25 Ağustos 2011 Perşembe

Hope is the Thing with Feathers

Korkulan olmadı ve Arsenal, Şampiyonlar Ligi kapısından içeri adımını attı. Bölüm bölüm korkulu dakikalar yaşasa da Arsenal, sahanın iki ucundaki yıldızları Szczesny ve Gervinho'nun parladıkları maçı 1-0 geriden gelerek 2-1 kazandı. Bu, Arsenal'in 2011 yılında kazandığı 2. deplasman maçı ve bir galibiyetin zamanlaması daha da iyi olamaz sanırım. Takım, hem £30m'ye varacak geliri garantiledi hem de Man Utd maçı öncesi moral buldu. Son dönemde sürekli olumsuz yazılar yazıp içinizi baydığım için, bugün sadece olumlu noktalara konsantre olmaya çalışacağım. 

Arsenal'in pek de iyi geçmeyen sezon hazırlıkları ve son 3 maçının öne çıkan adamları Szczesny ve Gervinho'ydu.  Dün akşam gösterdi ki, bu iki oyuncu şu takımın en hazır adamları. Szczesny, geçen sene de iyi performans verdi, ancak bu sene 30'luk bir kalecinin kendine güveniyle hareket ediyor. Geçtiğimiz sezon gördüğümüz acele kaleyi terketmeler, yan toplardaki tedirginlikler bu sene iyice azalmış durumda. Artık Arsenal'in 1. kalecisi de belli olduğu için, takımda genel olarak genç Polonyalıya bir güven oluşmuş durumda ve o da bu güveni, ceza sahası içini kontrol etmekte iyi kullanıyor. Farkındaysanız, Arsenal henüz duran top golü yemedi. Tabii ki bu noktada sezona iyi giren bir başka isim olan Vermaelen'e de hakkını vermek gerekiyor. Kendisini çok özlemişiz ve ne kadar iyi bir defans oyuncusu olduğunu da biraz unutmuşuz açıkçası. Eğer transfer kapanmadan Wenger kendisine sağlam bir partner ayarlarsa, her sezon Arsenal'in başına işler açan stoper ve kaleci mevkilerinde sorun yaşanmaz gibi. Dünkü maçta, Di Natale'nin golünde resmen uyuyan Djourou, stoper transferinin ne kadar elzem olduğunun göstergesi gibi. Bu kadar kritik bir maçta, Di Natale gibi kısa bir adamın Arsenal ceza sahasında böylesine rahat topa vurmuş olması biraz endişe verici. 

Arsenal orta sahası maça Song ve Frimpong'la başlamak zorunda kaldığından, özellikle ilk yarı oldukça şaşkındı. Frimpong defansın önünde pozisyon aldı ve haftasonu gördüğü kırmızının etkisiyle olsa gerek, bayağı bir sakin bir maç oynadı. Song, Frimpong'a yakın başladığı maçta dakikalar geçtikçe açılmaya başladı ve ilk yarının ikinci bölümünde Udineseli futbolcular, kendilerini Arsenal orta sahasını çok rahat geçerken buldular. Oyunun böyle açılması her iki tarafın da pozisyon üretmesini sağladı ve 2 kere direğe takıldıktan sonra Udinese, Di Natale ile gole ilk ulaşan taraf oldu. Wenger'in stili olmadığını biliyorum, ancak Arsenal'in dün akşam Di Natale'ye özel önlem alması gerekiyordu. Aynı Pazar günü Rooney'e özel önlem alması gerektiği gibi. Umarım Wenger, geçen Mayıs'taki United maçında sahaya Rooney'i kitlemek için sahaya çıkan Song'un ne kadar başarılı olduğunu hatırlar ve benzer bir görevi hafta sonu Lansbury'e verir. 

Arsenal'in hücumu şu an için en sorunsuz bölgesi gibi gözüküyor, ancak bu durum ileri üçlüden birinin sakatlanacağı güne kadar devam edebilecek. Gervinho, RVP, Walcott üçlüsü iyi, ancak Arshavin ve Chamakh'a her ihtiyaç olduğunda takım sıkıntı yaşayacak. Eğer Hazard gibi bir transfer yapılmazsa, Wenger'in 3 vakte kadar Chamberlain'e forma vermeye başlayacağını tahmin ediyorum. Dün akşam Arsenal, hücumda son 6-7 ayda görmediğimiz kadar harektliydi ve Ocak ayındaki Leeds maçından beri ilk defa kaleyi bulan şutların sayısı 13'e ulaştı. Eğer Walcott biraz daha dikkatli olsa, Arsenal maçı daha da rahat kazanabilirdi. 

İlk yarıyı 1-0 geride kapatan Arsenal, ikinci yarı için sahaya çıktığında, uzun süredir görmediğimiz 2 olaya tanıklık ettik. Birincisi, Wenger, iş işten geçmeden taktiksel bir oyuncu değişikliği yapıp Rosicky'i, Frimpong'un yerine oyuna soktu. İkincisi, Arsenal geride olmasına rağmen panik yapmadan oynamayı başardı. Song normal bölgesine dönüp, göbeğe ayağı top yapan Rosicky geldikten sonra, Arsenal bildiği oyuna geri döndü ve 10 dakika içerisinde iyi hazırlanmış bir gol buldu. Bu noktada Udinese'nin yardımına yetişen hakem, ağır bir penaltı kararıyla İtalyanları maça ortak etmeye çalıştıysa da, Di Natale'nin penaltısı Szczesny tarafından mükemmel bir şekilde çıkarıldı ve Udinese 3 dakika gecikmeyle de olsa maçı bıraktı. Kaçan penaltı sonrasında Arsenal istediği gibi oynadı ve bir gol daha bularak maçı bağladı. 

Hem Liverpool maçında hem de dün akşam Arsenal iyi oynadı. Ancak son 6 senedir bu takım zaten hep iyi oynuyordu. Arsenal'in asıl problemi hala oyuncu kalitesinin 4 kulvarda yarışacak düzeyde olmaması. Fabianski, Jenkinson, Djourou, Squillaci, Traore, Frimpong, Diaby, Rosicky, Arshavin, Chamakh, Chamberlain'den oluşan yedek takıma baktığınızda, hiç sıkıntı yaratmadan takıma alabileceğiniz tek bir adam bile bulunmadığını görüyorsunuz. Yani Arsenal'in şu an gözü kapalı güvenebileceği tek bir yedek oyuncusu yok ve maalesef bu durumu düzeltmek için sadece 5 gün vakit kaldı. Wenger'in M'Vila için yaptığı teklifi £22m gibi kulüp rekoru olacak bir seviyeye kadar çıkardığı haberleri bugün güvenilir kaynaklarda yer aldı. Bu transfer gerçekleşirse çok mutlu olacağım, ancak şu ara ne stoper transferinden bir haber var ne de Nasri ve Cesc'in yerine alınacak arkadaştan. Sol bek zaten hiç konuşulan bir mevki bile değil. Durum böyle olunca, bu sezonun senaryosu yine aynı olacak. Arsenal iyi futbol oynayacak, göze hoş gelecek, bir takım hedefleri kovalayacak, ancak iş kırılma noktalarına geldiğinde hep eksik kalacak. RVP sakatlanacak, gol sıkıntısı baş gösterecek; Verminatör sakatlanacak defans sallanacak, Wilshere cezalı duruma düşecek orta saha çökecek. Şu an için kendilerinden beklentiler sınırlı olan genç oyuncular, sezon ilerledikçe baskı altına girip çevrelerinde lider vasıflı ve tecrübeli adam bulamayacaklar. 

Olumlu konuşacağıma söz verip yazıyı olumsuz bitirdiğimi biliyorum. Ancak ne kadar kassam da bir takım gerçekleri görmezden gelmem mümkün değil. Hele ki, son 6 senede sürekli aynı sorunlar tarafından baltalanan bir takım izledikten sonra, size toz pembe bir tablo çizmem imkansız gibi. Umarım ben haksız çıkarım da, Katie Price'ın pijamalarından daha pembe bir sezon geçiririz. 

1 yorum:

  1. Öncelikle şunu söyleyeyim, kalecimiz maç kurtardı lan. Ne kadar güzel bir şeymiş.

    Bu saatten sonra alacağımız oyuncuların fiyatları bize her türlü girecek. Adam 30 istese hayır diyemezsin. 5 gün kalmış transferin bitmesine. Ne yapıcan başka? Transfer yapmadan kapatırsak şu dönemi oturup ağlamaya başlayalım en kısa zamanda.

    YanıtlaSil