25 Ağustos 2011 Perşembe

Kılıf Minareye Uymadı

Dün akşamdan beri gelişen olayları izleyip şaşıran var mı?

Fenerbahçe camiası şok olmuş gibi görünüyor ama bu operasyondan ne çıkmasını bekliyorlardı hiç bir fikrim yok. Anlaşılan o ki, Fenerbahçe yönetimi bu operasyonun kazasız belasız atlatılacağına kendisini bayağı bir inandırmış. Durum sadece Türkiye'yi etkileyen bir şey olsa, bu beklentileri karşılık bulurdu da, TFF'nin başında elinde sopasıyla bekleyen UEFA buna izin vermedi.

TFF'nin elindeki delillerle 3 aydır ulaşamadığı sonuca, UEFA'nın baş müfettişi 24 saat içerisinde ulaştı ve Fenerbahçe'yi kendi turnuvalarından men etti. Gerçi karar TFF'nin kararı ama, bunun UEFA'nın tehdidiyle alındığı çok bariz. 3 aydır bizi oyalayan Aydınlar'ın, Pierre Corno sopayı gösterince, 24 saat içinde karar alışını görmek bence trajikti. TFF'nin, kendi pisliğini temizlemekten aciz olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Aylardır "Yeterli delil yok" diyip son 24 saatte o olmayan delilleri bulan Aydınlar da, hem kendisiyle çelişti; hem de bütün Fenerbahçe camiasını karşısına aldı. 

Başından beri söylüyoruz. Bu operasyonu kimin; neden başlattığının pek önemi yok. bir kere bu pislik ortaya çıktı mı, bir takım kafaların uçması zorunlu hale geliyor. Yani ya hiç ortaya çıkarmayacaksın, yada çıkardıysan temizleyip bırakacaksın. Bu yüzden, Fenerbahçelilerin, cemaat komplosu, dış mihrakların işi, bize tuzak kuruldu haykırışları biraz anlamsız kalıyor. Maalesef,  Aziz Yıldırım, eli kurabiye kavanozunun içinde yakalandı ve bunun bedelini kendisi ve kulübü ödeyecek. Benim asıl şaşırdığım, bu olayları, Aziz Yıldırım ve onun mafya bozuntusu yönetiminden kurtulmak için bir fırsat olarak gören Fenerbahçelilerin azlığı. Sanırım,12 senelik tek adam yönetimi, Fenerbahçe camiasında bir bağımlılık yaratmış ve 105 yıllık kulübün, bir takım isimlerden daha büyük olduğu gerçeği unutulmuş. Taraftarda, "Aziz Yıldırım giderse halimiz ne olur" diye bir panik var. 93 yıl boyunca Yıldırımsız hayatta kalmış ve o sürede Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biri olmuş camianın bu denli esir olmuş olması düşündürücü. 

Aydınlar ve ekibinin kendi başlarına karar alacak objektifliğe ve zihinsel kapasiteye sahip olmadığını bildiğim için, bu soruşturmanın, bu noktadan sonra da UEFA'nın tehditleri doğrultusunda ilerleyeceğinden eminim. Yani, şike operasyonunun Türkiye Ligi ile ilgili yaptırımları, eğer UEFA kafamıza vurursa uygulanacak. Yok, UEFA "Ben karışmam" derse, o zaman puanlar silinecek ki, o minarenin kılıfı "playoff" adıyla hazırlandı bile. Cümlemize hayırlı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder