14 Haziran 2012 Perşembe

Krakow'a Pirince Giderken Londra'daki Bulgurdan Olmak


Şubat ayında vergi kaçırdığı iddiasıyla hakkında açılan davadan beraat ettiğinde, Harry Redknapp, muhtemelen kötü günlerin geride kaldığını düşünmüştür. Nereden bilsin, kendisinden bağımsız gelişen iki olay olan Fabio Capello'nun istifası ve Chelsea'nin Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun, sorunsuz gibi görünen Tottenham kariyerini çökerteceğini.

Kendisini yakından tanıyanların İngiliz medyasına söylediğine göre, Harry Redknapp, bütün kariyeri boyunca İngiltere Milli Takımı'nın başına geçmeyi büyük bir tutkuyla istemiş. Bu nasıl bir tutkuymuşsa, Redknapp'ı şampiyonluk şansı olan takımını tamamen unutacak kadar yoldan çıkarmayı başardı. Şubat başında Tottenham, Manchester takımlarının 3 puan arkasında ve Arsenal'in 13 puan önündeydi. Capello'nun istifasını takip eden 2 ayda oynadığı 10 maçta, 5 yenilgi 3 de beraberlik alarak ligi ezeli rakibinin 1 puan gerisinde 4. bitirdi.

Her ne kadar Redknapp, milli takım dedikodularının yaptığı işi etkilediğini kabul etmediyse de, durumun vahametinin başta Tottenham'ın patronu Daniel Levy olmak üzere herkes farkındaydı. İngiliz kamuoyunun milli takım hocalığı için üzerinde birleştiği isim olan Redknapp, gece gündüz bu konuda röportaj vermeye başlamştı ve Premier Lig'de takım çalıştırdığını unutmuş gibiydi. Bu işe ilk tepkiyi, basın toplantılarında milli takım sorularını yasaklayan Daniel Levy verdi ve Redknapp'ın patronunun tepkisi, sonuçlar kötü gitmeye başlayınca daha da sertleşti. Sezonun son 2 ayında Levy'nin bardağında yükselmeye başlayan sular, Mayıs alına gelinip, Tottenham, elindeki 13 puanlık avantajı sokağa atıp Chelsea'nin de ŞL kupasını almasıyla Avrupa Ligi'nin yolunu tutunca taşıverdi.

Tottenham ligi 4. bitirerek sadece milyonlarca poundluk gelirden olmadı. Çok cüzi ücretlere oynayan Modric ve Bale'e yeni kontrat vakti gelmişti ve bu oyunculara Şampiyonlar Ligi futbolu öneremeyen yönetimin pazarlık eli zayıflatmıştı. Üstelik azalan gelirler yüzünden, önerilebilecek maaşlar da belli bir seviyenin altında olmak zorundaydı. (Modric, Diaby'den daha az kazanıyor ve onu takımda tutmak için Tottenham'ın yapması gerek zam en az %300). Düne kadar Tottenham yükselişteki bir ekip görünümündeydi ve Avrupa'lı yıldız oyuncuların yavaş yavaş kendilerine sıcak bakmaya başlamıştı. ŞL dışında kalınması, herkesin kafasına bir anda "acaba orta sıralara geri mi dönüyorlar?" sorularını getirdi. Redknapp'ın, direksiyon hakimiyetini kaybedip şarampole yuvarlanması, Sp*rs'e sadece 10 puana, 1 sıraya malolmadı. Büyümek isteyen ve yıldız oyuncuları takıma çekmeyi arzulayan kulübün planlarına büyük bir darbe vurulmuştu ve yönetim Redknapp tarafından ihanete uğramış gibi hissediyordu. Bu yüzdendir ki, kendisine yeni kontrat önermeye yanaşmadılar. Tüm bu süreci berbat yöneten Redknapp da, onlara medyadan meydan okuyarak kendi ipini çekmiş oldu. Zannedersem, Harry, taraftarın kendi yanında olacağını ve Levy'nin kendisini kovamayacağını düşünüyordu. Ancak her iki noktada da yanıldığı, gün itibariyle Tottenham'ın kendisini kovması ve taraftarın da bunu onaylamasıyla ortaya çıktı.

Ben ne Redknapp'ı severim, ne de Tottenham'ı. Bir gooner olarak da tüm bu yaşananlara bakıp bıyık altından gülmemem mümkün değil. Perde arkasında yaşananları bilmediğim için kimin haklı olduğu konusunda da yorum yapmam zor. Tek söyleyeceğim, Daniel Levy'nin kulübün onurunu her şeyin üzerinde tutarak, başarılı bir hoca olmasına rağmen Redknapp'ı yollamasını takdirle karşıladığım. Eğer bir kontrata imza attıysanız, kişisel saplantılarınızı, çalıştığınız kulübün çıkarlarının önüne geçiremezseniz. Tottenham camiasının çok kızgın olması bundan kelli çok normal. Tüm bu dramanın en ilginç yanı, Redknapp'ın, uğruna Tottenham kariyerini çöpe attığı milli takım görevinin kendisine önerilmemiş olması bence. Redknapp'ın, Krakow'a pirinçe gitmek isterken Kuzey Londra'daki bulgurdan da olduğu bu hikaye, bütün teknik adamların kulağına küpe olacak bir ibret öyküsü gibi.

Not: Tottenham, büyük ihtimal David Moyes'i takımın başına geçirecek. Her ne kadar Moyes'in, mali sıkıntı yaşayan Everton'dan ayrılmasının vakti geldiğine inansam da, beklentileri, kaynaklarından daha hızlı büyümüş Sp*rs camiası tarafından harcandığını görmek de istemem.

2 yorum:

  1. EMRE

    Bir gooner olarak bu yazıdan ne kadar büyük keyif aldığımı anlatamam.

    YanıtlaSil
  2. redknapp hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil