7 Haziran 2012 Perşembe

Euro 12'ye Doğru: Hollanda


Yılların total ve göze hoş gelen hücum futbolu takımı Hollanda, Bert van Marwıjk yönetiminde farklı bir şey deneyip, “sonuca yönelik ama göze pek hoş gelmeyen” bir oyun oynadığında, az daha Dünya Kupası’nı alıyordu. Güney Afrika’daki başarılı performansa rağmen, o turnuvanın sonrasında Hollanda’da takımın futbolundan tatmin olan pek yoktu. Başlarını Cruyff’un çektiği bir çok futbol adamı, takımı fazla “negatif” bulmuştu ve başta De Jong olmak üzere bir çok oyuncu, Hollanda’nın imajını zedelemekle suçlandı. Hatta De Jong, Ben Arfa’nın bacağını kırdığında, Van Marwijk bile baskılara dayanamayıp kendisini bir süreliğine milli takımdan uzaklaştırdı. 2010’dan bu yana, Hollanda’nın futbolunda pozitif yöne doğru belirli bir aşama olmuş olsa da, Portakalların düştüğü zorlu grup Bert Van Marwijk’i tekrar defansif tedbirleri ön plana çıkartmaya itebilir. 


Hollanda’nın nasıl bir oyun oynayacağının belirlendiği yer, ön libero mevkii. Eğer Van Marwijk, Van Bommel’in yanına De Jong’u monte ederse, takım 2 sert çıpa ile geriye yaslanan ve onların önündeki Sneijder, Robben ve Van Der Vaart’ın (son dönemde Afellay) yaratıcılıklarıyla gol arayan bir oyun oynayacak. Bu diziliş, daha düşük tempolu bir futbol ortaya çıkardığı için set hücumunda RvP gibi isimlerin bayağı bir zorlanmasına neden oluyor. Tempo arttırılmak istenir de, De Jong kenarı çekilip tek ön liberoya dönülürse, bu sefer takımın hücum zenginliği artıyor ancak defansif olarak çok da güven vermeyen bir ekip ortaya çıkıyor (3-0’lık Almanya mağlubiyetini hatırlayın). Hal böyle olunca, Van Marwijk’in, gruptaki Almanya ve Portekiz maçlarına çift ön libero ile çıkması kesinleşiyor gibi. Hatta, ben, Danimarka karşısında bile tek ön libero riskini alacağını zannetmiyorum. Marwijk büyük ihtimal, turnuva boyunca bütün maçlara De Jong ile başlayıp, gole ihtiyacı olduğu anda VdV’yi oyuna sokacak. 

Hollanda’nın hiç kuşkusuz en güçlü olduğu nokta hücum bölgesi ki, forvet pozisyonu için Premier Lig ve Bundesliga gol kralları forma savaşı vermekte. RvP ve Huntelaar arasındaki seçim büyük ihtimal, Robin’den yana kullanılacak ancak kendisinin geçen Dünya Kupası’ndaki düşük performansını neden gösterip Huntelaar’ın ilk 11 başlamasını isteyenler de var. Van Marwijk, RVP’yi sola yollayıp her iki oyuncuyu birden oynatma yoluna da gidebilir, ancak bu plan, büyük ihtimal, acilen gole ihtiyaç olunan dakikalara saklanacak. RVP’nin şu anki diziliş içerisindeki tek sorunu, Hollanda’nın çift ön libero ile oynadığı dönemlerde tempoyu zaman zaman çok düşürüp, kapalı defansları set oyunuyla aşmaya çalışıyor olması. Arsenal’de sürekli yüksek tempo hücum futbolu oynamaya alışan ve bu felsefe ile başarılı olan Robin’in, formayı Huntelaar’a kaptırmamak için, Van Marwijk’in felsefesine adapte olması gerekiyor. Hücumun sağ tarafındaki tercihin Robben olması kesin gibi ve onun yorulduğu ve gol atmaktan çok skorun korunması gereken dakikalarda Kuyt bu bölgede kullanılacak. İleri üçlünün arkasındaki Sneijder’ın da yeri garanti olduğuna gore, Bert Van Marwijk’in hücum planında kafa yorması gereken tek bölge sol açık pozisyonu. Bu bölgenin iki adayı VdV ve Afellay. Hazırlık maçları gösterdi ki, Van Merwijk safkan bir kanat oyuncusu olan Afellay’ı, orta sahadan devşirme VdV’ın önünde tercih edecek. Bana gore, Afellay, Hollanda’nın son hazırlık maçı olan Kuzey İrlanda maçındaki etkili oyunuyla son dakikada formayı kapmış durumda. Ancak kuşkusuz ki, grupdaki dişli takımlara karşı oynamak daha farklı bir mesele ve genç oyuncu, biraz zorlandığı takdirde formayı daha tecrübeli olan VdV’ye kaptırabilir. 

Çok üst düzey bir defans dörtlüsüne sahip olmayan ve bu yüzden tek ön libero oynanan maçlarda zorlanan Hollanda’nın, bu turnuvadaki yumuşak karnı sol bek pozisyonu olacak. Erick Pieter’ın sakatlanıp kadrodan çıkarılması sonrasında, Van Marwijk, 18’lik Jetro Willems ve bir orta saha oyuncusu olan Stijn Schaars arasında tercih yapmak zorunda kalacak. Sol açıkta oynayacak Afellay/VdV ikilisinin de defansif olarak pek parlak olmadığını düşünürsek, Van Marwijk’in, turnuva boyunca sol bekini De Jong ile korumak zorunda kalacağını söylebiliriz. Özellikle, Almanya ve Portekiz karşısında burada verilecek sınav, Hollanda’nın Euro 12 başarısı açısından kritik olabilir. 

Özet olarak hücumda sayısız alternatifi olan ancak savunmadaki problemler yüzünden hep temkinli oynamak zorunda kalacak bir Hollanda izleyeceğiz. RvP’den, geçen Dünya Kupası’nda hiç yararlanamadılar ve bunun bu turnuvada değişmesi gerekiyor. Eğer Hollanda, hücumdaki potansiyelini skora dönüştüremezse, daha güçlü orta sahaya sahip Almanya ve İspanya gibi takımlar tarafından turnuva dışına itilebilir.

3 yorum:

  1. önerime bir cevap dahi verilmediğinden birazda olsa alakası olan Hollanda(Oğuzhan, U-17 sinde oynadığından) yazısı ile ilişkilendirip bir soru soruyorum; Oğuzhan Özyakup'u satmak ne demektir, nasıl bir saçmalıktır? Kadroda ve ücretlerde büyük revizyona gidilecek şeklindeki açıklamanın sonucu buraya mı varacak? Tüm yıldız ve yıldız adayları satılıp haftalık ücretler konusu da artık bir sorun olmayacak mı?! Yoksa daha da kötüsü komplo terorileri doğru mu? Oğuzhan Türk Milli Takımını seçtiği için mi yollandı?

    YanıtlaSil
  2. komplo teorileri dogru degil cunku arsenal'in, oguzhan'in hangi ulke icin oynadigi pek umrunda olmaz.

    gecen hafta gazidis'in aciklamalarini dinlediysen, kulupteki carpik ucret sisteminin degitirilmesi icin dugmeye basildigini duymussundur.. yani bu yaz para eden butun yedek/genc/rezerv oyuncular satilabilir.. tabi ki wenger'in eveti alinarak..

    YanıtlaSil
  3. evet biliyor ve merakla bekliyorum ücret sistemiyle ilgili kararlar neler getirecek fakat denilson, diaby, squillaci, bendtner gibi adamlar hala duruyorken oğuzhan'ı yollamak saçma geliyor bana. oğuzhanın sadece bir kaç maçını izledim ama bildiğim kadarıyla wilshire ya da ox kadar değilse bile çok yetenekli olduğu ve takıma enerjisi ve kişiliğiyle renk kattığı. belki birazda heyecanlıydım ilk Türk futbolcusu ismiyle bir Arsenal forması alıp gururla maçlarını izlemeyi belki de bunun hayal kırıklığını yaşıyor ve abartıyorum oğuzhan'ı.
    ne diyelim, umarım çok başarılı olur, umarım en iyilerden olur.

    YanıtlaSil