18 Nisan 2011 Pazartesi

Haydan Geldi, Huya Gitti

Dünkü maç yazısında, Arsenal'li futbolcuları bir şeyleri kanıtlamaya davet etmiştim. Sağ olsunlar, beni dinlediler. Maçın son dakikasında yakaladıkları liderliği, paniğe kapılmadan 3 dakika götürecek kapasiteye, beyne ve yeteneğe sahip olmadıklarını, dolayısıyla kendilerinden köy, kasaba, mezra ve hatta bostan bile olmayacağını cümle aleme tekrar kanıtladılar.

Arsenal'i senelerdir "iyi hücum eden ancak savunma yapamayan" bir takım olarak tanımlıyoruz. Anlaşılan o ki, Wenger'in öğrencileri yavaştan hücum etmeyi de unutuyorlar. Daha geçtiğimiz haftalarda, hiçbir şeyin üretilmediği Sunderland, Blackburn gibi maçlara benzer olarak, dün de sahada topla oynayan, ancak nasıl gole gideceği hakkında en ufak bir fikri olmayan bir Arsenal vardı. Dünkü maçta Arsenal'in organize atak sonucunda ürettiği pozisyon sayısı 1'de kaldı. Onu da zaten, RVP cömertçe harcadı. Peki sadece 1 organize atak yapan Arsenal 102 dakika boyunca hücumda ne yaptı?

Yukarıdaki grafikten de göreceğiniz üzere, Arsenal'in maç boyu tek yaptığı şey orta yapmak oldu. Özellikle Walcott, neredeyse her ayağına geçen topu ceza sahasına doldurdu. Beklenildiği üzere bu ortaların büyük bir bölümü Liverpool stoperleri tarafından rahatça alındı ki, 27 başarısız ortaya karşılık Arsenal'in isabetli 4 ortası var.

Wenger, madem doldur boşalt oynamak istiyordu, bari sahaya Chamakh/Bendtner forvet ikilisiyle çıksaydı. Premier Lig'in, hava toplarında en zayıf forvetlerinden biri olan RVP'ye doldurulan toplarla nereye ulaşmaya çalıştı anlayan beri gelsin. Wenger, Bendtner'i oyuna sokarken, "Belki bir iki ortayı yakalar" diye umutlanan bendeniz, Danimarka'lının (yine) sağ kanada yerleştirilmesiyle maçın gittiğinden emin hale geldim.

Maç boyu hiçbir şey üretemeyen Arsenal'in, 97'de, Cesc'in kendi çabasından kaynaklanan bir pozisyonda penaltı kazanması yılbaşı piyangosu gibiydi. RVP penaltıyı gole çevirdiğinde maçın 98 dakikalık süresi bitmişti ve Liverpool'un santrasıyla birlikte düdüğün çalması gerekiyordu. Shelvey'nin başlama vuruşundan gelen topu Arsenal kalesine dikme sabebi de buydu. Sahada bir kişi hariç herkes maçın bittiğini biliyordu.

Shelvey'nin diktiği topun ardından Arsenal kalesine doğru koşan Liverpool'lu oyuncuların görüntüsü, Arsenal'i takım olarak paniğe sürüklemeye yetti de arttı bile. Önce topu rakibe veren, sonra da Liverpool'a bir frikik hediye eden Arsenal, her zaman olduğu gibi rakibine "Ben paniğe kapıldım, gel beni düdükle" mesajını yolluyordu.

Suarez'in frikiğinin barajdan sektiği saniyede maç ikinci defa bitti. 98'in üzerine 2,5 dakika daha oynanmış, Liverpool öne geçme şansını yakalamış ve kullanamamıştı. Ama maçın hakemi, bilinmeyen bir sebepten dolayı devam etmek istiyordu.

103. dakikada taça doğru giden topu takip eden rakibinin, ceza sahası içerisinde sırtına çıkmaya çalışacak kadar beyinsiz bir sağ bekiniz varsa, Premier Lig'i kazanmayı bırakın, ligde kalmayı başarmanız bile mucizedir bana göre. Bu açıdan Arsenal'li futbolcuları kutlamak gerek. Eboue ise yaptığı hareketle, "Wenger'in Bir Türlü Vazgeçemediği Oyuncular Yüzünden Arsenal'in Başına Gelenler" adlı kitabın 19. cildinin, 24. fasikülüne güzide bir ek yapmış oldu. Kendisini de buradan kutluyor, "Sezon sonunda bizden uzak, Fildişi Sahiline yakın ol" dileklerimizi de ekliyoruz.

Arsenal açısından bir Premier Lig macerasının daha sonuna gelinmiş oldu. Takım bu saatten sonra büyük ihtimal "dağılma" moduna bağlayacak. Önümüzdeki 3 lig maçından, 3 puan çıkarılması benim için sürpriz olur. Hani Wenger geçen hafta "2. bitirmek başarıdır" diyordu ya, bakalım o lafı Arsenal ligi 3. ya da 4. bitirdiğinde de söyleyebilecek mi? Başta kendisi olmak üzere, ömrümüzden çalınan bir başka 8 ayın daha yaratılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum burdan.

3 yorum:

  1. nereden başlasam bilemiyorum.maçı bitirmeyen hakemden mi,eboueden mi yoksa daha 17 yaşındaki robinson karşısında hiçbirşey yapamayan walcott'tan mı?

    en iyisi walcott'tan başlayalım.southamptondan 10 milyona gelmişti.şimdi satsan 15'e gider.sanırım herşeyi açıklıyor bu durum.5 yıl geçti aradan walcott aynı walcott.17 yaşında yetersiz bir sol bek var karşısında;pas geliyor ceza sahası içinde reinaya veriyor,bakmadan orta açıyor,orta açıyor taca-auta gidiyor.en sonunda taraftarı çıldırttı,oyundan alındı.bu yorumum belki çok basit olabilir fakat önemli.bütün mçlarda aynı izlenimi veriyor.arshavin arsenalin oyununu nasıl baltalıyorsa,walcottunda oyunu baltaladığından eminim.çünkü ideal 11de en zayıf halka olması da bunu kanıtlıyor sanırım.
    bu sene walcotta verilen fırsat 11de kimseye verilmedi.arshavin takımdan gidecek oldu.ama hala bir ilerleme yok.gelecek vaat ettiği kesin,yetenekli olduğu kesin ama eğer üstüne koymazsa ada futbolunda 2. shaun wright-philips olarak hatırlanacak.akranı gareth bale epl'nin en iyi oyuncusu seçiliyor,kendisi listede bile yok.ismini tam haırlamıyorum ama bir ingiliz yorumcu onun için oyun zekası '0' demişti.her maç bu yorum maalesef aklıma geliyor.wilshere aldı formayı bırakmaz fakat walcott için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.hatta seneye EDEN HAZARD'ın bulunduğu sağ kulvar hayal ediyorum.kısaca walcottun bu durumu bana barçadaki pedro'yu anımsatıyor.ikisi içinde söylenecek en iyi şey ^^dolgu malzemesi^^.şuanda walcott, SUPERSUB'dan başka birşey değil,umarım bu durum değişir.
    eboue'ye diyecek birşey bulamadım.sagnayı aratmadığı maçın sonunu getiremedi.
    hakem ise fergie time uyguladı.konuşmaya gerek yok.
    fabregas'ın aklı nerde anlamıyorum.sezonun en kötü maçlarından birini oynadı belkide.böyle olacaksa işimiz var.
    bir lafta alex song'a gelsin.sene başından beri küçük eleştirilerde bulundun.ama adam kendini daha da geliştirdi.ofans yönü ön orta saha oynacak kadar iyi.essienden eksiğini göremiyorum.15 dakika oynadı bu bile yetti.

    YanıtlaSil
  2. walcott'un oyun zekasi senelerdir ele$tiri konusu zaten.. hatta, bir coklari kendisinin bir kanat oyuncusu degil, bir forvet oldugunu da savunuyor.. theo'nun genelde en buyuk sorunu, kanattan topla bindirdigi zaman, pas/$ut/orta tercihini yaparken hep zorlanmasi.. bu yuzden direk kendisi bitirmeye giderse daha etkili oluyor..

    dunku mactaki walcott aslinda biraz farkliydi.. belli ki, kendisine ceza sahasina doldur emri verilmi$.. yoksa ben hic bu kadar fazla orta yapan walcott izledigimi hatirlamiyorum..

    onumuzdeki sezon icin hazard ile ciddi anlamda ilgilenildigi dogru.. arshavin'in satilip onun alinacagi da bir kac kere yazildi.. tabi konu wenger olunca transfer beklemek biraz hayalcilik..

    YanıtlaSil
  3. sanırım bu yaz hayali falan kalmayacak.ABDli patron büyük ihtimalle para konusunu halledecektir.wenger 6 senedir kupa alamayan takımına takviye yapmazsa taraftarı da tutamazsın zaten.yavaş yavaş tepkisi artıyor tribunlerin.ayrıca belkide en önemlisi;chelsea ve manU'nun bu yaz transfer piyasasındaki aktifliği.şunu kabul etmek gerekir son yılların en yetersiz kadrolarına sahipler.gerçi chelsea devre arası seviyeyi biraz yükseltti ama hala önemli ihtiyaçları var.her iki takımda parayı saçacaktır.örnek vermek gerekirse chelsea;aguero transferini çok büyük ihtimalle gerçekleştirecektir.bale,pastore,neymar,young gibi oyuncularda transfer radarında.manU ise 80 milyonla girecekmiş transfer piyasasına.şu şartlarda bile şampiyon olamayan arsenal,yapılacak transfer harekatında pasif kalırsa ilk 4 bile zor olabilir.liverpool ve tottenham gün geçtikçe iyiye gidiyorlar.city ise takım olma yolunda ilerliyor.bunları göz önünde bulundursak transfer şart!
    walcott konusuyla devam edersek;bu adam 5 yıldan beri arsenalde.arsenal altyapı konusunda dünyada en iyi 2-3 külüpten biri.ne demek efendim oyun zekası yok?yoksa bile 5 yıl boyunca neden 1 arpa boyu ilerlemedi?bence bu durum tamamen walcottla ilgili.gareth bale ile aynı akademiden gelmedi mi bunlar?bale bireysel çalışmalar yapmasa buralara gelemezdi.zaten bunu kendisi de söylüyor.
    Walcott bir açık oyuncusu değil ise arsenalde açık oyuncusu yok demektir.nasri,walcott,arshavin açık bölgesinde oynayan oyuncular.nasri bir acm oyuncusu,arshavin seconder striker fm diliyle.ee nerede açık oyuncusu.bence transfere başlanacaksa ilk olarak sağ-sol açık oyuncusu alınmalı.ikincisi ise bir stoper.benim görüşüm buralara en iyi transfer hazard ve mexes.hazard 25-30 milyon euroya varacak bir bedeli var,mexes ise sezon sonu serbest kalacak.hazard ve mexes mutlaka alınmalı.bir de wengerin southamptondan beğendiği alex chamberlain var.hazard,mexes ve chamberlain takıma büyük katkı sağlayacaktır.şuanki takım maalesef gelecek sezonun eplsinde zorlanır.zaten takımda eylül ayı gelmeden en az iki oyuncu sezonu kapatıyor.geniş kadro mutlaka kurulmalı.yoksa squillaci,rosicky,denilson,almunia gibi rezillere,arshavin,walcott,bendtner gibi yetersizlere kalırız...

    YanıtlaSil