2 Şubat 2012 Perşembe

Alıştık Artık

Arsenal hakkındaki eleştirilerin dozajını azaltma kararı aldıktan 1 gün sonra böyle bir maç izlemiş olmak biraz talihsizlik. Ligin en kötü defansı olmasına ek olarak Cahill'i de kaybederek daha da zayıflayan Bolton'a karşı bulunamayan gol ve ligde 7.'liğe kadar inilmesinin ardından, olumsuz konuşmadan ne kadar yazı yazabiliriz bilmiyorum.

Arsenal'in son 2 sezonda oyunundan tamamen kaybolan faktör tempo oldu. Bundan 2 sene önceki takım, karşıdaki rakip kim olursa olsun, maçın tamamında ya da gole ihtiyacı olduğr bölümlerde tempoyu arttırdıkça arttırır, rakibini kendi sahasına tam anlamıyla hapsederdi. Çok gol kaçırma ya da kontralardan gol yeme o zamanın da problemleriydi ancak rakibi sahada ezen bir Arsenal izlemek, maç kazanılamasa da taraftarın çoğunu tatmin ediyordu. Şimdilerde, hücumdan aheste aheste çıkan, rakip sahaya geçmeden önce en az 2-3 yan top yapan, karşı alana geçtikten sonra beklerin hücuma katılmasını bekleyen ve nihayet hücum etmeye karar verdiğinde, karşısındaki oturmuş savunmayı, kaybettiği kalite ve tempo yüzünden açmakta zorlanan bir Arsenal görüyoruz. Maçı izleyen eğitimsiz gözlere, sanki Arsenal topu ayağında tutarak oyunu domine ediyormuş gibi gözükse de, Arsenal'in yaptığı isabetli pasların çok azı, ileri üçte birlik bölgede yapılıyor. Geçmişteki Arsenal, bugün 3 dakikada yaptığı hücuma kalkma işini, Fabregas'ın attığı tek pasla 3 saniyede yapıyordu. Bugün yerden yere vurduğum Walcott ve Arshavin, böyle bir sistem içerisinde verimli olabiliyorlardı. Ne zaman Arsenal'in hücumu yavaşladı, o zaman Walcott ve Arshavin gibi etkili olmak için boşluk arayan adamlara gerek kalmadı. Aaron Ramsey, her ne kadar her maçı takımın en çok koşan oyuncusu olarak tamamlıyorsa da, bana göre takımın en büyük problemlerinden birisi kendisinin yap(a)madığı paslar. Takımın hücuma yönelik orta sahası olan Ramsey'in dün ceza sahası içerisine yaptığı başarılı pas sayısı 0 (sıfır). Daha da düşündürücü olan, ceza sahasına pas girişimi sayısının 1 olması. Arsenal taraftarı arasında Ramsey'in çok koşan bir Denilson olduğu görüşü yavaş yavaş yayılmaya başlamış durumda ve herkes Arteta'nın önünde oynayacak bir Cesc'in ne kadar etkili olabileceğinden bahsediyor. Cesc geçmiş hikaye olduğuna göre, Wilshere'in geri dönmesini beklemekten başka çare yok. Bu arada kendisinin de sağ ayağında oluşan stres kırığı yüzünden en az 2 ay daha geri dönemeyeceğini belirteyim.

Arsenal'in düşen temposuyla beraber, oyuncularınun kondüsyon seviyesi de gerilemiş durumda. Dün son 10 dakikaya geldiğimizde takımın tamamen bittiğine şahit olduk. İlk yarıda rakibinin tam 3 katı pas yapan Arsenal (311-117), son 10 dakikada rakibinin 20 pas gerisinde kalıyordu (55-38). Aynı 10 dakikada Bolton, Arsenal kalesine 5 tane de isabetli şut atmayı başarırken, Arsenal rakip kaleyi bile göremedi. Arsene yine ezbere oyuncu değişikleri yaptı ve %20 başarılı diribling yüzdesiyle oynayan Walcott yerine %80 ile oynayan Ox'u kenarıya aldı. Kendisinin, taktiksel değişiklik yapmaktaki özürlülüğü artık akıl almaz boyutlara ulaşmış durumda. İşin daha da acı tarafı, Arsene'in maçtan sonra "Maçın sonunu 4 forvetle tamamladım" diye açıklama yapmasıydı. Hadi Henry ve RVP'yi anladım da 3. ve 4. forvetler kimdi acaba? Bu takıma Park ve Benayoun diye 2 adam transfer ettin; Arsenal'in dün gole ihtiyacı var; takımın koşacak hali kalmamış; beraberlik seni 7. sıraya yolluyor; hala 3. değişikliği yapıp bu adamlardan birini oyuna sokmuyorsun. Eğer bu adamlar bu şartlarda bile güvenilmeyecek kadar kötüyse, bunları niye aldın arkadaş? Ya da niye elinden çıkarmıyorsun? Arsenal, bu adamlara niye para ödüyor?

Tamam, sakin. Dün, Arsenal sezonun en kötü futbolunu oynamadı. RVP biraz şanslı olsa maçtan 3 puan da alabilirdi. Tabi, aynı zamanda Ngog biraz dikkatli olsa ya da hakem son bölümdeki penaltıyı çalsa Bolton maçı kazanabilirdi. Kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum, RVP hariç bu takımda kim gol atabilir?  Walcott? Dün bir kez daha gördük ki, Walcott, Arsenal için çok büyük bir problem halini almış durumda. Kendisine yeni kontrat versen bir dert, vermesen başka bir dert. %50 zam istediğini daha önce de söylemiştim ama her maç %100'lük bir pozisyonu harcamaya devam ederse, kontrat masasına utanmadan nasıl oturacak bilmiyorum. Ox, daha çok ham ve Wenger sezon başından beri kendisini kulübede unuttuğu için takıma ancak alışacak. Ramsey bırak kaleye şu çekmeyi, yüzünü karşı sahaya bile dönmüyor. Gervinho yok, Chamakh'ın attığı son golü renkli televizyonlar göstermedi. Arshavin, Rusya'ya dönüş için bavul topluyor  (Rusya'da transfer dönemi Şubat sonuna kadar devam ediyor). Hayır abartıyorsun diyeceksiniz ama bugün Van Persie ağır bir sakatlık geçirse, Arsenal ligi ilk 10'da bitiremeyecek. Takım Ocak transfer dönemi kapanmadan önce, 8'i ligde olmak üzere tam 11 maç kaybetti ve ilk 4'e girmek için takviyeye ihtiyacı olduğu aşikardı. Yapacağı domino etkisini hesaba katarsanız, Şampiyonlar Ligi'ne gidemeyişin Arsenal'e maliyeti 50-60 milyon poundu bulacak. Bunu engellemek için bir sol bek kiralayıp, bir de 4 milyon pound harcayıp Bobby Zamora gibi tecrübeli bir adamı takıma kazandırsak fena mı olurdu. Belki bu hamlelere rağmen sonuç hüsran olurdu ancak en azından "Wenger bir şeyler yapmayı denedi" derdik. Şimdi bu sezon sonu gelir de Arsenal ligi 7. bitirirse, Wenger "Bunu engellemek için ne yaptın?" sorusuna ne cevap verecek? Wenger'e soru sormak kimin haddine tabi. Kendisi gökten zembille inmiş bir dahi! 

Dahi demişken, hala Wenger'in iyi bir hoca olduğunu düşünen hayalperestler için aşağıdaki ibret tablosunu bu yazının sonuna eklemeyi uygun gördüm. Martin O'Neill'in Sunderland'in başına geçtiği günden beri ki Premier Lig tablosu. Eğer Wenger iyi bir hocaysa, O'Neill Batman'dir bana göre. 


1 yorum:

  1. Sayın yazar öncelikle merhaba.ben bu blogu yaklaşık 2 yıldır takip ediyorum daha önce hiç yorum yazmamıştım. Sizin olaylara çok negatif yaklaştığınızı düşünüyorum. Bence hala çok negatifiniz ama bu defa haklısınız.Benim sizden istediğim bir kaç şey var. Öncelikle devamlı olması gerekenleri ve yanlışları yazıyorsunuz. Yazdıklarınızda kesinlikle haklısınız ama benim istediğim biraz da ihtimaller. Şöyle örnekleyim mesela Wenger'in gitmesi taraftarısınız. Ben de aynı düşüncedeyim. Ama bunun ihtimali nedir. Mesela bu sezon sonunda Wenger bu takımdan ayrılır mı? Siz Arsenal'in eksiklerini ve yanlışlarını çok iyi biliyorsunuz. Bu takımı çok iyi tanıyorsunuz. Arsenal'in bu yıl şampiyonlar ligine gidemeyeceği kabak gibi ortada. Acaba Wenger'in gitme ihtimali ve yerine gelebilecek adaylar hakkında bir yazı yazabilir misiniz? Yazsanız da yazmasanız da şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil