18 Eylül 2011 Pazar

Birinciden 8, Sonuncudan 4

Yok, olmuyor. Ben ne kadar "Transferler yerine otursun", "Biraz zaman verelim", "Anlamaya çalışalım" desem de, Arsenal'in sorunları gözardı edilecek seviyeye hiç inmiyor. Swansea ve Dortmund maçlarında Arsenal toplam 4 şut atmayı başarınca, buna bile olumlu yanından bakmaya çalışıp "Hiç olmazsa defans iyiydi", diyerek avunduk. Daha bu olumlu yorumun üzerinden 3 gün geçmedi, Premier Lig'in en kötü takımlarından birisi, Arsenal'in defansını gelip karpuz gibi yardı. 

Buradaki yazılarda Wenger'in kellesini istediğimde hala bunu çok ağır bulanlar oluyor ancak başka çözümü yok bu işin maalesef. Bu adam ve yanındaki ekip ne Arsenal'e defans yapmayı öğretebildi, ne duran top savunmasını iyileştirebildi, ne de savunmayı doğru transferlerle destekleyebildi. Son 6 senedir takımın berbat defansif performanslarına alıştık artık ama 4 maçta 14 gol yiyerek kepazelik seviyesine gelen bir takıma da alışmak istemiyorum izin verirseniz. Dün Arsenal'in yediği 4 gol de komedi filminden kesitler gibiydi. Kendi kalelerine aynı golü yazan iki adam bu takımın savunma oyuncuları, defansına yardım etmeye çalışırken sakarlık yapan forvetler değil. Yakubu'nun ilk golünde savunma çizgisi ve kademesi yine evlere şenlik. Yakubu'nun ikinci golünde ise sağ taraftan orta yapıldığında, stoperlerin ikisi de olay mahalinde yoklar; Yakubu'ya en yakın adam RvP'yken sol bek sağ tarafta, sağ bek penaltı noktasında ve Koscielny de sol bekin yerinde pozisyon almış durumda. Dalga mı geçiyorsunuz bizimle yahu?

Bana göre dünkü mağlubiyet, Man Utd'tan yenilen 8'den daha da ağır ve endişe vericiydi. United maçında "Çok eksik vardı", "Rakip daha hazırdı" gibi bir takım bahaneler vardı ortada. Dünkü maçta ise Vermaelen ve Wilshere hariç ideal 11'iyle sahaya çıkan bir Arsenal izledik ve rakip de şu an Premier Lig'in en zayıf takımıydı. Hatta Arsenal dün galibiyet alsaydı, Steve Kean büyük ihtimal kovulacaktı. Tüm bunlara rağmen Blackburn, Arsenal'i dörtledi, ki Rovers'ın ligde en son 4 attığı maçı bulmak için 2008 Şubat'ına kadar geri sarmanız gerek. Arsenal'in, ligin ilk 5 maçından 4 puan aldığı sezonu bulmak için de Premier Lig'in "3 puanlı sistem" öncesi günlerine dönmeniz lazım. Arsenal, Lig Kupası'nda Birmingham'a yenildiğinden beri oynadığı 16 lig maçında, 3 galibiyet, 7 beraberlik ve 6 yenilgi aldı ve bu maçlarda -9 averajla oynayarak 16 puan topladı. Maç başına 1 puan ortalamayla oynadığınızda, Premier Lig'de küme düştüğünüzü hatırmatmama sanırım gerek yok. 

Açık söyleyeyim, bu rezil performanslara zerre üzülmüyorum. Arsenal camiasının, Wenger'in miyadının dolduğunu anlaması için götüne daha kaç tane daha tekme yemesi gerekiyor tam emin değilim ama ligin tepesindekinden sekiz, dibindekinden dört yenerek başlanan bu sezon benim açımdan oldukça umut verici. Geçtiğimiz hafta İngiltere hükümetinin resmi araştırma şirketi YouGov, Premier Lig taraftarı arasında yaptığı son anketin sonuçlarını açıkladı. Buna göre, "Hocanızdan memnun musunuz?" sorusuna verilen cevaplara göre yapılan sıralamada Wenger 16. sırada. Gel gelelim "Kovulsun mu?" sorusuna taraftar aynı cesaretle hala cevap veremiyor. Arsenal taraftarının büyük bölümü, 125 yıllık kulübün Wenger'siz zorlanacağını düşünüyor ya da yerine daha iyi bir hoca bulunmasının zor olduğunu. Yani, "Memnun değiliz ama belki değişir" düşüncesi hakim camianın genelinde. 15 yıldır takımın başındaki 61 yaşındaki bir adamın değişeceğini ummak gerçekten Polyannacılık. Hele ki bu adam, hatalarından ders almayı bir yana koydum, onların hata olduğunun bile farkında olmayan ve sürekli olarak aynı yanlışları yapan Wenger ise. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder