31 Ocak 2011 Pazartesi

İlk 11 ve Diğerleri

En son Arsenal yazısı yazdığımdan beri aradan 5 maç geçti. Oldukça yoğun olmamdan dolayı doğru düzgün yazı yazacak kafayı toparlayamam belki bu boşluğun ilk nedeniydi ancak oynanan maçların kalitesi de konuşmaya değmeyecek kadar düşüktü. Arsenal'in oynadığı 5 rakip de Championship klasında takımlardı ve bana kalırsa bu 5 maç Arsenal'de bir dönemin kapandığının habercisiydi.

Arsenal, son 5 senede, kupalara hep genç/yedek karışımı kadrolarla çıktı. İngiliz basını Wenger'i, "Çoluk çocukla kupa kazanılmaz" diye eleştirirken, benim de içinde bulunduğum bir çok Arsenal destekçisi bu durumdan pek de şikayetçi değildi. Kupalar, genç oyuncuların kendini göstereceği bir arena halini aldı ve taraftar da kulübün geleceğine bu maçlarda göz atmış oldu.

Bu dönemdeki kupa maçlarının bana göre en keyif veren yanı, sahaya çıkan genç oyuncuların as oyuncuları hiç aratmayacak performanslara imza atışlarıydı. Wenger'in oyun felsefesinin, kulübün tüm kademelerine nasıl da homojen olarak yayıldığını görmek oldukça etkileyiciydi. Bu genç takımlar, belki her sene tecrübesizliklerinin kurbanı olup kupalara erken veda ettiler ancak buradan kazandıkları tecrübe, Walcott, Ramsey, Wilshere, Gibbs, Sczcesny gibi gençlere as takımın kapısını açmış oldu.

Bu sene, "Kupasız 6. seneye giriyoruz" baskısını iyiden iyiye hissetmiş olmaya başlamış olsa gerek ki, Wenger, "Kupa takımı" felsefesini bir kenara koydu. Geçtiğimiz yıllarda, en son yedeğe kadar gençleri sahaya süren Fransız, bu yılki kupa kadrolarında yedek-as karışımı ilk onbirlerle çıkıp, kulübeye de güvendiği adamları almayı başladı. Hoş, bu değişiklik direk sonuç verdi ve Arsenal kendini Lig Kupası finalinde buldu ancak bana göre bu işin bir de "olumsuz" sonucu oldu ve Arsenal'in, Wenger tarafından üzerlerinde sürekli ısrar edilen bir grup oyuncusunun ne kadar sıradan olduğu kabak gibi ortaya çıktı.

Arsenal, dün kendi sahasında League 1 temsilcisi Huddersfield'e karşı oynadı ve sahaya Nasri+yedeklerden kurulu bir onbir ile çıktı. Yedek dediysem, sahaya çıkan kadrodaki 11 adamdan Gibbs hariç tamamı, son 2 sene içerisinde bir dönem Arsenal'in as takımında yer almış arkadaşlar. Yani, Wenger'in Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gibi hedeflere giderken güvendiği futbolcular. Dünkü maçı izleyip de, Arsenal'in son 5 senede bu hedeflere neden ulaşamadığını anlamamak mümkün değil bana kalırsa. Burada tek tek isim vermeyeceğim çünkü aynı adamlardan bahsederek size de kabak tadı vermek istemiyorum. Tek diyeceğim, acaba Arsenal, dün sahaya Ramsey, Lansbury, Frimpong, JET, Eastmond, Bartley, Miguel gibi gençlerle çıksaydı, bundan daha kötü oynamayı başarabilir miydi?

Bana göre, bu vahim durum o kadar bariz ki, Wenger bile bunun farkında. Fransız, geçen hafta Championship 19. Ipswich'e karşı, kendi sahasında oynadığı maça tamamen yedeklerden oluşan bir kadro çıkarmaya cesaret edemedi mesela. Olası bir sürprize engel olmak için, Clichy, Sagna, Fabregas, Van Persie ve Wilshere gibi asları sürdü sahaya. Dün akşam, tamamen yedeklerle sahaya çıkmasının sebebi de, bu oyunculara güveniyor olması değil, 3 gün sonraki Everton maçıydı. İronik olan ise sahaya çıkardığı tek as adam olan Nasri'nin sakatlınışı oldu. Dün, Arsenal'in gününü kurtaran, aynı Leeds maçında olduğu gibi oyuna sonradan giren Fabregas oldu. Cesc'in oyuna girdiği andan itibaren yaptığı etki, Arsenal'in ilk 11'i ile yedekleri arasındaki inanılmaz uçurumu göstermesi açısından önemli aslında. Fabregas, sahaya adımını attığı anda, Tempra şasiye takılmış Veyron motoru gibi etki yaptı dün. Maçı kazanmak için şasinin tek yapması gereken dökülmemek oldu.

Bazılarınıza radikal gelebilir ancak, Wenger'in sezon sonunda yapması gereken şey çok basit: Dün sahaya çıkan 11'i, Nasri, Koscielny, Chamakh ve Gibbs dışında satmak. Boşu boşuna yüksek maaş alan ve Arsenal takımında hiç bir geleceği olmayan bu 7 oyuncunun çıkışından gelecek gelir ile, geride kalan 15 kişilik kadroya kendini kanıtlamış 3 transfer eklenebilir ve son 4 pozisyon da gençler ile doldurulabilir. Kendinden 2 lig aşağıda oynayan takıma karşı bile performans vermeyen yedeklerle nereye kadar gidilecek ki? Buyrun Nasri sakatlandı; Everton maçında yine Arshavin çilesini çekeceğiz. Yazık değil mi yahu bu taraftara?

1 yorum:

  1. dün benim dikkatimi çeken birşey vardı maçta.wenger sanki 3 km geçmeyin demişti.herkes aldığı topu yana oynadı.gol atmak istemedi.ve yine bedelini ağır ödedi.nasri barça maçında yok!daha önemlisi var mı?henri lansbury neden kiralık gitti?emmanuel thomas neden bu sene 1 maçta bile 11 başlamadı?lansbury england u-21 takımının kaptanı mesela.nasrinin alternatifi olabilir rahatlıkla.bu oyuncular takımdan istediğini alamazsa gidecektir.dün oynanan rolanti oyunun bedeli cl macerasının sonu oldu.ama şu bir gerçek ki bendtner,diaby,denilson,eboue,arshavin gibi oyuncular her zaman ihtiyacımız olan oyuncular.zaten maaşları düşük.city'nin yedeklerine göre 1/3ünü alıyorlardır.arsenal'in balotelli,milner,jo,adebayor,roque santa cruz,adam johnson gibi oyuncuları yedekte tutacak kadar parası yok!şu anda arsenal'de bir sorun yok.eğer bir sorun varsa o da oyuncuların maaşlarıdır.henry,hleb,adebayor,cole,toure,flamini gibi oyuncuların arsenalden gitmesinin tek sebebi aldıkları maaştır.fabregas burada 6 milyon pound alıyor,barça 9 milyon pound alacaktır.yoksa fabregasın arsenal sevgisi barça kadardır.günümüz futbolunda maalesef para başarının,sevginin önüne geçmiştir.eplnin en yüksek kombine fiyatı arsenale ait fakat;şu örnekten anlaşılacağını üzere arsenal yönetiminin bu parayı ne yaptığı sorusu ciddi anlamda sorgulanmalıdır.

    john terry 160.000 pound per week

    johan djourou 20.000 pound per week

    djourou'nun terry'den hiçbir eksiği yoktur.

    YanıtlaSil