10 Mayıs 2011 Salı

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa

Wenger'i savunmayı bıraktığım günden beri hayatım pek bir değişti. Kendisinin ne yapmaya çalıştığı anlamayı bıraktığımdan beri, tekrar tekrar keşfettiğim şey, aslında Wenger'in ne yapmaya çalıştığı hakkında hiçbir fikri olmadığı. Wenger, 7-8 sene öncesinin, Premier Lig'i kasıp kavuran teknik adamı değil artık, saplandığı bir proje tarafından kör edilmiş, kendisi ve takımı hiçbir şeye adapte olamayan, çözüm değil sadece laf üreten bir adam. Daha önce de bahsettim, ancak Arsenal'in ile ilgili değerlendirme yazısı yazmadan önce, beni bu takımda en çok rahatsız eden şeyi bir kez daha buraya yazmak istiyorum.

"Hesapsızlık" beni en çok illet eden şey. Seneler geçmesi, takımın saçma sapan hatalarlarla tam 24 kupa kaybetmesine rağmen, henüz bir futbolcunun, antrenörün, teknik adamın, malzemecinin, doktorun, top toplayıcının, yapılan hataların hesabını verdiğini duymuşluğumuz olmaması. Wenger'in son 7 senesi, kulübe bir "ortalama kültürü" yerleştirmekle geçti ve bana kalırsa şu anda Arsenal'i yakasından aşağı çeken 1 numaralı faktör de bu kültür.

En basitinden Almunia'yı düşünün mesela. Bu adamın Arsenal'e maliyeti en az 50 milyon poundu bulmuştur. Kendisinin tek başına kaybettirdiği maçların sayısı, Lehmann gittiğinden beri, 20'nin üzerindedir sanırım. Premier Lig şampiyonluğunu hedefleyen bir takımı geçtim, ligin dibindeki bir takımın bile bu kadar hataya tahammülü olamaz. Bu kadar hatayı yapıp takımını baltalayan adam, sizin babanızın oğlu da olsa, Almunia kadar kredi alamaz. Arsenal'i seven bir yönetici veya teknik adam bu rezalete tahammül etmez.

Arsenal'in tam 5 senedir yumuşak karnı olan duran toplara bakalım mesela. Stoke maçından sonra Arsene Wenger aynen şöyle dedi:
"Stoke duran toplardaki zaafımızı iyi kullandı. Bu noktayı düzeltmemiz gerekiyor. Neyse ki, bu en kolay düzeltilecek şeylerden biri"
Bu açıklama, Arsenal'in nasıl bir ruh hali içerisinde yönetildiğinin çok çarpıcı bir kanıtı aslında. Abartmayayım ama, 5 senedir duran toplardan katledilen bir takımın yöneticisi olsam ve takımın hocası "Bunu düzeltmek kolay" diye açıklama yapsa, o basın toplantısının bitmesini beklemeden kovarım kendisini. Wenger, ya başka alemlerde yaşıyor ya da bizimle dalga geçiyor. Fransız biliyor ki, koskoca kulübün içinde kendisine "Hocam o kadar kolaydı da neden 5 senedir düzeltmedin?" diye soracak bir Allah'ın, Buda'nın, Eru'nun kulu yok.

Ben düzelmeyi de geçtim aslında. Arsenal'in bu sezon yediği 39 golün 21'i duran toplardan geldi ve takım bu konuda bir rekor kırmış oldu. Wenger'in "kolay" dediği şey, her geçen sene daha da kötüye gitti anlayacağınız. Sorsak ya Wenger'e şimdi, "Hocam sen bunu tamir etmeyi denedin mi?", "Denediysen neden sonuç alamadın?". Oyuncular kötüydü de transfer mi yaptın? Antrenörlerin yetersizdi de yenisini mi getirdin? Taktiksel bir zaaf vardı da, değişikliğe mi gittin? Yoksa sen hiçbir şey yapmadın mı bu konuda? Bence yapmadın. Çünkü senin yaşadığın dünyada, Squillaci-Koscielny ikilisi dünya çapında bir stoper ortaklığı. Hani bir ara "Benim dünya çapında 3 kalecim var" demiştin ya, işte aynı o hesap.

Hafta sonu kaybedilen Stoke maçından sonra, Sagna ve Clichy söz birliği etmişçesine aynı açıklamayı yaptı. "Her hafta aynı istekle oynamazsak işimiz zor". Sonra Arsene de şöyle ekledi "Burası Premier Lig. Her hafta savaşmazsanız, her yerde puan kaybedersiniz."

Arsenal bu sene Chelsea, United ve Barcelona'yı yendi, ancak West Brom'u yenemedi mesela. United galibiyetini Stoke mağlubiyeti, Barca zaferini Leyton Orient beraberliği, Chelsea maçını da Wigan'daki puan kaybı takip etti. Belli ki takımda bir motivasyon problemi var. Eh, ortalamanın sürekli olarak ödülendildiği bir ortamda, tabi ki motivasyon problemi olur.

Bendtner, Denilson, Diaby, Rosicky, Eboue, Almunia, Fabianski, Arshavin... Senelerdir hiçbir baltaya sap olamamış ama her kontratları bittiğinde zam almış adamlardan bazıları. Bu adamlardan Arsenal'e ne hayır gelmiş bana söyleyebilecek var mı? Yok. Peki, bu adamlar neden her hafta neden savaşsınlar ki? Takımdan kovulma tehlikesi yok. Kafasına krampon, saç kurutma makinesi atan hoca yok. Soyunma odası basan yönetici yok. Oyuncu tartaklayan taraftar yok. Varsa prim var, zam var, şan, şöhret var.. Ceza yok, hep ödül var.

Bu takımda kim hesap veriyor arkadaş? Kim yaptığı hatanın sonuçlarına katlanıyor? 6 senedir hiçbir şey kazanılamamasının sorumlusu kim? Kim ödeyecek bu hesabı? Bu canı isteyince oynayan, beş para etmez oyuncular grubuna kim hesap soruyor?

Zannediyor musunuz ki, sezon sonunda kafalar uçacak Arsenal'de. Operasyon yapılacak. Yukarıda saydığım bütün oyuncularla yollar ayrılacak ve önemli transferler yapılacak. Güldürmeyin beni lütfen.

Lafı fazla dolandırmadan söyleyeyim, eğer bu takımda devrim olacaksa en tepeden başlayacak. 61 yaşına gelmiş huysuz ihtiyar, bu saatten sonra değişmez maalesef. Son 3 senede, değişime doğru tek bir adım bile atmamış adamdan, yarın değişim maratonu koşmasını beklemek de saflık olur. Eğer Arsenal'in başındakiler, seneye tekrar aynı filmi izlemek istemiyorsa, bugün cesur olmak zorunda. Maalesef kafalar uçmadan devrim olmuyor ve Arsenal'de en son kafa uçalı bir 15 sene oluyor.

1 yorum:

  1. Geçenlerde Bendtner kalacak tarzı bir açıklama yaptı Wenger..Bu bile değişim olmayacağının kanıtı olmalı..Saydığın isimlerin acilen bu takımdan gitmesi gerek bence de..Ancak ne yazık ki en fazla 1-2si gider takımdan..

    Gerçi basına göre taraftarlardan ilk defa tepkiler gelmeye başlamış..Başarı yok kombinelere zam var şeklinde..

    3-4 nokta transfer olmazsa gene ''winner'' bir takım olamayız ne yazık ki..Acı ama gerçek..

    YanıtlaSil