinden yoksun olması. 

Norwich belli ki bu maça iyi hazırlanmış. Daha ilk dakikadan itibaren defansif olarak disiplinli olacaklarının ve kolay kolay kırılmayacaklarının sinyalini verdiler. Peki Arsenal onları delmek için ne yaptı? Topu Cazorla'ya verip mucize yaratmasını bekledi ve aheste aheste pas yaptı. Eğer Wenger, kapanan rakip nasıl açılır bilmiyorsa, gitsin Man Utd - Stoke maçını izlesin. Futbolun temel yapıtaşlarından birisi olan "orta yapma" kavramı, nasıl öldürücü bir şekilde kullanılır bir baksın. Arsenal, bir sağa bir sola pas yapıyor, topu ayağında tutuyor ancak hiçbir yere penetre edebildiği yok. Bir orta yapayım, bir şut çekeyim diyen oyuncu yok. Çünkü Wenger efendi bunları istemiyor. Onun tek istediği pas yapılması. 1.93'lük forvet alınmış, bir allahın kulu şu adama bir kafa topu atayım bakalım ne olacak demiyor. Cazorla, ilk birkaç maçta biraz fazla şut çekti, Wenger çıkıp "O konuda biraz çalışması lazım" dedi. Artık adam şut vurmaya korkuyor. Podolski, Avrupa'nın en iyi şut çeken adamlarından birisi, her maç 60'da kenarı alınıyor. Wenger, topun "kara delik" Gervinho'ya oynanamasından çok memnun olsa gerek, çünkü Gervinho, ne şut çekebiliyor, ne de pas yapabiliyor. Kendisine yaklaşan her şey, singularity'nin içine çekilip yok oluyor. Wenger, maçtan sonra utanmadan "oyunu domine ettik" diye açıklama yapıyor bir de. Tabii ona göre topu ayakta tutmak "domine etmek". Chelsea maçını da domine etmişti zaten Arsenal. 

Arsenal maçı kaybetti diye böyle veryansın ediyorum sanmayın. Beni asıl çileden çıkaran, takımın son 7 senedeki temcit pilavını bir kez daha önümüze sürmesi ve şampiyonluk yarışından bir kez daha Ekim ayında kopmuş olması. Sezon başından beri son derece olumlu ve yapıcı yazılar yazmaya çalıştım ancak görüyoruz ki, Arsenal'de hiçbir şeyin değişeceği yok. Boşuna kendimizi yoruyoruz taktikle, analizle, turşuyla. Orta ve şut kavramlarından haberi olmayan bir takımın nesini analiz edeceksiniz? Bana göre Arsenal'in elinde çok iyi bir kadro var (kale hariç) ve Wenger'in bu kadrodan alabileceği verim bu kadar. Pas oyunu tutarsa Arsenal maç kazanacak, rakip biraz dişli savunma yaparsa Arsenal puan kaybedecek. Eksiler, artılar birbirini götürecek, Arsenal ligi 4. bitirecek ve Şampiyonlar Ligi'nden de çeyrek finalde elenecek. Var mı daha ötesine bahis yapmak isteyen?

Yukarıda ettiğim Bülten Uygun lafının bir şaka olduğunu zannetmeyin. 

Tottenham 2 - 4 Chelsea
Ben her ne kadar Chelsea'nin oynadığı futboldan tatmin olmadığımı söyleyip dursam da, Di Matteo'nun takımının rakiplerini birer birer devirdiğini görmezden gelmem de mümkün değil. Chelsea'yi şimdiden şampiyon ilan etmek zor olur ancak sadece hücum bölgesindeki kaliteleri bile onları ligin tepesinde tutmaya yetecek gibi duruyor. Üstelik Chelsea ligin namağlup lideri ve en iyi averaja sahip takımı ve Hazard, Oscar ve Torres'in tam olarak form tuttuklarını da söyleyemeyiz. Şu ana kadar takımın hücum yükünü, 8 maçtaki 5 asist ve 5 golüyle Mata taşıdı ve diğerleri de ona katıldığı zaman Chelsea'nin daha da iyiye gitmesi mümkün. Aslında dünkü sonucun gelişi Tottenham'ın sahaya Bale ve Dembele'den yoksun olarak çıkmasından belliydi. Modriç sonrası Sp*rs'un en büyük problemi, orta sahadan hücumu besleyen pasları bulmak ve Dembele'yle Bale, Tottenham'ın topu ileri götüren en önemli iki adamıydı. (Lennon genelde daha ilerde pozisyon alıyor).

Her iki takım da sahaya benzer dizilişlerle çıktı ancak AVB'nin 4-2-3-1'inin 3'lüsü forvet oyuncularından oluşurken, Di Matteo'nunki oyun kuruculardan oluşuyordu. İlginç bir şekilde, Sp*rs ilk on birinde "oyun kurucu" sıfatını verebileceğimiz hiçbir adam yoktu ve bu iki üçlünün mücadelesinden çıkan sonuç maçın da kaderini belirledi. Orta sahada istediği gibi top yapamayan Tottenham, kaptırdığı bütün topların Chelsea'nin 3 oyun kurucusu tarafından pozisyona dönüştürülmesini izlemek zorunda kaldı. Buna karşılık Dempsey gibi bitirici forvet ve Sigurdsson ve Lennon gibi forvet arkası adamlarla oynayan Sp*rs'ün nasıl pozisyon üreteceğine dair pek bir fikri yoktu. Zaten bütün bir ilk yarı Tottenham'ın tek hücum opsiyonu Lennon'ın bindirmeleri oldu. Sp*rs, ikinci yarının ilk 10 dakikası etkiliymiş gibi gözükse de, bu Chelsea'nin ikinci 45 dakikaya biraz fazla geriye yaslanarak başlamasından kaynaklanan geçici bir durumdu. Chelsea geriye yaslandı ve bu Sp*rs'un geçmekte zorlandığı orta saha mesafesini bir anda kısalttı. Biraz da şansın yardımıyla (Gallas golü eliyle attı) ceza sahasına yapılan 2 ortadan Tottenham iki gol buldu ancak gelen goller Chelsea'nin tekrar orta sahayı domine etmek için kabuğundan çıkmasına neden oldu. Chelsea orta sahasının tekrar ritmini bulduğu bu noktandan sonra sonra trafik hep tek yöndü.

Maçın kayda değer olaylarından birisi, William Gallas'ın ilk 2 Chelsea golünde yaptığı asistlerdi. Kendisinin beceriksizliğinden yıllarca çekmiş Arsenal taraftarı sanırım dünkü maçı izlerken ayrı bir zevk almıştır. Bu adamın hala Premier Lig'de oynuyor olması gerçekten şaşırtıcı bir durum. Eminim ki, AVB dünkü maçı kazanmayı çok çok çok istemiştir ancak elindeki kadro yapısı ve sahaya sürdüğü 11 buna müsade etmedi. Chelsea, iki Londra derbisinden deplasmanlarda aldığı 6 puanla lig yarışında sağlam bir avantaj elde etti. Dünkü maçta onlar açısından endişe verici olan tek olay, Torres'in arkasında ligin en üretken orta sahası olmasına rağmen, hala başsız tavuk gibi bir oraya bir buraya yaptığı amaçsız koşular ve kendine güveninin tam olduğunu herkese göstermek için denediği abuk subuk paslardı. Ocak'ta bir forvet transferi kimseyi şaşırtmayacak sanırım. 

14 yorum:

  1. arsenal yorumu o kadar gereksiz ve boş olmuş ki... bu takım değil miydi west ham deplasmanında 1-1 de deli gibi kapanan west ham ı açan, bu takım değil miydi bu ligin en zor deplasmanlarından olan stoke deplasmanında 10larca pozisyona girip harcayan(bak harcayan diyorum. sonuçta bir takımı açmak demek pozisyona girmek demektir. o gün futbol şansı yanında olmayıp gol atamayabilirsin ama 10 larca pozisyon kaçırırsan o takım için "kapanan takımı açacak silahı yoktu" diyemezsin). bu takım değil miydi sunderland karşısında onlarca pozisyona giren. 1 maçta kapanan bir takımı açamadı diye bu seneki maçları es geçip, geçen senelerdeki olaylarla bağlantı kurmak nasıl bir mantığın ürünü? evet arsenal geçen senelerde bu problemi çekiyordu ama bu sene elinde 3 tane (west ham-sunderland-stoke) bunun aksini gösteren, 1 tane (norwich) bu tezi destekleyen veri varken böyle kesin bir yargıya varmak bence yanlış. yazılarınızın tamamı okuyorum, blogu günlük takip ediyorum ve yazılarınızın büyük çoğunluğunu çok beğeniyorum ama maalesef buradaki eleştiri bana mantıksız geldi.
    Saygılar: Adebisi

    YanıtlaSil
  2. bence biz de nerdeyse liverpool kadar kabız bir takımız.90 dakka boyunca aynı haltı deneyen takım.doğru düzgün pozisyon yok.varyasyon yok çeşitlilik yok. şu takımda bitiriciliği yüksek tek bir oyuncu var:podolski.onu da genelde kaleden gayet uzak oynatıyoruz ya da çok az pozisyona sokuyoruz.
    giroud 26 yaşında bile olsa aslında bir proje transferi.biz bu adamın o müthiş fiziğini kullanmasını öğrenmesini,son vuruşlarını geliştirmesini yani drogba laşmasını bekleyecez. yani giroud şimdisi için değil 2-3 seneye canavarlaşması için alınmış bir adam(canavarlaşırsa tabi)gene de bu adamın her maç oynamasından yanayım ,klube de çürütmenin bi anlamı yok

    ekimin sonuna geliyoruz jack neden hala yok?kabız ramsey i izlemekten sıkıldım.adam iyi niyetli ama olmuyor işte,delicilik yaratıcılık hak getire.ne kendisi rakip ceza sahasına giriyor ne de ileridekilere doğru düzgün pozisyon hazırlıyor

    üstteki yoruma da katılmıyorum.sunderland stoke maçında onlarca pozisyona girmedik.en fazla,girmemiz gerektiği kadar girmişizdir. e bi united chelsea olmadığımız içinde (veya artık rvp olmadığı içinde diyebiliriz) o kadarı yetmiyor gol için.

    YanıtlaSil
  3. gerçekleşmesi imkansız biliyorum ama ocakta üst düzey golcü gelse keşke şu takıma şöyle çat çat golleri atacak :)

    YanıtlaSil
  4. bence chelsea nin akibeti formadan uzak kalan lampard la terry nin takımı karıştırıp karıştırmayacağı ile alakalı :) di matteo ile işler iyi gidiyor şimdilik.fakat bu takımın son yıllarda çoğu sene 8-10 haftalık müthiş düşüşlere girdiği dönemler oluyor.bu senede o düşüşlerden birini yaşarlarsa şampiyonluk zor.gene de eğer haftaya united ı da devirirlerse ilk devreyi lider kapatirlar derim

    YanıtlaSil
  5. arsenal - sunderland maç istatistikleri: toplam şut: 15/4, isabetli şut: 6, korner: 7/0, topla oynama: 57/43
    stoke city - arsenal maç istatistikleri: toplam şut: 5/13, isabetli şut: 3/5, korner: 0/11, topla oynama: 32/68

    şimdi çıkıp iyi de bu istatistikler boş istatistikler takım etkili değildi diyebilirsiniz ama size arsenal - sunderland maçında cazorla nın, gervinho nun kaçırdıklarını, oyuna sonradan giren giroud un kaçırdığı pozisyonu hatırlatmama gerek yoktur herhalde? gayet etkiliydi ve bolca da pozisyon üretti yani takım o maçta.

    aynı şekilde stoke - arsenal maçında da takım gayet de pozisyon üretti. yine giroud un kaçırdığı pozisyon, cazorla nın şutlarını çıkaran kaleci... var oğlu var.

    Adebisi

    YanıtlaSil
  6. "üstteki yoruma da katılmıyorum.sunderland stoke maçında onlarca pozisyona girmedik.en fazla,girmemiz gerektiği kadar girmişizdir" yazmışınız ancak blogger arkadaş yazısında bu takımın "pozisyona giremediğinden" yakınmış. yani bir diğer deyişle bu takımın "girmesi gerektiği kadar bile pozisyon üretemediğini" söylemiş. E sizin dediğinize göre girmemiz gerektiği kadar pozisyona giriyoruz ama? Bu nasıl çelişki?


    Justarsenal

    YanıtlaSil
  7. Sunderland maci sonrasi yazi,
    "Arsenal, maç boyu %70 top hakimiyetiyle oynamasına rağmen, gelmeyen tempo ve takımın henüz oturmamasın da etkisiyle istediği pozisyonlara ve gole bir türlü ulaşamadı. "

    Stoke sonrasi yazi,
    "Defansif anlamda takımın umut verici bir başlangıç yaptığını söyleyebiliriz. Ancak hücum hattındaki problemler, Wenger dahil herkesin canını sıkmış durumda."

    Sunderland ve Stoke maclarinda Arsenal'in bol bol pozisyon buldugunu soylemek, "Bu maclari izlemedim" demek. Arsenal, o maclarda topu topu 1 ya da 2 pozisyona girdi ve o zaman benden agir elestiri almamasinin sebebi sezonun cok basi olmasiydi.

    West Ham maci farkliydi cunku West Ham kapanan bir takim degil. Mac 1-1'ken top bir o kalede bir bu kaledeydi ve hatta Walcott'un attigi gol, West Ham, Arsenal'in uzerine yuklenirken gelisen bir kontradan geldi..

    Arsenal'in iyi hucum ettigini dusunmek istiyorsan, seni tersine ikna etmem mumkun degil.. Ben de yillarca senin gibi kendimi avuttum ama artik kabak tadi verdi. Iyi hucum eden Arsenal'i 10 sene once izliyorduk. Norwich gibi takimlar 30. dakikada 5'lik yapilip gonderiliyordu. Bugunlerde izledigimiz takim maci degil, topla oynama istatigini kazanmak icin sahaya cikiyor.

    YanıtlaSil
  8. Çözümü hocanın gitmesine bağlamak ve wengerin istifasını istemek saçmalık ötesi. nereden biliyorsun wenger gittikten sonra yönetimin aynı politika ile devam etmeyeceğini ve bu takımın başına gelen hocanın yönetimin bu politikası yüzünden takımı daha rezil hale getirmeyeceğini? önünde apaçık liverpool örneği varken bu at gözlülük niye? benitez varken yönetimin saçmalıkları bir nebze olsun tolere edilebiliyordu ve takım en azından cl de başarı yakalıyor, ilk 4 ü zorluyor hatta cl şampiyonu bile oluyordu. benitez i gönderdiler ne oldu? takım ilk 7 yi zorlar hale geldi. aynı şeyin wengerin gitmesiyle arsenalin başına gelmeyeceği ne malum? yazık...

    YanıtlaSil
  9. takimin daha rezil hale gelme ihtimali tabi ki var. ancak wenger arsenal'in basindayken hic bir sey kazanamayacagi da ortada. daha once de bir cok kez acikladigim uzere, arsene wenger, george graham'dan devraldigi miras ve david dein'in yaptigi transferler sayesinde gecmiste basarili oldu. O miras tuketileli ve Dein yonetimden ayrilali, wenger'in kazandigi kupa sayisi SIFIR.

    Eger Arsenal'in her sene 4. olmaya ve sampiyonlar liginde ceyrek finalde elenmeye, yildiz oyuncularini buyuk kuluplere satip bir feeder club olmaya layik bir takim oldugunu dusunuyorsan, bu kulube en buyuk kotulugu sen ediyorsun. Bugun elimizde ortalama bir Arsenal varsa, bunu senin gibi Arsenal'in Wenger'siz varolamayacagina inanan ve gecmisi bilmeyen taraftarlara borcluyuz. Arsenal, Wenger'den once de sampiyon bir kuluptu, Wenger'den sonra da oyle kalacak. Liverpool, Benitez'den once de 15 sene sampiyon olamamis bir kuluptu, Benitez ile topu topu 1 kere ikinci olmayi basardilar ve tekrar orta siralara donduler. Arsenal'i onlarla kiyaslamanin pek gecerli bir arguman oldugunu soyleyemem.

    Arsene, 16 senedir futbol takiminin basinda ve son 7 senedir tam bir diktator yetkisiyle bu takimi yonetiyor. O ayrilirsa tabi ki bir otorite boslugu olacaktir. Ancak, Arsenal yonetimi elini cebine atar da bir Guardiola'yi, Klopp'u bu takimin basina getirirse, bana gore o bosluk cok rahat dolar. Zaten, daha kotu ne olabilir ki, SIFIR kupadan daha az kazanmak mumkun degil.

    YanıtlaSil
  10. ya asıl saçmalık senin en başta beklentilerini yüksek tutman. yahu senin rakibinin forvetinde rooney persie var. diğerinin forvet hattında mata-hazard-torres falan. sen neden bahsediyosun. arsenal bu takımların üstüne nasıl çıkabilir. wenger elindeki kadroyla en iyisini yapıyo bu kadar basit. şu kadroyu o dediğin isimlere versen liverpool oluruz.

    senin hatan arsenalden şampiyonluk için oynamasını beklemek. bu devran böyle devam ettiği sürece, arsenalin hedefi şampiyonluk olamaz. ancak fair play falan olur arsenal o zaman kapışabilir.

    YanıtlaSil
  11. beklentiyi yuksek tutmak mi?

    rooney ve persie'nin arkasinda kim oyunuyor peki? ferguson hala carrick, scholes, anderson gibi adamlarla sampiyonluk kovaliyor yahu.. dalga mi geciyorsun benimle..

    beklentiyi yuksek tutmakmis..

    biz daha dun premiler ligi namaglup sampiyon bitiren Arsenal izledik.. sen oralara yetisememissin belli ki.. tabi ki beklentiyi yuksek tutacagim..

    bu kulubun piyasa degeri, dunyada 5. sirada ve premier lig'den sadece manu'nun arkasinda.. tabi ki beklentiyi yuksek tutacagim..

    sen beklentini yuksek tutma.. sen 4. olan Arsenal ile yetin.. sen sifir kupayla mutlu ol.. sen burada manuyu overken kullandigin persie gibi oyuncularin birer birer kulupten kacmasina goz yum.. sen premier ligin dibindeki takimlarin Arsenal'i sahadan silmesine gozlerini yum.. sen Man Utd'in bu takimi sekizlemesine eywallah de.. sen, kulup sampiyonlar ligi'ne gittikce kar ettiklerini bilen ve bu yuzden daha fazlasi umurlarinda olmayan sahipleri de al basinin ustune koy.

    ben Arsenal'in Premier Lig'i kazanacak mali ve sportif yapiya sahip oldugunu biliyorum.. Ben, dogru yonetildiginde Arsenal'in neler basarabildigini de gordum..

    o yuzden izin verirsen ben beklentimi yuksek tutacagim.

    YanıtlaSil
  12. bak kardeşim bu takımın en iyi oyuncusu 70 bin pound haftalığa oynuyo ismi de cazorla. bu herifin ayarındaki adamlara city haftada 200 bin pound veriyo. bu kadar basit anlamaman imkansız. persie neden gitti manu 200 bini verdiği için gitmedi mi?

    demekki yılda 30-40 milyon pound daha fazla maaş ödeyemiyoruz. problem burda. bu sene van persie kalsaydı. giroud yerine hazard alınsaydı, artı bir de kaleci gelseydi. bu takım şampiyon olurdu.

    ama van persie ye 4 sene için 40 milyon pound taahhüt edecektik.
    kaleciye 20 milyon pound verip bi 30 milyon pound da sözleşme taahhüdü yapacaktık.
    hazarda 50 milyon pound verip 40 milyon poundda taahhüt edecektik.

    bize ne patladı burdan?

    180 milyon pound.

    bunu veremiyoruz işte.

    YanıtlaSil
  13. Arsenal'in toplam maaş ödemesi £143m.
    Man Utd'ın toplam maaş ödemesi £162m.

    Aradaki fark sadece £19m.

    Mesele ne kadar maaş ödediğin değil, bu parayı kime nasıl dağıttığın.

    Ben sana Wenger'in parayı nereye dağıttığının örneklerini vereyim mesela,

    Mannone - £1040000
    Park - £2080000
    Fabianski - £2080000
    Djourou - £2600000
    Denilson - £2600000
    Diaby - £2600000
    Chamakh - £2600000
    Bendtner - £2704000
    Squillaci - £3120000
    Arshavin - £4160000
    TOPLAM £25,584,000

    Buyur. Sokağa atılan 25 milyon pound. Tamamı, Wenger'in verdiği kontratlar. Diaby hariç bu adamların tamamı satış listesindeydi bu yaz. Hiç birisine para veren olmadı. Wenger, RvP'yi senede £10m veremeyiz diye sattı ancak dünyanın en pahalı rezerv takımına da kendisi besliyor. Bu tabloyu aslında çerçeveletip her Arsenal taraftarına yollamak lazım ki, Wenger'in "iyi hoca" olduğunu düşündüklerinde bir baksınlar.

    Arsenal'in üç oyuncuya 180 milyon pound harcamasına falan gerek yok. Şu yukarıya yazdığım senelik masraf, 7 tane Cazorla'nın aldığı maaşa denk. Transferi Wenger'in elinden alsınlar bak takım nasıl şaha kalkacak. Arsenal, İnvincibles iken transferi Wenger değil, Dein yapıyordu. O zaman finansal olarak daha mütevazi durumdaki Arsenal, Henry, Viera, Bergkamp, Overmars, Pires'i transfer ediyordu. Bugün, dünyanın en zengin 5. kulübü Arsenal Park, Squillaci, Chamakh, Gervinho gibi adamların peşinden gidiyor.

    Arsenal'in parası var. Ancak parayı sokağa atan bir hocası da var. Sorun burda.

    YanıtlaSil
  14. bigboned'ın buradaki tüm yorumlarına imzamı atarım. Arsenal'ın bu halini destekleyen, bigboned'ın yaptığı her yoruma karşı çıkan arkadaşların da Arsenal'ı "Invincibles" olarak hiç izlemediği izlenimine kapıldım.

    Hayır, kendisinin avukatı değilim ancak, son yorumda ortaya koyulan 25 milyon pound'luk çöpe giden para bile her şeyi anlatıyor.

    Keşke biz de birazcık top oynamayı öğrenip, menejerimizin de Wenger'le bir bağı olsaymış da hiçbir şey oynamadan o paraları alabilseymişiz.

    Highbury'de rakiplerin bacaklarını titreten takımdan sonra bugünleri görmek berbat bir durum.

    YanıtlaSil