10 Eylül 2012 Pazartesi

Orta Saha Meselesi


Şimdi bir 4-3-3 ya da 4-5-1 düşünün. DM'de Mehmet Topal, onun önünde Nuri Şahin ve Selçuk İnan, sağda Hamit Altıntop, solda Arda Turan. İki Real, bir Valencia, bir Atletico görmüş adam ve Türkiye şampiyonunun orta sahasının değişmez elemanı. Fena değil de mi? Belki Mourinho, Mancini değil ama, Rodgers, Villas Boas, Pellegrini gibi hocalar bu orta sahayı kendilerininkiyle seve seve değiştirirler. Çünkü bu 5 oyuncu, Avrupa'da bölgelerinin en iyileri değiller ancak yetenekleri itibariyle modern bir 4-3-3 varsaysonuna cuk diye oturacak adamlar. Topal'ın kesici, Nuri'nin derin oyun kurucu, Selçuk'un forvet arkası serbest, Arda'nın oyun kurucu tipi kanat, Hamit'in de çizgiden dribling yapacak kanat oyuncusu olduğu bir sistem, Arsene Wenger'in Arteta, Diaby, Wilshere, Cazorla ve Podolski ile Arsenal'e yerleştirmeye çalıştığına benzer bir şey olurdu mesela. Buna benzer bir felsefenin, Türkiye için de işlememesi için ortada hiçbir sebep göremiyorum ben.

Aslında buradan kendim çok biliyormuşum gibi ahkam kesmeyi çok sevmiyorum ama Türkiye'nin, Hollanda karşısındaki dizilişi ve oynadığı oyunu izleyince kendimi tutamaz oldum. Estonya maçından önce şu içimi dökeyim de, sonra gelir "ben söylemiştim" diye ahkam keserim. 

Açık söylemek gerekirse, Türk Milli Takımı çok da umrumda olan bir müessese değil. Çünkü benim için milli takım futbolu önemli değil. Kulüp futbolundan daha çok zevk alan birisi olarak, milli maçları genelde taktiksel beyin jimnastiği olarak izlerim. Bakalım, kısa zamanda hangi hoca, nasıl bir sistem oturtabilecek diye merak eder, kulüp takımlarındaki oyunlarını bildiğim adamların, takım arkadaşları değiştiğinde nasıl performans vereceklerine bakarım. Ancak Hollanda karşısında o kadar saçma sapan bir Türkiye izledim ki, ister istemez endişeye kapıldım. Çünkü bu takımı sahaya çıkaran Abdullah Avcı değil Hiddink olsaydı, şimdi Taksim meydanında sallandırmıştık adamı. 

Öncelikle söylemek gerekir ki, Nuri ve Selçuk'u kenarda oturtup oyuna Tunay Torun ve Sercan Saraer ile başlamaya karar veren mekanizmayı futbol otoriteleri değil, sicim teorisi fizikçileri incelemeli. Çünkü bu olayın, futbol mantığı içerisinde herhangi bir açıklaması olduğunu zannetmiyorum. Böyle bir orta saha, paralel evrenlerden birinde mümkün müdür, onu fizikçiler incelesin ama ben size şu an içinde bulunduğumuz evrende yeri olmadığını garanti ederim. Bak Gökhan'ın kenarda oturtulmasından bahsetmiyorum bile. 

Her ne kadar anlaşılamaz desem de, zannedersem Abdullah Avcı, Hollanda'yı Galatasaray, Türk Milli Takımı'da İBB bellemiş. Elimdeki daha fizikli adamları orta sahaya süreyim, biraz pres yapayım, top kayıplarını gole çevireyim. Oyunu da Emre'nin ileri dolduracağı toplarla kurarım demiş. Yani orta sahada top yapmak gibi bir şeyi kafasının ucuna bile getirmemiş. Zaten Türkiye'nin ele geçirdiği pozisyonların 3 tanesi Hollanda savunmasının hediyesi, geri kalanı atılan uzun topların sonucu. Türkiye'nin organize gelişen bir atağını hatırlayan var mı? Maçtan sonra herkes Arda ve Hamit'in kötü oyunundan bahsetmiş ama böyle saçma sapan bir sistemde bu iki adamın hiçbir işe yaramayacağı gerçeğini kimse dillendirmemiş. 

Şimdi Abdullah Avcı'nın burada kaçırdığı bir şey var. Türkiye bu grubun 2. torba takımı ve grup liderliğinin 2. favorisi. Hele ki, Hollanda'nın halini gördükten sonra bu grubun favorisi Türkiye'dir desem çok abes olmaz herhalde. Eğer Türkiye, 5. torbadan gruba girmiş ve sürpriz arayan bir takım olsaydı, pres/uzun top taktiğini çok yadırgamazdım çünkü karşımızda bizden güçlü 4 takım olurdu ve top yapmaya çalışmak belki akıllıca olmazdı. Ancak karşımızda bizden güçlü denilebilecek Van Gaal neşteri sonrası dökülen bir Hollanda var ve onların orta sahası Clasie, Strootman, Sneijder, Narsingh ve Robben'den oluşmakta. Bana söyleyin şimdi, benim en başa yazdığım orta saha mı yoksa bu mu? 

Olay biraz kahvehane muhabbetine döndü ama gerçekten de mesele kahvedeki adamın da çözebileceği kadar basit. Eğer Türkiye bu grubu kazanacaksa "top oynamak" ve dolayısıyla "pas yapmak" zorunda. Pas yapmak için gerekli modern formasyonları oynayacak kadro elde mevcut ve çözümü adı duyulmamış gurbetçilerde aramanın anlamı yok. Abdullah Avcı, belki Hollanda'nın adı altında ezildi ve bir takım yanlış tercihlere gitti. Ancak ben inanıyorum ki, eğer Türkiye sahaya top oynamak için çıksaydı, Hollanda'yı dümdüz edecekti. Milli Takım'ın elinde bu gruptan top oynayarak, rahatlıkla çıkacak malzeme var. Abdullah Avcı'nın Emre'nin şişirme toplarına, Sercan ve Tunay gibi odunlara ve Amerika'yı yeniden keşfedecek formasyonlara ihtiyacı yok. Eğer Milli Takım, bu kadar kolay bir gruptan da Dünya Kupası'nı kaçırırsa gerçekten yazık olacak. O yüzden yarından itibaren pas yapmaya ve top oynamaya başlasa iyi olacak. 

2 yorum:

  1. selçuk şahin değil selçuk inan

    YanıtlaSil
  2. evet nuri şahin ile selçuk inan'ı birleştirince ortaya evlerden uzak bir şey çıkmış. düzelttim, teşekkürler.

    YanıtlaSil