28 Aralık 2011 Çarşamba

Kaos Lazım Bazen



"You know what I've noticed? Nobody panics when things go "according to plan." Even if the plan is horrifying!..


..Introduce a little anarchy. Upset the established order, and everything becomes chaos. I'm an agent of chaos. Oh, and you know the thing about chaos? It's fair!"


Joker'den futbol tavsiyesi almak ne kadar doğru bilmiyorum ama dünkü Arsenal'i izlerken aklıma gelen replikler bunlardı. Takım her zamanki düzeniyle sahaya çıkmış, iyi top oynuyordu. %72'lik topla oynama oranı, %84'lük başarıyla yapılan 700'e yakın pas. Rakip takım kendi sahasına hapsedilmiş, bir de erken gol bulunmuş. Tüm göstergeler Arsenal'in farka gideceğini gösteriyor. Ama farkı geçtim; takım maçın sonunda 3 puanı bile alamıyor.

Machester United'ın sürekli olarak şampiyonluğa oynamasının nedenlerinden biri, ligin mütevazi takımlarına puan kaybetmeyişidir. United her sene, uzun galibiyet serileri yakalar, bu dönemde çok iyi oynamasa da 3 puanları alır. Böyle bir seriye Kasım ayı içerisinde de tanıklık ettik zaten. United, City'den 6 yedikten sonra oynadığı  5 maçta bayağı bir bocaladı (ve hatta Şampiyonlar Ligi'nden elendi) ama bu dönemde ligde 4 tane 1-0 galibiyet aldı. Bugün puan durumuna bakarsanız, sessiz sedasız yine City ile puanları eşitlediklerini görürsünüz. Eskiden olsa bu 3 puan alma yeteneğini yıldızlara bağlardık ama artık Fergie'nin elinde artık o da yok.

Şöyle anlatayım. Tam olarak hangi maç olduğunu hatırlamıyorum ama geçene sene United'ın geride gittiği bir maçta dakika 80 itibarıyla Rooney, Hernandez, Berbatov ve Macheda dörtlüsünün tamamı sahadaydı. Gerideyken sahaya forvet sürmenin "dahice" bir yanı yok tabi; ancak, Man Utd, bu işi yaparken diğer takımlardan biraz farklı yapıyor. United'ın bu "kaotik" halleri, hep daha önceden çalışılmış planlara dayalı. Fergie, rakiplere kendisini "öngörebilme" fırsatını vermemek için takımını her türlü varyasyonu oynayabilecek şekilde çalıştırıyor. Bundan dolayıdır ki, United'ın sahaya dizilişi her hafta, her maç ve hatta maç içerisinde bile sürekli değişebiliyor. Fergie, sahaya Hernandez'i sürüp, 4-3-1-2'ye döndüğünde, sağ bekinden sol açığına kadar bu değişikliğe tepki vererek oynamaya başlıyor. Berbatov varken kafaya yapılan ortalar, Hernandez girdiğinde ön direğe gidiyor; Rooney ileri uçtayken, "false 9" oynayan takım, Welbeck varken dip çizgiye inmeye çalışıyor. Belli ki, Fergie'nin bir B planı, hatta C,D,E,F planları var. Maç sıkıştığı zaman ya da rakibi şaşırtmak istediği zaman Fergie bu silahlarını kullanıyor ve takım bunlardan sonuç alıyor. Man Utd'ın o meşhur son dakikada kurtardığı maçların sebebi de burada yatıyor zaten. Fergie, ortama biraz kaos enjekte etmekten hiç çekinmiyor. Joker'in de dediği gibi, eğer işler plana göre gidiyorsa kimse paniklemiyor. İsterse planın 4-2-4'e dönmek olsun; takımını bu korkunç plana daha önce çalıştırdıysan, sonuç geliyor.

Şimdi burda Manu'yu överek içinizi baymak istemiyorum ama dün ilk yarı berabere bitince bir çok kişinin ve Mick McCarthy'nin kafasından geçen şuydu: "Ya RVP şapkadan bir tavşan çıkarır; ya da bu maç berabere biter".

Arsenal'in bir B planı olmadığını, Wenger'in 60'da Arshavin, 80'de Chamakh'ı sokmaktan başka değişiklik bilmediğini anlamayan kalmadı artık. Wenger yaklaşık 1,5 senedir, skor ne olursa olsun aynı değişiklikleri yapıyor. 1,5 sene her maçta Arshavin, Chamakh, Rosicky sonradan oyuna giriyor; daha bu adamların bir şeyi değiştirdiğini gören olmadı. Bunun sebebini artık bu oyuncularda aramaktan da vazgeçmek lazım sanırım. Arsenal'in oyun planı o kadar tek boyutlu ki, isterseniz 9 tane forvet sokun, takımın oynadığı futbolu hiç bir şekilde değiştiremiyorsunz. Ben Ferguson'un Vidic'i forvete koyup, doldur boşalt denediğini bile hatırlarım ama Wenger son 3 senedir bas bas "forvet oynamak istiyorum" diye bağıran Walcott'u, Chamakh'ın yanında denemeyi akıl edemedi. Belli ki Chamakh, 4-4-3'ün ucunda oynayacak bir forvet tipi değil. O zaman 4-4-1-1'e dön bir gün, koy Chamakh'ın arkasına Walcott'u, biri güreşsin alan boşaltsın, diğeri boşalan alanlara dalsın. Chamak kurudu gitti elinde, Walcott da son 3 senedir yerinde sayıyor. Böyle bir B planını antremanlarda çalıştırsan, bir gün başın sıkışınca denesen ya arkadaşım. Biz de senin o Prof lakabını nereden aldığını merak edip durmasak.

Baktım maçtan sonra Arsenallilerin kimi hakemden şikayetçi; kimi Wolves'un anti futbolundan yada attıkları golün balık olduğundan.  Ligin 16.'sına karşı, içerde oynanan maçta bunlar biraz ayıp kaçıyor. Arsenal'in dünkü maç gibi durumlarda kıracağı bir alarm camı, açacağı bir yedek paraşütü yoksa, Mick McCarthy de gelir bundan yararlanır arkadaşım. Senin hocam 15423.'üncü maç üstüste aynı değişikliği yapıyorsa, sezon başın 10 milyon saydığı Ox'a şans verecek kadar yüreği kalmamışsa, Wolves da puan alır senden South Park Cows da. Bir sezon daha kaydı gitti elimizden, Wenger kronik illetlerinden kurtulup yüzümüze bir gülücük koyamadı. Böyle giderse Joker'den rica edeceğim, açıversin bir tane bana.

8 yorum:

  1. seninde B yorumun/yazın yok.hep aynı şeyler...

    YanıtlaSil
  2. surekli ayni hatalari yapan takim hakkinda yazmak zor tabi..

    YanıtlaSil
  3. Biraz daha yazmasan diyorum gayet iyiydik buralar dutluk iken, yazmaya başladım 3 maçta bir mağlubiyet bir beraberlik

    YanıtlaSil
  4. diyorum ben ugursuzum galiba.. blogu kapatip ciksam da $ampiyonlar ligi'ni filan alsak..

    YanıtlaSil
  5. manchester united'tan başka bir örnek veremiyorsun.B,C,D,E planları var dediğin takım basel'le evinde berabere kalıyor,dışarda geriye düştüğü maçı çeviremiyor ve şampiyonlar liginden eleniyor.pardon ama nerdeydi o zaman B planı?C planı,D,E...

    eleştiri yazıların her zaman olabilir.ama wolves maçında maç 1-1'e geldikten sonra istediğin taktiği yap aynı şeyi oynarsın.kalecinin önündeki 10 kişilik defans hattının önüne topu getirdiğin zaman;gol, karşı takımdan birinin hata(küçük veya büyük) yapmasına kalmıştır.ha eğer diyorsun ki takım maçı almak için pozisyona giremiyor,o zaman yazdığın bütün eleştirileri kabul ederim.

    bunun gibi çok maç izledim.hala da izliyorum.barcelona-inter maçını mesela.diyeceksin ki mourinho faktörü vardı o zaman,daha geçen ay barcelona getafe'ye yenildi deplasmanda geçemedi et yığınını.aynı şekilde real madrid,levante maçında.liverpool,blackburn'e karşı.chelsea,fulham'a karşı....

    real madrid,barcelona,chelsea,liverpool...bunlarında B taktiği yok senin denklemine göre.ama emin ol ki bunların bazılarının 'A' taktiği de yok!en azından Arsenal'de bu var.ki bir önceki postta bunu dolu bardağa yazmıştın.

    böyle puan kayıpları her zaman olabilir.bunu bu kadar büyütmenin anlamı yok.

    ox konusunda sana katılıyorum...

    YanıtlaSil
  6. yıllardır denedim her türlü totemi, olmuyo o işler uğurla, şansla! devam güzel analizlere, yazılara. etraf kahve ağzıyla yorum yapan futbol üstadlarından geçilmezken bulunmaz maden bu blog.

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  8. Wenger değişti. Kendi doğrularını yok etti adeta.

    http://www.youtube.com/watch?v=9eVShVf-Zts&feature=player_embedded

    şu gol mesela. 90+3 1-1 berabere, O da ne ? sahada 4 forvet var. Henry, Adebayor, Van Persie ve Baptista. Rosicky var hücumcu. Fabregas var. Ön libero ? yok. Bu golü birinin Wenger'e izletmesi gerek titre ve kendine gel diyerekten tabi.

    YanıtlaSil