10 Haziran 2011 Cuma

Kaçan Tavuk

Adnan Polat gibi, Galatasaray'ın ve taraftarının şerefini ayaklar altına aldıktan sonra, kulübün başından resmen zorla uzaklaştırılmak zorunda kalıp rezil olan bir Galatasaray başkanı daha var mı? Yok. Ben bu kadar rezil olmuş olsam, önce Galatasaray taraftarından özür dilerim, sonra da en az 5 sene çenemi kapar, ortalığa da çıkmam.

Polat Efendi'nin böyle mantıklı hareket edecek bir adam olmadığını zaten öğrenmiştik. Ama bugün Sabah'a verdiği röportajı okuyunca yine de şaşırdım. Daha götüne yediği tekmenin acısı dinmeden, hükümetin borazanını çalan bir yayın organından bas bas bağırıyor Adnan Polat. Üstelik CHP'lilerin kendisini istemediği gibi saçma sapan bir iddiayla.

Hani Adnan Polat, son 2 yılda 136 kupa kazanmış bir takımın başkanıyken, seçimi sürpriz bir şekilde kaybederdi de, biz de siyasi komplodan bahsederdik. Sportif başarısızlığın yanı sıra, Galatasaray'ın camiasının şerefini lekelemek gibi affedilmez icraatlara imza atan Polat'ın, başkanlık koltuğundan uzaklaştırılmasından daha normal ne olabilirdi ki?

Aslına bakarsanız AKP'nin gazetesine, "Beni CHP'liler istemedi" beyanatı vermesi, Adnan Polat'ın hükümete yaranma çabasının en son örneği. Polat, TT Arena'nın açılışını, Erdoğan'a bir siyasi zafer olarak hediye edip, karşılığını da fazlasıyla alacaktı. Ancak o gün, o açılışın mitinge dönmesini engelleyen Galatasaray taraftarı, Polat'ın tekerine çok sağlam bir çomak sokmuş oldu. Aradan çok uzun süre geçmeden ikinci bir tokadı da kongreden yiyen Adnan Efendi, bir anda hem Galatasaray başkanlığından oldu hem de hükümetle arası bozuldu. Bugünkü röportajındaki siyasi komplo iddiası da, bu bozulan ilişkileri düzeltmek için yapılmış çaresiz bir yalakalıktan öte bir şey değil.

Adnan Polat'ın hükümeti, Sabah'ın da Adnan Polat'ı yaladığı röportajın komik kısmı ise, Polat'ın, Selçuk İnan, Elmander ve Taurasi'yi kendisinin aldığını iddia ettiği ve Sabah'ın da "AKŞAM yaptığı araştırmada İsveçlinin de Polat'ın transferi olduğu bilgisine ulaştı" gibi "Kaynak: Götüm" ekolünden bir ifade kullandığı bölüm. Ha bir de Polat'ın, Rijkaard'a "4-4-3 oynama" dediğini yazmışlar ki, bunun bir yazım hatası olduğunu ummaktan başka bir şey gelmiyor elden.

Bundan 2 sene önce "Ne İstiyor Bu Adamlar?" diye bir yazı yazdım. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra, medyanın köşe başlarında ekmek yedikleri kulübe laf söyleyen akbabalardan dert yandım. Bugün, Polat'ın açıklamalarını görünce de aklıma o yazı geldi. Belli ki Polat'ın canı bayağı acımış ve belli ki Galatasaray defterini henüz kapatmamış. "O transferleri aslında ben yaptım", "Ben iyi adamdım da çevrem kötüydü" türünden lafların başka açıklaması olamaz. Kendisinin, Galatasaray üzerindeki bu ısrarının kulübe hizmet etme aşkı olduğunu filan sanmıyorum. Belli ki ortada yenecek bir pasta var. Belli ki büyük bir kaz gelecek bir yerden. Polat da bu kazın hatırına, kanının son damlasına kadar başkanlık koltuğuna yapıştı zaten. İstifa etmek istemeyişinin sebebi, kendi çıkarlarından başka hiçbir şey değildi.

Ha "Bu kaz ne?" diye sorarsanız orasını bilmiyorum. Belki TT Arena'nın geliri, belki Riva'nın rantı... İronik olan, Polat'ın hükümete yalakalık edeyim derken hem evdeki bulgurdan hem de Riva'daki ve TT Arena'daki altın yumurtlayan kazdan olması. Beter ol, ne diyeyim ki sana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder