17 Mayıs 2012 Perşembe

Kenny'nin Ardından

Daha geçen günkü sezon sonu yazısından Liverpool’u sezonun en büyük hayal kırıklığı olarak tanımlamış ve bu yaz radikal kararlara imza atmaları gerektiğini söylemiştim. Zannedersem, kulübün sahibi olan Fenway Sports Group ve John Henry’de böyle düşünüyordu ki, yaz operasyonuna Kenny Dalglish’in görevini sona erdirerek başladılar. Eğer Liverpool’un hocasının ismi “Dalglish” olmasaydı, geçirilen kötü sezonun ardından gelen kovulma olayına pek şaşırmazdık. Ancak kovan futbol yönetimi konusunda hiçbir tecrübesi olmadığı kabak gibi ortaya çıkan FSG ve kovulan da taraftarın gönlünde sonsuz kredisi olan “King Kenny” olunca işler biraz daha karmaşıklaşıyor. 

Geçen senenin Ocak ayında, taze İngiltere patronu Hodgson’ın Liverpool’u düşme hattının 4 puan üzerinde ateşle oynamaya başladığında, FSG çareyi Bahreyn’de tatil yapmakta olan Dalglish’i acil olarak geri çağırmakta bulmuştu. Krizde olan kulüplerin, stabiliteyi tekrar sağlamak için camianın içinden gelen saygın isimlere görev vermesi alışık olduğumuz bir durum. Kenny’yi geri getirmek de bu mantalitenin ürünü bir karardı. Nitekim kendisinin varlığı bile, üzerine ölü toprağı atılmış durumdaki Liverpool’u diriltmeyi başardı. Ancak moral olarak düzelen takıma takviye yapma zamanı geldiğinde, Dalglish çok fazla hatayı çok kısa sürede yaptı. 

Liverpool sahiplerinin bu noktada hakkını vermek gerekir. Kayyum kontrolüne girmenin eşiğinden aldıkları kulübün, önce borçlarının büyük bölümünü temizleyerek transfer için Torres’den gelen paranın tamamını ve geçen yaz harcanan 70 milyon poundu Dalglish’in emrine vererek, finansal açından üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar. Emrindeki £120m ile “adadan” oyunculara yönelen Kenny için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Carroll, Adam, Henderson ve Downing’e toplam 90 milyon harcandı ve bugün bu oyuncuların toplam değeri 30’u geçmez. İlginç olan, Dalglish’in adadan olmayan tek transferi olan Suarez’in belki de yaptığı en iyi transfer olmasıydı. Berbat transfer politikası yüzünden kellesi giden ilk isim FSG’nin 1 sene önce atadığı Futbol Direktörü Comolli oldu. Ancak transfer edilecek isimlere karar verenin Dalglish olduğu, İskoç hocanın kendisi tarafından da açıklanmıştı. Yani FSG transfer bütçesinin çarçur edilmesinden memnun değildi ancak Kenny’i sezon ortası kovacak kadar da ileri gitmek istemiyordu. Liverpool yönetimi, benzer bir uygulamayı, Suarez krizinin kötü yönetilmesi yüzünden İletişim Direktörü Ian Cotton’u kovarak yaptı. Belli ki John Henry ve Tom Werner, kulübün gidişatından memnun değildi ve sezonun bitmesinin ertesi günü Kenny Dalglish, Boston’daki FSG karargahına davet edildi. Geçen sezonun değerlendirildiği ve gelecek sezonun planlarının masaya yatırıldığı 2 günün ardından, patronlar tatmin olmamış olacak ki, dün Dalglish’in görevine son verdiklerini açıkladılar. 

CEO, Futbol Direktörü, İletişim Direktörü ve Teknik Direktör... FSG 19 ayda 4 kelle aldı ve bu pozisyonların henüz hiçbirisi dolmuş değil. Liverpool’da an itibariyle Yönetim Kurulu Başkanı Werner ile futbol takımının yönetimi arasında kocaman bir boşluk var. FSG’nin Beyzbolun patronunun tavsiyesiyle göreve gelen Comolli’den ağzı yandığına göre, yönetim kademelerine futbolu bilen, tecrübeli isimlerin atanmasını bekleyebiliriz. Dalglish’ten boşalan pozisyon ise tam anlamıyla bir ateşten gömlek olacak. Bu sene hoca kovan her takımın listesini süsleyen Brendan Rodgers ve Paul Lambert isimleri, Liverpool için de ortaya atıldı ancak birer sene Premier Lig deneyimi olan iki teknik adamın bu ateşten gömleği giymeye ne kadar hazır oldukları tartışılır. Bu çok parlak iki genç teknik adamın kariyerlerinin, aldıkları enkaz yüzünden yara almasını görmeyi istemem açıkçası. Onların dışında Benitez, Capello, Rijkaard, Klopp, Deschamps ve hatta Villas Boas gibi isimler de yazılıp çizilmeye başlandı. Bana göre asıl mesele, Liverpool’un başına geçecek yeni hocanın, geçen sene Dalglish’e verilen cömert bütçeye sahip olup olmayacağı. Henry, takımdan minimum beklentisinin “ilk 4” olduğunu açıklamıştı ancak hoca kim olursa olsun, Liverpool’un şu an eldeki kadroyla Premier Lig’in tepesindeki 5 takımla mücadele etmesi zor gibi gözüküyor. Takımın orta sahası ve iki açık pozisyonu ligin tepesindeki 6 takımın birkaç gömlek altında. Ligi 8. durumda ve 4. sıranın 17 puan uzağında bitirdiler ve sezon sonu puan tablosu itibariyle düşme hattına daha yakınlar. Takımda bir şeylerin değişmesi gerektiği şart ancak geçen sene astronomik fiyatlara alınan oyuncuların değerleri 3’te 1’ine indi ve bu adamların satılması pek de mümkün gibi gözükmüyor. Yani, ya Henry elini bir kez daha cebine atacak ya da yeni gelen teknik adamdan eldeki malzemeden köfte yapması beklenecek. Eldeki malzemeden köfte yapmak zaman alacak, taraftara “Biraz daha sabredin” diyecek cesareti kim, nereden bulacak?

Dalglish, Liverpool için bir efsane olabilir ve geçmişte bu kulübe büyük hizmetleri olmuş olabilir. Ancak krizin içinden çıkardığı Liverpool’un yeniden yapılanma bütçesini sokağa atarak, kulübü tekrar bir krizin eşiğine sürükledi. Yani kriz içerisinde ve yeniden yapılanmaya ihtiyacı olan bir takım devraldı ve kriz içerisinde ve yeniden yapılanmaya ihtiyacı olan bir başka takımı devrediyor. “6 sene sonra kupa kazandığımız için gururluyum” diyor ancak artık 70’lerde değiliz ve Lig Kupası karın doyurmuyor. Kenny, kurtarıcı olarak geldi; bugün Liverpool bir başka kurtarıcı arıyor. Bana göre Liverpool’un adam gibi bir hoca getirip 5 senelik bir kalkınma planı yapma zamanı geldi de geçiyor. Benitez, 5. senesinde az daha şampiyon oluyordu ve Fergie, Wenger ve Moyes gibi uzun soluklu başarı hikayeleri de ortada. Eğer arkanda Abramoviç, Moratti ya da Şeyh Mansur yoksa, her sene hoca değiştirerek de bir yere varılmıyor. 

1 yorum:

  1. bunlar 2010 da benitez i kovmayacaktı.liverpool her ne kadar rakibimiz olsa da onları bu kadar cılız ve keyifsiz görmek benim de canımı sıkıyor :)
    benitez i geri alsınlar,o takımı yavaş yavaş toparlar, 13-14 te de şampiyonluğa oynayıp 3.olurlar falan,asıl önemlisi bizim aksimize avrupada fırtınalar estiren liverpool un geri dönmesi, barça-real işinden usandı herkes. liverpool un anfield de real i 4 lediği günleri özledim :)
    D.Sounders

    YanıtlaSil