9 Ağustos 2012 Perşembe

Ortalık Toz Duman

Arsenal taraftarına şöyle sakin bir yaz dönemi nasip olmayacak sanırım. Geçen sene Cesc, Nasri ve yapılmayan transferler yüzünden karman çorman bir yaz geçirip lige de felaket giren takım, bu sene de benzer sorunların pençesinde gibi gözüküyor. Kulüp 3 önemli transferi erken bitirerek, geçen seneki hatalardan ders aldığını bizlere gösterdi; ancak maaş politikası ve kupa orucunun sonucu olan yıldız oyuncuları elden kaybetme sorununun bedelini halen ödemekte. 

RvP meselesi bana göre şu an Arsenal'in önündeki en büyük tehlike. Asya turuna götürülmeyen, ancak şu an Almanya'da antremanlara çıkmakta olan Robin'in varlığı bütün takımın ve Wenger'in kafasını çok gereksiz yere karıştırıyor. RvP'den 2 ay içerisinde o kadar çok tiksinmişim ki, onu Arsenal formasıyla görmeye bile tahammülüm yok. Hele dünkü antremandan sonra yayınlan, pişmiş kelle gibi sırıtan fotoğraflarını gördükten sonra anladım ki, ister Arsenal'de kalsın, ister başka takıma gitsin, ben önümüzdeki sezonu kendisinin bacağının kopmasını umarak geçireceğim. 

Bundan 2 ay önce, RvP, Arsenal'i köşeye sıkıştırdığını zannediyordu. Takım geçen sezonu ona bel bağlayarak geçirmişti ve onu kaybetmeyi göze almamak adına astronomik bir kontrat kendisine önerilecekti. Eğer Arsenal elini cebine atmazsa, nasıl olsa Avrupa'da istediği kulübe gidebilirdi. Naısl olsa City ve Juve kapıda bekliyordu. Gel gelelim, geçen 2 ay, RvP ile ilgilenen kulüplerin hiç birisinin enayi olmadığını ortaya çıkardı. Kimse, 29 yaşına gelmiş, sakatlık riski çok yüzsek olan ve Euro 12'deki performansıyla kafalarda soru işareti yaratmış bir adam için elini cebine atmak istemedi. 15'er milyon pound teklif eden 3 kulüp (City, Juve, Utd) Arsenal'den hayır cevabı aldı ve o günden beri de bu transferde yaprak kımıldamadı. Hatta önce Mancini 'Buraya gelmiyor' diye açıklama yaptı; sonra Juventus cephesinin hedef değiştirdiği haberleri geldi. Dün konu hakkında görüşü sorulan Ferguson ise, Arsenal'in işi zora sürdüğünden yakındı ve 'Olacak gibi durmuyor' dedi. 

Fergie dayım, Arsenal'in neden zorluk çıkardığının tabi ki farkında. Ezeli rakiplerinden birine, yıldız oyuncu satmak Arsenal yönetiminin işine pek gelmiyor. Zaten taraftar da bunu istemiyor. Bana göre, United, çok cazip bir teklifle gelmediği sürece Arsenal tercihini Juve'den yana kullanacak. Juventus ihtimali benim için de çok cazip çünkü Robin Van Persie'nin bacağını eline veren son takım İtalya Milli Takım'ı idi (Chiellini). Umuyorum, Robin, Serie A'ya gider de, 2 aya kalmaz futbol hayatını bitirirler.  

RvP yılan hikayesi süredursun, bana geçen seneki sıkıntılı günleri hatırlatan asıl olay başka bir cephede yaşandı. Geçen hafta, Barcelona'nın Song'la ilgilendiği haberlerinin çıkmasının ardından, önce Busquets, sonra da İniesta, Song'un Barça'ya çok yakışacağı temalı açıklamalar yaptılar. Barcelona hakkındaki düşünceleriniz nedir bilmiyorum ama Arsenal'i birazcık seviyorsanız, bu adamlardan çok fena tiksinmeniz gerekir. Ben tiksindim, ordan biliyorum. Dünya üzerinde bir başka kulüp daha yoktur ki, transfer görüşmesini, futbolcularına medya üzerinden yaptırsın. Ne pis adamlarmış arkadaş bunlar? Cesc'in aklını çelerken kullandıkları rezil taktikleri, utanmadan, tekrar ısıtıp önümüze sürüyorlar. Hayır, Song'un 2015'e kadar sözleşmesi var ve Barça'nın bankada 5 euro parası yok. Nasıl olacak bu işler bilmiyorum. Eğer 30 milyon pound veriyorlarsa, hemen satsın Arsenal. Ama Barça'da para yok; sadece çene varsa o zaman bir gidin çay koyun arkadaşlar. Ne lüzumsuz bir takım oldun Barça yahu. İnsanın yatıp kalkıp Mourinho'ya hayır duası edesi geliyor yemin ediyorum. 

Song ve Robin'i bir tarafa koyarsak, Arsenal'in bir de Walcott gibi bir problemi olduğunu görüyoruz ancak bu cepheden neredeyse hiç bir haber geldiği yok. Bana göre, Wenger, Walcott'u olmazsa olmazlar listesinden çoktan çıkarmış durumda yoksa kendisine çoktan istediği kontratı verirdi. Walcott meselesinin çok fazla gürültü koparmamasının bir başka sebebi de, kendisiyle çok fazla ilgilenen olmaması sanırım. Son 2 ayda, Liverpool hariç kimsenin Walcott'u isteğine dair bir haber okumadım. Bu da, kontrat görüşmeleri sırasında Arsenal'in elini güçlendiriyor nasıl olsa. Bana göre, kulübün bu konudaki tavrı, 'daha iyisini bulursan, hiç durma' şeklinde ve bunun çok yanlış olduğunu da söyleyemem. Ancak, Walcott'un seneye bedavaya gitmesi de Arsenal'in işine gelmeyeceğinden, bu meselenin de bir an önce sonuçlandırılması her için hayırlı olacaktır diye düşünüyorum. 

Kafa karıştıran bu 3 adamın dışında, Arsenal'in elinde hala, Arshavin, Bendtner, Chamakh, Squillaci ve Park gibi problemler var. Bu kardeşler resmen elde kaldı ve kendilerine gelen teklifler hala dedikodudan ibaret. Eğer Arsenal bu adamları elden çıkaramazsa, transferin son haftası hepsinin birer birer kiralayıp, ücret yükünü hafifletmeyi deneyecektir. Arshavin ile QPR ve Zenit, Chamakh ile Beşiktaş, Squillaci ile Bastia, Park ile de bizim halı saha takımı ilgileniyor. Bendtner zaten dünyanın gelmiş geçmiş en iyi golcüsü olduğu için onunla ilgilenmeyen yok. Paddy Power donuyla hangi kulübün formasını şereflendireceğine karar vermesini bekliyoruz. Bu arada, Chamakh işinin, Arsenal'in Beşiktaş'ın verdiği banka teminatını yeterli görmemesi yüzünden zora girdiğini de hatırlatayım. Chamakh'ın, transferin gerçekleşmesi için kendi düğününde kız tarafından gelecek altınları da teminat mektubuna eklettiğini ancak Gazidis'in, beşi bir yerde sayısının azlığından dolayı yan çizdiği de gelen haberler arasında. 

Elde kalan adamlar elden çıkarılabilirse, bana göre, Wenger 1-2 transfer daha yapacak. Takımın acil ihtiyacı olan 2 bölge, yedek sağ bek ve yedek kaleci bölgeleri. Sagna ve Szczcesny'e bir şey olması halinde, takım Jenkinson ve Fabianski gibi saatli bomba oyuncuların eline kalacak ve artık öyle kenardan gelip kalesinde devleşecek bir Almunia da yok! Bunun dışında, Wilshere'in 3 ay daha sahalarda olmayacağını ve Diaby'nin de 3 vakte sakatlanacağını düşünürseniz, bana göre orta sahaya da bir takviye gerekiyor. Nuri Şahin'in kiralanması geçen hafta bir çok kaynakta kesin gibi yazıldı, ancak bu hafta bu haberler biraz kurumuş gibi gözüküyor. Farklı kaynaklar, Nuri ile, Liverpool, Tottenham, Beşiktaş ve Galatasaray'ın da ilgilendiğini yazdılar. Nuri, Beşiktaş'ı reddetmiş ancak diğer kulüpler ile hala görüşmeler sürüyor sanırım. Kariyeri açısından, Arsenal'i seçmesinin çok hayırlı olacağının umarım benim kadar kendisi de farkındadır. 

Arsenal için bir sezon öncesi değerlendirmesi yazmak istiyorum ancak transferde yaşanan bu kaos ortamı biraz kafamı karıştırmış durumda. Pazar günü, Köln ile yapılacak son hazırlık maçını da izleyip haftaya bir şeyler karalamak sanırım daha isabetli olacak. Umuyorum, transferin tozu dumanı Sunderland maçına kadar biraz durulur da, geçen seneki başlangıç faciasının bir tekrarı yaşanmaz. 

3 yorum:

  1. Emre

    Arsenal'i şurda 2 buçuk yıldır tutuyorum. Şu dönemde hiç bu kadar rahat olmamıştım. RVP'nin kalmasından yanayım ben ama gitse de olur. Song konusundaki sıkıntılarımı senin yazını okuduktan sonra rahatladım açıkçası. Dünyada bu kadar çirkef başka bir kulüp yoktur. Barçanın parası olmamasına gerçekten sevindim. Ayrıca saat şu anda Türkiye'de sabah 6 ve ben senin yazını okurken sesli güldüm resmen. Anlayamadığım tek şey "Paddy Power donu" nasıl bir şey ama onu da araştırıcam şimdi. Şaka bir yana atladığın bir şey var şu anda jenkinsona 4 ay muhtacız. Sagna yine sakat ve aralıkta dönecek diye biliyorum. Yani ne yedek ne de as sağ bekimiz var.

    YanıtlaSil
  2. EMRE

    Admin bir de senden bir şey daha isteyebilir miyim? Mesela ben bu yıl Chelskiden çekiniyorum adamlar hayvan gibi transfer yaptılar. Onun durumunu Arsenal'e göre kıyaslar mısın bir kere.

    YanıtlaSil
  3. Barça'ya laf söylemeyin onların Türkiye'de de bir çetesi var, küfür kıyamet gidiyorlar :D Bende Mascherano transferinde sana benzer şeyler yazdım çok küfür yedim.. Tam şerefsiz bir takım hep bunu yapıyor sonra oyuncu yan çizmeye başlayınca edilecek 3 kuruş kar varmı ona bakıyor..

    YanıtlaSil