Konu Arsenal olunca, hangisi gerçek dünya hangisi Matrix çözmek zor oluyor bazen. Chelsea maçında oynanan süper futbola ve skora rağmen, o maç yazısında Wigan karşısında kaybedilebilecek puanlardan bahseden bendenizin de endişesi, Chelsea karşısındaki Arsenal'in gerçek değil Matrix Arsenal olduğuydu.Bu yüzdendir ki, maça çıkan onbiri gördüğüm anda içimi bir endişe kapladı. Wenger, sahaya 8 değişiklikle çıkıyordu ve Arsenal'i yıllardır baltalayan Diaby, Denilson, Eboue, Bendtner ve Arshavin gibi oyuncuların tamamı sahadaydı. Endişelerimin haksız olmadığı maçın hemen başında ortaya çıktı zaten. Wigan'ın en tehlikeli adamı N'Zogbia'nın kanadını bir sağ açık olan Eboue ve bir kabzımal çırağı olan Arshavin ile savunan Wenger'in cezalandırılması sadece 18 dakika aldı. N'Zogbia ne sol bekin ne de sol açığın olduğu kanattan rahatça içeri daldı, Koscielny'e de kendisini düşürmek kaldı. Arsenal'in stoperlerinin ne kadar çaresiz adamlar olduğunun bu maçtaki ilk kanıtıydı bu.
Orta sahasında ne işe yaradığını sadece Wenger'in bildiği Diaby, sahada her şeyi yapan ama hepsini eksik yapan Rosicky ve sağ kanatta ne işi olduğunu kendisinin bile anlamadığı Bendtner ile ilk yarım saat içerisinde yaklaşık 400 top kaybı üreten Arsenal'in haline, normalde maçları 65 dakika izlemeyi tercih eden Wenger bile dayanamadı ki, 27'de Wilshere-Diaby değişikliği geldi. Diaby sakatlanıp mı çıktı bilmiyorum, ancak bu değişikliğin hemen ardından Arsenal'in 2 gol bulmasına gelin de tesadüf deyin. Goller tesadüf değildi belki, ancak ilk yarıda Arsenal'in oynadığı berbat futbola bakınca biraz sürpriz gibiydi.
İlk yarının sonunda bir şekilde 2 gol bulmayı başaran Arsenal, ikinci yarıyla beraber kötü futboluna kaldığı yerden devam etti. Dakika 50 civarına geldiğinde Nasri ve Walcott'u ısınırken görünce biraz umutlandım açıkçası. Wenger, galibiyetin pamuk ipliğinde olduğunun farkına varmış, oyunu sağlama almak için 2 as adamını sahaya sürmeye hazırlanıyordu. Nitekim, galibiyet için yavaş yavaş açılmak zorunda olan Wigan'ı, Nasri ve Walcott ile cezalandırmak işten bile değildi. Benim gözüm kenarda değişiklik bekleyedursun, Roberto Martinez, vaktin Arsenal'in puanları hediye ettiği zamana denk geldiğinin farkındaydı. Arsenal'in sol kanadının olmadığının farkında olan İspanyol hoca, sağ beki Stam'a "çık" emri verdi ve N'Zogbia-Stam ikilisi, Arsenal'in sağ kanadıyla oyuncak gibi oynamaya başladı. Dakikalar 70'e geldi; Wenger, Walcott ve Nasri'yi ısıtmaya devam etti.
İkinci yarı boyunca Arsenal'in tek yaptığı, topu ayağında tutmaya çalışmak oldu. Hiçbir şey üretmeden, sahayı dikine katetmeden, duvar pası, yardımlaşma olmadan, sadece kuru kuru pas yapmak. Wenger'in, o üstün zekasına göre, bu oyun rakibi yorup hata yapmaya zorluyor ancak ne zaman bu 'uyuz' oyun ortaya çıksa, Arsenal acı bir şekilde cezalandırılıyor. Ben "dahi" olmadığıma göre herhalde Wenger haklıdır, benim de izlediğim Arjantin'deki Arsenal kulübü sanırım. Ben Arjantinli Arsenal'i izleyedurayım, Wigan maçında da dakikalar 80'e geldi, Wenger Walcott ve Nasri'yi ısıtmaya devam etti. Bu dakikadır ki, N'Zogbia, Arsenal'e bir kıyak çekti ve kendini durup dururken oyundan attırdı. Sahadaki Arsenal o kadar kötüydü ki, Wigan'ın 10 kişi kalmış olması bile oyunun gidişatını değiştirmedi. Wigan bastırdı, kazandıkları kornerden arka direğe atılan topu kale sahasına yolladılar ve Squillaci büyük bir hata yaptı. Mı acaba? Squillaci hata mı yaptı, yoksa kale çizgisi üzerinde gelişen pozisyonda bir eksik mi vardı? Arsenal'in "world class" kalecisi neredeydi bu sırada? Kalenin içerisinde pozisyonu izliyordu. İyi bir kaleciden ceza sahasına hakim olmasını ve kale sahası içerisinde kuş uçurtmaması beklenir. Fabianski, bu ikisini bıraktım, kale çizgisi üzerinde bile yok. Squillaci, can havliyle topu çıkarmaya çalışıyordu ve zaten o kafayı vurmasa Wiganlı oyuncu vuracaktı. Dedim ya Arsenal stoperleri çaresiz adamlar diye. Buyrun size aynı maçtan 2. kanıt. Ne önden koruyan var onları, ne de arkadan.
Arsenal golü yedikten sonra bir mucize gerçekleşti. Wenger, kaynamış durumdaki Walcott ve Nasri'yi oyuna aldı. 82. dakikada, galibiyet elden gitmişken yani Wigan'ın pazarı geçmişken yapılan değişiklikler tabi ki hiçbir şeyi değiştirmedi. Arsenal, en son Wigan'a geldiğinde, ilk yarıyı 2-0 kapatıp maçı 3-2 kaybetmişti. Bugün benzer bir senaryo yeniden oynandı ve Wenger'in kariyerinde binlercesi olan tekerrürlerden biri daha yaşanmış oldu. Bana gına geldi artık aynı adamların ismini tekrar etmekten, aynı hataları tekrar tekrar yazmaktan. Ama Wenger daha sıkılmamış anlaşılan. O hala 9 yedekle bir Premier Lig deplasmanından 3 puan alacağına inanıyor. Kolay gelsin diyorum burdan kendisine.















