15 Şubat 2012 Çarşamba

Dikkat Bayık Maç Çıkabilir



İtalyan kulüpleri, son 4 senedeki 8 eşleşmenin 7'sinde İngilizler'e boyun eğmiş ve bu yenilgilerin en sonuncusunu geçen sene Tottenham karşısında Milan almış da olsa, İtalyanlar bu sene umutlu. "Yes we can!'', diyor La Gazetta dello Sport'un manşetinde. Şampiyonlar Ligi son 16'sına 3 takımla giren tek ülke olmanın moraliyle başlıyorlar turnuvanın 2. yarısına.

Arsenal, San Siro'ya en son gittiğinde, Fabregas ve Adebayor'un golleriyle Milan'ı turnuvanın dışına itmişti. 2008'den beri köprünün altından çok su aktı tabii ki. Arsenal'de o günden kadroda kalan tek isim Sagna ve 2008'in aksine, Wenger İtalya'ya lig lideri olarak gitmiyor. Milan ise Gattuso-Pirlo-Kaka'nın zirvede olduğu dönemin çok uzağında. Her ne kadar Serie A'nın tepesinde olsalar da, Juventus 2 maç eskiğiyle enselerinde. Milan 3 maçlık tökezleme serisini, Pazar günü 10 eksikle gidilen Udinese deplasmanındaki zorlu bir maçtan sonra kırdı ve bu galibiyet zamanlama açısından oldukça önemliydi. İlginç olan, Arsenal'in de hafta sonu zorlu bir deplasmandan, aynı Milan gibi 1-0'dan geri gelerek kazanmış olması.

İki takımın karşılaşmasından nasıl bir sonuç çıkacağını kestirmek biraz zor. Elimizde eski Arsenal olsa, "Arsenal saldıracak, Milan kontrayla vuracak" derdik. Ancak bugünkü Arsenal'in saldırma isteğinden ve Milan'a saldırıp sonuç alacak kapasitesi olduğundan şüpheliyim açıkçası. Wenger, "Gol arayacağız" dedi, ancak Milan'ın Barca'ya bile kök söktüren performanslarından birini göstermesi halinde Arsenal'i dağıtması olası. Arsenal'in, hafta sonu Sunderland ile oynadığı maç aslında iyi bir provaydı. O'Neill'ın takımı da, Milan seviyesinde olmasa da, sert ve disiplinli savunmaya dayalı bir oyun oynuyor. Ben yarın Sunderland maçının ilk yarısına benzer, pozisyon kısırı bir maçın sonrasında turun kaderinin Emirates'e taşınmasını bekliyorum. Maç büyük ihtimalle orta sahada sıkışıp kalacak ve Arsenal RVP'nin, Milan da İbrahimoviç'in cepten çıkaracağı tavşanlarla gol arayacak. Tabii ki erken gelecek bir Arsenal golünün maçı kabak çiçeği gibi açması olasılığı da var.

Wenger'in bu akşam vermesi gereken en önemli karar sol bek mevkiinde kimin sahaya çıkacağı konusunda olacak. Mert'in yokluğunda ya sakatlıktan dönen Gibbs sola geçerek Vermaelen'i bölgesine itecek ya da Djourou, Mert'in yerine yerleşip Verminator'ü solda bırakacak. Taktiksel açıdan Gibbs tercihi daha yararlı olacak çünkü Vermaelen solda rahat değil ve Gibbs'in hücuma katkısı sıkışıp kalacak oyunu açmaya yardımcı olabilir. Wenger, "Gibbs'i riske etmek konusunda kararsızım" diyor, ancak bence hiç kafasını yormasına gerek yok. Riske etsen de, etmesen de bu eleman 3 maç sonra sakatlanacak zaten. Bari, koy bu kritik maçta oynasın. "Riske etmeme" lüksünü, sol bek transferi yapmayarak kaybettiğinin farkında değil Wenger efendi.

Serie A'dan tiksindiğim için Milan'ı çok yakından takip ettiğimi söyleyemem. Bu sene oynadıkları futbolla, İtalya'da kimseyi tatmin edememiş olsalar da benim izlediğim Barça maçlarında gayet sağlam futbol oynadılar. Arsenal son 2 maçta toparlanma sinyalleri vermiş olsa da, hala Wenger tarafından yönetilen bir takım. Bu yüzden akşam ortaya çıkması muhtemel 3 ihtimalden hiç birisi beni şaşırtmayacak. Ligde başarıyı unutmuş iki takımın, taraftara kendini Avrupa'da affettirme çabasına sahne olacak bu eşleşmenin düğümünün 180. dakikaya ve hatta ötesine kadar sıkı sıkı bağlı kalacağını tahmin etmek mümkün. Aman bir "futbol klasiği" izleyeceğim diye bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. 

3 yorum:

  1. Bir ufak itiraz; Milan ligde başarıyı unutmuş bir takım değil ki. Birkaç senelik kötü bir dönemden geçtiler; calciopoli ve Mourinho çarptı biraz. :) Son şampiyon ve yine olma ihtimalleri yüksek.

    YanıtlaSil
  2. ilk yarı iyi ellendik, farka gitmese bari

    YanıtlaSil
  3. keşke bayık maç olsaydı...

    YanıtlaSil