29 Mayıs 2012 Salı

Duke of Hazard


Eden Hazard 2 senedir İngiliz kulüplerinin takip ettiği bir isim. Geçen yaz adı Arsenal ile çok anıldı ancak maliyeti £15m’in üzerine çıkınca, Wenger kendisinden soğuyuverdi. Hazard’ın fiyatı, son 1 sene içerisinde ikiye katlandı ve bu artışta kendisinin form durumundan çok, City, Chelsea ve United gibi kulüplerin devreye girmiş olmasının katkısı var. Özellikle City ve Chelsea’nin adının anıldığı transflerlerdeki rakamların otomatik olarak ikiye katlandığını biliyoruz. 

Fransa Ligi’ni çok takip etmediğimden, Hazard ile ilgili izlenimlerim, Lille’in Şampiyonlar Ligi maçlarından ve Belçika Milli Takımı’nın izlediğim birkaç maçından ibaret. Benim izlediğim maçlarda çok ahım şahım bir oyun oynamamış da olsa, Fransa Ligi’nde son 2 sezonda iyi işler yaptığı ortada. Daha çok genç olduğunu da düşünürseniz, Chelsea’nin bu transferi bitirerek iyi iş yaptığını söyleyebilirisiniz. Gerçi ben hala, £32m bonservis ve yılda £5.2m’dan 5 yıllık kontratın biraz fazla olduğunu düşünüyorum. Ama dedim ya, bugünlerde oyuncuların bir normal değeri var, bir de Chelsea/City değeri. 

Hazard ile ilgili beni rahatsız eden tek konu, kendisinin son 1-2 ayda bu transfer konusunu medyanın elinde oyuncak etmiş olması. 3 kulübün peşinde olduğunu açıklaması, “Herkes City, United ve Chelsea arasından seçim yapmak nasip olmaz” türünden saçma sapan açıklamaları, Twitter üzerinden söylediği kararımı verdim, vereceğim, veriyorum türküsü derken Hazard efendi daha İngiltere’ye adım atmadan İngiliz futbol kamuoyundan “dallama” damgasını yedi bile. Üstüne üstlük, kendisine seçimini nasıl yapacağına dair sorulan sorulara, dürüst davranıp “En iyi kontratı önerene imza atacağım” demektense, “Oynayacağım pozisyon ve kadroda düzenli yer alıp almayacağıma göre karar vereceğim” demeyi tercih etti ve gidip önümüzdeki sezonun hocasını belirlememiş olan Chelsea’ye imza attı. Şimdi kendisine sormak lazım, Chelsea’nin olmayan hocasından, oynayacağın pozisyonun ve ilk onbirin garantisini nasıl aldın diye. Futbolcular neden mali olarak en iyi kontrata imza attıklarını itiraf etmek istemiyorlar anlamıyorum. Yok, aslında anlıyorum. “Paragöz değilim, yalancıyım” durumu var ortada. Chelsea, Hazard’a, Lille’den aldığının 4 katı maaş öneriyor; Hazard efendi hala bizi paranın önemli olmadığına ikna etmeye çalışıyor. Hayır, oynayacağın pozisyon o kadar önemliydiyse, aynı bölgede 3 tane daha yıldız oyuncu bulunduran City ile pazarlık masasına neden oturdun o zaman? Fiyat yükselsin diye neden 2 aydır “3 kulüp beni istiyor” diye bas bas bağırıyorsun? Hazard ve menajeri, bu transfer konusunda o kadar çok tantana yaptı ki, umuyorum Hazard, fiyat etiketi ve beklentinin altında ezilip kalmaz. Nitekim, daha Torres’in ezilmişliğine çare bulamayan Chelsea’nin son ihtiyacı olan şey başka bir “balon”. 

2 yorum:

  1. açıkçası almadığımıza/alamadığımıza sevindim. Ca$hley'den tutta Ad€bayor'a ,Na$ri'ye kadar yeteri kadar aç gözlü, karaktersiz adamı besledik, €d€n çok yetenekli olsada hem maliyetiyle hem karakteriyle bize lüks! bir adam, Ch€lski hayrını görsün. Bu çılgın fiyatların döndüğü ortamda Arsenal sadece hem yetenekli hem de bu kulübe aşık/aşık olabilecek futbolcular alabilir, almalıdır ki bu yüzden €d€n Hazard ve Jan Vertonghen gibilerinden uzak durmalıdır.

    not: küçük bir önerim var; bir şekilde başlık açılsa ve bizlerde tartışmak istediğimiz konuları taşıyabilsek ve hem yazar hem de diğer okuyucuların fikirlerini paylaşabilsek güzel olmaz mı?
    örneğin; eski efsanenin,Patrick Vieira'nın, neden 40 yıllık Man. City oyuncusuymuş gibi elçilik yaptığı yahut Wenger'in mi yönetimin mi para harcamakta isteksiz olduğunu, hangi transferlerin en nokta olacağını(ki eminim bu konuda bir yazı geliyordur :)) ve daha fazlasını konuşsak.

    YanıtlaSil
  2. Ajax'tan Christian Eriksen'i alabilirsek keşke. Bunu avrupa şampiyonası başlamadan önce halletsek çok iyi olur çünkü çocuk patlamaya hazır orada da iyi oyun sergilerse piyasa fiyatı 2'e katlanır

    YanıtlaSil