15 Ağustos 2011 Pazartesi

Gençlik Projesine Başlayacaklara Tavsiyeler

Cesc Fabregas'ın Arsenal'den ayrıldığı bu günü, Arsene Wenger'in "gençlik projesi"nin ölüm tarihi olarak kaydedersek çok da yanlış yapmış olmayız. Cesc, Wenger'in son 6-7 senedir kurmaya çalıştığı takımın bayrak adamı, sembol ismiydi. Gün itibariyle Arsenal'i, bu projeye olan güvenini kaybettiği için terketti. Arsenal'in Wenger yönetiminde hiçbir şey kazanamayacağını bildiği için Barcelona'yı tercih etti. Üstelik onun çıktığı kapıdan, diğer bir yıldız Nasri de çıkmak üzere ve Arsene Wenger, inanılmaz bir şekilde, tüm camiaya kulağını tıkayarak çoluk çocuğa milyonları dökmeye devam ediyor. 

Bugün Bursaspor yöneticisi Selçuk Eren'in "Türkiye'nin Arsenal'i olacağız" diye bir beyanını okudum. Eğer Selçuk Bey, "Kupa kazanmak gibi bir amacımız yok, yakın zamanda tüm yıldız futbolcularımızın büyük takımlar tarafından yağmalanmasını izlemek istiyoruz" diyorsa orası ayrı. Ancak gençlere önem verirken başarılı olmak da istiyorsa bir zahmet aşağıdaki maddeleri de okusun. 

1 - Gençlik projenize başlamadan önce, içerisinde bulunduğunuz kulübün kupasız ne kadar gitmeye gönüllü olduğunu kontrol edin. Taraftarla bunu paylaşın.

2 - Hangi ligde oynadığınızın farkına varın. Premier Lig’de oynuyorsanız, Fransız gençleri sadece ucuz oldukları için takıma doldurmayın. Unutmayın ki, hangi ülkede olursanız olun, yerli oyunculardan oluşan bir iskelet o ülkenin ligi için daha verimli olacaktır.

3 - Elinizdeki tecrübeli oyuncuları sadece 30 yaşını geçtikleri için elden çıkarmayın. Genç oyuncuların en az teknik adamlar kadar, takımın abilerinden de öğrendiğini unutmayın. 

4 - Genç oyuncuların, baskı altında daha kolay hata yapacağını aklınızdan çıkarmayın. Eğer takımınızın herhangi bir bölgesi tamamen gençlerden oluşuyorsa, kupa finalleri gibi önemli maçlarda bu bölgenin hata yapma ihtimali çok yüksek olacaktır. 

5 - Saha içinde tecrübeli adamınız yoksa, işler kötü gittiğinde sorumluluk alacak kimse olmayacaktır. Böyle durumlarda genç oyuncuların, takımın abilerinden liderlik beklediğini ve kenardaki hocanın etkisinin bir yere kadar olduğunu da unutmayın. 

6 - Kupa maçlarına tamamen gençlerle çıkıp bu turnuvalarda alınacak sonuçları umursamamak bir yere kadar kabul edilebilir. Ancak taraftarın yaşadığı hayal kırıklığı ve kulübün para kaybını bir yana koyarsak, kupa maçlarının, takımın “final oynama alışkanlığı” kazanması için yararlı olduğunu da hatırlayın.

7 - Genç oyuncu yetiştirmenin, ödül ve cezayı adil ve istikrarlı dağıtmayı gerektiğini unutmayın. Eğer sürekli olarak hayal kırıklığı yaratan oyuncuları, uzun kontratlar ve astronomik maaşlarla ödüllendirirseniz, kimseden iyi performans vermesini bekleyemezsiniz. Üstüne bir de kötü performans verenlere gerekli yaptırımları uygulamaz ve kimseyi hiçbir şeyden sorumlu tutmazsanız, takımın ipi bir süre sonra elinizden kaçacaktır.

8 - Yıldız mertebesine doğru giden genç oyuncularınızı, sadece kulübe bağlamak için erkenden kaptanlık, 10 numara, prim, zam gibi ödüllere boğarsanız, bir süre sonra onlara önerecek hiçbir şeyiniz kalmadığını farkedebilirsiniz. 

9 - Eğer ligin orta sıralarında bir takımı yönetiyorsanız, kupa kazanmamak probleme dönüşmeyebilir. Ancak ligin tepesinde, sürekli bir şeyler kazanan rakiplerle mücadele ediyorsanız, 'kupasızlık' sadece taraftarı üzmekle kalmayacaktır. Elinizdeki oyuncular, bir takım başarıları dışarıda aramaya başlayacak, sürekli 4. olan bir takımın yıldızı olmak yerine sürekli kupa kazanan takımların sıradan oyuncusu olmayı tercih edeceklerdir. 

10 - Potansiyel diye alıp verim alamadığınız oyuncuları elden çıkarırken bu oyunculara hiçbir teklif gelmediğini görüyorsanız, büyük ihtimal bu adamlarla vakit kaybetmişsinizdir. Hele ki, sizin ödediğiniz maaşa kimse yaklaşamadığı için bu adamlar kulübü terketmek istemiyorsa, hepten yandınız. 

11 - Eğer bir oyuncu 17-21 yaşları arasında, darbeye bağlı olmayan 1'den çok sakatlık geçirirse, kendisini hemen elden çıkarın.

12 - Elinizdeki herhangi bir genç oyuncu 1 sene boyunca hiçbir gelişim göstermediyse, kendisini hemen elden çıkarın.

13 - Takımı sürekli olarak baltalayan yaşlı oyuncuları hızla takımdan elemiyorsanız, elinizdeki gençler size olan güvenini yitirebilir. 

14 - Kaleci, stoper gibi tecrübenin çok önemli olduğu mevkilerde en az 1 ağır abiniz yoksa büyük ihtimal başınız dertten kurtulmayacaktır. 

15 - Tecrübeli bir kaleciye 2 milyonu çok görüp, 17'lik bir gence 15 milyonu basıyorsanız, gençlik projenizin temelindeki "finansal stabilite" amacına aykırı hareket ediyorsunuz demektir. 15 milyona hazır, olmuş, hemen oynamaya hazır adam almak finansal olarak daha az risktir.

16 - Kirada 15 tane oyuncunuz varsa, paranızı sokağa atıyorsunuz demektir. Çok yetenekli gençler kendilerini kiraya gitmeye gerek olmadan gösterecektir. Geri kalanların içerisinden sivrilen bir-iki kişiye kirada kendini kanıtlama şansı verilebilir. Futbol tarihinde 10 küsür oyuncusunu kiraya gönderip sonra bu oyuncuların hepsinden yararlanmış bir kulüp yoktur.

17 - Eğer Denilson'u potansiyel diye 5 sene takımda tuttuysanız, siz futbolcudan anlamıyorsunuz demektir; hiç bu işe bulaşmayın. 

4 yorum:

  1. http://www.footballove.com/2011/08/14/arsenalli-gary-nevillea-kulak-ver/

    bigboned,herşeye bok atacağına şunu bir oku.

    adam 2000 tane maça çıkmış,1000'i premier lig.hayatında 300 maç oynamamış oyuncular(fabregas gibi)hocasını eleştiriyor.senin gibi taraftarlar da bişey biliyorum sanıyor.peki sana basit bir soru;fabregas'ın ruhu geçen sezon arsenal'de olsaydı kupa kazanılır mıydı kazanılmaz mıydı?senede 22 maç oynayarak ligi nah kazanırsın!

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. ozy - 17 maddelik iyi kötü doğru sayılabilecek bir analize karşılık sadece "ruh" ve tecrübe edilmiş maç sayısı üzerinden eleştiri getirmeye çalışmışsın ama olmamış. Zira senin tespitlerini de yukarıdaki 17 madde içinden açıklamak mümkün.

    Görünen köy kılavuz istemez dostum benim gibi taraftarlar görüyor göreceğini. Futbol statik birşey değil. 2000 değil 20000 maça çıksın, içinde bulunduğu şartları doğru değerlendiremiyorsa başarısızdır. Gençlik projesi mi görmek istiyosun Manu'ya iyi bak.

    YanıtlaSil
  4. gary neville hayatımda gördüğüm en fanatik adamlardan birisi. onun arsenal yazılarını ercan saatçi'nin galatasaray yazıları kadar bile ciddiye almam..

    neville, wenger'i savunuyor çünkü biliyor ki, o arsenal'in başında olduğu sürece man utd ne var ne yok kazanmaya devam edecek. olay bu kadar basit.

    ayrıca kendisinin yaptığı 2000 maç, 3 şampiyonluk nostaljisini senelerce biz de yaptık.. bir yerden sonra karın doyurmuyor ama..

    YanıtlaSil