6 Haziran 2012 Çarşamba

Euro 12'ye Doğru: Almanya

Almanları “turnuva takımı” olarak tanımlamadan yazılacak bir turnuva öncesi yazısı çok tatsız olurdu sanırım. Almanya’nın geçen dünya kupası öncesi Löw ile başlattığı değişim projesi, bu aralar meyve verme kıvamına gelmiş durumda ve Euro 2012’yi kazanmaları kimse için süpriz olmaz. 2010’daki turnuvada oynayan Almanya, daha çok kontra atağa dayalı futbol oynamayı seven bir ekipti. Bugünkü Almanya ise, hem kontrayı hem de oyunu domine etme işini başarıyla yapabilen bir takım haline geldi. Bana göre turnuvanın en iyi orta sahasına sahip olan Almanya’nın zayıf noktası, oturmuş bir defansa sahip olmayışı.

Almanya geri dörtlüsünde yeri garanti olan tek isim Lahm gibi duruyor ve kendisi büyük ihtimal sol tarafta oynayacak. Lahm sola giderse, sağ bek  büyük ihtimal Boateng olacak. Löw’ün Lahm’ı sağda başlatıp, Schmelzer’i sola yollama gibi bir opsiyonu da var. Stoper mevkiinde seçim Badstuber, Hummels ve Mertesacker arasından yapılacak ki, Löw’ün şu ana kadar milli forma ile parlak performanslara imza atamayan Hummels’ı yedek başlatması olası. Alman hoca büyük ihtimal, Bayern ile çok iyi bir sezon geçiren Badstuber ile başlayıp onun tecrübesizliğini de Mertesacker ile kapatmayı tercih edecek. 

Orta saha Almanların en sorunsuz ve patlamaya hazır olduğu bölge. 4-2-3-1’in 2’sini oluşturan Schweinsteiger ve Khedira ve önlerindeki Mesut’un yeri garanti gibi. Bana göre bu üçlü, turnuvanın en sağlam orta saha işbirliğini oluşturmakta. Sağlarındaki ve sollarındanki Podolski ve Mueller de onlara eşlik ederse Almanya’yı kupaya kadar taşıyabilirler. Almanya son 2 senedir geri yaslanmayı bıraktığından dolayı Schweiny ve Khedira’nın da görev alanları bayağı bir genişledi. Her iki oyuncu da, DM’den daha çok “box to box” tabir edilen ileride hem pres yapan hem de geri dörtlünün önüne kadar gelip savunmanın bir parçası olan görev tanımları ile sahaya çıkıyorlar. Onların dinamizminden en çok yararlanan isim de orta sahada serbeste yakın bir rolde oynayan Mesut oluyor. Podolski ve Muller, kulüp takımlarında inişli çıkışlı performanslar sergileseler de, milli forma ile her zaman bir başka oynuyorlar. O yüzden Löw, turnuvaya büyük ihtimal bu ikiliyle başlayacak. Ancak işler yolunda gitmezse, B planı için Almanya’nın kenarda Gotze, Reus ve Kroos gibi çok yetenekli yedekleri de var. 

Almanya’nın başını ağrıtabilecek bir konu da aday kadroda sadece 2 golcünün olması. Löw tercihini Gomez ve Klose arasında yapmak zorunda ve son 2 sezonda bir araba dolusu gol atmasına rağmen hala bir çok kişiye güven vermeyen Gomez, büyük ihtimal sakatlıktan yeni çıkan Klose’nin önünde formayı kapacak. Ancak milli takımı ve bu tip turnuvaları çok seven Klose’nin yarı yolda formayı kaptığını görürsem de şaşırmam. Gomez’in ilk 11’deki yerini koruması için istikrarlı olarak gol bulması gerekebilir. 

Özetle söylemek gerekirse, Almanya bu turnuvanın favorilerinden birisi ve geçen Dünya Kupası’nın finalistleri İspanya ve Hollanda’dan çok da geri kalır bir yanları olduğu söylenemez. Takım oyunu, disiplin ve kazanma isteği konularındaki avantajları onları bu turnuvada diğerlerinin önüne bile itebilir. İsviçre ile oynanan hazırlık maçındakine benzer bir  defansif faciaya yaşamadıkları takdirde yarı finalden önce elenmeleri çok büyük süpriz olur.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder