29 Ocak 2012 Pazar

Bir de Tarafsız Ağızdan Dinleyin



Benim, Arsenal hakkındaki eleştirilerimden bıktınız. Bugün, farkı bir ismin, Arsenal'i çok iyi tanıyan birisi ve Dein ve Wenger'in de arkadaşı olan Alex Fynn'in ağzından Arsenal'i dinleyeceğiz. Fynn, "Arsenal: The Making of a Modern Superclub" kitabının yazarlarından birisi ve bir çok Premier Lig kulübüne ve UEFA'ya danışmanlık yapan bir isim. Le Grove, kendisiyle 1 saatten uzun bir röportaj yapmış ve ben de bu söyleşinin belli başlı kısımlarını buraya taşımak istedim. 

"Man Utd maçındaki tepki süpriz değildi. Arsene, böyle bir tepkinin gelişini kendi hazırladı. Çok fazla hatayı, çok kısa sürede yaptı; dışardan yardım almayı reddetti ve gün geçtikçe işi daha fazla inada bindirdi. Çok uzun sure boyunca ekibinde hiç bir değişiklik yapmaması bunun en güzel örneklerinden birisi. Bu inadın altında yatan neden, Arsene’in, futbolu herkesten daha iyi bildiğine inanması ve etrafında ona meydan okumayan insanların olmasını istemesi."

"Arsene ile bir sohbetimizde, kendisine saha kenarındaki pozisyondan takımın taktiksel işleyişini görüp göremediğini ve taktiksel değişiklikleri neye göre yaptığını sordum. Bana bir futbolcunun ne zaman yorulduğunu bildiğini söyledi. Ben de "o zaman senin bütün değişikliklerin fiziksel nedenlerden dolayı" dedim. Suratı asıldı ve bana "benim değişikliklerim doğru nedenlerden dolayı" dedi. Aslında bu konuşma, Ox-Arshavin değişikliğinin altında yatan nedeni de açıklıyor. Arsene, Ox'un 60. dakika civarı yorulacağını biliyordu ve bu değişikliği kafasında planlamıştı. Arsenal de taktiksel kararlar, Arsene ve Boro Primorac tarafından maç öncesi alınıyor ve her maç sonrası bir değerlendirme yapılıyor. Primorac maçları tribünden izleyip devre arasında ve maç sonunda Wenger'e rapor veriyor. Bütün bu analize rağmen taktiksel açıdan sonuçlar hep hayal kırıklığı çünkü Arsene taktiksel bir hata yaptığını kabul edip, maç sırasında bunu değiştirmek için biraz fazla inatçı. "

"George Graham, Arsenal için doğru zamanda, doğru adamdı. O göreve geldiğinde, disiplin ve efektiflik futboldaki en önemli değerlerdi. Ancak, futbolda çok şey değişti ve Graham bunlara ayak uyduramadı. Premier Lig'in yabancı oyunculara kapılarını açmasıyla, futbolda hız ve yaratıcılığın öne çıktığı bir dönem başladı ve Graham'ın savunma disiplinine dayalı futbolu geride kalmaya başladı. Bu durumu değiştirmesi için kulüpte ona yardımcı olacak kimse yoktu. Bu açıdan, Graham'ın son dönemi, Wenger'in içerisinde bulunduğu duruma çok benziyor. Arsenal yönetiminde gerektiğinde ipleri eline alıp hocayı değişikliğe zorlayacak birisinin yokluğu Graham döneminde de hissedildi; bugün de hissediliyor. Kulübün hocaya tamamen güvenmesi bir gelenek, ancak, Arsenal yönetimi bunu hoca bütün kredisini tüketene kadar yaparak hata yapıyor. Bütün kararları teknik direktörün omzuna yıkarak, o bunlarlar başademeyecek noktaya gelince, hocayı "suçlu" ilan etmek kolay. Yönetimin yapması gereken, iş bu raddeye gelmeden devreye girmek. "

"David Dein, Graham döneminde geri planda kalmayı tercih etti çünkü Graham kulübü bir diktatör gibi yönetmeyi kendi istemişti. Wenger döneminin başlamasıyla beraber, Dein, hep Arsene'in sağ kolu oldu ve eğer kendisi bugün kulüpte olsaydı, Arsenal çok farklı yerlerde olabilirdi. David Dein, Arsenal'e aşık bir yöneticiydi ve bu aşkı zaman zaman hatalar yapmasına da neden oldu. Kendisini, kulüple ayrılma noktasına getiren Emirates'ın inşaatı kararıydı. Dein, stadyuma yüzlerce milyon pound yatırım yapılmasındansa, Arsenal'in Wembley'e taşınmasını istiyordu. Böylece, kulübün tüm kaynakları futbol takımına aktarılabilecekti. Onu bu konuda ikna eden Wenger oldu ve Fransız, Dein'e "Merak etme, elimizdeki genç yeteneklerle, çok para harcamadan ligin tepesinde kalabiliriz" diye güvence verdi. Ancak, Wenger'in öngöremediği, Abramovic ve sonrasında arap şeyhlerinin İngiliz futboluna girişiydi. Para babalarının İngiliz futboluna girişi, Wenger'in projesinin imkansız hale getirdi ve durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Dein bu gidişhatın farkına varan ilk isimdi ancak Arsenal yönetimi ondan farklı düşünüyordu."

"Arsenal, Şampiyonlar Ligi'ne gidemezse, bunun sonuçları hemen ortaya çıkmayacak çünkü, takım iyi gitmese bile, bu senenin rakamları Cesc, Nasri, Eboue'nin satışıyla ve Şampiyonlar Ligi'nden bu sezon kazanılan parayla desteklenmiş olacak. Ancak, bir sonraki yıl, gelirlerde çok önemli azalma olacak. Şampiyonlar Ligi yüzünden kaybedilen paraya, stad gelirleri, TV gelirleri, reklamlar, ticari gelirlerin azalması eklenecek. Daha da önemlisi, uzun süre sonra ilk defa kombine satışları düşmeye başlayacak ve belki de stadta bazı boşluklar belirecek. Bu sonuçlar, Arsenal'in "kendi kendine yetebilme" projesinin sonu olabilir ve Arsenal yönetimi, Premier Lig'in tepesinde kalmak için daha agresif olmaya karar verebilir. Bu noktada, Arsenal, Usmanov'u ve onun kulüp içerisindeki sesi olacak Dein'i yönetime davet edebilir. Çünkü, şu anki yönetimin aksine, Usmanov, elini cebine atmaya hazır. Man City ve Chelsea kadar olmasa da, Arsenal'in de agresif bir şekilde transfer piyasasına gireceği günler yakın olabilir. "

"Aslında, son 3-4 yılda Wenger'in elinde, agresif olması için yeterli bir bütçe vardı. Ancak o kendisine verilen bütçeyi, tecrübeli profesyonellere harcamaktansa, genç oyunculara astronomik kontratlar vererek kullanmayı tercih etti. Yaptığı pahalı transferlerin bazıları da, Arshavin gibi, parayı sokağa atmaktan öteye geçemedi. Bu koşullar altında, Wenger, kendisine uluslarası yıldız alacak para bırakmadı. Şu an "benim pahalı oyuncu alacak param yok" dediğinde de doğruyu söylemiyor. Şu anki harcamalarını çok ciddi şekilde gözden geçirmesi ve transfer ve maaş politikasını yenilemesi şart. Bu şartlar altında, Arsenal'in yüksek profil oyuncuları transfer etmesi çok zor. Wenger'in "Soyunma odasındaki ahenk için oyuncular arasındaki ücret uçurumu olmamalı" mantığı tamamen yanlış. Yetenekli oyuncular, dünyanın her yerinde daha fazla para kazanırlar ve onların takıma yaptığı katkıyla kazanılan başarılar, diğer oyuncuların da gelirlerinin artmasını sağlar. David Dein ile bir sohbetimde, kendisine "Eğer sen kulüpte olsaydın Xabi Alonso, Shay Given gibi oyuncuları Arsene istemese de bitirirdin" dedim. O da "Kesinlikle" diye cevap verdi. Wenger, takıma kalite kazandırıp, kulübün ekonomisi hakkında kafa yormayı yöneticilerin eline bırakmalı. "

"Arsene Wenger, yeni nesil futbolcuların kulübe sağdık olmak gibi bir dertlerinin olmadığını anlayamıyor. Cesc ve Nasri örneğinde olduğu gibi, kulübün çok şey verdiği oyuncuların, daha cazip teklifler almalarına rağmen Arsenal'e sadık kalacaklarını zannediyor. Nasri, kulübü daha iyi bir kontrat için terketti; Fabregas ise Arsenal'in ona daha fazla verebileceği bir şey kalmadığı için. Fabregas'ın, Barcelona'da daha iyi oyuncularla birlikte oynamaya başlar başlamaz kendini bulması tesadüf değil. Emirates açıldıktan sonraki 3 yılda Arsenal mali olarak zorlandı. Ancak bundan 2 sene önce, kulübün toplam geliri Real Madrid'in seviyelerine yükselmişti ve Wenger'in elinde takımı destekleyecek kaynaklar vardı. Ancak,o büyük bir kulübün teknik direktörü gibi davranmayı tercih etmedi ve bugün geldiğimiz noktada Şampiyonlar Ligi'nin dışında kalıp çok büyük bir mali darbe yemek üzereler. "

"Wenger, son yıllarda artık iyice alıngan hale geldi ve kendisine yöneltilen bütün eleştiri ve önerileri kişisel saldırı olarak algılamaya başladı. Bana göre, kendisinin Arsenal'deki döneminin sonuna gelmiş durumdayız. Wenger'in ailesi Fransa'ya dönmek istiyor ve Wenger, İngiliz futbolundaki değişime ayak uydurmak istemiyor. Ancak, Arsenal, rakiplerinin gerisinde kalmak istemiyorsa, içinde bulunduğu döneme bir an önce ayak uydurmak zorunda. Wenger yönetimindeki Arsenal'in zamana ayak uydurması için de, ya altyapıdan 1 sene içerisinde 5 tane daha Wilshere gelmesi ya da Dein gibi birinin gelip Wenger'in elinden tutması gerekiyor. "

Burayı düzenli okuyanlar yada Arsenal'i yakından takip edenler için belki yeni bir şey yok bu röportajda. Ancak kulübün yakın tarihini en iyi bilen isimlerden birisinin, bize benzer bir pozisyon almış olması ve sağduyunun ve mantığın sesinin, kulüpteki "Wengerizm"in yerini yavaş yavaş almaya başlaması benim için sevindirici. Umuyorum, muhaliflerin sesi önümüzdeki günlerde daha da yükselecek ve Arsenal, 5 senedir içinde bulunduğu gaflet uykusundan uyanıp, ne kadar büyük bir kulüp olduğunun tekrar farkına varacak. 

3 yorum:

  1. Usmanov-Dein-Wenger ittifakı Arsenal için en iyi çözüm demiştin geçen yazında fakat ben katılmıyorum.

    En başta zaten kulübün satılmasını istemiyorum bir taraftar olarak ki son yıllarda övünebildiğim tek şey bu durum oldu artık! Tabi kabul ediyorumki çok övünsekte ne Barcelona gibi bir alt yapımız var ne de Porto gibi seçmece "wonderkid" tercihlerimiz; yani bir para babasına ihtiyacımız var ki şu durumda bu isim Usmanov'dur. David Dein'a gelince seninde uzun uzun anlattığın gibi tartışmaya dahi gerek yok Dein'ı. Wenger'e gelince benim adıma işler orda değişiyor, Wenger'e saygım var, Arsenal'a çağ atlatan adam kendisi. Premier lig tarihinde bu seneye kadarki süreçte ManU'ya kafa tutabilen iki takımdan birini yaratan adam ki diğeri zaten zenginler çetesi Abramovich'in Chelsea siydi. Arsenal o yıllarda mağlubiyetsiz bir seriyle lig şampiyonu bile olmuştu; fakat o zamanlarda bile gerek finalde "rüya takımla" Galatasaray'a kaybedilen UEFA kupası olsun gerek öne geçtiğimiz CL finalinde Barcelonaya kaybedilen kupa olsun Wenger'in "sonunu getirememek" gibi bir sorunu vardı ve o kupalar asla müzeye girmedi, kaldı ki son dönemde dünyanın en büyük kulüplerinden biri Arsenal'in hedefi ligde ilk dörde girip CL de çeyrek final görmek ve bununla övünmek oldu Wenger yönetiminde. kısacası ben artık sevgi ve saygı duyduğum(eski zamanların hatırına tabiki) Wenger ile bu işin olmayacağına eminim, kan değişikliği gerek ve mademki Usmanov-Dein ikilisini getiriyoruz bu fantezi futbol projemizde, bir köklü değişiklik daha yapıp Wenger'i de gönderilim. yerine kim gelir orası ayrı bir soru, kim bizi şahlandırır ve bence kulübün en büyük eksiği olan CL yi alır? bence o isim Guardiola olur ve olmalıdır.
    bir dip not eğer böyle değişiklikler yaşanacaksa umarım Wenger istifa eder zira düşündükçe üzülüyorum Wenger'in kovulması fikrini, sindiremiyorum her şeye rağmen..

    YanıtlaSil
  2. Usmanov zaten kulübün %30'una sahip.. ama arsenal yönetimi kendisine yönetimde sandalye vermeye yanaşmıyordu.. arsenal'in kulübü tamamen kendisine satmasına gerek yok.. usmanov'a hakettiği sandalyeyi versinler, o da buraya dein'i oturtsun.. bu bile etkili olur..

    yeni projede wenger'in kalması zaten zor.. hem ailesi Fransa'ya dönmek istiyormuş, hem de Usmanov ile çalışmayacağını daha önce açıklamıştı.. sözleşmesi bitince gider Wenger.. ondan sonra kim gelir orası başka bir mesele..

    YanıtlaSil
  3. bnce mourinho gelmeli...Adam zaten diyor du İngiltere ye geri dönmek istediğini...gelirse bu takım bizim takım olabilir diye düşünüyorum ben....

    YanıtlaSil