6 Haziran 2011 Pazartesi

Sessizliğin Ortasında

Blogdaki yazılara az biraz ara verdim; sebebi bir yandan iş güç, bir yandan da ortalıkta kuru transfer söylentisinden başka hiçbir şeyin olmayışıydı.

Kuru transfer söylentisi diyorum; eğer Arsenal taraftarıysanız, bugünlerde en asparagas transfer haberlerine bile muhtaçsınız demektir. Takımın 3-4 transfere ihtiyacı olduğu ortada olmasına rağmen, ortalıkta henüz transfer haberini geçtim, dişe dokunur bir söylenti bile yok. United, De Gae, Chelsea Lukaku'yu bağlamak üzere; Liverpool, Tottenham ve City'nin adları bir dolu adamla anılıyor ama henüz Arsenal'le ilgili somut bir haber okumak nasip olmadı.

Biz oyuncu transferi bekleyeduralım, şu günlerde Arsenal ile ilgili ciddi haberlerin tamamı ayrılık üzerine. Bendtner ve Denilson'un ayrılıkları kesin gibi. Barça-Cesc yılan hikayesi, geçen seneki kadar ateşli olmasa da hemen hemen her gün medyada. Kulüp açısından en büyük tehlike ise, Nasri ve Clichy'nin gitgide kapıya yaklaştığı söylentileri. Arsenal, her iki oyuncusuyla da henüz anlaşma sağlayamamış durumda ve pazarlıklar birkaç hafta içerisinde sonuçlanmazsa, her iki Fransızı da satış listesinde görebiliriz.

Aslına bakarsanız, beni asıl korkutan, Nasri ve Clichy'nin ayrılma ihtimali değil. Durumu çok tehlikeli bir hale getiren, bu oyuncuların ayrılması halinde, yerlerine transfer yapacak adamın Wenger olması. Misal ben Wenger olsam, gider Hazard'ın bonservisi neyse anlaşırım, sonra gelir pazarlık masasındaki Nasri'ye rest çekerim, "Yersen..." derim. Ben, Hazard'ı aldıktan sonra, Nasri isterse United'taki ibiş büzükdaşı Evra'nın kucaklarına koşsun, o kadar da koymaz açıkçası.

Barça-Cesc aşkının bu yaz fazla ateşli olmadığını söyledik. Ancak Fabregas yarın tersinden kalkıp transferini isteyiverse, Wenger'i tek kelimeyle kalbinden vurmuş olur. Hani gidip Scneijder, Xavi ya da Mesut'u alamayacaksanız, Cesc'in yerini kiminle doldurursunuz bilmiyorum. Oldukça iyimser Arsenal yazarları, bu işi Ramsey ve Wilshere'in yapabileceğini savunuyor, ancak ben her ikisinin de Cesc kalibresine gelmesi için daha zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Nasri, Cesc ve Clichy hep birlikte takımda kalmaya karar verseler bile Arsenal'in önemli transferlere ihtiyacı var. Takımdaki eksikleri bütün sezon onlarca kere yazdık. Benim transferden minimum beklentim, her mevkiye 1 oyuncu alınması. Bu alışverişe başlama noktası olarak da, küme düşen West Ham'den ayrılacağı kesin olan Scott Parker'dan daha iyi bir isim düşünemiyorum. Hani çok ahım şahım bir adam olmasa da, Chris Samba'ya bile razıyım şu sıralar. Yeter ki Wenger, Fransız kolonilerinden topladığı adamları getirmesin şu takıma. Premier Lig'in tozunu yutmuş, transferinin ertesi günü performans vermeye başlayacak adamlar lazım bize.

Nedense bu günlerde içimde kötü bir his var. Aslında Arsenal'i sevenler olarak her sezona pek bir umutlu başlama alışkanlığımız vardır. Ama Wenger'e olan inancım o kadar azaldı ki, daha Haziran ayından umutsuzum bu sene. Sanki Nasri, Clichy ayrılacak; daha takımın bozuk yerlerini tamir edemeden, sağlam pozisyonları da kaybedip hepten zor duruma düşecekmişiz gibi geliyor bana. Umarım yanılıyorumdur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder