24 Mayıs 2012 Perşembe

Kımıl Zararlısı

Tevez’e dirsek, 4 maç;
Aguero’ya yumruk, 4 maç;
Kompany’a kafa, 4 maç;
Joey Barton’un nihayet hakettiği cezayı aldığını görmenin zevki, paha biçilemez.

Joey Barton, Emre Belözoğlu gibi öfke kontrolü sorunları olan bir ruh hastası değil. Sahada yediği nanelerin çoğunu bilerek ve planlayarak yapan bir arkadaşımız. Her Arsenal maçında aynı oyunları denediğinden, biz onun taktiklerini çok iyi biliyoruz. Geçen sene Diaby’i, bu sene Song’u oyundan attırdığı pozisyonlar hepimizin hafızasında taptaze. Onun, büyük takımlara karşı oyun planı, karşı takım oyuncularını çileden çıkarıp kart görmelerini sağlamak üzerine kurulu ki, City maçından sonra amacının bir kaç City oyuncusunu da beraberinde götürmek olduğunu Twitter’dan itiraf etti. Tevez’e dirsek attı, Tevez oyuna gelmedi. Sonra sıra Aguero’yu denemeye geldi; o da olmadı. Giderayak Kompany’i denedi; o da yemedi. Belli ki, Mancini, oyuncularını bu konuda uyarmış. Barton ne kadar havlarsa havlasın, City’li oyuncular hiç bir fiziksel tepki vermediler. 

Federasyon, dün, Barton’a, 3 farklı hareketine 4’er maç olmak üzere, toplam 12 maç ceza verdiğini açıkladı.  Normalde “violent conduct” denilen bu hareketler 3 maç ceza alır ve aynı sezon içerisinde, suçun tekrarı durumunda bu ceza 1 maç arttırılarak uygulanır. Barton, bu sezon, Norwich’li Bradley Johnson’a attığı kafadan dolayı zaten 3 maç ceza almıştı. Dolayısıyla, City maçındaki hareketlerine gelen cezalar 4’er maç oldu. Şimdi QPR yönetimi, önümüzdeki sezonun 3’te 1’ini kaçıracak olan Barton ile ne yapsak diye düşünüyor. Büyük ihtimal, Barton’a, cezalı olduğu sürece, haftada £40k olan maaşından kesilecek bir ceza uygulayacaklar. Aslında QPR’ın bu sezon gördükleri 9 kırmızı kartla, bu alanda uzak ara lider olduğunu düşünürsek, takımdaki disiplini sağlamak adına Barton’a ağır bir yaptırım uygulamaları gerektiğini söyleyebiliriz. Ancak, Barton gibi bir adamı kaptan yapacak kadar şaşırmış olan bir yönetimden böyle mantıklı bir icraat beklemek ne kadar gerçekçi bilmiyorum. Eğer, QPR’in yönetenler, Barton’ın ne mal olduğunu bilmiyorlardıysa, en azından Newcastle camiasından birilerine sorabilirlerdi. Kendisinin, Newcastle’ı terk etmesinden sonra kulübün patlama yapmış olması acaba bir tesadüf müydü? Pardew, kendisini kulüpten şutladığında, Barton, Twitter’dan Newcastle yönetimine savaş açmış, yıldız oyuncuları kendisinin ardından birer birer kulübü terk edeceğini iddia etmişti. Ancak, ağzından çıkan her laf gibi, bu iddialar da fos çıktı ve Barton’ın küme düşmeme savaşı verdiği sezonda, Newcastle neredeyse Şampiyonlar Ligi’ne gidiyordu.


Dedim ya, Barton bir ruh hastası değil. Kendisini çok akıllı ve süper bir yetenek zanneden ve vasat futbolunun hatrına, yaptığı her türlü çirkefliğe katlanılmasını bekleyen cahil bir adam. Böyle bir cezayı çoktan alması gerekiyordu ve İngiltere’de federasyon, her zaman olduğu gibi Manchester takımlarının canı yanana kadar bekledi. Barton, Arsenal maçında, Tiote tarafından biçilen Gervinho’yu yerden yaka paça kaldırıp silkelediğinde, ne sahadaki hakem kendisine haddini bildirdi; ne de televizyon görüntülerine bakmayı canı isteyince aklına getiren federasyon. Bir takım televizyon yorumcuları daha da ileri giderek, Arsenalli oyuncuları “yumuşak” olmakla suçladı. Hareketin hedefi City’nin kıymetli oyuncuları olunca, Barton, Premier Lig’in gördüğü en ağır cezalardan birini aldı. Ne diyeyim, geç de olsa adaletin yerini bulması güzel. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder