24 Ağustos 2011 Çarşamba

Arsenal F(eeder) C(lub)?

Bu sefer çok fazla uzamadı. Nasri’nin Man City’e transferi dün nihayet kesinliğe kavuştu ve resmi siteden de duyuruldu. Arsenal, Man City ve Barça’nın “feeder club”ı olmaya doğru bir adım daha atmış oldu. 6-7 sene önce “Bakın gençken alıyoruz; büyüyünce bunlar süper takım olacak” denilen oyuncuların adam olanlarını büyük kulüpler kaptı; adam olmayanları şu an kendilerine kulüp arıyorlar. Arsenal’in elinde kalan yine bir grup genç oyuncu. Wenger ve onun klanı bize yine Neverland yöresinden “Gencim, potansiyelim, seni üzerim” adlı türküyü söylüyor. Fabregas, Nasri, Denilson, Bendtner, Clichy bitti; şimdi Wilshere, Ramsey, Chamberlain, Jenkinson ve Gibbs gibi adamların büyümesini beklememiz gerekiyormuş. Biz bekleriz onların büyümesini de, siz bana bu adamların hiçbir şey kazanmayan bir kulübün kadrosuda kalmak isteyeceklerini garanti edebiliyor musunuz? 

Nasri transferi Fabregas’ınkinden farklı. Fabregas, Arsenal’e olan inancını kaybettiği için, daha az para kazanma pahasına bir takım başarıları kazanacağı takıma gitmek istedi. Nasri için ise mesele tamamen duygusal. Onun için flört dönemi United ile başladı. Nasri’nin babası (menajeri) Manchester’dayken, paranın kokusunun şehrin mavi yakasından daha yoğun geldiğini farketti ve oğlunu oraya pazarladı. Bu satıştan da £3m gibi astronomik bir menajerlik ücretini cebine indirdi (Nasri’nin yeşil genlerinin nereden geldiği belli). Arsenal’in, Nasri gibi en yüksek teklifi veren için oynamak isteyen adamları satması normal. Kulübün, Arabın yağıyla, Bolşeviğin balıyla rekabet etmeye çalışması anlamsız olur ki, zaten dini imanı para olan lejyonerlerden takım kurmak isteyen de yok. 

Biz biliyoruz ki, büyük kulüpler, yıldız oyuncularını elinde tutabilme yetisine sahiptir. Bunu yapmak için de her zaman “en zengin” olmaya gerek yok. Bugün, Arsenal’in yıllık maaş ödemeleri (£111m) ile Man Utd’ınkiler (£132m) arasında yılda £21m gibi bir fark var. Ancak iki takımın gelirlerini karşılaştırdığınızda (£222m vs £286m) United’ın £64m’lik farkla önde olduğunu görüyoruz. Toplam maaş ödemesinin gelire oranında ise United’ın %46’sının, Arsenal’in %50’sinden daha sağlıklı olduğu ortaya çıkıyor. Bu rakamlardan çıkan sonuç şu ki, Arsenal, yıldız oyuncularına vermekten kaçındığı parayı, bünyesindeki yüzbinlerce genç oyuncuya dağıtmayı ya da gelecek vaad etmeyen adamlara çarçur etmeyi tercih ediyor. Örneğin Diaby ve Bendtner’in senelik gelirleri toplamı £6m. Arsenal, Nasri için “Ölsek de £4.5’in üzerine çıkmayız” diyor ama Diaby gibi müzmin sakat bir adamı takımda tutmak için £3.2m’i gözden çıkarabiliyor. Şimdi aklı başında futbolsevere soruyorum: Eğer Wenger, Bendtner ve Diaby’i zamanında şutlayıp, geçen sene Nasri’ye £6m’lik bir kontrat önerip kendisini takımda tutsaydı daha iyi olmaz mıydı?

Aynı saçmalık, genç oyuncuların takıma kazandırılmasında da yaşanıyor. Chelsea, Juan Mata’yı £23m’a kapatırken, Arsenal gidip Chamberlain’e £15m bayıldı. Aradaki £8m, Arsenal’in ödeyemeyeceği bir meblağ mı? Yoksa Wenger, genç oyuncu transferiyle kafayı mı yemiş durumda? Mesela Aaron Ramsey, Cardiff City’den ayrılırken, hem Man Utd hem de Arsenal onun peşindeydi. Fergie’nin, o dönem Ramsey’e önerdiği kontrat haftalık £5000 değerindeydi. Ramsey, Arsenal’e haftalık £20000’e imza attı. Yani Man Utd’ın önerdiğinin 4 katı bir paraya. Gençleri kulübe çekmek güzel tabi, ancak bunu yaparken verilen kontratlara dikkat etmek lazım. Uzun ve pahalı kontratlara imza atan bu gençler, beklenen potansiyeli veremediklerinde Arsenal’in elinde pahalı yedekler olarak kalıyorlar. Denilson’un, Bendtner’in kulüp bulamayışlarının altında yatan sebep, kimsenin Arsenal’in verdiği paralara yaklaşamıyor oluşu. Bu haldeki adamları kiralık olarak gönderseniz bile, bir kısmını ödeyip onları karşı takım için cazip hale getirmeniz gerekiyor. Hele ki genç oyuncuların alt liglere kiralık gönderilmesi Arsenal açısından daha da maliyetli çünkü alıcı takımın küçüldükçe, Arsenal’in bu oyuncuların maaşına yaptığı katkı büyüyor. Geçen sene, bir ara 12 oyuncusu kirada olan kulüp, bana göre bu paranın %90’ını çarçur ediyor. Gençlere önem veren bir kulüp olmak için böyle gereksiz büyüklükteki genç oyuncu ordusuna gerek yok. İhtiyacınız olan, oyuncudan anlayan ve gerekli elemeleri isabetli bir şekilde yapacak teknik kadroyu oluşturmak. Arsenal’in genç, kiralık ve vasat oyunculardan tasarrufa başlayıp, bu fonları yıldız oyuncuların takıma kazandırılmasına ve takımdaki yıldızların elde tutulmasına harcaması gerekiyor. Arsenal’in şu an elinde 100 liralık bütçe varsa, bunun 40 lirasını gençlere, 40 lirasını vasat oyunculara ve 20 lirasını yıldızlara harcıyor. Genç ve vasat elemesini adam akıllı yapılırsa, bu dağılım 20-30-50 şekline dönüştürülebilir ve yıldız oyuncuları elde tutmak için bütçe yaratılabilir. Eğer Man Utd örneğine bakarsanız, Fergie’nin Rooney, Vidic, Evra, Ferdinand gibi Premier Lig’in en pahalı oyuncularını elinde tutarken; Jones, Smalling, Fabio, Rafael, Cleverley, Gibson, Wellbeck ve Macheda gibi gençlere düzenli olarak forma verdiğini görüyoruz. Bugün Wilshere gibi bir genci takıma kazandırdığı için Wenger belki övgüyü hak ediyor. Ancak zamanı geldiğinde Arsenal, Wilshere’e 7-8 milyonluk kontratı veremeyecekse, boşuna heveslenmeyelim. Arsenal, bu saçma sapan ücret politikasını uygulamaya devam edecekse, City, Chelsea, Real ve Barça gibi kulüplerin “feeder club”i olmaktan öteye de gidemeyecek demektir. 

Bütün bu geveleme bir yana, takım bugün çok ciddi bir maça çıkıyor. Nasri artık City oyuncusu ve sakatlığı nükseden Wilshere 3 hafta daha yok. Bugünkü maç Arsenal açısından oldukça sıkıntılı geçmeye aday, ancak Liverpool karşısında oynanan futbol tekrar edilirse Arsenal’in istediği sonucu alacağını öngörmek mümkün. Gol bulmak zorunda olan Udinese’nin, Arsenal’in üstüne gelmesi, Gervinho ve Walcott’a istedikleri boşlukları yaratabilir ve Arsenal bulacağı tek bir golle turu geçebilir. Tabii fazlasıyla genç ve tecrübesiz olan kadronun, erken yenecek bir golden sonra paniğe kapılıp dağılması gibi bir olasılık da yok değil. Arsene Wenger’i sabah akşam eleştiriyorum ve hatta zamanının dolduğuna inanıyorum, ancak bu akşam biraz farklı. Arsenal’in, Şampiyonlar Ligi’nin dışında kalmasının sonuçları oldukça yıkıcı olabilir. Umuyorum bu akşam her şey yolunda gider.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder