8 Haziran 2012 Cuma

Euro 12’ye Doğru: İspanya


2008 Avrupa ve 2010 Dünya Şampiyonu İspanya hakkında bilmediğimiz pek bir şey kaldımı bilmiyorum. Bu kadrodaki oyuncuların tamamının kapasitelerini, zayıf ve güçlü yanlarını hepimiz ezberledik. Del Bosque, maceracı bir teknik adam değil ve başarılı olan kadro ve oyun anlayışını elinden geldiğince korumaya çalışıyor. Euro 12 kadrosunun 2010’dan farkını sakatlar (Villa, Puyol) ve kulüp takımlarında ilk 11’deki yerlerini kaybetmiş adamlar (Capdevila, Marchena) oluşturuyor. Zaten 2 büyük turnuva kazanmış takımı bozmak da saçma olacağından, 2010’dakine benzer bir İspanya izleyeceğimizi söyleyebiliriz.

İspanyollar son 5 yılda dünya üzerindeki üst düzey oyun kurucuların büyük çoğunluğunu üretmeyi başardılar. Şu an kadroda “oyun kurucu” olarak tanımlanabilecek isimler Xavi, Fabregas, Iniesta, Silva, Mata, Alonso, Cazorla ve hatta Busquets. Orta sahadaki bu çeşitliliğin bir sürü avantajı olsa da, bu oyuncu grubunun birbirine çok benzer oyun stili ve anlayışına sahip olması zaman zaman dezavantaja dönüşebiliyor. İspanya’nın futbolu, bu adamların 5’i birden sahada olduğunda biraz fazla tek yönlü ve öngörülebilir bir hal alıyor. Güney Afrika’da, İspanya’nın, turnuvayı kazanmasına rağmen, beklenen patlayıcı skorları alamayışının nedeni de buydu zaten. 5 orta saha oyuncusuyla çıkılan ilk maçta İsviçre’ye mağlup olundu ve İspanya, turnuvanın geri kalanında sonuca gitmek için, Villa’nın kritik gollerine ve Navas ve Pedro gibi oyuncuların ekstra katkısına ihtiyaç duydu.

Dünya Kupası’nda ilk maçtan sonraki değişim ihtiyacının kurbanı David Silva olmuştu. Ancak, son 2 senede oyununu bir üst seviyeye çeken Silva büyük ihtimal Del Bosque’nin sol taraftaki ilk tercihi olacak. Şu an sağ tarafta oynatılan Iniesta’nın da kesilmesi söz konusu olmadığından İspanyollar 5 oyun kuruculu sisteme mahkum gibi duruyor. Bu noktadaki tek varyasyon, Busquets-Alonso ikilisinden birinin yedeğe çekilmesi ve Xavi’nin “derin oyun kurucu” mevkiine kaydırılmasıyla yapılabilir. Bu durumda David Silva daha rahat olduğu bölge olan forvet arkasına çekilir ve sol açığa da Mata/Cazorla ikilisinden birisi yollanır. Bu değişiklikler ortaya daha ofansif bir İspanya çıkarabilir ancak takımda safkan bir kanat oyuncusu olmayışının açığını kapatıp kapatamayacağı tartışılır. Orta saha bahsini kapatırken, Del Bosque’nin, bu turnuvada da Fabregas’ı, super yedek olarak kullanmaya devam edeceğini hatırlatalım.

Orta sahada 150 tane opsiyonu olan İspanya’nın savunma ve forvetteki alternatifsiz 2 oyuncusu da sakat. İspanya hücum hattı, hem ileri uçta hem de sol kanatta üst düzey performanslara imza atan ve kritik goller atan David Villa’yı çok arayacak. 2 yıldır form tutamayan Torres, aynı kulüp düzeyinde olduğu gibi mill takımda da hocasının başını ağrıtmaya devam ediyor. Bana göre, çok formda olan Llorente ve Negredo, Torres’in önünde formayı hakediyor ancak Del Bosque büyük ihtimal startı Nando ile yapacak. Ancak, aynı Hollanda ve Almanya örneklerinde olduğu gibi, forvet tercihi skora yansımadığı takdirde, İspanya’nın da bu bölgede değişikliğe gitmesini bekleyebiliriz.

2010’daki İspanya takımıyla bugünkünün arasındaki en büyük fark defansta ortaya çıkıyor. Puyol-Pique ikilisinden birisi sakat, öbürünün form durumu yerlerde sürünmekte. Ramos’un, Puyol’un yerine stopere çekilmesi, İspanya’nın sağ bekten hücum etme opsiyonlarını kısıtlıyor. Arbeola, iyi bir bek olsa da, hücuma Ramos kadar katkı yapması mümkün değil ve bu elinde safkan kanat adamı bulunmayan Del Bosque’nin başını ağrıtan bir başka konu. Ramos’un stoperdeki partnerinin Pique mi yoksa Albiol mu olacağı da henüz netlik kazanmış değil. Bu bölgedeki tek iyi haber, geçen turnuvaya göre daha iyi bir sol bekin olması. Jordi Alba’nın sol taraftan yapacağı katkı, İspanya’nın kapanan takımları açması açısından kritik bir hal alabilir.

Tek tek isimlere baktığımızda İspanya hala dünyanın en iyi takımı ve bu turnuvanın da favorisi durumundalar. Rakiplerine göre çok daha yetenekli oyunculara sahip olmaları tabi ki bir avantaj ancak bu yeteneğin büyük bölümünün aynı bölgede toplanmış olması, onlar için bir sorun oluşturabilir. Del Bosque, kadroda yapacağı ufak tefek ayarlamalarla ve sıkışan maçlarda yapacağı sürpriz değişiklerle İspanya’nın tek yönlülüğünü ve öngörülebilirliğini aşmaya çalışacak. Bunu başarırdığı takdirde de, kupayı kaldıran takım yine İspanya olacak.

1 yorum:

  1. Emre

    Hocam ben Fenerli ve Arsenalliyim. Bu siteyi arsenal yazıların icin takip ediyordum. Hatta senden bir ara Wenger'in gitme ihtimali üzerine bir yazı yazmanı istemiştim beni kırmamıştın çok sağol. Ama bu Euro 2012 hakkında yazı yazman gercekten büyük incelik. Daha da önemlisi dediğin seyler de çıkıyor, taktik oyuncu degisikligi manasında. Senin bu yazılarını okuduktan sonra Euro 2012 maclarından daha büyük keyif alıyorum. Yazılarının devamını dilerim.

    YanıtlaSil