27 Ağustos 2012 Pazartesi

Hala Gol Yemeden Namağlup!


Yeni sezonun ilk 180 dakikası geride kaldı ve Arsenal henüz golle tanışamadan, birbirinin aynısı 2 beraberlik aldı. Bardağın boş tarafını görmek isteyenler, RvP sonrası Arsenal hücumunun çöktüğünü söylüyorlar; dolu tarafa bakmak isteyenler ise 180 dakikada rakibe sadece 1 pozisyon veren defansı övüyorlar. Ben, bardağın her iki tarafını da görmek istiyorum açıkçası. Defansif anlamda takımın umut verici bir başlangıç yaptığını söyleyebiliriz. Ancak hücum hattındaki problemler, Wenger dahil herkesin canını sıkmış durumda.

Song ayrıldığından beri birçok Arsenal yazarı ve ben orta sahaya takviye yapılması gerektiğini yazıyoruz. Ancak dünkü maçı izlerken bu konudaki fikrim biraz değişti gibi. Hala Arsenal’in, DM bölgesine takviyeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum ama, ilk 2 maçta gördük ki, daha acil transfere ihtiyacı olan bölge ileri üçlü. Ligin ilk 180 dakikasından çıkardığım bazı sonuçlar ışığında bu ihtiyacı tartışalım o zaman.

Geçen sene de sinyallerini aldığımız ancak bu senenin ilk maçı itibariyle emin olduğumuz bir şey var ki, Gervinho ve Walcott, Arsenal'in ilk 11'ine girecek adamalar değiller. Eğer transfer yapılmayacaksa, Ox'un bir an önce takıma monte edilmesi gerekiyor. Geçen sene ileride RvP varken de, Arsenal Gervinho ve Theo ile pozisyon üretmek de zorlanıyordu. Bu sene durumun farklı olacağına dair olan umutlarımız da hızla tükendi. Gervinho, çok gayretli bir adam ve mücadelesine diyecek hiçbir şeyim yok. Ancak kendisinin hiçbir hareketinin sonu gelmiyor. Aldığı bütün toplarla direkt 3 kişinin arasına dalıyor ve oradan ne pas çıkarabildiği var ne de şut. Wenger, kendisini mücadelesinin hatrına Walcott'un önünde tercih etti ancak Gervinho ikinci maçı da hiçbir olumlu hareket yapamadan bitirdi. Bana göre, kendisinin sonu da Arshavin gibi olacak. Umuyorum Wenger, Arshavin'de olduğu gibi 1,5 sene ısrar etmez. Bana göre Gervinho'nun Arsenal takımındaki yeri, defansif açık olmaktan öteye gidemeyecek ve Wenger'in de bunu bir an önce görmesi gerekiyor.

Arsenal'in hücumdaki diğer kritik adamı Walcott. Şu sıralar kulüple sözleşme pazarlığında olan Walcott, zannedersem ki Arsenal'in elinde kalacak ve biz onu bir 5 sene daha çekmez zorunda kalacağız. Walcott'un sözleşme görüşmelerinin bu kadar gecikmesinin sebebi, Arsenal yönetimi ve Wenger'in kendisini ne kadar “vazgeçilebilir” gördüğünün bir kanıtı aslında. RvP ve Nasri, sözleşme imzalamadığında ortalık yıkıldıydı; Theo, ilk görüşmelerin ardından 6 aydır sözleşme masasına bile oturmadı, sallayan yok. Wenger, işi son dakikaya bıraktı çünkü Walcott'un dışarıda kendisine daha iyi teklif yapamayan birisini bulamayacağını biliyordu.

Theo'nun sorununu hepimiz biliyoruz. Kendisi, sadece, sadece, sadece ve sadece boşluk bulduğunda oynayabiliyor. Yani Walcott'un etkili olması için, karşıdaki rakip ya Barça olup Arsenal'i kendi sahasına hapsedecek ya da 2-0 geride olduğu için geride risk alıyor olacak. Bu iki koşuldan biri yoksa, Theo da yok. Geçen hafta, kapanan Sunderland karşısında 75 dakika sahada gözükmeyen Walcott, dün de sahada kaldığı 20 dakika boyunca hiçbir katkıda bulunamadı. Eskiden onu savunurken “ama çok genç” derdik, adam Arsenal formasıyla 7. sezonunu oynuyor ve 150 lig maçına çıkmış durumda. Eğer Wenger, kendisine istediği parayı vermiyorsa, bunun sebebi ondan adam olmayacağını anlamasından başka değil. Walcott, Arsenal ile imzalarsa, önümüzdeki 5 seneyi kontra atağa ihtiyaç olduğunda oyuna giren bir yedek olarak geçirecek ve ona önerilen kontratta yazan rakam da bu gerçeğe göre ayarlanmış durumda.

Walcott ve Gervinho'dan uzun uzun bahsediyorum çünkü onların ilk 11'de olduğu planların hiçbirinin işlemeyeceğini özellikle vurgulamak istiyorum. İlk 180 dakikadaki etkisiz hücumun faturasını sadece ikisine kesmem ağır olur ancak diğer oyuncuların “yeni” olma gibi bir özürleri var. Mesela Podolski, dün Sunderland maçına göre çok daha iyiydi ancak Girroud ve Gervinho ile olan uyumsuzluğu daha etkili olmasına engel oldu. Girroud, pivot oyununu çok iyi oynadı, 90 dakika Shawcross ve Huth gibi iki azmanla boğuşmaktan hiç kaçmadı ve bütün duran toplar ve kornerlerde defansa yardıma gelip, Stoke City'nin duran top tehlikesinin ortadan kaldırılmasına büyük katkı yaptı. Ancak yüzü kaleye dönükken çok tutuktu. Zannedersem, Premier Lig'in ne kadar hızlı oynandığı gerçeğine biraz daha alışması gerekiyor. Birkaç poziyonda, biraz ağır kaldı ancak form tutması ve takıma alışmasıyla yararlı bir oyuncuya dönüşeceği aşikar. Burada dikkatli olması gereken “yararlı” olacağım diye Chamakh gibi gol atmayı unutmaması. Dün son dakikada 35 metreden vurduğu şut gol olsaydı, muhteşem bir güven aşılaması olacaktı. O top kaleye girmedi ve büyük ihtimal Girroud, Wenger'den Ramsey'e pas vermediği için azar işitti.

Arsenal'in hücumu henüz çalışmaya başlamadı ancak en azından defans ve orta saha ilk 2 maç sonrası umut verdi. Öncelikle belirtmem gerekir ki, Santi Cazorla, önümüzdeki 4-5 sene Arsenal'in ilk 11'inin değişmez parçası olacak. Kendisinin kalite olarak Cesc'ten çok da uzakta olduğunu söylemem zor. Önünde, son derece uyumsuz bir hücum üçlüsü oynamasına rağmen ilk 2 maçta Arsenal'in en iyi adamı kendisiydi. Ortadan gelişen bütün akınlarda Cazorla'nın bir şekilde katkısı vardı. Rakip ceza sahası önünde sürekli olarak bir delik aradı, o deliği bulamayınca şut çekti. Dün Cazorla 2'si isabetli 6 şut attı ki, takımın geri kalanı kendisine 0'ı isabetli 11 şut ile eşlik etti. Ona ayak urduran isim, her zamanki istikrarlı oyununu devam ettiren Arteta idi. %90 isabetle 67 pas tamamlayan İspanyolun uzun pas yüzdesi de %100 (9'da 9) idi. Diaby, benim son 4-5 senedir ne iş yaptığını anlamadığım bir isim. Ayağında iyi top tutmaktan başka ne ofansif, ne de defansif olarak ekstra bir iş yaptığını görmedim. Dün, özellikle hücumda çok etkisizdi ve ceza sahasında 2 kere müsait durumda topla buluşup, her iki pozisyonu da eline yüzüne bulaştırdı.

Bunun haricinde orta sahanın ve genel olarak takımın defansif olarak performansından memnun olduğumu söylemem gerekir. Geri dörtlü, Sagna ve Kosciely'nin yokluğuna rağmen 2 maçta hatasız oynadı. Özellikle dün, Vermaelen ceza sahasında son derece dominant bir görüntü çizdi. Takımın kronik hastalığı olan duran toplarda panik yapma olayından eser görmedik ki, birçokları buna “Bould etkisi” diyor. Defansın iyi gözükmesinde, Wenger'in beklerini daha muhafazkar kullanmasının da etkisi var. Jenkinson dün orta sahayı hiç geçmedi; Gibbs ise normal standardının altında sıklıkla hücuma katıldı. Kendisinin, hücuma çıktığında bana fena halde Clichy'i hatırlatıığını söylemem gerekir. Son 20 metreye girene kadar gayet gayretli ve hızlı ancak son pası/şutu atmadan bir o kadar da etkisiz. Takım savunmasında gözle görülür bir gelişme var. Takıma katılan 3 oyuncu da, defansif açıdan son derece gayretli ve bu da Arsenal'in klasik bir DM olmadan oynamasını mümkün kılıyor. Şu ana kadar Song'un ya da başka bir DM'in yokluğunu aradığımızı söylesem yalan olur. Gerçi, Arsenal'in oynadığı iki takım da, geriye yaslanan ve pres yapmayan ekiplerdi ve orta sahanın defansif direncini asıl rakip üzerlerine geldiğinde göreceğiz. Hafta sonundaki Liverpool deplasmanı, defans için daha sağlıklı yorum yapacak veriyi bize verecektir.

Çok fazla ordan oraya atlayan bir yazı oldu ancak konuşulacak birçok şey var. Arsenal sezona çok kötü başlamadı ancak bir an önce halletmesi gereken sorunları olduğu da bir gerçek. Wenger, hücum problemini çözmek için bana göre ilk etapta Ox'u devreye sokmalı. Onun, Gervinho ve Walcott'tan çok daha yararlı olacağına eminim. Wilshere ve Rosicky dönünce, Wenger'in Cazorla'yı kanada yollayıp Nasri'ye benzer bir oyun oynatacağını tahmin ediyorum. Ancak onlar dönene kadar iş işten geçmemesi için bir an önce bir şeyler yapılmalı. Arsenal transfere devam ediyor ancak bu hafta büyük ihtimal bir orta saha oyuncusu ve bir de defans adamına imza attırılacak. Bunu bir tek Walcott'un ayrılma kararı alması değiştirebilir. Cuma günü transferin kapanmasıyla beraber herkes tekrar futbola konsantre olacak ve belirsizlik ortamının kalmasının tüm takımların futboluna olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Arsenal'in 3'ü yeni transfer olan hücum 4'lüsü de yavaştan kendini bulacaktır. Şu an için panik yapmanın bir anlamı yok nitekim geçen seneye de ilk 2 maç gol atamadan başlamış ve ilk 3 maçta 10 gol yemiş bir takımdan bahsediyoruz. Hafta sonu alınacak bir galibiyet ile her şey tekrar güllük gülistanlık olabilir.

5 yorum:

  1. Arsenal'in son yillarda yaptigi belkide beni heyecanlandiran en iyi transfer Giroud. Tamam daha gol atamadi ama adam hayvan gibi. Zaten Stoke macindaki o son sutu gol olsa simdi kahramandi.

    Ama top teknigi, saklayisi gucu her seyiyle cok iyi. Sag ayak zayif biraz. O da zamanla olur. Beyaz Drogba diyorum. Biraz zaman tanimak lazim tabii bir de sakatlanmamasi.

    Bunun disinda yazildigi gibi sag tarafa acilen bir adam lazim. Walcott veya Gervinho ancak yedek olur. Bence ortaya adam almaktansa orasina biri sart. Bir de forvet tabii. Poldi solda dha iyi. Giroud'a bisey olsa yedegi Chamakh kabus.

    YanıtlaSil
  2. bizden bu sene de bir b.k olmayacağını ele güne göstermiş olduk.şampiyonluğa oynayacaksan bu maçları öyle ya da böyle alacaksın kardeşim. 3 kasıma kadar liverpool city ve united deplasmanlarına gidecez,içerde de chelsea ile oynayacağız.muhtemelen kasım başlarında 8. 9. sıralarda, şampiyonluk yarışına erkenden veda etmiş bitik bir arsenal bulacağız.haftaya liverpool karşısında beklenmedik ağır bir mağlubiyet gelebilir demedi demeyin.evinde city yi domine eden liverpool her zaman defansta saçmalaz.city ye gücü yeten takım bize neler yapar allah bilir :)

    defansif olarak yeterince sınandığımızı düşünmüyorum.yarın anfield te ettihad da bu takım geriye düştüğünde maçı çevirecek golü kim nasıl atacak onu da merak ediyorum.hücumcular kağıt üstünde fena durmasalarda bize scorer bir adam lazım,ya da giroud un patlama yapmasını bekleyecez..
    D.Saunders

    YanıtlaSil
  3. Moses'i almayan Wenger yine ilerde kafamızı duvarlara vurdurur. Chelsea o kadar alternatifi varken alıyor, senin elinde iq'su 0 Gervinho, napıcağı belli olmayan Wallcott var sen almıyorsun. Entresan cidden.

    YanıtlaSil
  4. Girroud'nun fiziksel özellikleri gerçekten etkileyici. 1-2 ay daha ısrar etmesi lazım Wenger'in üzerinde.

    Arsenal'in şampiyonluğu bu sene oynayamacağı aşikar. Benim umudum bu sene gitmek isteyenlerden kurtulup, bir sonraki senenin kadrosunun oluşturulması.

    Liverpool maçı ilginç olacak çünkü onların oturtmaya çalıştığı sistemin oturmuşu Arsenal'de var. Bana göre City karşısındaki performansları, biraz da Mancini'nin maceralarının sonucuydu. 3 ihtimalli maç tabi yine de.

    Arsenal'in, defansif olarak sınanmadığı doğru ancak Liverpool'un, Arsenal'i defansif olarak sınaması ancak üstüne gitmesiyle olur, Arsenal'in üstüne giden Liverpool geride boşluk verir bu da Podolski, Girroud ve Cazorla'nın, Arsenal'e geldiklerinden beri ilk defa boşluk bulmaları anlamına gelebilir. 10 kişiyle kapanmayan bir takım karşısında Arsenal daha iyi oynayabilir.

    Moses, şu anki oyunuyla Chelsea'de malzemeci bile olamaz. Daha genç gerçi gelişim göstermesi muhtemel ama Arsenal'de zaten gençten bol bişey yok.

    YanıtlaSil