25 Nisan 2011 Pazartesi

Ya Operasyon, Ya İstifa

Arsenal'in sezonu beklendiği üzere yine erken sona erdi ve takım, Wenger'in başarı olarak nitelendirdiği 2.'likten de olmakla kalmadı; Manchester City elindeki 2 maçı kazandığı takdirde, 3.'lük için bile savaş vermek zorunda kalacak. Üstelik City'nin önünde, Arsenal'e göre çok daha kolay bir fikstür var. Açıkça söylemek gerekirse, ben Arsenal ligi 5. bitirsin istiyorum. Çünkü Şampiyonlar Ligi vizesi almak, Wenger'in başarı olarak nitelendirdiği bir başka olay. Belki Arsenal ligi 5. bitirirse, bir şeylerin sürekli yanlış gittiği, Wenger'in o kalın kafasına girer.

Liverpool maçından sonra "Önümüzdeki 3 lig maçından 3 puan çıkarılması benim için sürpriz olur" diye yazmıştım. O lafımı değiştirmek istiyorum izninizle. Arsenal, ligin geri kalanında galibiyet alırsa gerçekten şaşıracağım. Wenger'in "zayıf" takımı, ligin en kritik döneminde 7 maçta 5 beraberlik ve 1 yenilgi almayı başararak bana göre kendini de aştı. 6 yıldır "gelişecek" diye beklediğimiz Arsenal'in, her geçen sezon daha da kötüye gittiğini görmek inanılmaz derecede sinir bozucu.

6 yıl geride kaldı ve bu sene kazanacak başka kupa kalmadığına göre 7. seneye de kupasız gireceğiz. Bana istediğiniz kadar Wenger nostaljisi yapın; bana göre bu karne, bir teknik direktörün kovulması için yeter de artar bile. Cesc'in de hafta içi belirttiği üzere "kupasız 3 sene", normal şartlarda, bir büyük takım hocasının kovulması için yeterlidir. Haydi, stat projesi ve finansal geçiş döneminin hatrına bu süreyi ikiye katlayalım. 6 senelik kredinin tükendiği gün, tam da bu sezonun bittiği döneme denk geliyor.

Biliyorum, hala aranızda Wenger'in bu takımın başından gitmesi ihtimalini bir tabu olarak görenler var. Bana 2 sene önce sorsanız, belki aynı şeyi söylerdim. Ancak, geçtiğimiz 2 sene köprünün altından o kadar çok su aktı ki; ben bile, artık Arsene Wenger takımın başında olduğu sürece Arsenal'in hiçbir baltaya sap olamayacağına inanır hale geldim. Dün Bolton karşısındaki takım sakatlıksız, mazeretsiz Arsenal'in ilk 11'iydi ve bütün takım bu maçın şampiyonluk yolunda son şansları olduğunu biliyordu. Buna rağmen 3 puan alınamadı.

Bana göre, bundan sonra tek yol, Wenger'in istifası ve sonrasında yaşanacak köklü bir değişim. Ama hala Wenger'in takımın başında kalması gerektiğine inananlar olduğunu bildiğim için Fransızın takımı başında olacağı bir operasyon ihtimaline de kapıyı açık tutalım. Gerçi böyle bir ihtimal biraz düşük. 3 sezondur, adam gibi bir kaleci ve stoper alsın diye yalvardığımız adamdan, büyük bir obsesyonla bağlı olduğu takıma operasyon yapmasını beklemek biraz hayalcilik olur. Zaten, benim 'Wenger gitsin', dememin sebebi de kendisine karşı olan kişisel gıcığım değil, hepimizin üzerinde hemfikir olduğu 'değişim'in onun eliyle geleceğine inanamamam.

Wenger'in gitmesi gerektiğine inanan Arsenal taraftarları, şu sıralar yeni patron Stan Kroenke'ye bel bağlamış durumdalar. Kendisinin masaya yumruğunu vurup gerekli operasyonu başlatacağına inananların sayısı az değil. Ben, bu sezon sonunda böyle bir ihtimali düşük görüyorum. Sonuç olarak, Kroenke daha kulübün kontrolünü ele alalı 1 ay oldu ve kendisinin bu kısa sürede böyle bir radikal değişikliğin altına imza atmak isteyeceğini zannetmiyorum. Bana göre, Kroenke'nin getireceği değişim önce yönetim kademesinde başlayacak ve yavaş yavaş alt kademelere yayılacak. Yönetim kurulu başkanı Peter Hill-Wood'un kulüple yollarını ayırmaya yakın olduğu bilinen bir gerçek. Şimdilik, CEO Gazidis'in değişeceğine dair bir işaret yok. Öte yandan, David Dein'in yönetime döneceği dedikodusu bu aralar sıkça duyulmaya başlandı ki bence bu çok hayırlı olur. Dein, yıllardır yönetimde eksikliğini çektiğimiz "gerektiğinde sesini yükseltecek adam" pozisyonunu başarıyla doldurabilir.

Dein'i hatırlamayanlar için kendisinin Arsene Wenger'in takımın başına getirip, Ian Wright, Dennis Berkamp, Patrick Vieira, Emmanuel Pettit, Marc Overmars, Thierry Henry, Robert Pires, Sol Campbell, Gilberto Silva, Gael Clichy, Kolo Toure, Cesc Fabregas ve Robin Van Persie gibi transferlerin altına imza atan adam olduğunu hatırlatayım. Dein'in, yönetimden çekildiği 2007'den sonraki transferlere bakarsanız, futbol takımının, o bıraktığından beri neden sürekli yerinde saydığını anlayabilirsiniz.

Dediğim gibi, Kroenke'nin yönetim kademesinde yapacağı değişikliklerin etkisini göstermesi en az 1 sezon daha alacaktır. Bu da demek oluyor ki, önümünüzdeki transfer döneminde de Wenger'in dediği olacak ve Arsenal büyük ihtimal yeni sezona yine "aynı" kadroyla girecek. Tabi ki, şu sıralar soğumuş görünen Barça-Cesc aşkı yeniden alevlenir de Fabregas ayrılırsa, Wenger istemese bile takımda ciddi değişiklikler yapmak zorunda kalabilir. Artık sezon bittiğine göre, önümüzdeki günlerde Arsenal'de yapılması gereken değişiklikleri inceleyen yazılar yazmaya başlayabiliriz. Tabii ki bu yazıların ulaşacağı sonucu şimdiden söyleyebilirim: "Wenger, ya bu operasyonu kendisi yapacak ya da bu kulübün önünü açacak." Sonu hayal kırıklığı olan senaryoyu 7. defa izlemeye kimsenin sabrı kalmadı artık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder