5 Eylül 2012 Çarşamba

Sen Ağlama

Sezonun başlamasından 3 hafta sonra milli takım arası koyan zihniyete küfretmek istiyorum aslında ama UEFA'ya laf söylemek boşa nefes tüketmekten başka bir şey değil. Tam Premier Lig'e kavuştuğumuza seviniyorduk, araya gereksiz bir sürü maç soktular. Euro 12'nin kendisi bizi kesmemişken, daha dandik takımların yeraldığı eleme maçlarını izleyip ne yapalım yahu.

Ligler ne zaman ara verip, futbol haberleri yavaşlasa, normal şartlarda önemsiz gibi görülen şeyler manşetlere taşınıyor. Nitekim, 2 gün önce Ronaldo, dün de Fabregas mutlu olmadıklarını belirten açıklamalar yaptılar. Bir anda bütün Avrupa medyası bu iki adama kulüp arar oldu. Hatta, İspanyol basını, daha transferi kapatmamış olan Fransız Ligi'ne, yani PSG'ye, Ronaldo'nun satılmasını ihtimalini ciddi ciddi haber diye yazıyor. 

Ronaldo ilginç bir adam ve buradaki "ilginç" kelimesini kötü anlamda kullanıyorum. United'ta oynarken, Real'e gitmek için kendini parçaladı, futbol tarihinin en pahalı oyuncusu oldu ve muradına erdi. Şimdi, ortada fol ve yumurta yokken yine "mutsuzum" diye zırvalıyor. Kendisinin Real'de mutsuz olmasını gerektirecek pek bir şey olmadığını bilen Avrupa basını, Ronaldo'nun mutsuzum açıklamasını, "Daha fazla para istiyorum" diye tercüme etti bile. Hatta açıklamanın ertesi günü Marca aşağıdaki tabloyu yayınladı. 


Ronaldo mutsuz olmakta haklı, çünkü gördüğünüz gibi hali gerçekten acınası. Adamı yılda 10 milyon euro'ya karın tokluğuna çalıştırıyorlar. Yazık be çocuğa, vicdansızlar. 

Ronaldo'nun mutsuzluğunun sebebi büyük ihtimal parasal bir nedene dayanıyor. Hele ki, Marca'yı açıp şu tabloya baktıysa daha da depresyona girmiştir. Bana göre, oligark ve arap sermayesine hortumu dayamış meslektaşlarını biraz kıskanmış, başkasında kendininkinden daha güzel bir oyuncak gören çocuk gibi mızmızlıyor. Bunu belki gerçekten Real'den gitmek istediği için yapıyor, belki de bir avutma zammı koparmaya çalışıyor. Belki de İspanyol hükümetinin yabancılara tanıdığı vergi imtiyazını kaldırmasından sonra ödeyeceği vergi 2 katına çıkacağı için ağlıyordur. Kim bilir? 

Aslında bu açıklamanın, UEFA'nın Avrupa'da Yılın Futbolcusu ödülünü İniesta'ya vermesinin 3 gün sonrasına rastlaması da tesadüf olmayabilir. Ronaldo, Barça'lı oyuncuların ve oynadıkları futbolun sürekli olarak onu gölgede bırakmasından mutsuz olabilir. Ağzıyla kuş tutsa, Messi kadar övgü alamayacağını bildiği için kuduruyor olabilir. Belki de sabah saçını sağa yatırmak isteyip başarısız olmuştur, ondan kafası bozuktur. Tek bildiğim şey, Madrid'te kendini mutlu etmeye çalışmasının onun açısından yararlı olacağı. Çünkü Real'in kapısını birisi 200 milyon euro ile çalıncaya kadar oralarda olacak. 

Benim için Ronaldo'nun mızmızlanmasından daha ilginç olan Fabregas'ın FIFA.com'a yaptığı açıklamalardı aslında. Cesc, yedek kalmanın kendisini mutsuz ettiğini ancak hep mutluymuş gibi görünerek, arkadaşlarının ve hocasının bunu bilmesinin önüne geçtiğini söylüyordu. Gerçi FIFA.com'a bunu söyleyerek 6 milyar insanın daha bu sırrı paylaşmasına neden oldu ama çaktırmayın. 

Cesc'in açıklamaları bana biraz geç gelen bir aydınlanma gibi geldi. O, Arsenal'den giderken, biz buraya, yüzlerce Arsenal bloggerı kendi sayfalarına, Barça'ya gitmesi halinde Messi'nin, Xavi'nin, İniesta'nın takımında oynayacağını, yedek kalacağını, yıldız oyuncudan sistemin bir parçası seviyesine gerileyeceğini yazdık. Cesc, Arsenal'in ve Wenger'in gözbebeği, en iyi oyuncusu ve kaptanıydı. Angutça bir duygusallık yüzünden bunların hepsini elinin tersiyle itip, gitti Barcelona'nın kulübesine yerleşti. Şimdi çıkıp yedek kalmaktan yakınıyor. Eh, kendisine bravo diyorum buradan. 

Cesc konusunu Ronaldo'dan daha ilginç yapan, Fabregas'ın kontratında "Arsenal tarafından £30m'a geri alınabilir" maddesi olması. Yani Barça onu satmak ve Cesc de Arsenal'e gelmek isterse, başka bir kulübün kendisini ayartması söz konusu olamaz. Wenger'in de, 30 milyon kağıdı dünya üzerinde basacağı tek bir oyuncu varsa, o da Cesc'tir heralde. Bu tip senaryoları konuşmak için çok çok çok erken ve zaten Fabregas aynı röportajda kariyerini Barça'da bitirmek istediğini de söylüyor ama dedim ya, Premier Lig arasındayız ve kafa yoracak başka bir şey yok ortada. 

Profesyonel sporcuların ağlama sızlamaları yeni bir şey değil. Biz, yılda 9 milyon dolar öneren kulübe "Ailemin karnını doyuramam" diyeni de gördük, haftada £120bin pounda oynarken "köle değilim" diyeni de. Bu son 2 örneği daha acıklı yapan, ekonomisi gerçekten kötü durumda olan, işsizliğin alıp yürüdüğü ve halkın 1 euronun hesabını yapar hale geldiği İspanya'nın en popüler 2 adamının ağlayıp sızlıyor olması. Belki ikisinin de derdi para değil ama yaşadıkları sarayların penceresinden dışarı bakıp bir "şükür" demeyi öğrenmeleri gerekiyor. Çünkü harbiden de ayıp oluyor. 

4 yorum:

  1. Emre

    Admin Kolay gelsin öncelikle, hazır milli mac arasında iken Arsenal'in finansal durumunu yazabilir misin? Şu kadar borç var su zamanda bitecek sponsor şöyle, kombine şöyle vs gibi, sen daha iyi bilirsin iste bu mevzulardan birazcık bahsedebilir misin rica etsem? :)

    YanıtlaSil
  2. Ronaldo çin e gitsin,çinliler ona yılda 50m verir de gözü doyar belki itoğluitin :)

    YanıtlaSil
  3. Big Black Clock7 Eylül 2012 00:58

    Dario Conca 10.6 milyon alıyosa...

    Ronaldo'nun nasıl bir insan olduğunu hepimiz biliyoruz. Madridliler de biliyor. Bence Emre arkadaşın önerisi yerinde olmuş, daha önce Swiss Ramble'da ve Bleacherreport'ta I.J. Yarrison'ın karaladığı birkaç finansal rapor okumuştum ama bir de senden duymak çok iyi olacaktır.

    Aslında çok kolay bir şey istiyormuşuz gibi duruyo, ama bunun için bayağı araştırma lazım ve zamanın var mı bilemiyorum.

    Her şey bir yana, Cesc'in geri dönebilecek olduğu gerçeği ağzımı sulandırıyor, her ne kadar kendisine dargın olsam da.

    Blog çok müthiş ama, helal olsun.

    YanıtlaSil
  4. Arsenal'in finansiyla ilgili yazi yazariz da, su an eldeki en son veriler 2011 Kasim'ina ait. Kulup, Mayis'a kadar olan rakamlari aciklasin, daha guncel rakamlarla birseyler karalariz.

    YanıtlaSil