8 Şubat 2011 Salı

Bir Wenger Klasiği

Sene... Geçen sene. Kasım'da RVP ciddi bir sakatlık geçirmiş, en az 6 ay oynayamayacağı Ocak transfer döneminden önce kesinlik kazanmış. Transfer başlarken, Arsenal, Man Utd'ın 4 puan gerisinde 3. sırada. Takımın 3 kulvarda yoluna devamı için forvet transferinin şart olduğu konusunda genel bir görüş birliği var. Herkes, Bendtner ile köy, kasaba inşa edilmeyeceğinin farkında. Tabi ki, Wenger hariç herkes. Fransız, "Piyasa çok pahalı" diyor, "Bizi geliştirecek birisini göremiyorum" diyor; transfer yapmıyor.

Sonuç: RVP takıma dönene kadar, Arsenal 3 kulvara da veda ediyor, sezonu 3. ve kupasız tamamlıyor.

-o-

Yaz transferi açılıyor. Arsenal camiasındaki genel kanı, kaleci transferi olmadan sezonu açmanın intihar olacağı yönünde. Wenger de böyle düşünüyor olacak ki, Temmuz ayında Fulham'ın tecrübeli kalecisi Scwarzer'a £2m teklif ediyor. Fulham £3m diyor. Wenger, teklifi £2.5'e yükseltiyor. Fulham 3'te diretiyor. Arsenal görüşmeleri bir süreliğine donduruyor. Bu sırada, Fulham'ın başına, Wenger'e gıcık olduğu bilinen Hughes geliyor ve Scwarzer'ı satmayacağını açıklıyor. Transferin bitmesine kısa bir süre kala eli boş kalan Arsenal, sezona kaleci trasnferi yapmadan giriyor.

Sonuç: Almunia, üstüste yaptığı hatalardan sonra 3. kaleci pozisyonuna iniyor. Fabianski, 5-6 maçtan sonra sakatlanıp sezonu kapatıyor. Kale, 18'lik Szczesny'nin ellerine emanet.

-o-

Geldik bu seneye. Vermaelen, Ağustos ayında sakatlanıyor ve durumunun ciddi olduğu ortaya çıkıyor. Ocak ayına gelindiğinde, hala kesin bir dönüş tarihi yok. Yeni transferlerden Squillaci, kötü bir ilk yarı geçirmekte ve her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Takımın defansı, bu sezon patlama yapan Djourou ve fiziksel olarak zaman zaman zorlanan Koscielny'e emanet. Bu şartlar altında, Arsenal'in defans krizi yaşaması için bu ikiliden birisinin sakatlanması yetecek. Wenger'e transfer soruluyor: "3 stoperim var, en kötü ihtimal Song da stoper oynar" diyor. Daha sonra "Bence ara transfer gereksiz." diyerek olaya son noktayı koyuyor.

-o-

Bugün, Arsenal'in geldiği duruma bir göz atalım o zaman.

Takım, hafta sonu Wolves ile oynayıp, Çarşamba da Barcelona karşısına çıkacak.

Djourou, Newcastle maçında sakatlandı ve henüz kendisiyle ilgili resmi bir açıklama gelmedi. İsviçre basını 1 ay yazdı. Arsenal cephesi sessiz ki, bu pek hayra alamet değil.

Vermaelen, Mart başından önce sahalara dönemeyecek. Wenger, bunu kendisi açıkladı.

Song'un sakatlığı ciddi değil ve önümüzdeki haftaya yetişmesi bekleniyor, ancak, Barça karşısında onun stopere kayması demek, Denilson/Diaby ikilisinden birinin orta saha yerleşmesi anlamına geliyor ki, bunun ne sonuç verdiğini Newcastle maçında gördük. Diaby'nin geçen sene Barcelona'ya karşı oynadığı rezalet oyun da dün gibi aklımızda.

Squillaci, böyle giderse, "Wenger döneminin en kötü transferi" ünvanını Francis Jeffers'ın elinden alacak gibi. Newcastle maçında, Djourou'nun yerine oyuna girmesinden sonra, Arsenal savunmasında paniğin patlak vermesi de tesadüf değil zaten. Kendisinin, Barcelona karşısında oynama ihtimali, şimdiden Arsenal taraftarının uykularını kaçırıyor.

Sezonlar değişiyor; senaryo hep aynı. Arsenal iyi takım; Arsenal iyi futbol oynuyor; Arsenal zirveye yakın. Takımın, sezonu zirvede tamamlaması için bir kaç önlem alınması gerekiyor. Pahalı önlemler de değil bunlar, 3 milyonluk Schwarzer kaleye tecrübe getirmeye yeterdi ve 4 milyonluk Wheather, savunmaya derinlik getirebilirdi. Ama Wenger, tehlike çanlarına yine kulak asmamayı tercih etti. Şimdi önünde iki ucu boklu değnek var: Barcelona karşısına, ya Squillaci ile çık defansın açık versin; ya da Diaby ile çık orta sahan çöksün.

Sonuç: Squillaci vs Diaby: Kazanan kim olursa olsun; kaybeden Arsenal olacak.


4 yorum:

  1. Gavin Hoyte vardı oda Lincoln Fc'de kiralık. Arsene Wenger'in en büyük problemi bu işte takımda önemli bi yedek bulundurmuyor.

    YanıtlaSil
  2. djourou'nun sakatlığı ciddi değil barça maçında oynucak nasri ve vermaelen dışında ciddi eksiğimiz olmucak ilk maçda inşallah şansın yarımıyla 1-0 kazanırız

    YanıtlaSil
  3. açıkçası bu yazı kadar katıldığım çok az yazı var bu blogda. sene başında havard nordveit'in neden satıldığını anlamadım(belki sözleşme imzalamaya yanaşmadı diye) ya sezon arasında garry cahill neden transfer edilmedi. ya da geçen sezonun sonunda beni en çok heyecanlandıran daha dünya kupası bile başlamamışken bahsedilen neuer'in transferi niye yattı. sonra hugo vardı kaleci, given vardı var oğlu vardı hiç biri de bir sunderland kalecisi gordon kadar pahalı da değildi. wengerin neyi ispatlamaya çalıştığını ben bile bazen anlamıyorum ama sonuna kadar da arkasındayım. gibbs yüzünden giden 2009 cl finali, kazmanın biri(silvestre) yüzünden yenilen ilk nou camp golü giden cl, geçen sene rvp ve kaleci yok diye giden maçlar, kupalar(sonradan girip fırtına gibi estiği ve bana göre şampiyonluğun gittiği tottenham maçında görüldü rvp nedir/kimdir, olsaydı ne olurdu) . bunlara alışıyor insan. arsenali sevmenin küçük bir bedeli bence bu. yoksa barcelona gibi oyanyıp da seksen tane kupa alıp herkesin sarktığı, fanatiği olduğu takım olmaktansa böylesi çok daha iyi. kusursuz neredeyse.

    YanıtlaSil
  4. Biz burda sakatliklara karsi yedek bulundurmuyo diyorz ama bide form durumu var millet gens kadroyla istedigi rotasionu yapiyo formda olan oynuyo olmayan oturuyo Wenger pc de menajerlik oynar gibi takm yonetiyo

    YanıtlaSil