6 Ocak 2011 Perşembe

Forvet Koysaydın; Belki Lazım Olurdu

Mehter takımı yoluna devam ediyor. İki ileri, bir geri, 3 puan ileri, 1 puan geri.. Arsenal, dün akşam önemli bir 3 puanı alamadı ve maalesef bunun sorumlusu yine, yeni, yeniden Wenger.

City karşısına, Chelsea maçındaki onbirle çıkan takım, futbol olarak da o günden bir esintiyle başladı aslında. Daha 2. dakikada, RVP, Wilshere'in pasına ayak koyabilse, maça 1-0 üstün başlayacaktı Arsenal. İlk yarının ilk 10 dakikası geride kaldığında takımın temposu da yavaştan düşmeye başladı. Rakibin hücum etmek gibi bir planı olmadığından, sürekli olarak topa sahip olan Arsenal, hücumda iyi top yapmasına rağmen üretken olamadı. Bunun sebeplerinden birisi, Chelsea maçında topun kaybettiği anlarda yapılan presin dün sahada olmamasıydı. Bu pres olmadan City savunması hiç bir şekilde hataya zorlanmadı ve City'nin geri dörtlüsü, 90 dakikayı hiç pres görmeden kapattı.

Belki Wenger, City'nin hücum etmeyeceğini önceden kestirdi ve onları hataya zorlamanın gereksiz olduğunu düşündü. İleri uçtaki presi kesip, orada koruyacağı enerjiyle hücum etmek istedi. Bunu belki anlayabilirim, ancak, eğer takımın topa hakim olacağını öngörüyorsanız ve golü set hücumundan bulurum diyorsanız, nasıl olur da sahaya bir golcü olmadan çıkarsınız?

"RVP vardı ya" diyenlere aşağıdaki grafiklere bir bakmalarını öneririm.

Arsenal'in gol umudu olarak sahaya çıkan Robin Van Persie'nin, 90 dakikada, rakip ceza sahası içerisindeki toplam aktivitesi 1 isabetsiz pas ve 1 isabetsiz şut.

Bu, şampiyonluğa oynadığını iddia eden bir takım için kabul edilemez bir istatistik. Hele ki, kendi sahanızda, rakibin hücum etmeyi düşünmediği ve bütün maç topla oynadığınız bir maç için gerçekten inanılmazlar.

Bu istatistiğin ortaya çıkışında iki ihtimal var. Ya Wenger, RVP'ye "Rakip ceza sahasına ayak basma" diye talimat verdi; ya da RVP kendi tercihiyle sürekli geriye geldi. Olayın sebebi ne olursa olsun, bu durumu tam 90 dakika boyunca izleyen Wenger'e söyleyecek söz bulamıyorum gerçekten.

Hiç bir şey üretmeyen takıma tam 70 dakika katlanan; bu noktada, takımın gole en yakın adamı Walcott'u oyundan alıp beş para etmez Arshavin'i sahaya süren; işin işten geçtiği 82'ye kadar bekledikten sonra Bendtner'i oyuna alan, ancak saç baş yolduracak bir hamleyle kendisini sol açığa koyan ve 3. oyuncu değişikliğine tenezzül bile etmeyen bir Wenger.. Gelin de bana savunun kendisini. Rakibin yarma defans dörtlüsünü, Chamakh ile rahatsız etmeyi neden denemez Wenger bana lütfen açıklayın.

Bana göre, Arsenal'in saha kenarında birilerine ihtiyacı var. Biraz Hıncallaşacağım ancak, ne Wenger'in, ne de Pat Rice'ın, oyuna müdahele denilen kavramdan zerre haberi olduğunu zannetmiyorum. Rakibin 10 kişiyle topun arkasında beklediği bir maça 4-6-0 ile çıkıp bu taktiği tam 90 dakika boyunca aynen koruyan bir teknik adamın adı Wenger'de olsa Ferguson'da olsa farketmez. Bana göre, Wenger, Wigan maçında Arsenal'e kaybettirdiği 2 puanın üzerine, dün akşam 2 puan daha ekledi. Arsenal'in sorunlarının neden kronikleştiğini ve takımın neden sürekli aynı hatalarla puan kaybettiğini merak eden çok. Aslında cevap çok açık. Wenger, hatalardan ders almayı bırakın, hata yaptığını kabul eden bir adam değil. Hatta daha ileri gideyim, yaptığı hataların farkında bile değil kendisi. Oynattığı futbola ve kurduğu takıma diyecek tek lafım yok. Ancak, Arsenal'in hedeflerine ulaşması için gerekli olan adaptasyon, liderlik yetenekleri ve pragmatiklikten maalesef eser yok. Arsenal'in elinde olan tek şey, maçlar, haftalar ve sezonlar boyu hiç değişmeden üzerinde ısrar edilen bir sistem. "İlk yarı hiç bir pozisyon üretmedik, acaba ikinci yarıya çift forvetle mi çıksam?" gibisinden, FM oynamaya yeni başlamış bir gencin kafasından bile geçecek sorular Wenger'in aklına bile gelmiyor. Onun aklında 3 şey var: "Sistem, sabır, ısrar".

Wenger'i eleştiriyorum ama tabi ki, karşısındaki, 1 milyar doları transfere harcamış takımına, bildiğin "Çanakkale geçilmez" oynatan, Adam Johnson yerine sol açıkta Jo'yu tercih ederek resmen futbola ihanet eden Mancini'yi de ne desem az. City, Dzeko'ya da servet dökmeye hazırlanıyor, başlarındaki hoca, 0-0'ı başarı görüyor. O da ilginç tabi.

Wenger'in üzerine fazla gittiğimi, takımın iyi oynadığını, 3 direkten dönen toptan birisi gol olsa Arsenal'in maçı rahat kazanacağını söyleyebilirsiniz. Haklı da olabilirsiniz. Belki ben aşırı tepki veriyorumdur. Ancak, Arsenal'in kendi kendine çelme takmasından bana gına geldi. Wigan'a 8 yedekle çık 82'ye kadar değişiklik yapma puan kaybet. City maçında hiç bir şey üreteme 82'ye kadar değişiklik yapma ve puan kaybet. İki ileri, bir geri, ceddin deden, neslin baban..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder