18 Ağustos 2012 Cumartesi

Tutuk Başlangıç


Arsenal 0 - 0 Sunderland
Sunderland, sezonun ilk maçı için oldukça dişli bir takım. O'Neill'ın disiplin ve organizasyonun yanı sıra, Cuellar hariç geçen seneki kadrosuyla sahada olan Black Cats, Arsenal'in yaşadığı uyum problemlerini yaşamadı. Arsenal, Podolski'nin forvette olduğu 4-3-3 ile başladı. Arteta, geçen sene bir çok maçta olduğu gibi orta sahanın en gerisinde pozisyon almıştı ve önünde Diaby ve Cazorla ile kanatlarda Gervinho ve Walcott oynuyordu. Bana göre, Wenger'in ideal onbirinde Gervinho yerine Girroud var ancak Fransız oyuncu milli takım yorgunu olduğu için riske edilmedi. Defansta, sakat olan Sagna ve Koscielny'nin yerine, Jenkinson ve Mertesacker oynadı ve sahaya çıkan 11, büyük ölçüde tahmin edildiği gibiydi.

Sezon açılışları her zaman zordur. Özellikle, kritik bölgelerde yeni transferler sahaya çıkıyorsa ve rakip Sunderland gibi organize bir ekipse. O'Neill, sahada defansif bir 4-5-1'i ile çıktı ve Catternole, Larsson ve Colback üçlüsüyle ceza sahasının önünü kalabalık tutmayı tercih etti. Arsenal, maçın başında göbekteki bu kalabalığı yarmak yerine, sol taraftaki Gervinho'yu kullanmayı tercih etti. Ancak, Fildişi Sahilli oyuncunun her zamanki dağınık oyunu ve üstüste yaptığı top kayıpları, bu bölgeden somut bir şey üretilmesini engelledi. Birileri, rakiplerin içinden geçmeye çalışmanın adam eksiltmek için çok da etkili bir yöntem olmadığını Gervinho'ya anlatması lazım. İlk 15 dakikanın geçilmesinin ardından, Arsenal yavaş yavaş göbeği de kullanmaya başladı. Cazorla ve Podolski, ilk başlangıçtaki çekingenliklerini atıp, takımın hücumuna dahil olmaya başladılar ancak karşılarında Cattermole önderliğindeki çok disiplinli bir savunma buldular. Sunderland, Arsenal'e savunmada çok az alan bıraktı ve Arsenal de rakibin dengesini bozacak tempoya bir türlü ulaşamadı. Özellikle Cazorla, Sunderland'in 3 göbek adamının nefeslerini sürekli ensesinde hissetti ve maç ilerledikçe kendi sahasına daha yakın yerlerden top almak daha derine indi. Bu, Arsenal'in pas yüzdesine olumlu yansıdı ancak Podolski ileride biraz izole kalmış oldu. Arsenal, Walcott'un içeri dalışlarından birinin Cazorla tarafından bulunmasıyla en önemli tehlikesini buldu ancak Podolski, Walcott'tan gelen topu gole çeviremedi. Karşı tarafta ise, Mertesacker'i uyurken yakalayan Mclean, Larsson'dan gelen pasla Szczesy ile karşı karşıya kaldı ancak dar açıdan vurulan şut genç kalecide kaldı. Arsenal açısından, ilk yarıdaki en önemli sorun, temponun çok düşük olmasıydı ancak sezonun daha ilk maçında gaza köküne kadar basan bir takım görmeyi ummak gerçekçi olmazdı sanırım.

İkinci yarı da, birinciye benzer bir anlayış ve tempoyla oynandı. Sunderland, Sessegnon'un oyundan çıkmasından sonra 10 kişiyle kendi sahasına çekildi ve ikinci 45 dakika boyunca hücumu hiç düşünmedi. Buna karşılık Wenger, önce Podolski-Girroud, sonra da Ramsey-Diaby, Walcott-Arshavin değişikliklerini yaptı. Arsenal'in ilk yarıda işlemeyen kanatları, ikinci yarıda da hiç bir şey üretemedi. Gervinho çok gayretliydi ancak son pas ve şutu bulmadaki beceriksizliği gerçekten can sıkıcıydı. Walcott, oyunda kaldığı süre boyunca 2 gol pozisyonunda ortaya çıktı ve onun dışında neredeyse hiç sahada yoktu. Arkadan onu destekleyen bir Sagna olmayınca, oyunundan çok şey kaybettiğini biliyorduk. Bugün de, arkasındaki Jenkinson'la hiç bir şekilde anlaşamadı. Aynı problem, Gibbs-Gervinho ikilisinde de kısmen yaşandı. Sol kanat, sağ tarafa göre daha hareketli ve gayretli olsa da, organizasyon açısından kötü bir maç geçirip pek de bir şey üretmedi. Kenarlardan sonuç alamayan Arsenal'i, ikinci yarı boyunca karşı kaleye götüren tek adam Cazorla idi. Maç ilerledikçe kendine güveni gelen İspanyol oyuncu, Sunderland'in kilidini açacak pası da bulup Girroud'u kaleciyle karşı karşya bıraktı. Ancak, Fransız, kahraman olma fırsatını değerlendiremedi. Arsenal, maç boyu %70 top hakimiyetiyle oynamasına rağmen, gelmeyen tempo ve takımın henüz oturmamasın da etkisiyle istediği pozisyonlara ve gole bir türlü ulaşamadı. 

Daha ilk maça bakıp çok geniş kapsamlı sonuçlar çıkarmak doğru olmaz. Arsenal'in zamana ihtiyacı olduğu çok açık ve bu açıdan ilk maçın Premier Lig'in en sağlam savunmalarından birine karşı olması şanssızlıktı. Bana göre maçın adamları ilk yarıda Arteta ve ikinci yarıda da Cazorla idi. Diaby, beklenildiği üzere onlara eşlik edemedi ve bütün maçı yan pas yaparak geçirdi. Gervinho'nun gayretini takdir ediyorum ancak o kadar çok topu ezdi ki, hücumun bir türlü ritmini bulamamasında onun gereksiz yere ayağında tuttuğu ve kaybettiği topların etkisi büyük oldu. Wenger'in bir an önce Podolski'yi oraya monte edip, Gervinho'yu kenara oturtması gerekecek. Savunma açısından çok bir şey söyleyemiyorum çünkü Sunderland hücum etmeyi bile denemedi. DM pozisyonunda maça çıkan Arteta, özellikle ilk yarıda savunmanın en iyi ismiydi. Alınan beraberliğe bakıp çok da karamsarlığa kapılacak bir durum şu an için göremiyorum. Cazorla'nın daha ilk maçtan ipleri eline aldığını görmek, gelecek açısından umut vericiydi. Song'un transferi, az önce resmi site tarafından da doğrulandı ve Arsenal artık onu ve RvP'yi tamamen geride bırakıp, bu yeni oyuncu grubunu bir an önce uyumlu bir ünite haline getirmek zorunda. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder