19 Mayıs 2011 Perşembe

Arsenal Sezon Sonu Ahkamı: Orta Saha

Jack Wilshere
Aaaah Jack... Sezonun uzak ara en iyi oyuncusu. Wilshere'in, yarim sezon Bolton'da kiralik oynadiktan sonra, gelip Arsenal 11'ine yerlesmesi 2 şeyin göstergesi. Bir, kendisi çok yetenekli bir adam. İki, mevkisindeki diger arkadaslar bes para etmez.

Wilshere'in bu seneki performansini asil etkileyici yapan, 3-4 yilini forvet arkasi oynayarak geçirmis bir genç olarak, Wenger'in kendisine verdigi daha derindeki pozisyona kolay uyum saglayabilmesiydi. Djourou'dan bahsederken Arsenal'in sezonunu kurtaran adamlardan biri oldugunu söylemistim. Nasil Djourou'nun beklenmedik performansi Arsenal defansini rezil olmaktan kurtardiysa, ayni sekilde Wilshere de Arsenal orta sahasini olasi bir felaketten kurtarmis oldu.

Geçen sene kiralik olarak sadece 14 maç oynayan bir oyuncunun, bu sene gelip 48 maçta bütün orta saha yükünü tek basina çekmesi aslinda pek de akıl alacak bir iş değil. Diaby ve Ramsey'in tüm sezonu sakat geçirdigini düsünürseniz, eger Wilshere asşısı tutmasaydı, Arsenal yine Denilson'a muhtaç kalacakti. "Wenger ile olmaz" dedigim zaman kızan çok oluyor, ancak bu adam aynı kumarı 3-4 senedir hep oynuyor.

Bütün sezonu gayet istikrarli bir sekilde geçiren Wilshere, aslinda son 1-2 ayda bu yükü üzerinde fazlasiyla hissetti. Aston Villa karsisinda, kafa ve vücut olarak çok yorgun bir adam vardi ve genç oyuncunun çilesi bununla da bitmiyor. Ingiltere Federasyonu, su an zaten A Milli Takim formasi giyen Wilshere'i, yazin yapilacak U-21 Avrupa Sampiyonasi'na götürmeye hazirlaniyor. Wilshere'in milli görev oldugu için "hayir" diyemedigi bu saçmaligin önüne geçilmezse, genç oyuncu ya bu yaz sakatlanip rahatlayacak ya da önümüzdeki sezona 2 ay geç baslamak zorunda kalacak. A milli takima kadar yükselmis bir oyuncuyu, gençlerin kendilerini göstermeye çalistigi bir sampiyonaya götürmek nasil bir saçmaliktir, anlayan varsa bana da anlatsin.

Kendisi üzerinde çok fazla yapilacak yorum yok aslinda. Bu sene gösterdigi gelisimi birkaç sezon daha sürdürürse, Avrupa'nin en iyi oyuncularindan biri haline gelmesi isten bile degil. Su an için oyununun elestirilebilecek tek yani, ceza sahasi içi ve önünde yeterince cesur olmayisi. Genel olarak topun kiymetini bilen ve çok az top kaybiyla oynayan Wilshere, henüz bitirici paslari yapacak olgunluga ulasmis degil, ki bu son derece normal. Ancak hücuma çiktigi anlarda sutu neredeyse hiç düsünmeyisi biraz garip. Arsenal gibi, Premier Lig'in kendi sahasinda, ceza sahasi disindan golü bulunmayan tek takiminda oyunuyorsaniz, belki bu fazla göze batmaz, ancak Wilshere'in sutlari üzerinde bu yaz biraz çalismasi gerekiyor.

Sonuç: Fabregas'tan beri Arsenal'e gelmis en heyecan verici genç yetenek.

Cesc Fabregas
Fabregas için 10/11 sezonu ikilemler içerisinde geçti. "Barça'ya gitsem mi, gitmesem mi?", "Sakatligim düzeldi mi, yoksa tekrar nükseder mi?", "Bu takimdan köy, kasaba olur mu; olmaz mi?", "Denilson'a kafa göz girissem mi, girismesem mi?", "Sakallarimi keseyim mi, yoksa uzun iyi mi?"...

Anlayacaginiz, Arsenal'e liderlik etmesi beklenen birisi için biraz fazla dumanli Fabregas'in kafasi. Sahadaki oyununu geçtim, suratina baktiginizda bile anliyorsunuz bunu. Barcelonali oyuncularin bitmek bilmeyen açiklamalari karistiriyor kafasini. Kendi kaptanligi altinda, takimin bir türlü adam olmamis olmasi üzüyor onu. Üstüne üstlük, baldirindaki sakatligin yavastan kroniklesmeye baslamasi, kafasi zaten rahat olmayan kaptani, fizik olarak da kendinden süphe eder hale getirdi. Bu sezon 13 lig maçini kaçiran Cesc, 2007'den beridir de 30 lig maçinin üzerine çikabilmis degil. Su an baldirindaki problem sadece maç kaçirmasina neden olmuyor, oynadigi maçlarda da %100 performans vermesinin önüne geçiyor.

Cesc için sezonun en önemli olayi, Ispanyol basinina yaptigi açiklamalar oldu. Takimin bu haliyle hiçbir sey kazanamacagini kabul eden kaptan, "Kazanmak ya da yetistirmek arasinda bir tercih yapma zamani geldi" diye konustu. Bu laf aslinda "Siz yetistirmeye devam edecekseniz, ben yavastan kaçacagim" demek. Belli ki eleman bikmis artik dördüncülüklerden ve bunun için kimse kendisini suçlayamaz. Wenger'e ve Arsenal'e olan saygisi olmasa, Cesc çoktan uçar giderdi de, bakmayin kulübün ona verdiklerinin hatrina son 2 sezondur takiliyor ortamda. Bu saatten sonra da, onu takimda tutacak tek sey, Arsenal'in ciddi oldugunu ona göstermesi olabilir.

Fiziksel ve mental formsuzlugun sonucudur mudur bilmiyorum, bu sezon Cesc'in paslari disindaki tüm özelliklerinde ciddi bir düsüs var. Sutlari inanilmaz çelimsiz bir hal almis durumda. Kullandigi duran toplardan herhangi bir sonuç çiktigini hatirlamiyorum. Özellikle frikikler konusunda israr ettigi birkaç maçta, resmen berbat duran toplar kullandigini hatirliyorum. Wenger'in "sutsuz oynayin" talimati, sanirim takimin tamamini çürütmüs durumda. Nasri ve RVP hariç isabetli sut çeken adam kalmadi takimda.

Bana göre Fabregas, önümüzdeki sezon yararli olacaksa önce kafasini temizlemeli ve Arsenal'de kalmak isteyip istemedigine karar vermeli. Eger gerçekten gitmek istiyorsa da, bunu açik açik belirtmeli. Kendisinin ayrilmasini kesinlikle istemem, ancak kafasi bambaska yerlerde olan bir liderle oynayan bir takim izlemeyi de midem kaldirmaz.

Sonuç: Saglam kafa ve saglam bir vücut edindigi takdirde bu takimin temel tasi olmaya devam eder.

Alex Song
Son 2 yilda takimda kendini en çok gelistiren adamlardan birisi Song. Yine son 3 yildir kadroda tek bir alternatifi bulunmayan adam yine Song. Kaleci ve stoperle beraber, Wenger'in ihmalinin affedilemez hatalarindan birisi de defansif orta saha bölgesinin zayifligi. Flamini gittiginden beri, Song bir alternatif istiyorum diye bagiriyor, ancak gelin bunu Wenger'e anlatin.

Song'un sezonunun ilk yarisi ilginç bir sekilde gollü basladi. Bu, birçok kisi tarafindan olumlu karsilansa da, benim için endise vericiydi. Takim savunmasi konusunda çok büyük zaaflari bulunan Arsenal'in, tek ve alternatifsiz defansif orta sahasinin macera aramaya baslamasi, resmen kazaya davetiye çikarmakti. Bu maceraci rol, 3-4 maç boyunca rakipleri sasirtmayi basardiysa da, Song'un golleri çok kisa bir süre sonra, rakipler önlem almaya baslayinca, kesiliverdi. Bu noktadan sonra Wenger, Song'u ileri-geri kullanmaya devam etti ve bir nevi Kamerunluya en iyi bildigi seyleri de unutturmus oldu.

Song'un dogru kullaniminin nasil sonuç verdigini görmek isteyenler açip son Man Utd maçini izleyebilirler. Saçma sapan ofansif görevler yerine, sadece en iyi bildigi ise konsantre olan eleman, maç boyu Rooney'e kelepçe takti ve United'i resmen tek basina kuruttu.

Bana göre Arsenal'in, savasçi bir orta sahaya her zaman ihtiyaci olacak. Biliyorum, Wenger, Barça örnegine bakip, Song'tan bir Busquets yaratma hayallari kuruyor, ancak hem Song'un top tekniginin Barça altyapisi almis Busquets'in 5 gömlek altinda oldugunu görmüyor hem de Premier Lig'in sürati ve sertliginin daha agresif DM'ler gerektirdigini anlayamiyor. Bana göre Song, her maç rakibin orta sahasini baltalamak amaciyla sahaya çiksa çok daha etkili olacak. Tabii ki kendisine dogru düzgün bir alternatifin takima kazandirilmasi da, hem rakabet hem de Kamerunlunun ekonomik kullanimi açisindan önemli.

Sonuç: Bize Song lazim, Busquets degil.

Abou Diaby
Biliyorum, bu adamin top teknigine kanip, kendisinin iyi futbolcu oldugu sonucuna varaniniz çok. Ama bana inanin ki, son 5 senede bu takima katkisi sabah aksam yerlere vurdugum Denilson'dan azdir. Bir kere bu adam sürekli sakat. Son 5 sezonun 4'ünde 15 maç ve alti oynadi ki, bu dönemin yarisindan çogunda ilk onbir oyuncusuydu. Ne zaman 2 maç iyi oynadigini görsek, bunu hep bir sakatlik izledi ve Diaby, 2-3 ay saglikli kalip Arsenal'e dogru düzgün bir katki yapamadi.

Sakat olmadigi zamanlardaki Diaby'i tanimlamak için tek kelime yeter: "Tembel". Tembel, ruhsuz, dikkatsiz.. Bir orta saha oyuncusunda aramadiginiz tüm özellikleri kendisinde toplamis durumda. Saçma sapan bir hata yapip rakibe pozisyon versin, kendi kalesine kafa golü atsin, takimi, 4-0 önde gittigi maçta 10 kisi biraksin, "Ama top teknigi iyi".

Wenger, bu adama 4 sene sabretti. 5. senenin baslamasiyla beraber formayi 18'lik Wilshere'e verdi. Bu, Diaby'den cacik olmayacaginin kaniti degildir de nedir? Wilshere'i geçtim, Aaron Ramsey bütün sezonu sakat geçirdikten sonra geldi Diaby'nin önüne geçti. Önümüzdeki sezon da büyük ihtimal ayni sekilde baslayacak. Diaby'nin hikayesi, Arsenal'in son 6 senesinin özeti gibi, hak etmeyenlere gösterilen bitmek bilmeyen sabir ve elde edilen koskoca bir "hiç".

Sonuç: Arsene Wenger'in manevi oglu oldugundan süpheleniyorum. Bir an önce evlatlik verilse iyi olur.

Denilson
Kendisinin hala Arsenal'den maas aliyor olmasi, tek basina Wenger'i kovmak için yeterli sebep.

Sonuç: Terbiyem elvermiyor sonucu yazmaya.

Aaron Ramsey
Üzerinden Shawcross geçmeseydi, belki Ramsey için de Wilshere'inkine benzer bir yazi yazacaktik. Ancak maalesef genç oyuncu sezonun büyük bölümünü kaçirdi. Sakatliginin iyilesmesi sonrasi form tutmasi için Forest'a kiralanan Ramsey, oradaki birkaç ayda etkileyici performanslar ortaya koymayi basardi. Ligin son döneminde, Arsenal'e geri dönen genç oyuncuyu, Man Utd karsisinda çok iyi bir maç çikarirken de izledik.

Bana göre, eger Wilshere büyüyünce Fabregas olacaksa, Ramsey de Xabi Alonso olacak. Su an oynadiklari pozisyonlara bakarak tam tersi bir gelisimin oldugunu söyleyebiliriz, ancak bana göre, Wilshere'in oyun stili Fabregas'in rolünü üstlenmek için daha uygun. Öte yandan Ramsey ise, daha gösterissiz ve basit oynamayi seven yapisiyla, ileride iyi bir derinden oyun kuran orta saha oyuncusu olmaya aday. Tabi ki, bu noktada, basit oynamak ile risk almamak arasindaki farki anlamasini umuyoruz. Nitekim, kendisinin Xabi Alonso mu, yoksa Gareth Barry mi olacagina bu ayrimi iyi yapabilmesi karar verecek.

Sonuç: Bir sezonu Shawcross tarafindan gasp edildi, ancak hala ümitliyiz.

En bir sonuç:
Orta saha, önce Cesc'li mi yoksa Cesc'siz mi devam edecegine karar vermek zorunda. Cesc'in gitmesi halinde üst düzey bir oyun kurucu transferi farz halini alir. Bana göre Diaby ve Denilson'un yerine, biri safkan DM olmak üzere 2 tecrübeli transfer yapilmasi sart. Ancak bu durumu 5 senedir görmezden gelen Wenger'in, bu yaz harekete geçmesini pek de ummuyorum. Wilshere, muhtemelen önümüzdeki sezona çok yorgun girecek ve bunun sezon içi performansini etkileyecegi kesin gibi. Su siralar Scott Parker ismi, Arsenal ile birlikte aniliyor, ancak Wenger'in, Tottenham ve Liverpool ile fiyat yarisina girme olasiligi düsük. Gençlerden Lansbury'nin, önümüzdeki sezon forma bulmaya baslamasi da sasirtici olmaz.

2 yorum:

  1. emmanuel frimpong vardı geçen yaz emirates cupta oynamıştı.essien 2.0 gibi gelmişti bana.sanırım sende epey beğenmiştin onu.sakatlıktan çıktı.bizim için önemli bir oyuncu olabilir.
    her zaman konuşulan birşey var arsenal çoluk çocuk takımı diye.rosicky,denilson,diaby yüzünden altyapıdaki bir sürü oyuncuya şans tanıyamadık bile.lansbury kiralık gitti.aynı şekilde bendtner ve chamakh yüzünden jay thomas şans bile bulamadı.
    scott parker transferi gerçekleşti sanırım.wengerin parayı cebinden verir gibi davranma lüksü yok artık.patron(kroenke) paraysa para dedi zaten.scott parker nasıl bir oyuncu açıkçası fazla bilmiyorum.ama ingiliz yazarlar tarafından nasri,tevez,bale gibi oyunculara rağmen ödüle layık görüldüyse vardır bişeyler.

    YanıtlaSil
  2. http://www.youtube.com/watch?v=_9IdJhnhq4k

    alban bunjaku


    http://www.youtube.com/watch?v=GX14uv5gfng&feature=related


    chuks aneke




    bunlara sanş verilebilse keşke...

    YanıtlaSil