15 Aralık 2010 Çarşamba

Çocuk Oyuncağı

Sam Allardyce'ı bitim kadar sevmem. Kendisiyle burda dalga geçtiğim de olmuştur; oynattığı futbolu yerden yere vurduğum da. Büyük Fergie yalakası oluşu yüzünden, Manu taraftarları haricinde, kendisine teknik adam olarak çok da saygı gösteren yoktur aslında. Ama hepsi bir yana, bugün gelinen noktada kendisi Premier Lig'in yeni geleneğinin bir başka kurbanı durumunda. Blackburn Rovers'ın yeni sahipleri, dün kendisini kapı dışına koydu ve Allardyce, geçen hafta Mike Ashley tarafından kovulan Chris Hughton'dan sonra, 10 gün içinde, zengin kulüp sahibi kurbanı olan 2. teknik adam oldu.

Ondan önce de zengin başkanlar vardı belki ama kulüp satın alıp FM oynamaca geleneğini Premier Lig'e sokan kesinlikle Roman Abramovich. Son 10 yılda astronomik oranlarda artan oyuncu maliyetleri, ligin tepesinden dibine tüm takımları kaynak arayışına itti ve Abramovich'in başlattığı akım ligi resmen etkisi altına aldı ve bu trend bizi Manchester City gibi ekstrem uçların takımlarına kadar getirdi.

Hem Hughton hem de Allardyce, işte bu akımın kurbanları. "Param var, kulübüm var, istediğim gibi at koşarım" zihniyetinin kapı dışına koyduğu adamlar. Hughton, bir kulüp için en tehlikeli şey olan "alt lige düştükten sonra çıkamama" riskinin Newcastle'ın ensesinde olduğu geçen sezonu muhteşem bir şekilde kapatmasına, bu sezon da takımı ligin tepesine yakın bir yerlere yerleştirmesine rağmen direnemedi bu trendin azmine. Biz Mike Ashley'in büyük dallama olduğunu biliyorduk zaten de, kendisini bile aşmayı başardı son icraatıyle tebrik etmek lazım.

Allardyce, belki Hughton kadar zorlu bir yoldan gelmedi bugüne ancak Premier Ligi'n cadı kazanı gibi kaynayan orta sıralarına, eldeki kısıtlı malzemeye rağmen demir atmayı başardı. Ancak, Rovers'ı yeni satın alan Hintli Venky biladerler, "Biz kulübü yeni hedeflere taşıyacağız" dediler; ilk icraatları Big Sam'i yemek oldu. Ben bu kararı belki anlarım da, Allardyce'ın kovulmasının ardından okuduğum iki haber bana bayağı bir ilginç geldi. Birincisi, Rovers yönetimi, teknik direktör bulmak için acele etmediklerini açıkladı. Gerekirse 1-2 ay Steve Kean ile devam ederiz dediler. Bu saçmalık yetmedi, Hinti biladerlerin basın sözcüsü takımın başına geçmesi için ilk görüşülen hocanın Maradona olduğunu açıkladı.

Ya bu Hintliler bizimle dalga geçiyor ya da bu adamların bütün amacı sansasyon yaratıp yeni oyuncaklarının reklamını yapmak. Ligin en kritik döneminde hoca kovup "1-2 ay yardımcı ile devam ederiz" demenin ve Premier Lig'in orta sıralarındaki bir takımın nasıl yönetileceği konusunda benden daha az fikri olduğuna emin olduğum bir emekli futbolcuyu (hoca diyemiyorum kendisine) takımın başına getirmeye çalışmanın başka açıklaması olamaz. Ülkesindeki 3 büyük kulübünün zengin ama futboldan anlamayan adamlar tarafından yönetilen bireyler olarak, biz bu saçmalıklara belki alışığız ama Rovers taraftarı şindiden "Biz kimlerin eline düştük" demeye başladı bile. Kendilerine geçmiş olsun diyorum burdan. İşin iyi tarafından bakarlarsa, en azından, her hafta Big Sam'in doldur boşaltlarını ve Pascal Chimbonda gibi kazmaları izlemek zorunda kalmayacaklar yakında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder