2 Mart 2011 Çarşamba

Aman Fergie'ye Yakalanma

Hafta sonu, Rooney rakibine dirseği yapıştırdı; maçın hakemi 'geç' dedi; görüntüleri izleyen federasyon 'bırakınız vursunlar'. Martin Atkinson, dün maça Torres'in buz gibi golünü iptal ederek başladı ama maçın sonunda yaptığı hata yüzünden Fergie'ye yine yaranamadı.

Maçtan sonra mikrofonu gören Ferguson, tahmin edeceğiniz üzere, hakemden başka hiç bir şeyden bahsetmedi. United, camia olarak, her zamanki şovunu ortaya koydu; sezonun geri kalanında aleylerine hata yapılmasını önleyecek tüm önlemleri aldı. Bütün bu mızıklamadan, United'ı sorumlu tutmak zor tabi ki. Bir takımı eyyama bu kadar alıştırırsan, en ufak bir hatada kıyameti koparırlar tabi. Dün Atkinson'un vermediği faul, ortalama bir İngiliz takımının her hafta başına gelen bir hadise. United'a karşı verilmeyince olay oluyor tabi. Hele ki ordan dönen top, gol olduysa, tutmayın mancunianları artık.

Maça bakarsak, neredeyse tıpatıp aynı dizilişlerle sahaya çıkan iki takım görüyoruz. Torres'i Anelka ile besleme amacındaki Ancelotti'ye karşı, Hernandez'i, Rooney ile beslemeyi planlayan Ferguson. Her iki takımın orta sahası da sola doğru yatmış şekilde asimetrik bir dörtlüden oluşuyor. Manu'da Nani, Chelsea'de Malouda, orta sahanın rakip savunmaya doğru uzantıları görevindeler. Bu iki oyuncu, her iki takımın son derece etkili sol bekleri tarafından destekleniyor ve ortaya sağ beklerin korkulu rüyası bir tablo çıkıyor.

Bana göre son derece sıradan iki oyuncu olan Fletcher ve Carrick ile Chelsea karşısında zorlanmasını beklediğimiz Manu orta sahası, ilk yarı boyunca maçın kontrolünü başarıyla elinde tuttu. Bunda, yetenekleri kısıtlı bu ikilinin hadlerini bilerek oynaması ve Nani ve Rooney'in sürekli yardımlarının da katkısı vardı tabi ki. Karşılarındaki Chelsea ise, daha sezon başındat tıkır tıkır işleyen hücum organizasyonlarını tamamıyla unutmuş bir takım görüntüsü verdi. Drogba'ya göre ayarlanmış hücum setleri, Torres'i 3-4 maçtır pozisyona sokmakta zorlanıyordu ki, aynı tablo bu maçta da devam etti.

İlk yarıyı geride kapatan maviler, ikinci yarıya özellikle orta sahadaki tempo ve sertliği arttırarak girdiler ve 10 dakika içerisinde bu mücadelelerinin karşılığını da aldılar. Ancelotti, golün ardından Drogba'yı da oyuna sokarak, oyunu daha da fiziksel bir hale getirdi ve artan bu tempo karşısında United orta sahası iyiden iyiye zorlanmaya başladı. Bu noktada, Fergie'nin Scholes'u oyundan alma kararı hatalıydı. Man Utd'ın en iyi top yapan adamının oyundan çıkması, presin dozajını her geçen dakika arttıran Chelsea'nin ekmeğine yağ sürdü. Ferguson'un bu hatalı değişikliği yaptığı dakikada, Ancelotti, olumlu bir işe imza atıp, maç boyu hiç bir şey üretmeyen Malouda'nın yerine Zhirkov'u oyuna aldı. Onun girişiyle işleyen sol kanat, Chelsea'ye galibiyeti getiren golü de üretmeyi başardı.

Sonuç olarak, hakkı beraberlik olan ve United'ın bir anlık konsantrasyon kaybıyla kaybettiği bir maç izlediğimizi söyleyebiliriz. Manu, 9 günde 3 deplasman serisine iyi başlamıştı ancak bu mağlubiyet, Anfield öncesi onlar için iyi olmadı. Öte yandan puan farkının erime ihtimali, Arsenal taraftarları ve tarafsız adamın keyfini yerine getirmiş durumda.

1 yorum:

  1. “I find the penalty for Chelsea very dubious. It was too easily adjudged, I have to admit that after seeing it again. I thought it was a penalty when Zhirkov fell but, afterwards, I saw it never was.”

    Mesela bu cümleyi Ivanovic'in kurmuş olması dahi seni SAF'ın mızıkladığı düşüncesinden döndürmez ama, geçen de dediğim gibi, maksat blogun okurları sadece Anti-United okumasın.

    Ancelotti David Luiz'in atılması gerektiğini, Ivanovic de penaltı pozisyonunun penaltı olmadığını itiraf ettikten sonra ısrarla Fergie'ye çamur atmak tipik kaybeden taraftar psikolojisi gibi geldi bana hocam, ama en azından hakemin maçta hata yaptığını söyleyebilmişsin, tarafsız yorumundan dolayı tebrik ederim.

    Ayrıca bir takımın "sezonun geri kalanında aleyhlerine hata yapılmasını önleyecek tüm önlemleri alması"nın eyyamcılık, hatta alçaklık olarak gösterilmesi ilk defa rastgeldiğim bi şey. Ben sezon sonu şampiyonluk kutlaması yapan bir taraftar olarak, hakemlerin bariz bir biçimde rakip takımı biçmesiyle alınan şampiyonluğu kolay kolay sindiremem, ama şu üstteki cümleden anladığım kadarıyla senin istediğin şey tam olarak da bu. Neyse, herkesin futboldan haz alış şekli kendisine diyelim.

    YanıtlaSil