16 Ağustos 2012 Perşembe

Hayırsız Olsun


Bu devirde, futbolcuların sadakat ve bağlılık gibi kavramlardan haberdar olmalarını beklemek gerçekçi olmaz. Arap şeyhleri, oligarklar ve sponsorlar sağ olsun, futbol endüstrisinde dönen para astronomik seviyelere ulaştı ve futbolcuların neredeyse tamamı bu pastadan mümkün olan en büyük payı almak için yanıp tutuşuyor. 

Nedendir bilinmez, Arsenal taraftarının önemli bir kısmı RvP’nin farklı olduğunu düşünüyordu. Arsenal kariyerinin ilk 5,5 senesi boyunca, camia onu desteklemişti ve her türlü sakatlığa, formsuzluğa rağmen Wenger hep arkasında oldu. Arsene, bundan 2-3 sene önce Robin’i elden çıkarsaydı; bugün gelinen nokta bambaşka olurdu. Ancak Wenger’in daha önce güvendiği birçok futbolcu gibi RvP de ona ihanet etti ve ilk fırsatta kapağı daha fazla para veren bir kulübe attı. 

Arsenal, RvP’ye £120,000 haftalık ve £5m peşin olmak üzere 4 yıllık kontrat için, toplam £30m önermişti ve bana göre bu teklif çok yerindeydi. 29 yaşına gelmiş, kariyeri sakatlıklarla dolu bir adama bundan daha fazlası verilseydi, pek de memnun olmazdım açıkçası. RvP, bu öneriyi elinin tersiyle itti çünkü geçen sezonun ortalarında menajeri birkaç büyük kulüp ile görüşmüş, sezon sonu için ağız sulandıran bir takım sözler almıştı. Bu görüşmelerin de etkisiyle Robin, transfer dönemine kendisini tanrının futbol dünyasına nimeti olarak görerek girdi. Zannediyordu ki Juve, Milan, City, United, Chelsea, Barça ve Real onun transferi için Arsenal kapısında sıra olacaktı. 

Robin, berbat bir Euro 12 geçirdikten sonra teklifleri dinlemeye başladığında, kendisiyle ciddi olarak ilgilenen sadece 3 kulüp olduğunu öğrendi. Üstelik City, £15m üzerine çıkmak istemiyordu ve ilk teklifi reddedildikten sonra başka girişimde bulunmadı. Juventus, RvP’nin isteklerinin kendileri için biraz fazla olduğunu öne sürerek transferden çabuk vazgeçti ve Robin’i Fergie ile başbaşa bıraktı. Ben, RvP’nin bu noktaya planlayarak geldiğini zannetmiyorum. Eğer Juve ya da City’e gitseydi, herkes kendisine “güle güle” diyecekti; United’a imza attı, artık Arsenal taraftarı kendisine “Hain” diyecek. Kendisini hain yapan, kulübü terketmesi değil, bunu yaparken taraftara dürüst davranacak cesareti gösteremeyişi. Para için olduğunu kabul etmemek için öne sürdüğü “Kulübün nasıl yönetildiğini beğenmiyorum” açıklaması, Arsenal taraftarının gözünde onu zaten bitirmişti; United’a gidişi kendisini hainler sıralamasında Nasri ve Ashley Cole’un da üzerinde bir yere yerleştirdi.

Aslına bakarsanız, Robin’in ne yaptığı benim pek umrumda değil. Arsenal forması giymek istemeyen kimsenin kulüpte tutulması taraftarı değilim. Kafası Barça’da olan bir kaptanla Arsenal 3 sene yedi; kafası parada olan diğer bir kaptanla da vakit kaybetmenin anlamı yok. Zaten United’ın ödediği £24m’lik bonservis bana göre 29 yaşında ve sakatlık karnesi berbat olan bir oyuncu için gayet makul. United, Robin’e haftalık £200,000’den 4 yıllık kontrat vererek £41m bağlamış durumda ve bu kontratın iki tarafa da hayırlı olmamasını dilemekten başka bir şey gelmez elimizden. Belki, kızgınlıkla söylediğimi düşüneceksiniz ama Robin gibi son 7 senenin yarısını yatarak geçirmiş bir adama böyle bir kontrat vermek büyük risk bence. Eğer RvP, 4 seneyi hiç sakatlanmadan geçirirse, muhtemelen aldığı paranın karşılığını verir. Ancak bu konuda eski formuna dönerse, yattığı her 5 hafta için United £1m’i sokağa atacak. RvP transferi, borç faizi ödemek için oyuncu satan bir kulüp için cesur bir karar açıkçası.

Mali nedenler bir yana, RvP’nin ayrılışının bana çok koymamasının bir başka sebebi de, kulübün proaktif davranarak önlemlerini erken almış olması. RvP kaybedildi ancak takımın hücumuna 3 önemli oyuncu ile takviye yapıldı ki, bu benim gözümde çok daha hayırlı bir olay. Geçen sene RvP 30 gol attı ama Arsenal’in hücumdaki tek opsiyonu kendisiydi. Ayağına topu alan her Arsenalli Robin’i aradı ve o da bu servisi iyi değerlendirdi. Robin’in farklı bir dizilişte bambaşka bir oyuncuya dönüştüğünü Euro 12’de gördük. Bu yüzden, Arsenal hücumunun tek bir oyuncunun performansına dayalı olmadığı bir sistem benim için çok daha olumlu bir gelişme. Yani, bana göre Podolski/Cazorla/Walcott/Girroud > Gervinho/Rosicky/Walcott/RvP. Arsenal, geçen sene Cesc, Nasri ve Clichy giderken, üstüne gelen kamyonun farlarından gözleri kamaşmış geyik gibi donakalmıştı. Bu sene RvP’nin gidişi beklenmeden önlemler alındı ve bu yılan hikayesi sezon başlamadan once bir sonuca bağlandı.

Umuyorum, aynı kararlı tavır, Song meselesinde de gösterilir. Arsenal’in RvP’den gelen parayı bir forvete yatıracağını zannetmiyorum. Bunun yerine büyük ihtimalle orta sahaya bir takviye yapılacak. Hatta, Song’un satılıp orta sahaya sağlam bir transfer yapılması yüksek bir olasılık gibi gözüküyor. Barça’nın yardımcı sportif direktörü Bartomeu, şu an Londra’da Song için pazarlık masasında. Eğer, Arsenal’in satmaya niyeti olmasaydı, kendisine “Hiç zahmet etme” denilirdi. Londra’ya davet edildiğine göre, bu dumanın çıktığı yerde bir ateş var. Umuyorum, medyada yer alan £15m’lik bonservisten daha yüksek bir meblağ kopartılır Barça’dan. 

Son olarak, Wenger’in 2015’e kadar kontratı olan Song’un gitmesine yeşil ışık yakmasının ilginç olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Cesc, Nasri, RvP, Song, Clichy, Toure, Almunia, Bendtner, Arshavin gibi, Arsenal’in son 6 senelik kupasız döneminin kilit oyuncularının tamamı ya ayrıldı ya da kapıdan çıkmak için bekliyorlar. Belli ki Wenger, bu oyuncu grubunun onu bir takım hedeflere götürmeyeceğinin geç de olsa farkına vardı. Son 2 senede ciddi bir tasviye ve değişim yaşandı. Bu dönemde ayrılan oyuncuların birçoğu, Arsenal’in kupa kazanamayışını bahanelerinin arasına yazdılar ama kupa kazanamayan o takımın bir parçası olduklarını hep unuttular. RvP de kulübün yönetilişini beğenmediğini söyledi ama o yönetim felsefesinin 6 sene boyunca kendisine destek olduğunu da çok çabuk unuttu. Diyeceğim şudur ki, Arsenal’in sahada yetenekli olan son jenerasyonu, mental açıdan gerçekten çürük çıktı ve kendilerinin oluşturduğu takımdan bir türlü cacık olmadı. Ben bu değişime olumlu bakıyorum ve umuyorum Arsenal, bugün yaptığı yatırımın meyvelerini kısa sürede yemeye başlar.

5 yorum:

  1. Song satılırsa yerine gelen adamın yine yedeği olmayacak.

    YanıtlaSil
  2. haklisin tabi ama bugunku sartlar altinda sezona kadroda 1 tane adam gibi DM ile baslarsak da sikayet etmem..

    yedekler coquelin ve frimpong olcak.. hatta ben CM'de forma sansi iyice azalan Ramsey'in bile DM'lige soyunabilecegini dusunuyorum..

    YanıtlaSil
  3. herşey bir yana fabregas pezevenginin twitter' dan şok oldum demesine ayar oldum. ne iğrenç insanlarmışsınız lan.. neyse bu sefer hazırlıklı yakalandık en azından. umarım song gitmez bu arada. korkuyorum zaten bölgesinde tek olan song' u satıp yerine adam almazlar diye.

    YanıtlaSil
  4. SOng'u filan satmamak üstüne m villa yı almak lazım.KAdro geniş.United deplasmanı gibi maçlarda.Cm ye song dm ye m villa gelebilir.Cazorla kanata kaydırılabilir.

    YanıtlaSil
  5. Cashley cole'un üstüne kolay kolay kimse çıkamaz hainlikte,

    YanıtlaSil